• Başkan'dan

Kıymetli Paydaşlar;

Ülkemizin sahip olduğu büyük potansiyele inanarak, Türkiye’nin dış ekonomik ilişkilerini yürütmek ve geliştirmek amacıyla 1986 yılından bu yana çalışıyoruz.

Günden güne büyüyor, her geçen gün güçleniyor ve dünyanın dört bir köşesine yayılıyoruz.

DEİK çatısı altında toplanan iş insanlarına, özgüven, vizyon ve yeni pazarlar kazandırırken, onların ülkemiz ekonomisine daha fazla katkı sağlamalarına imkan sağlıyor; dünyaya ülkemizin ekonomik başarı hikayesini, Türkiye'ye de dünyadaki iş fırsatları anlatıyoruz. 

Küreselleşmenin her geçen gün insanları, ülkeleri ve hatta kıtaları biraz daha yakınlaştırdığı; karşılıklı etkileşimin artarak, fiziki sınırların ortadan kalktığı; uluslararası sermaye hareketlerinin hızlandığı, dünya ekonomisinin yeniden şekillendiği; dış ekonomik ilişkileri salt ithalat, ihracat ve yatırımlar olarak ele almanın güçleştiği bir dönemde DEİK olarak bizler, dış ekonomik ilişkileri, ticaretin, etkinin, küresel politikaların, ülke temsilinin çok daha ötesinde ve çok daha fazlası olarak görüyoruz.

Bu çerçevede bizler dış ekonomik ilişkileri bugünkü medeniyetlerin temeli, kültürlerarası temasın müsebbibi, insanlığın gelişmesinin itici gücü olarak adlandırıyoruz.

Dolayısıyla da DEİK’i, sadece bir iş insanları kurumu değil;

Ülkemizin dünyaya açılan penceresi;

Ülkemizin değerlerinin, vizyonunun ve potansiyelinin küresel temsilcisi;

Ülkemizin küresel aktörlerle temas ettiği bağların kurucusu;

Türkiye’nin dünyayı kavrayan zihni;

Türkiye’yi dünyaya anlatan söz;

yani Türkiye’nin küresel ufku olarak nitelendiriyoruz.

İşte bu düsturdan hareketle DEİK olarak stratejik bir hamle gerçekleştirerek, ufkumuzu genişleten yepyeni bir vizyon belirledik. Bu vizyondan aldığımız güç ile, uluslararası etkinliğimizi artırmaya ve dünyanın dört bir köşesinde söz sahibi bir kurum olma hedefine yönelik ayrıntılı bir yol haritası hazırladık ve bu yol haritasını hiç vakit kaybetmeden uygulamaya koyduk.

Hedefimiz, 2023 yılında dünyanın ilk 10 ekonomisi arasında yer almak.

Bu hedef için de özel sektör olarak üzerimize düşen görevi layikiyle yerine getirmeye çalışıyor, ülkemize ve iş dünyamıza yönelik yaptığımız hizmetleri daha ileri götürmeye ve yeni hedeflerle çıtamızı daha yükseğe taşımaya gayret gösteriyoruz.

Değerli DEİK ailesi;

Başlattığı atılımı geçmişin güçlü temelleri üzerine inşa eden DEİK adına, kuruma bu saygın kimliğini kazandıran tüm  paydaşlarına teşekkürü bir borç biliyor; Yönetim Kurulumuz adına sizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Ömer Cihad VARDAN

Başkan

ÖMER CİHAD VARDAN

DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLER KURULU (DEİK) YÖNETİM KURULU BAŞKANI

1962 yılında Hendek, Sakarya’da doğan Ömer Cihad Vardan, 1983 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümünden mezun oldu. 1986 yılında Yüksek Lisans çalışmalarını Amerika Ohio State Üniversitesi İmalat Mühendisliği Alanında tamamladı.

1987 yılı sonlarına kadar Ohio Eyaletinin Başkenti Columbus’ta “Engineering Research Center for Net Shape Manufacturing” adlı Araştırma Merkezinde Araştırma Mühendisi olarak çalıştı. Türkiye’ye döndükten sonra ilk olarak Kale Grup’ta Stinger Füzelerinin bazı parçalarının üretimiyle ilgili CAD/CAM proseslerinin geliştirilmesinden sorumlu İmalat Mühendisi olarak görev aldı. Bilahare UTE Holding bünyesinde McDonald Douglas’ın Unigraphics adlı CAD/CAM yazılımının satışlarını gerçekleştiren Ömer Cihad Vardan, 1991 başında halen ortağı olduğu ve Genel Müdürlüğünü sürdürdüğü Endüstriyel Amaçlı Alan ve Proses Isıtma Sistemleri konusunda faaliyet gösteren ve alanında lider konumda bulunan “Çukurova Isı Sistemleri” adlı aile firmasının kuruluşunda yer aldı.

Ömer Cihad Vardan, iş hayatının yanı sıra hâlihazırda bazı kuruluşlarda aşağıda belirtilen sıfatlarla gönüllü olarak hizmet yapmaktadır.

Bunlar;

  • Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Yüksek İstişare Heyeti Üyeliği,
  • Doğal Gaz Cihazları Sanayicileri ve İşadamları Derneği (DOSİDER) Başkanlığı,
  • ETSİÇ/FSECC Türkiye-ABD İş Konseyi Türkiye Kanadı Başkanlığı,
  • Enerji Verimliliği Derneği (ENVER) Yönetim Kurulu Üyeliği,
  • İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclis Üyeliği,
  • Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) İklimlendirme Sektör Meclisi Üyeliği,
  • Mimar ve Mühendisler Grubu (MMG) Üyeliği,
  • Makine Mühendisleri Odası (MMO) Üyeliğidir.

2008-2012 yılları arasında MÜSİAD 4. Dönem Genel Başkanı olarak görev yapan Ömer Cihad Vardan, bundan önce de MÜSİAD’da  5 yıl Genel Başkan Yardımcısı ve 4 yıl da Yönetim Kurulu Üyesi olarak toplam 13 yıl hizmet verdi. Bununla beraber 2013-2015 yılları arasında Yönetim Kurulu Başkanlığını yaptığı İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) bünyesinde 9 yıl da Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev almıştır. Ayrıca 2008-2012 yılları arasında İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) Yönetim Kurulu Üyeliği, 2010-2012 yılları arasında Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Yönetim Kurulu ve İcra Kurulu Üyeliği, 2012-2014 yılları arasında DEİK Denetim Kurulu Üyeliği ve aynı dönemde Türkiye İnsan Hakları Kurulu (TİHK) Üyeliği görevlerinde de bulundu.

Daha önce Türkiye Makine İthalatçıları Birliği Başkanlığı ve İTO Meclis Üyeliği de yapan Ömer Cihad Vardan, bulunduğu görevler süresince birçok seminer ve konferansa konuşmacı olarak katıldı ve özellikle ülkemizin kalkınmasına yönelik ekonomi, teknoloji ve sosyal alanlarda 30’a yakın raporun hazırlanmasına öncülük etti, ilgili çalışmaları yönetti ve bir kısmını da bizatihi hazırladı.

Bilhassa MÜSİAD Başkanlığı döneminde hükümet ve kamuoyuyla paylaştığı, Türkiye’nin küresel krizle baş edebilmesi ve krizden fazla yara almadan çıkabilmesine yönelik sosyoekonomik kalkınma önerilerini içeren rapor ve görüşleri ilgi uyandırdı. Birçok mecrada Türkiye’nin IMF ile imzaladığı 19. Stand-by anlaşmasının tamamlanmasının ardından bir daha anlaşma yapılmaması gerektiğini savunan Ömer Cihad Vardan, MÜSİAD Başkanlığını devretmeden önce son olarak Aralık 2011’de “Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Önerisi” ve Mart 2012’de de “Küresel Rekabet için Ar-Ge ve İnovasyon” raporlarını kamuoyuna sundu.

Aldığı teknik eğitim ve yaptığı çalışmalar çerçevesinde özel ilgi duyduğu teknoloji üretebilme hususunun ülke kalkınmasındaki önemine her zaman değinen Ömer Cihad Vardan,  Türkiye’de demokrasinin tam anlamıyla yerleşmesinin ve insanların düşüncelerini özgürce ifade edebilmelerinin ekonominin gelişmesinde en büyük etkenlerden olduğunu devamlı dile getirdi. Bu bağlamda özellikle kamuoyu ile paylaştığı “Anayasa Önerisi” raporuyla Türkiye’de yapılacak yeni Anayasa’da insan haklarının en geniş manada yer alabilmesinin gerekliliğini her platformda savundu.

Bütün bu çalışmaları ve edindiği tecrübeleri anlattığı, gençlere ışık tutan önerileri de içeren “Cihad ve MÜSİAD” adlı kitabıyla Nisan 2012’de MÜSİAD Başkanlığına veda eden Ömer Cihad Vardan evli ve 2 çocuk babasıdır, İngilizce bilmektedir.

DEİK BAŞKANI VARDAN, TİKA KOORDİNATÖRLER BULUŞMASI'NA KATILDI

DEİK BAŞKANI VARDAN, TİKA KOORDİNATÖRLER BULUŞMASI'NA KATILDI

DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan, 2015 yılı TİKA Koordinatörler Buluşması'nın ilk gününde TİKA Başkanı Serdar Çam  ve  48 ülkeden gelen TİKA koordinatörleriyle İstanbul'da bir araya geldi.

Koordinatörler Buluşması kapsamında gerçekleştirilen toplantıda DEİK Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan ve TİKA Başkanı Dr. Serdar Çam'ın başkanlığında TİKA Koordinatörleri ile DEİK İş Konseyi Başkanları arasında TİKA'nın faaliyet sahasındaki ülkelerdeki yatırım ve işbirliği imkanları değerlendirildi.

TİKA Başkanı Dr. Serdar Çam bu gerçekleşen toplantının TİKA'nın yeni perspektifi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini söyleyerek, iş dünyası ile koordinasyon sağlamak için DEİK ile yakın çalışma yürütmek üzere ülke koordinatörlerine ilgili iş konseyleri ile  iletişimde olmaları gerektiğini belirtti.

DEİK Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan, TİKA'nın DEİK'in önemli paydaşları arasında yer aldığını ve iki kurum arasındaki iletişimi artırmak üzere Ağustos 2015'de TİKA Başkanı ile gerçekleştirdiği görüşmede TİKA Koordinatörler Toplantısında ilgili İş Konseyi Başkanlarının katılımını sağlama sözünü verdiklerini söyledi. Sağlık ve eğitim başta olmak üzere TİKA'nın projeleri kapsamında özel sektör olarak koordinasyonda olmaktan memnuniyet duyduklarını ifade eden Vardan,  DEİK'te son bir yılda kaydedilen gelişmeler hakkında bilgi verdi. Dış ekonomik ilişkileri geliştirmek anlamında, 26. Program adı altında, 'Küresel Ekonomik İlişkiler Programı'nın da tasarlanıp, uygulanmasının DEİK olarak talep edildiğini ve Sayın Başbakanın konuyu talimatlandırdığını belirten Vardan, ticari diplomasi yerine bu dönemde daha kapsayıcı bir kavram olan 'iş diplomasisi'  ile faaliyetlerine hız veren DEİK'in mutat 'networking' ve 'iş geliştirme' faaliyetlerine ilaveten politika ve strateji geliştirme süreçlerine katkı sağlamak amacıyla da projeler üretmeye başladığı bilgisini paylaştı.  DEİK'in yol haritasının hazırlandığını belirten Vardan sözlerine şöyle devam etti: "Öyle ki bu yol haritasında, Stratejik Hedefler ve Performans Göstergelerinin hepsi belirlenmiş durumda; kısacası DEİK'te yapılacakların tamamı şu an belli. Dış ekonomik ilişkileri geliştirmek anlamında, Bunun için de ekonomik havzalara ve ülkelere yönelik yıllık 'dış ekonomik ilişkiler eylem planlarının' kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplum katılımıyla hazırlanması, uygulanması, takibi ve raporlanması gerektiğini düşünüyoruz."

Toplantı açılış konuşmalarının ardından, İş Konseyi Başkanları ve  TİKA Koordinatörleri için soru-cevap bölümü gerçekleşti.

İlgili Resimler

AFGANİSTAN CUMHURBAŞKANI GANİ, DEİK ÜYESİ TÜRK İŞ ADAMLARI İLE BİRARAYA GELDİ

AFGANİSTAN CUMHURBAŞKANI GANİ, DEİK ÜYESİ TÜRK İŞ ADAMLARI İLE BİRARAYA GELDİ

Türkiye-Afganistan Yatırım Toplantısı, Afganistan Cumhurbaşkanı Eşref Gani,  Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş'ın katılımları ile DEİK Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan ve Türkiye-Afganistan İş Konseyi Başkanı Sadi Yalçın'ın ev sahipliğinde 23 Aralık 2015 tarihinde İstanbul'da gerçekleşti.
 

Afganistan Cumhurbaşkanı Eşref Gani, Türkiye ile Afganistan'ın ilişkilerinin çok köklü olduğunu belirterek, Afganistan'da üçüncü dilin Türkçe olduğunu  söyledi. Afganistan'ın son 14 senede bütçesinin yüzde 40'dan fazlasını harcayamadığını belirten Gani, fizibilite çalışmasının olmamasının bariz bir engel olduğunu söyledi. Afganistan'da altyapı konusunda proje bazlı çalışıldığını ve projelerin bitirilmesine odaklanılması gerektiğini  ifade eden Gani,  Asya'nın merkezlerinin birleştiğini belirterek, Türkmenistan-Pakistan-Afganistan boru hattının önemli bir proje olduğunu söyledi. Gani, Afganistan'ın bir yandan Çin'e bir yandan da İran'a bağlantı sağladığını ifade etti. Afganistan'da madenlerin üçte birinin araştırıldığını belirten Gani, demir ve bakır madenciliğinde dünyanın bir numaralı üreticisi olabileceklerini ifade etti.  Kurumsal olarak girişimcilik, yatırım ve sermaye konusunda şirketlerin kurulmasında ve faaliyete geçmesinde Türkiye'nin deneyimlerine ihtiyaç duyduklarını belirten Gani, Türkmenistan sınırından Pakistan sınırına kadar demir yolu inşasının Türk firmaları tarafından yapılmasını istediklerini söyledi. Türkmenistan, Özbekistan ve Tacikistan'ın demir yolu ile birbirine bağlanacağını belirten Gani,  Afganistan'da faaliyette bulunan Türk firmalarını risk yönetimi konusunda işbirliğine davet etti.  Türk şirketlerinden fizibilite çalışması istediklerini belirten Gani, Afganistan'da demir yolu, madenciliğin geliştirilmesi, tarım, finansal (Bankacılık) alanlarında yatırım fırsatlarının olduğunu vurguladı.

Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş, "Afganistan'ın gelişmesinin kapsamlı kalkınma süreci neticesinde ulaşacağına inanıyorum. Afganistan son 14 yılda siyasi, kurumsal ve istikrar alanında yol kat etmiştir" dedi. Afganistan'ın dünya ticaret örgütünün 164'üncü üyesi olarak kabul edilmesinin Afganistan'da kat edilen yolun bir başarı göstergesi olduğunu söyleyen Elitaş, Türkiye'nin Afganistan'ın ihtiyaç duyulduğu sürece kalkınma, güvenlik ve kapasite oluşumu alanlarında desteklerine devam edeceğini söyledi. Afganistan'ın alt yapısı güçlü, güvenli ve istikrarlı yatırım ve ticaret ülkesine dönüşeceğini belirten Elitaş,  Afganistan'daki dönüşüm sürecinin başarıya ulaşmasında devletler  ve hükümetler kadar iş dünyasının temsilcilerine de görevler düştüğünü söyledi.  Afganistan'ın  zengin yeraltı kaynakları, genç nüfusu ve cömert insanları ile birlikte değerlendirildiğinde mevcut yatırım ilişkilerinin derin ve köklü olmak ile beraber halihazırda var olan potansiyelinden uzak olduğunu belirten Elitaş, "DEİK'in katkıları ile düzenlenen bu toplantının güzel sonuçlara ve yeni projelere öncülük edeceğine inancım tamdır" dedi. Özel sektörün asıl yükü çekmesi gerektiğini belirten Elitaş, 106 ülke de yaklaşık 320 milyar dolar değerinde 8700 proje üstlenen Türk müteahhitlik sektörünün Afganistan'da yatırımlarının beş buçuk milyar dolar olduğunu ve  670 proje gerçekleştiğini söyledi. Afgan coğrafyasının zengin enerji ve maden kaynaklarının  yanı sıra yüzyıllardan bu yana ipekyolu gibi pek çok rotaya  evsahipliği  yaptığını belirten Elitaş, Afganistan'ın lojistik anlamda da önemli bir değer olduğunu belirterek sözlerine şöyle devam etti:  "Afganistan batısında Türkiye ve İran, doğusunda  Çin ve güneyinde Hindistan ile önemli bir kavşak noktasıdır. Kalkınma ve istikrara doğrudan güçlü katkılarına ve projelerine Türk iş adamlarının da katkı sağlayacağını düşünüyorum."

DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan, "Afganistan'ı bin yıllık kültür coğrafyamızın, medeniyetimizin bir parçası  ve kardeş ülke olarak görüyoruz" dedi. Türkiye olarak Afganistan'ın ülke bütünlüğünün önemsendiğini belirten Vardan, savaş sonrasında Afganistan'ın imarı, modernleşmesi ve  idari, askeri ve kültür, eğitim ve sağlık alanlarda tüm katkıları sağladıkları ve sağlamaya devam edileceğini söyledi. Türk müteaahhitlik firmalarının Afganistan'da bir çok başarılı projeye imza attığını ifade eden Vardan,  Türk firmalarının bazen sıkıntı çektiklerini belirterek, yılmadan  alt yapıların gelişmesi ile ilgili projelerin tamamlandığını söyledi. Vardan, Türkiye'nin halkı ile şirketleri ile ve sivil toplum kurumları ile Afganistan'ın yanında olduğunu ifade etti.  Afganistan'daki belirli kaynaklarının ekonomiye kazandırılmasının hedeflendiğini belirten Vardan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2014 yılında Afganistan'a yapmış olduğu ziyaret ile iki ülke ikili ilişkilerinde yeni bir sayfa açtığını belirterek, Türkiye'nin en büyük dileğinin Afganistan'ın kaynaklarını ekonomiye kazandırarak ekonomik ve sosyal kalkınmasını sağlanması olduğunu söyledi. Yapılacak yatırım alanlarında destek olmaya hazır olduklarını belirten Vardan, tarım, enerji ve madencilik alanlarında ciddi ekonomik işbirliği potansiyeli olduğunu vurguladı.

Ek bilgiler(Ekonomi Bakanlığı)

Türkiye- Afganistan Dış Ticaret Rakamları (Ekonomi Bakanlığı)

Türkiye'den Afganistan'a yapılan ihracat: 2014 Ocak-Ekim ayları arasında 148 milyon dolar, 2015 Ocak-Ekim ayları arasında ise 134 milyon dolardır.

Türkiye'nin Afganistan'a ihraç ettiği başlıca kalemler: Dokunmuş halılar ve dokumaya elverişli maddelerden diğer yer kaplamaları, izole edilmiş teller, kablolar ve diğer elektrik iletkenler; tek tek kaplanmış liflerden oluşan fibe, römorklar ve yarı römorklar; hareket ettirici tertibatı bulunmayan diğer taşıtlar, hijyenik havlular ve tamponlar, bebek bezleri ve benzeri hijyenik eşya, demir veya çelikten sıkıştırılmış veya sıvı hale getirilmiş gazlar için kaplar.

Türkiye'nin Afganistan'dan yaptığı  ithalat: 2014 Ocak-Ekim ayları arasında 13 milyon dolar, 2015 Ocak-Ekim ayları arasında ise 9 milyon dolardır.

Türkiye'nin Afganistan'dan  ithal ettiği başlıca kalemler: Sığır ve at cinsi hayvanların dabaklanmış veya crust post ve derileri, düğümlü veya sarmalı halılar ve diğer dokumaya elverişli maddelerden düğümlü veya sarmalı yer kaplam, sığır ve at cinsi hayvanların ham post ve derileri, hayvan bağırsak, mesane ve midesi, tarifenin başka yerinde yer almayan bitkisel ürünler.

Toplam dış ticaret hacmi: 2014 Ocak-Ekim ayları arasında 161 milyon dolar, 2015 Ocak-Ekim ayları arasında ise 143 milyon dolardır.

Dış ticaret dengesi: 2014 Ocak-Ekim ayları arasında 135 milyon dolar, 2015 Ocak-Ekim ayları arasında ise 125 milyon dolardır.

İlgili Resimler

DEİK’İN YENİ YÖNETİM YAPISI BELİRLENDİ

DEİK'İN YENİ YÖNETİM YAPISI BELİRLENDİ 

DEİK 2015 Genel Kurulu, Başbakan Ahmet Davutoğlu, Başbakan Yardımcısı Lütfi Elvan, Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Avrupa Birliği Bakanı Volkan Bozkır ve Ekonomi Eski Bakanı ve Denizli Milletvekili Nihat Zeybekci'nin katılımları ile 19 Aralık 2015 tarihinde İstanbul'da gerçekleşti.

Başbakan Ahmet Davutoğlu Genel Kurul'un açılışında  yaptığı konuşmasında, Türk özel sektörünün dış ilişkilerinin tek elden yürütülmesi için DEİK'in güçlü bir aktör olarak verilen koordinasyon görevini üstlendiğini ve şu ana kadar çok güzel bir performans gösterdiğini söyledi. Türk özel sektörünün dış ekonomik ilişkilerinin DEİK tarafından yürütüldüğünü  belirterek, "Artık Türk özel sektörünün yurtdışındaki yüzü, ana komuta merkezi ve temsil makamı; DEİK'tir. DEİK kurulduğu 1986'dan beri, rahmetli Özal'ın o vizyonuyla başlayan süreçten bu yana birçok faaliyetlere öncülük etti. Hep beraber ülkemiz ekonomisinin yurtdışında tanıtımına da birlikte katkıda bulunduk. Kurduğunuz ortaklıklar, yatırımlarınız ve ihracatınızla sizler Türkiye'nin yüz akı, en büyük gücüsünüz" dedi.  Türkiye'nin emeği, alın teri, birikimiyle yurtdışına açılmanın önemini vurgulayan Davutoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:"Son bir yıl içinde bu heyette bulunan birçok dostumuzla defalarca bir araya geldik ve gelecek planlamasını birlikte yaptık. Şunu iyi biliyoruz; Türkiye'de gerçek kalkınma ve büyüme, toplumun bütün kapasitesini harekete geçirmekle olur. Biz siyaset yapıcılar, karar vericiler, siz alanda bu kararlardan etkilenen, bu kararları etkileyen temsilcilerle birlikte yürürsek netice alırız. Yoksa fildişi kulelerimizde hiçbir karara izin vermedik ve hep istişareyi de bundan sonra da şimdiye kadar olduğu gibi sürdüreceğiz. Bu çerçevede ilan ettiğimiz Reform Koordinasyon ve İzleme Kurulu'na, DEİK'in, diğer kuruluşlarla birlikte istişari anlamda katılacağını buradan duyurmak istiyorum." Türkiye'yi dünyaya açmaya kararlı olduklarını dile getiren Davutoğlu, "Biraz önce Sayın Başkan, 26. Öncelikli Dönüşüm Programı için, '26. program Küresel Ekonomik İlişkiler Programı' dedi. Hemen Başbakan Yardımcımıza talimat verdim. Madem DEİK bunu istiyor. Bunu birlikte yapıyoruz. 26. Öncelikli Dönüşüm Programı da Küresel Ekonomik İlişkiler Programı olacak. Başarılar arttıkça, öz güvenimiz tazelendikçe, her geçen gün daha önemli etkin bir küresel aktör olma yoluna giriyoruz. İşte bu değişimi en iyi hissedenlerin başında iş dünyamız ve DEİK gibi kuruluşlarımız geliyor" dedi

 

Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş ise, Türkiye ekonomisinin ihracat odaklı büyümesini çeşitlendirerek sürdüreceğini  belirterek, "Yapılan hesaplamalara göre parite farklılığından dolayı ortaya çıkan ihracat eksilmesi rakamsal olarak 11 milyar dolara tekabül etmiş. Miktar cinsinden herhangi bir azalma yokken, cüzzi miktarlarda bir artış olduğunu gözlemliyoruz" dedi. Türkiye ekonomisinin 2009 yılında negatif büyüdüğünü, sonraki yıllarda ise bunu telafi ettiğini belirten Elitaş, "Türkiye ekonomisi geçen yıl 157 milyar doları aşan bir ihracat hacmine ulaşarak tarihteki en önemli rekorlarından birini ortaya koymuştur. 2002 yılında 36 milyar dolardan aldığı ihracat hacmini 2014 yılında 157,6 milyar dolara çıkaran başarı, ihracatçılarımızın, iş adamlarımızın büyük çabaları, hükümetimizin destekleri ve Türkiye'deki 13 yıllık siyasi istikrarın sonucunda ortaya çıkan önemli kazanımlardır" dedi.  Türkiye'nin dünya ticaretinden yüzde 1'e yakın bir pay aldığını söyleyen Elitaş, 2015 yılının dünya ticaret hacminin 18,7 trilyon dolara ulaştığını ve Türkiye'nin de dünya ticaret hacminden yüzde 1,5 pay almayı hedeflediğini vurguladı.  Türkiye'nin  küresel çevrelerde sempati gördüğünü belirten Elitaş, "DEİK çatısı altında koordineli bir şekilde dünyayı fellik fellik dolaşma vaktidir" dedi. Türkiye ekonomisindeki iş çevrelerinin koordineli çalışmasının hayati önemde bulunduğunu belirten Elitaş sözlerine şöyle devam etti: "Bir taraftan X kurumu, öbür taraftan Y derneği, diğer taraftan Z derneğinin faaliyetleri ile değil DEİK çatısı altında koordineli bir şekilde dünyayı fellik fellik dolaşıp Türk iş adamlarının mallarını pazarlayabilmek, yatırım ortamını gözetleyebilmek için gayret göstermeliyiz. Bundan sonraki süreç 'durmak yok yola devam' süreci. Dört nala koşma süreci."

DEİK Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan,"Dış ekonomik ilişkileri geliştirmek anlamında, 26. Program adı altında, 'Küresel Ekonomik İlişkiler Programı'nın da tasarlanıp, uygulanmasını DEİK olarak talep ediyoruz" dedi. DEİK'in 2015 yılı faaliyetlerinde Türk dış politikasının öncelikleri ile uyumlu çalışmaya gayret edildiğini belirten Vardan, "Ticari diplomasi yerine bu dönemde daha kapsayıcı bir kavram olan 'iş diplomasisi'  ile faaliyetlerimize hız verdik.  Mutat 'networking' ve 'iş geliştirme' faaliyetlerimize ilaveten politika ve strateji geliştirme süreçlerine katkı sağlamak amacıyla da projeler üretmeye başladık" dedi.  DEİK'in yol haritasının hazırlandığını belirten Vardan sözlerine şöyle devam etti: "Öyle ki bu yol haritasında, Stratejik Hedefler ve Performans Göstergelerinin hepsi belirlenmiş durumda; kısacası DEİK'te yapılacakların tamamı şu an belli. Dış ekonomik ilişkileri geliştirmek anlamında, Bunun için de ekonomik havzalara ve ülkelere yönelik yıllık 'ekonomik ilişkiler eylem planlarının' kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplum katılımıyla hazırlanması, uygulanması, takibi ve raporlanması gerektiğini düşünüyoruz. Bu süreçte DEİK'in koordinatör kurum olarak konumlanmasını arzuluyor ve bu bağlamda sekreterya hizmetini üstlenmeye hazır olduğumuzu sizlere arz ediyoruz."

 

Genel Kurulda yapılan seçimler ile 2015-2019 dönemi DEİK Yönetim Kurulu şu şekilde oluştu:

 

 

 

 2015-2019 DEİK Yönetim Kurulu:

 

ÖMER CİHAD VARDAN YÖNETIM KURULU BAŞKANI
HALİM METE BAŞKAN YARDIMCISI
MEHMET BÜYÜKEKŞİ BAŞKAN YARDIMCISI
SEDAT ŞÜKRÜ ÜNLÜTÜRK BAŞKAN YARDIMCISI
NAİL OLPAK BAŞKAN YARDIMCISI
MİTHAT YENİGÜN BAŞKAN YARDIMCISI
BERNA İLTER SAYMAN ÜYE
ALİ KİBAR ÜYE
ÇETİN NUHOĞLU ÜYE
EBRU ÖZDEMİR ÜYE
FUAT TOSYALI ÜYE
RONA YIRCALI ÜYE
ZEYNEP BODUR OKYAY ÜYE
AHMET ÇALIK ÜYE
AHMET ERDEM ÜYE
AHMET NAZİF ZORLU ÜYE
ALİ Y. KOÇ ÜYE
BAŞARAN ULUSOY ÜYE
CUNEYD ZAPSU ÜYE
EKİM ALPTEKİN ÜYE
ETHEM SANCAK ÜYE
FERİT F. ŞAHENK ÜYE
GÜLER SABANCI ÜYE
HALİL AYDOĞAN ÜYE
İBRAHİM BURKAY ÜYE
İBRAHİM ÇAĞLAR ÜYE
M.ALİ AYDINLAR ÜYE
MAHSUM ALTUNKAYA ÜYE
MURAT  KOLBAŞI ÜYE
MURAT  ÜLKER ÜYE
ORHAN CEMAL KALYONCU ÜYE
ORHAN SABUNCU ÜYE
STEVEN YOUNG ÜYE
TUNCAY ÖZİLHAN ÜYE
YAŞAR DOĞAN ÜYE

 

İlgili Resimler

TÜRKİYE-BOSNA HERSEK İŞ KONSEYİ TOPLANTISI İSTANBUL’DA GERÇEKLEŞTİ

TÜRKİYE-BOSNA HERSEK İŞ KONSEYİ TOPLANTISI İSTANBUL'DA GERÇEKLEŞTİ

Türkiye-Bosna Hersek İş Konseyi Toplantısı, T.C. Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkçi, Bosna Hersek Cumhurbaşkanlığı Konseyi Üyeleri Bakir Izetbegović ve Dragan Čović'in katılımları ile DEİK Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan ve Türkiye-Bosna Hersek İş Konseyi Başkaı Muzaffer Çilek'in ev sahipliğinde  11 Aralık 2015 tarihinde İstanbul'da gerçekleşti.

Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkçi, Bosna Hersek ile Türkiye arasındaki ilişkilerin iyi düzeyde olduğunu söyledi. İki ülke arasındaki ilişkileri daha da geliştirme konusunda ciddi çalışmaların olduğunu belirten Tüfenkçi, iki ülke arasındaki 500 milyona yaklaşan ticaret hacmini geliştirmek için çalışmalara devam edileceğini söyledi.  2015 Ocak-Ekim ayı verilerinin bir önceki yıla göre yüzde dokuz oranına yakın bir artış gösterdiğini ifade eden Tüfenkçi, amacın ticaret hacmini  bir milyar dolar seviyesine çıkarmak olduğunu söyledi. İki ülke arasındaki hedeflerin gerçekleşmesi için bürokratik engellerin ve yatırımın önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini belirten Tüfenkçi, Bosna Hersek'te ihracat yapan  ilk 10 firma arasında 2 Türk firmanın yer aldığını söyledi.  Bosna Hersek'te 700'e yakın projenin var olduğunu belirten Tüfenkçi,  projelerin tamamına yakının tamamlandığını söyledi.

DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan,  Türkiye-Bosna Hersek arasındaki ilişkileri en iyi seviyelere çıkartılmasının arzulandığını söyledi. DEİK'in 1986 yılında Türkiye'nin özel sektörünün yurtdışı ekonomik ilişkilerinin yürütülmesi amacıyla kurulduğunu belirten Vardan, DEİK'in iş konseyleri vasıtasıyla çalıştığını söyledi. DEİK bünyesinde 130 iş konseyi'nden 123'ünün  ülkeler bazında çalıştığı bilgisini veren Vardan, Türkiye-Bosna Hersek  İş Konseyinin amacının sadece Türkiye'nin ticaretini,  ihracatını arttırmak değil, aynı zamanda Türk özel sektörünün Bosna Hersek'teki yatırımlarını da teşvik ettiğini söyledi. Yatırım ve ticaret ilişkilerinde sadece Bosna Hersek'te değil, üçüncü ülkeler ile de nasıl iş yapılabileceği üzerinde çalışıldığını belirten Vardan, "İş ayağını  geliştirmek üzere karşınızdayız. Bosna Hersek'te iş yapan Türk iş adamları da kendilerini birazdan tanıtacaklar" dedi.

Bosna Hersek Cumhurbaşkanlığı Konseyi Üyeleri Bakir Izetbegović, Bosna Hersek'in ekonomisinin hızlandırılması için Türkiye'nin pozitif enerjisi ile bu lokomotife katkısı olacağını söyledi. Türkiye'nin Bosna Hersek'i belli bir noktaya getirilmesinde önemli olacağını belirten Izetbegović,Bosna Hersek'te siyasi güç ve isteğin olduğunu vurguladı.  Bosna Hersek'in ilerlemesini engelleyen bürokratik engelleri kaldırılması için çalıştıklarını söyleyen Izetbegović, Bosna Hersek'te endüstri kapasitesinin  2014 yılında yüzde 28 geliştiğini  ve tarım, enerji ve endüstri alanlarında fırsatlar olduğunu söyledi. İstanbul ile Bosna Hersek arasında otoban olmasının önemli olduğunu vurgulayan Izetbegović, enerji ile faaliyetlerin gerçekleştirilebileceğini söyledi.

 

Dragan Čović,"Bazı iş adamları zaten Bosna Hersek'te idi. Zannediyorum ki siz Türk iş adamları finansman açısından Bosna Hersek'te büyük yatırımlar yapacaksınız" dedi. Konsey üyelerinin hep birarada olduğunu söyleyen Čović, amaçlarının  Bosna Hersek'in NATO'ya girmesi olduğunu ve Türkiye'nin sonuna kadar Bosna Hersek'i destekleyeceğini söyledi. Bosna Hersek'e doğrudan değil, üçüncü ülkelere de yatırım yapılabileceğini belirten Čović, iş adamlarının iki ülke ekonomisi için bir arada çalışmaları gerektiğini vurguladı.

 

 

Ek bilgiler(Ekonomi Bakanlığı)

Türkiye- Bosna Hersek  Dış Ticaret Rakamları (Ekonomi Bakanlığı)

 

Türkiye'den Bosna Hersek'e yapılan ihracat:2014 Ocak-Ekim ayları arasında 268 milyon dolar, 2015 Ocak-Ekim ayları arasında ise 246 milyon dolardır.

 

Türkiye'nin Bosna Hersek'e ihraç ettiği başlıca kalemler: Dokunmuş halılar ve dokumaya elverişli maddelerden diğer yer kaplamaları, tişörtler, fanilalar, atletler, kaşkorseler ve diğer iç giyim eşyası, plastikten monofiller, ince ve kalın çubuklar ve profiler, tedavide veya korunmada kullanılmak üzere hazırlanan ilaçlar.

 

Türkiye'nin Bosna Hersek'ten yacptığı  ithalat:2014 Ocak-Ekim ayları arasında 140 milyon dolar, 2015 Ocak-Ekim ayları arasında ise 214 milyon dolardır.

 

Türkiye'nin Bosna Hersek'ten  ithal ettiği başlıca kalemler: Ayçiçeği, aspir, pamuk tohumu yağları ve bunların fraksiyonları, demir veya alaşımsız çelikten yarı mamuller, buğday ve mahlut diğer mefruşat eşyası.

 

Toplam dış ticaret hacmi:2014 Ocak-Ekim ayları arasında 407 milyon dolar, 2015 Ocak-Ekim ayları arasında ise 460 milyon dolardır.

 

Dış ticaret dengesi:2014 Ocak-Ekim ayları arasında 128 milyon dolar, 2015 Ocak-Ekim ayları arasında ise 31 milyon dolardır.

İlgili Resimler

RUSYA’DA YAŞANAN TİCARİ SORUNLAR HAKKINDA

RUSYA'DA YAŞANAN TİCARİ SORUNLAR HAKKINDA 

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu – DEİK bünyesinde Türkiye-Rusya ilişkileriyle ilgili son gelişmelerin değerlendirildiği toplantının akabinde DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan bir açıklama yaptı. Vardan açıklamasında şunları ifade etti:

"Yaşanan gelişmelerle ilgili olarak DEİK Yönetim Kurulu üyelerimiz, Avrasya Bölgesi İş Konseyi Başkanlarımız ve Türkiye-Rusya İş Konseyimizin Yürütme Kurulu üyelerinin davetli olduğu bir istişare toplantısı gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Bu toplantıda aşağıdaki görüşlerin kamuoyu ile paylaşılmasına karar verilmiştir:  

Bilindiği üzere Türkiye ile Rusya arasındaki ticari ilişkiler bilhassa son 10 yılda büyük ivme kazanmış ve her iki ülkeyi kolay çözülemeyecek bağlarla birbirine bağlamıştır. Öyle ki, stratejik boyuta taşınan ilişkiler neticesinde iki ülke arasındaki ticaret hacmi, geçen yıl 31 milyar ABD Dolar seviyesine ulaşmış, bunun yaklaşık 25 milyar doları ithalatımız, 6 milyar doları da ihracatımızdan oluşmuştur. Ayrıca bu hacmin önümüzdeki yıllarda 100 milyar dolara ulaşması da hedeflenmişti.

Bu rakamlara baktığımızda ve son 10 yıldaki ikili ilişkilerdeki gelişmeleri göz önüne aldığımızda, Türkiye ve Rusya'nın birbirlerini tamamlayan ticari ortaklar olduğu ortadadır. Ayrıca, her iki ülkenin ilişkileri ticari boyutta kalmamakta, bunun yanında ciddi yatırım ilişkilerini de içermektedir.

Hatta Türkiye'nin Rusya ile olan ilişkileri, ticaret ve yatırım boyutundan akrabalık ilişkilerine de ulaşmıştır. Bugün her iki ülkenin önemli sayıda vatandaşının birbirleriyle evlilikler yaparak aile oluşturdukları hepimizin malumudur. Bunların ışığında, Türkiye ve Rusya arasında oldukça sıkı ticari, sosyal ve kültürel bağlılıkların var olduğunu vurgulamak isteriz.

Ancak, geçtiğimiz günlerde yaşanan gelişmeler çerçevesinde, Rusya'da faaliyet gösteren üyelerimizden aldığımız bildirimlerde uluslararası ticari teamüllerin aksine genel itibariyle bazı olumsuzlukların yaşandığı ve bunların da endişelere sebebiyet verdiği ifade edilmektedir.

Bizler, öncelikle her iki ülkenin ticaret erbabını endişeye sevk eden uygulamaların ne Türkiye ne de Rusya'ya bir yarar getirmeyeceğini düşünüyoruz.

Ayrıca şuna inanıyoruz ki, bir ülkenin uzun vadeli ticaret ve yatırım ortamı, siyasetten bağımsız olarak geliştirilmelidir ve siyaset, iş dünyasının önünü kapamak bir yana bilakis açmalıdır.

Dolayısıyla işadamlarımızın karşılaştığı uygulamaların, Rusya'ya ilgi duyan diğer ülke firmaları için de güven zedeleyici olabileceği kanaatindeyiz. Hâlbuki arzumuz, Rusya ile kurduğumuz ve büyük emeklerle bugüne getirdiğimiz ilişkilerimizin hedeflendiği şekilde ilerlemesidir. Yaptığımız görüşmelerde birlikte çalıştığımız Rus ortaklarımızın da aynı görüşte olduklarını öğrenmiş olmaktan dolayı ayrıca memnuniyet duyuyoruz.

Biz Türklerin Rusya'ya, Rusların da Türkiye'ye karşı duyduğu güvenin azalmaması hatta aksine daha da artması gerektiğini düşünüyoruz. Mal ve para kaybedildiğinde tekrar kazanılabilir, ancak dostluklar ve güven kaybedilirse bunun telafisi kolay olmayacaktır.

Türkiye, dünyanın yaşadığı sıkıntılı süreçte, bilhassa içinde bulunduğu coğrafyada, güven ve istikrarı temsil eden, hemen herkesin de gelip iş yapmayı arzuladığı bir ülkedir. Ayrıca işadamlarımız bugün dünyanın hemen her ülkesinde başarılı ve dürüst faaliyetler gerçekleştirmektedir.

Dolayısıyla yıllar boyu bilhassa yurt dışı ilişkilerde edindiğimiz tecrübelere istinaden yaşanan bu süreçte sakin ve sabırlı olmamız ve gelişmeleri yakından suhuletle takip etmemiz gerektiğine inanıyoruz. 

Tarih boyunca köklü ilişkileri haiz her iki ülkenin hükümetlerinden bu noktada beklentimiz, tepkisel değil, yapıcı yaklaşımlarla karşılıklı menfaatler çerçevesinde bu olayın siyasi ve askeri kanalların kullanılarak bir an önce vuzuha kavuşturulmasıdır.

Bizler de DEİK olarak bu süreci yakından takip etmeye, Rusya'daki iş ortaklarımızla beraber sürece elimizden geldiği kadar olumlu katkı yapmaya ve iki ülke arasında ilişkileri geliştirmeye devam edeceğiz."   

İlgili Resimler

DEİK-FCIC 2. ULUSLARARASI MÜHENDİSLİK FORUMU İSTANBUL’DA GERÇEKLEŞLEŞTİ

DEİK-FCIC 2. ULUSLARARASI MÜHENDİSLİK FORUMU İSTANBUL'DA GERÇEKLEŞLEŞTİ

DEİK-FCIC Uluslararası Mühendislik Forumu, DEİK Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan'ın katılımları ile DEİK/Uluslararası Teknik Müşavirlik İş Konseyi Başkanı Demir İnözü ve İslam Ülkeleri Müşavirler Federasyonu (FCIC) Başkanı Levent Gelgin ev sahipliğinde 27-28 Kasım 2015 tarihlerinde İstanbul'da gerçekleşti.        
 

DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan, 20'yi aşkın İslam ülkesinden ve diğer ülkelerden çok sayıda mimar ve mühendisi bir araya getiren forumda iki gün boyunca sektörde öne çıkan ileri teknolojiler ve inovatif çözümlerin ele alınacağını söyledi.   Foruma katılan 150'yi aşkın firma arasında network imkânının sağlanacağını belirten Vardan, İslam İşbirliği Teşkilatı içinde yer alan, 57 ülkenin  bir milyarı aşan nüfusu ve yaklaşık 10 trilyon dolarlık bir ekonomiyi temsil ettiğini  söyledi. İslam ülkelerinin dünya ekonomisindeki paylarının yüzde onlar seviyesini bile aşamadığını belirten Vardan sözlerine şöyle devam etti: "Türkiye'nin de içinde bulunduğu bu ülkelerde genel bir sorun var: O da verimliliğin çok düşük ve ekonomilerin büyümesi için gerekli altyapı açığının çok fazla olması! Ve hepimiz dünya toplam Ar-Ge harcamasının sadece yüzde ikisini yapabiliyoruz. Dünyada  bugüne kadar verilen toplam patentlerin içinde İslam İşbirliği Teşkilatı üyelerinin payı da maalesef yüzde birin altında. Dolayısıyla çok büyük bir potansiyelden bahsediyoruz. Bu potansiyeli kullanabilmek ve içinde bulunduğumuz durumdan kurtulmak için ekonomik büyümenin temel sürükleyicisi olan kurumsal kapasiteyi güçlendirmeli,  şerefli bir yaşam için ihtiyaç duyulan altyapıyı acil olarak inşa etmeliyiz."  

Tarihi İpek Yolu kuşağı  büyük imkanlar sunuyor

Finansal tekniklerin ve iş yapma modellerinin ilgili diğer ülkelerde de başarıyla uygulanabileceğini belirten Vardan, altyapı yatırımlarının hayata geçirilmesinde ve özellikle tasarlanmasında teknik müşavirlik şirketlerinin,  mühendislerin ve mimarların önemli roller üstlendiğini söyledi.  DEİK'in  kamu-özel sektör işbirliği (PPP) modelleri konusunda bir kapasite inşa programını hayata geçirdiğini belirten Vardan, hedefin İstanbul'da bir "PPP Mükemmellik Merkezi" kurulmasının olduğunu söyledi. Yükselen Asya ekonomilerinin özellikle yeniden canlandırılmak istenilen tarihi İpek Yolu kuşağının büyük imkânlar sunduğunu vurgulayan Vardan, yapılan hesap ve projeksiyonlara göre Asya ekonomilerinin önümüzdeki on yılda sekiz trilyon dolarlık altyapı yatırımına ihtiyacı  olduğunu söyledi.  

DEİK/Uluslararası Teknik Müşavirlik İş Konseyi Başkanı Demir İnözü,  geleceği oluşturmak için yeni teknolojiler ve fikirler geliştirirken inovasyonu ve ilgili teknik müşavirlik hizmetlerini teşvik etmenin çok önemli olduğunu söyledi.  Bölgesel stratejik ortaklıkların kurulmasının önemini vurgulayan İnözü, DEİK bünyesindeki Uluslararası Teknik Müşavirlik İş Konseyi'nin faaliyetleri kapsamında sektörün yurtdışında daha etkin hale geleceğini ve bu sayede ortaklıkları gerçekleştirerek, bilgiye ve yeni teknolojiye erişimin daha kolay olacağını  belirtti.

FCIC Başkanı Levent Gelgin,İslam dünyası teknolojik özgüveni için gerekli olan malzemelerin güçlü, yetkin ve enerjik bir danışmanlık temelinde yattığını söyledi. Teknik know-how ve gelişim için başkalarına bağımlı kalınırsa bu özgüven kavramının zaman içerisinde yok olabileceğini belirten Gelgin, mühendislik ve müşavirlik hizmetlerinin gelişmekte olan ülkelerde ekonomik ve ticari entegrasyonun sağlanması için önemli bir kilometre taşı olduğunun farkına varılması gerektiğini vurguladı.

Forumun açılış konuşmalarının ardından, FCIC ile Kore Mühendis ve Müşavirler Birliği (KENCA) arasında işbirliği anlaşması imzalandı ve  teknik müşavirlik ve inşaat sektöründe ileri teknoloji uygulamalarına ilişkin iki gün boyunca 6 panel gerçekleşecek.  

İlgili Resimler

DEİK BAŞKANI ÖMER CİHAD VARDAN'DAN RUSYA İÇİN BASIN AÇIKLAMASI

DEİK BAŞKANI ÖMER CİHAD VARDAN'DAN RUSYA İÇİN BASIN AÇIKLAMASI

Türkiye Rusya için, Rusya da Türkiye için hem siyasi hem de ekonomik açıdan oldukça önemli ülkelerdir. Soğuk savaş sonrasında ilişkiler karşılıklı fayda temelinde yürütülmeye çalışılmış ve bilhassa ekonomi alanında derinleşerek gelişmiştir. Ticari anlamda yatırım, enerji, inşaat ve turizm alanlarında ilişkiler oldukça yoğunlaşmıştır.  Dün yaşanan olayda, Türkiye daha önce ilan ettiği ve uluslararası topluma bildirdiği angajman kuralları çerçevesinde hareket etmiştir. Bundan sonrasında ise krizin büyütülmeden yoğun görüşmeler ve yapıcı girişimlerle çözülmesinde her iki ülke için fayda görmekteyiz.

Ömer Cihad Vardan

DEİK Başkanı 

İlgili Resimler

DEİK BAŞKANI ÖMER CİHAD VARDAN, "64. HÜKÜMETİN ÜLKEMİZE HAYIRLI OLMASINI DİLİYORUZ"

DEİK BAŞKANI ÖMER CİHAD VARDAN, "64. HÜKÜMETİN ÜLKEMİZE HAYIRLI OLMASINI DİLİYORUZ"

Öncelikle 64. Hükümetin ülkemize hayırlı olmasını diliyoruz.  İş dünyası olarak, 2019 yılına kadar görev yapacak hükümetimizin bahse konu olan ikinci nesil  reformları uygulayacağına ve diğer tüm ekonomik reforların devam edeceğine inanıyoruz.  Bugün Türkiye, bölgedeki en büyük ve krizlerin ortasında bir güven, istikrar ve itibar adasıdır.  Kazanımlarımızı koruyacak ve ekonomimizin dönüşümünü sağlayacak bir program uygulanmasını bekliyoruz.  Şimdiye kadar yaptığımız tüm temaslarda hükümetimizin büyük dönüşümünü  gerçekleştirme kararlılığında olduğunu gördük.  Yineliyoruz ki her biri birbirinden değerli yeni bakanlarımızla ülkemizin ihtiyacı olan  reformları yaparken beraber çalışacağız.  Tekrar yeni bakanlar kuruluna başarılar diliyor,  ülkemize hayırlı olmasını niyaz ediyoruz.

Ömer Cihad Vardan

DEİK Başkanı 

İlgili Resimler

BELARUS BAŞBAKANI DEİK EV SAHİPLİĞİNDEKİ YATIRIM FORUMU’NA KATILDI

BELARUS BAŞBAKANI DEİK EV SAHİPLİĞİNDEKİ YATIRIM FORUMU'NA  KATILDI

Türkiye-Belarus Yatırım Forumu, Belarus Cumhuriyeti Başbakanı Andrei Kobyakov, Türkiye Cumhuriyeti Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Belarus Sanayi Bakanı Vitali Vovk,  Belarus Ulusal Yatırım ve Özelleştirme Ajansı Başkanı Natalya Nikandrova'nın katılımıyla, DEİK Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan ev sahipliğinde 12 Kasım 2015 tarihinde İstanbul'da gerçekleştirildi.
 

DEİK/Türkiye-Belarus İş Konseyi, Belarus Ulusal Yatırım ve Özelleştirme Ajansı ve Belarus Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği işbirliğinde gerçekleştirilen forumda konuşan Belarus Cumhuriyeti Başbakanı Andrei Kobyakov, "Gelecek dönemde yeni pazarlara girmeye gayret ediyoruz. Türkiye bizim için önemli bir atlama tahtası olacak, bunun farkındayız" dedi. İstanbul'un finans merkezi olmak üzere Londra, Zürih ve Frankfurt ile rekabet ettiğini belirten Kobyakov, "Forum, dünya ekonomisinin istikrarlı olmadığı bir dönemde gerçekleştirilmektedir. Dünyanın mal ve finans pazarlarında yüksek düzeyde istikrarsızlık söz konusu. Belarus açık bir ekonomidir, ihracata yöneliktir. Pek çok ülkeye benzer olarak dış şoklara açıktır" dedi. İşletmelerinin finans, ticari, ekonomi ve yatırım alanındaki çalışmaları sayesinde, dünya pazarlarının düzensizliği içinde ek korunma önlemleri almış olduklarını vurgulayan Kobyakov, iki ülke arasında çeşitli alanlarda 1 milyar dolardan fazla yatırım gerçekleştirildiğini ifade etti. Turkcell'in 2008 yılında Belarus GSM operatörünün yüzde 80'ini satın aldığını ve Eximbank'ın ülkedeki çok büyük inşaat projelerini finanse ettiğini ve aynı şekilde Emsaş'ın da inşaat alanında önemli ekonomik faaliyetlerde bulunduğunu aktaran Kobyakov, ülkeler arasındaki ticaret hacminin 5 yıl içinde 2,5 kat arttığını söyledi. Forumun Belarus'taki yatırım koşulları hakkında taraflara daha iyi ve ayrıntılı bilgi vermesi temennisinde bulunan Kobyakov sözlerini şöyle sürdürdü: "Celalettin Rumi'nin de dediği gibi, 'Sıradan insan için taş görünen, başkası için mücevher olabilir.' Umarım, Belarus'un, Avrupa'nın ortasında duran bir mücevher olduğunu hepiniz göreceksiniz." 

 

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Türkiye ve Belarus  arasındaki ticaret hacminin yaklaşık 600 milyon dolar olduğunu  söyledi.  İki ülkenin birbirini tamamlama konusunda bir çok avantaja sahip olduğunu belirten Zeybekci, Türkiye'nin 2015 yılının ilk yarısında en hızlı büyüyen 7. ülke olduğunu vurguladı. Dış ticaret açığını son 2 yılda beklentilerin çok üzerinde daraltan bir Türkiye olduğuna vurgulayan Zeybekci,  "2014 yılında dünyadaki doğrudan yabancı yatırımların yüzde 16 düşmesine rağmen, 2014'te Türkiye'ye gelen doğrudan yabancı yatırım yüzde 4 arttı. 2015 yılının 9 ayına bakıldığında tüm dünyada doğrudan yabancı yatırımların akışı yüzde 20 civarında eksiye doğrudan giderken Türkiye'ye gelen doğrudan yabancı yatırım yüzde 33 arttı. Ya birileri Türkiye'de yaşayarak Türkiye'yi anlamıyorlar, ya da uluslararası yatırımcılar Türkiye'yi gelecek vaat eden bir ülke olarak görüyor" dedi. Dış ticaret hacmimizin bir an önce milyar dolarların üzerine çıkması gerektiğine inanıyoruz. Türkiye için enerji, ham madde ve yarı mamul geleceğimizi sürdürülebilir şekilde garanti altına almak için her türlü desteği veriyoruz. Bu desteklediğimiz yatırımlar, Belarus'ta da bundan sonra desteklenmeye devam edecektir."

 

Belarus Sanayi Bakanı Vitali Vovk, Belarus ve Türkiye ile ortak işletmeler kurulması için iş birliğine hazır olduklarını söyledi.  Tarım ve ziraat makinalarıalanında iş birliği yapabileceklerini belirten Vovk, bunun dışında otomotiv yedek parçasının aynı zamanda iş makinelerinin imalatı ve tamiratı konusunda da ortak girişimleri bulunduğu belirtti. Belarus şirketlerinin Türk firmalarıyla iş birliğine ve Türkiye'ye yatırım yapmaya ve Türk tarafıyla bu alanda iş birliğini geliştirmeye hazır olduklarını söyleyen Vovk, ortak imalat yaparak belki bunu üçüncü ülkelere satmanın da mümkün olacağını belirterek, "Bugünkü forumda Belarus ve Türk sanayicileri alanıdna önemli anlaşmalar imzalanacaktır. Bunun dışında Türkiye, otomotiv ve kamyon imalatı alanında Belarus'ta ortak işletmeye girmektedir" dedi.

 

DEİK Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan, "Sadece iki ülke arasındaki ticareti artırmakla yetinmeyeceğiz. DEİK'in 120'den fazla ülkedeki iş konseyleri vasıtasıyla, iki ülke arasındaki ilişlileri üçüncü ülkelere taşımaya hazırız" dedi.  Belarus Devlet Başkanı Aleksandr Lukaşenko'nun 2010 yılında Türkiye'ye yaptığı ziyaretin, ikili ilişkilere özel bir ivme kazandırdığını hatırlatan Vardan,  bu ziyaret sırasında ikili iş birliğinin çeşitli yönlerinin geliştirilmesine ilişkin anlaşmalar imzalandığını söyledi. İki ülke arasındaki ticareti artırmakla yetinmeyeceklerini  belirten Vardan, DEİK'in 123 ülke bazlı, 130 iş konseyi vasıtasıyla iki ülke arasındaki ilişkileri üçüncü ülkelere taşımaya hazır olduklarını vurguladı. 

 

Türkiye-Belarus İş Konseyi Başkanı Sefa Gömdeniz,  iki ülke arasındaki havayolu seferlerinin artırılması ve bazı Türk bankalarının Belarus'ta faaliyette bulunmasının sağlanması gerektiğini söyledi. İki ülke arasında ortak sanayi bölgesinin kurulmasını önemine işaret eden Gömdeniz, lojistiğin de geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.

 

Forumda 18  anlaşma imzalandı

 

DEİK ve Belarus Ulusal Yatırım ve Özelleştirme Ajansı arasında "İşbirliği Anlaşması" ile "Belarus TSO ve DEİK Arasında Türkiye-Belarus İş Konseyi Kuruluş Protokolünün yenilenmesine ilişkin anlaşma" imzalandı.

 

Diğer imzalanan anlaşmalar şunlardır:

 

"Belarus Kalkınma Bankası ve Borsa İstanbul arasında İyi Niyet Protokolü, Mogilev Serbest Ekonomik Bölgesi ve KOSGEB arasında İşbirliği anlaşması, Bellegprom Devlet Şirketi ve İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçı Birlikleri (İTHİB) arasında İyi Niyet Protokolü, OAO Gomselmaş ve Paksan Makina arasında tarım aletleri üretim tesisi kurulmasına Anlaşma, BMK Holding şirketi OAO BMZ ile Eaton Corporation arasında yıllık ürün temini iş birliği anlaşması.

 

Mogilev Serbest Ekonomik Bölgesi Devlet Şirketi ile Türk işadamı Tayyip Uçar arasında ıslak mendil üretimi yatırım projesi anlaşması, Mogilev Serbest Ekonomik Bölgesi ve Borsa İstanbul Belarus'taki yetkili temsilcisi Ketenci Hukuk Bürosu arasında iş birliği anlaşması, Grodnoinvest Serbest Ekonomik Bölgesi İdaresi ve Borsa İstanbul Belarus'taki yetkili temsilcisi Ketenci Hukuk Bürosu arasında iş birliği anlaşması, OAO Naftan ve Neotrade firması arasında ticari iş birliği anlaşması,

 

OAO SvetlogorskKhimvolokno ve Armet firması arasında iş birliği anlaşması, OAO Polotsk Steklovolokno ve Onse firması arasında yıllık ürün temini anlaşması, OAO Belşina ve Gunmarlaz firması arasında yıllık ürün temini anlaşması, OAO Mogilevkhimvolokno ve Gencer Tekstil firması arasında ticari iş birliği anlaşması, Anadolu Efes ve OAO Krinitsa arasında lisanslı ürün üretimi hakkında sözleşme, OAO Kommunarka ve Çakmaklar firması arasında ticari iş birliği anlaşması ve OAO Bitebsk Liker Vodka Fabrikası ve Rey Per Şirketler Grubu arasında ticari iş birliği anlaşması."

 

 

Ek bilgiler(Ekonomi Bakanlığı)

Türkiye-Belarus Dış Ticaret Rakamları (Ekonomi Bakanlığı)

Türkiye'den Belarus'a yapılan ihracat: 132 milyon dolar (2015 Ocak-Ağustos)

Türkiye'nin Belarus'a ihraç ettiği başlıca kalemler: Sentetik filament iplikleri, diğer örme mensucat,karayolu taşıtları için aksam, parça ve aksesuarlar, domates, üzümler.

Türkiye'nin Belarus'tan yaptığı  ithalat: 143 milyon dolar (2015 Ocak-Ağustos)

Türkiye'nin Belarus'tan ithal ettiği başlıca kalemler: Demir veya alaşımsız çelikten yarı mamuller, sentetik filament demetleri, potaslı mineral veya kimyasal gübreler, sentetik devamsız lifler, demir veya alaşımsız çelikten teller.

Toplam dış ticaret hacmi:  274  milyon dolar (2015 Ocak-Ağustos)

Dış ticaret dengesi : -11 milyon dolar (2015 Ocak-Ağustos)

İlgili Resimler

BÜYÜKELÇİLER VE DEİK İŞ KONSEYİ BAŞKANLARI CUMHURBAŞKANI İLE ANKARA’DA BULUŞTU

BÜYÜKELÇİLER VE DEİK İŞ KONSEYİ BAŞKANLARI CUMHURBAŞKANI İLE ANKARA'DA BULUŞTU

DEİK İş Konseyi Başkanları ve Büyükelçiler Buluşması,  Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Türkiye'de görev yapan büyükelçiler ve DEİK iş konseyi başkanlarının katılımları ile DEİK Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan ev sahipliğinde 11 Kasım 2015 tarihinde Ankara'da gerçekleşti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,Türkiye'nin ekonomisine ve 2023 hedeflerine çok önemli katkıları olduğuna inandığı DEİK çatısı altında yürütülen çalışmaların başarılı geçmesini temenni etti. Sürdürülebilir ve kapsayıcı büyüme hedefini güçlendirmek için önemli çalışmalar olduğunu belirten Erdoğan, DEİK'in G-20 çalışmalarına ciddi katkı verdiğini ve Türkiye olarak G-20'in güçlü, dengeli yürüttüklerini, Türkiye'nin dönem başkanlığında şu ana kadar 70 toplantının yapıldığı ifade etti. Erdoğan, "G-20'nin uluslararası alanda çok ciddi şekilde boşluğu hissedilen bir küresel çözüm mekanizması olmaya aday olduğunu düşünüyorum. Bu yapının sahip olduğu kapsamlı ve etkin temsil gücüyle global siyasi ve sosyal sorunların çözümünde daha etkin bir rol oynaması tüm insanlığın hayrına olacaktır" dedi.  Türkiye'nin G-20 dönem başkanlığında "kapsayıcılık" ilkesini "adalet anlayışını" da içerecek şekilde genişletildiğini, yeniden yorumlandığını dile getiren Erdoğan, "Ayrıca iki ve üçüncü başlıklar olarak uygulama ve yatırımlar öncelikleriyle birilikte G-20 çalışmalarına yeni bir vizyon kazandırdığımıza inanıyorum. Küresel ve yerel düzeyde desteklenmeyen bir kalkınmanın kimseyi mutlu etmeyeceğini, edemeyeceğini görmek zorundayız. Ekonomik büyüme ve refahtan toplumların tüm kesimlerinin hak ettikleri payı almasını sağlayamadığımız sürece hedeflenen büyüme oranlarına ulaşılabilmesi mümkün değildir. Genç ve kadın istihdamına özel önem verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Aynı şekilde ekonominin bel kemiği olan KOBİ'lerin güçlendirilmesi gerekiyor" dedi. Dünyada hem gelişmiş ülkelerin hem de gelişmekte olan, az gelişmiş ülkelerin, 2030 yılına kadar, 70 ile 90 trilyon dolar arasında bir alt yapı yatırımına ihtiyaçları olduğunun hesaplandığını ifade eden Erdoğan, bu yatırımların kamu ve özel ortaklığı olmadan gerçekleştirilmesinin de mümkün olmadığını belirtti.

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Türkiye'nin  en önemli hedeflerinden bir tanesinin DEİK İş Konseyleri ile dünyadaki ülkelerde ticaret hacminin geliştirilmesi olduğunu söyledi.Ülkelerde kazan-kazan ilişkisi ile ilişkilerin geliştirilmek istendiğini belirten Zeybekci, iş konseylerinin temsil ettiği ülkeler ile önümüzdeki dönemde üçüncü ülkelerde neler yapılabileceğinin değerlendirildiğini söyledi. Yeni Türkiye'nin yönetim anlayşının sorun çözen, vizyon çizen bir hale geldiğini ifade eden Zeybekci, dünyadaki ticaret haritalarının yeniden çizildiğini belirterek, Dünya Ticaret Örgütü'nün hedeflerinde ticaretin önündeki sorunların çözülmesinin olduğunu söyledi. Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı Anlaşması(TTİP), Trans Pasifik Ortaklığı Anlaşması(TPP) gibi yeni grupların oluşmasıyla ticaretin yeniden yapılandırıldığını belirten Zeybekci, yeni bir dünya kurulurken, Türkiye'nin yerini almayacağını, Türkiye'nin ticareti kuran ülkelerden biri olacağını söyledi.  Serbest ticaret anlaşması (STA) için dört ülke ile iç süreçlerin devam ettiğini belirten Zeybekci, Antalya'da gerçekleşecek G20 zirvesinde Singapur ile STA imzalanacağını ifade etti. Dünyada Avrupa ile gümrük birliği anlaşması olan tek ülkenin Türkiye olduğunu belirten Zeybekci, Türkiye'nin Avrupa ile tam üyelik hedefi sapmadan, çalışmalarına devam edeceğini söyledi. Türkiye'nin son 13 yıldaki ekonomik başarıları ile hakikaten eşine az rastlanır bir büyüme başardığını belirten Zeybekci, etrafındaki ateş çemberine rağmen dünyada en hızlı büyüyen 7. Ülke ve Avrupa'nın 7. büyük ülkesi haline geldiğini söyledi.

DEİK Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan, DEİK'in çalışmalarının  kapsayıcılık, entegrasyon ve kurumsallaşma kavramlarını merkeze alarak şekillendirilmeye çalışıldığını söyledi. DEİK faaliyetlerinin nicelik ve nitelik bakımından gelişmesiyle birlikte, reel sektörün DEİK'e ilgisinin arttığını belirten Vardan, "DEİK'in üye tabanı, görevi aldığımız günden bu yana yaklaşık yüzde 50 arttı" dedi. Ortak hedefin; küresel ekonomiye güçlü entegrasyon olduğunu vurgulayan Vardan sözlerine şöyle devam etti: "DEİK bünyesinde kurumsal yapının dönüşümü ile ilgili belki de en önemli çalışmayı, üyelerimizin ve ilgili kamu birimlerinin yetkililerinin de katılımıyla hep birlikte gerçekleştirdik. O da DEİK için ileriye dönük faaliyetlerimizi nasıl yürüteceğimize ilişkin strateji geliştirmek idi. Bunun nihayetinde bir yol haritası hazırladık. Şimdi DEİK bünyesinde yapılacakların tamamı belli. Performans kriterlerine de bağlı olarak bu çalışmalar izlenecek. Faaliyetlerimiz, bazı alanlarda 3-4 kat, bazı alanlarda ise 7-8 kat ve hatta 11 kat artmıştır." DEİK'in amacının sadece Türkiye'nin dış ticaretine katkı sağlamak olmadığını belirten Vardan sözlerini şöyle sürdürdü: "Bunun yanında biz, Büyükelçiler, sizlerin ülkelerinizdeki firmaların Türkiye'de ve aynı zamanda bizim firmalarımızın da sizlerin ülkelerinde yatırım yapmalarını teşvik ediyoruz. Hatta, sizlerin ülkelerinizdeki firmalarla, bizim firmalarımızın üçüncü ülkelerde birlikte yatırım yapmalarını ve proje geliştirmelerini de arzu ediyoruz. Umarım bu birliktelikler hepimiz adına kârlı işbirliklerine dönüşecektir."

İlgili Resimler