• Başkan'dan

Kıymetli Paydaşlar;

Ülkemizin sahip olduğu büyük potansiyele inanarak, Türkiye’nin dış ekonomik ilişkilerini yürütmek ve geliştirmek amacıyla 1986 yılından bu yana çalışıyoruz.

Günden güne büyüyor, her geçen gün güçleniyor ve dünyanın dört bir köşesine yayılıyoruz.

DEİK çatısı altında toplanan iş insanlarına, özgüven, vizyon ve yeni pazarlar kazandırırken, onların ülkemiz ekonomisine daha fazla katkı sağlamalarına imkan sağlıyor; dünyaya ülkemizin ekonomik başarı hikayesini, Türkiye'ye de dünyadaki iş fırsatları anlatıyoruz. 

Küreselleşmenin her geçen gün insanları, ülkeleri ve hatta kıtaları biraz daha yakınlaştırdığı; karşılıklı etkileşimin artarak, fiziki sınırların ortadan kalktığı; uluslararası sermaye hareketlerinin hızlandığı, dünya ekonomisinin yeniden şekillendiği; dış ekonomik ilişkileri salt ithalat, ihracat ve yatırımlar olarak ele almanın güçleştiği bir dönemde DEİK olarak bizler, dış ekonomik ilişkileri, ticaretin, etkinin, küresel politikaların, ülke temsilinin çok daha ötesinde ve çok daha fazlası olarak görüyoruz.

Bu çerçevede bizler dış ekonomik ilişkileri bugünkü medeniyetlerin temeli, kültürlerarası temasın müsebbibi, insanlığın gelişmesinin itici gücü olarak adlandırıyoruz.

Dolayısıyla da DEİK’i, sadece bir iş insanları kurumu değil;

Ülkemizin dünyaya açılan penceresi;

Ülkemizin değerlerinin, vizyonunun ve potansiyelinin küresel temsilcisi;

Ülkemizin küresel aktörlerle temas ettiği bağların kurucusu;

Türkiye’nin dünyayı kavrayan zihni;

Türkiye’yi dünyaya anlatan söz;

yani Türkiye’nin küresel ufku olarak nitelendiriyoruz.

İşte bu düsturdan hareketle DEİK olarak stratejik bir hamle gerçekleştirerek, ufkumuzu genişleten yepyeni bir vizyon belirledik. Bu vizyondan aldığımız güç ile, uluslararası etkinliğimizi artırmaya ve dünyanın dört bir köşesinde söz sahibi bir kurum olma hedefine yönelik ayrıntılı bir yol haritası hazırladık ve bu yol haritasını hiç vakit kaybetmeden uygulamaya koyduk.

Hedefimiz, 2023 yılında dünyanın ilk 10 ekonomisi arasında yer almak.

Bu hedef için de özel sektör olarak üzerimize düşen görevi layikiyle yerine getirmeye çalışıyor, ülkemize ve iş dünyamıza yönelik yaptığımız hizmetleri daha ileri götürmeye ve yeni hedeflerle çıtamızı daha yükseğe taşımaya gayret gösteriyoruz.

Değerli DEİK ailesi;

Başlattığı atılımı geçmişin güçlü temelleri üzerine inşa eden DEİK adına, kuruma bu saygın kimliğini kazandıran tüm  paydaşlarına teşekkürü bir borç biliyor; Yönetim Kurulumuz adına sizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Ömer Cihad VARDAN

Başkan

ÖMER CİHAD VARDAN

DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLER KURULU (DEİK) YÖNETİM KURULU BAŞKANI

1962 yılında Hendek, Sakarya’da doğan Ömer Cihad Vardan, 1983 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümünden mezun oldu. 1986 yılında Yüksek Lisans çalışmalarını Amerika Ohio State Üniversitesi İmalat Mühendisliği Alanında tamamladı.

1987 yılı sonlarına kadar Ohio Eyaletinin Başkenti Columbus’ta “Engineering Research Center for Net Shape Manufacturing” adlı Araştırma Merkezinde Araştırma Mühendisi olarak çalıştı. Türkiye’ye döndükten sonra ilk olarak Kale Grup’ta Stinger Füzelerinin bazı parçalarının üretimiyle ilgili CAD/CAM proseslerinin geliştirilmesinden sorumlu İmalat Mühendisi olarak görev aldı. Bilahare UTE Holding bünyesinde McDonald Douglas’ın Unigraphics adlı CAD/CAM yazılımının satışlarını gerçekleştiren Ömer Cihad Vardan, 1991 başında halen ortağı olduğu ve Genel Müdürlüğünü sürdürdüğü Endüstriyel Amaçlı Alan ve Proses Isıtma Sistemleri konusunda faaliyet gösteren ve alanında lider konumda bulunan “Çukurova Isı Sistemleri” adlı aile firmasının kuruluşunda yer aldı.

Ömer Cihad Vardan, iş hayatının yanı sıra hâlihazırda bazı kuruluşlarda aşağıda belirtilen sıfatlarla gönüllü olarak hizmet yapmaktadır.

Bunlar;

  • Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Yüksek İstişare Heyeti Üyeliği,
  • Doğal Gaz Cihazları Sanayicileri ve İşadamları Derneği (DOSİDER) Başkanlığı,
  • ETSİÇ/FSECC Türkiye-ABD İş Konseyi Türkiye Kanadı Başkanlığı,
  • Enerji Verimliliği Derneği (ENVER) Yönetim Kurulu Üyeliği,
  • İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclis Üyeliği,
  • Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) İklimlendirme Sektör Meclisi Üyeliği,
  • Mimar ve Mühendisler Grubu (MMG) Üyeliği,
  • Makine Mühendisleri Odası (MMO) Üyeliğidir.

2008-2012 yılları arasında MÜSİAD 4. Dönem Genel Başkanı olarak görev yapan Ömer Cihad Vardan, bundan önce de MÜSİAD’da  5 yıl Genel Başkan Yardımcısı ve 4 yıl da Yönetim Kurulu Üyesi olarak toplam 13 yıl hizmet verdi. Bununla beraber 2013-2015 yılları arasında Yönetim Kurulu Başkanlığını yaptığı İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) bünyesinde 9 yıl da Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev almıştır. Ayrıca 2008-2012 yılları arasında İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) Yönetim Kurulu Üyeliği, 2010-2012 yılları arasında Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Yönetim Kurulu ve İcra Kurulu Üyeliği, 2012-2014 yılları arasında DEİK Denetim Kurulu Üyeliği ve aynı dönemde Türkiye İnsan Hakları Kurulu (TİHK) Üyeliği görevlerinde de bulundu.

Daha önce Türkiye Makine İthalatçıları Birliği Başkanlığı ve İTO Meclis Üyeliği de yapan Ömer Cihad Vardan, bulunduğu görevler süresince birçok seminer ve konferansa konuşmacı olarak katıldı ve özellikle ülkemizin kalkınmasına yönelik ekonomi, teknoloji ve sosyal alanlarda 30’a yakın raporun hazırlanmasına öncülük etti, ilgili çalışmaları yönetti ve bir kısmını da bizatihi hazırladı.

Bilhassa MÜSİAD Başkanlığı döneminde hükümet ve kamuoyuyla paylaştığı, Türkiye’nin küresel krizle baş edebilmesi ve krizden fazla yara almadan çıkabilmesine yönelik sosyoekonomik kalkınma önerilerini içeren rapor ve görüşleri ilgi uyandırdı. Birçok mecrada Türkiye’nin IMF ile imzaladığı 19. Stand-by anlaşmasının tamamlanmasının ardından bir daha anlaşma yapılmaması gerektiğini savunan Ömer Cihad Vardan, MÜSİAD Başkanlığını devretmeden önce son olarak Aralık 2011’de “Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Önerisi” ve Mart 2012’de de “Küresel Rekabet için Ar-Ge ve İnovasyon” raporlarını kamuoyuna sundu.

Aldığı teknik eğitim ve yaptığı çalışmalar çerçevesinde özel ilgi duyduğu teknoloji üretebilme hususunun ülke kalkınmasındaki önemine her zaman değinen Ömer Cihad Vardan,  Türkiye’de demokrasinin tam anlamıyla yerleşmesinin ve insanların düşüncelerini özgürce ifade edebilmelerinin ekonominin gelişmesinde en büyük etkenlerden olduğunu devamlı dile getirdi. Bu bağlamda özellikle kamuoyu ile paylaştığı “Anayasa Önerisi” raporuyla Türkiye’de yapılacak yeni Anayasa’da insan haklarının en geniş manada yer alabilmesinin gerekliliğini her platformda savundu.

Bütün bu çalışmaları ve edindiği tecrübeleri anlattığı, gençlere ışık tutan önerileri de içeren “Cihad ve MÜSİAD” adlı kitabıyla Nisan 2012’de MÜSİAD Başkanlığına veda eden Ömer Cihad Vardan evli ve 2 çocuk babasıdır, İngilizce bilmektedir.

DEİK İŞ ADAMLARI HEYETİ, LÜBNAN’DA YATIRIM VE TİCARETİ GELİŞTİRMEK İÇİN RESMİ TEMASLARDA BULUNDU

DEİK İŞ ADAMLARI HEYETİ, LÜBNAN'DA YATIRIM VE TİCARETİ GELİŞTİRMEK İÇİN RESMİ TEMASLARDA BULUNDU

Türkiye-Lübnan İş Konseyi Lübnan Ziyareti, DEİK Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan, DEİK Yönetim Kurulu Üyesi Rona Yırcalı, Türkiye-Lübnan İş Konseyi Başkanı Mehmet Habbab, İş Konseyi Başkan Yardımcısı Tevfik Öz, Türkiye-Libya İş Konseyi Başkanı Ersin Takla, Türkiye- Suriye İş Konseyi Başkanı Ruhsar Pekcan ve özel sektör temsilcilerinin katılımı ile 21-22 Ekim 2015 tarihlerinde Lübnan'da gerçekleşti.

Anılan ziyaret kapsamında DEİK Heyeti, Lübnan Başbakanı  Tamam Selam, Lübnan Ana Muhalefet Partisi olan Future Movement Başkanı ve Eski Başbakan Fouad Siniora,  Lübnan Ekonomi Bakanı Dr. Alain Hakim, Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri, T.C. Beyrut Büyükelçisi Çağatay Erciyes ile temaslarını gerçekleştirdi.

"Ticaret ve yatırım bölgesel barışı temin etmenin tek yolu"

Ziyaret kapsamında Lübnan Başbakanı  Tamam Selam ile gerçekleşen toplantıda DEİK Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan, "Coğrafyamız zor bir dönemden geçiyor. Büyük bir kırılma yaşıyoruz. Bu zor dönemleri atlatmamız, barış ve istikrar kurmanın temel yolunun refah yaratmaktan geçtiğine inanıyoruz. Refahı da ancak karşılıklı yatırım ve ticaret ile sağlayabiliriz"  dedi.  Türkiye ve Lübnan arasındaki Serbest Ticaret Anlaşması'nın Lübnan tarafında meclis onayından geçmesi ve yürürlüğe girmesinin iki ülke arasındaki ticari ilişkilere önemli katkı sağlayacağını belirten Vardan, "Türkiye ve AB arasındaki Ortaklık Anlaşması imzalanmadan önce Türk işadamları çekinceliydiler; ancak anlaşma imzalanıp yürürlüğe girdikten sonra Türk ürünlerinin standardı yükseldi ve bugün Türkiye ihracatının yüzde ellisi AB ülkelerine yapılıyor" dedi.  Türkiye ve Lübnan'ın işbirliği yapmasının iki ülke iş adamlarına katkı sağlayacağını belirten Vardan, Türkiye-Lübnan İş Konseyi'nin çalışmalarının çok önemli olduğunu söyledi.   İş Konseyinin iki ülkenin siyasi, ekonomik ve kültürel işbirliğini artırmak için iş çevreleri arasında köprü görevi gördüğünü belirten Vardan, daha fazla ekonomik işbirliğinin gelişmesi  ve çift taraflı İş Konseyi'nin yeniden yapılandırılması için DEİK ve ICC Lübnan arasında Mutabakat Zaptı'nın imzalandığını söyledi. Vardan, PPP konusunda Türkiye'nin tecrübesinden faydalanılabileceğini söyleyerek, ayrıca başta Afrika'da yaşayan Lübnanlı işadamları  olmak üzere Lübnan diasporası ile işbirliği yapılabileceği gündeme getirdi.

Türkiye-Lübnan İş Konseyine ve iki ülke iş adamlarına yapacakları ortak projeler için tam destek veren Başbakan Tamam Selam, bölge ve Lübnan'ın zor bir dönemden geçtiğini söyledi.  Türkiye'nin büyüyen bir güç olduğunu belirten Selam, Türkiye'nin bölgede bir başarı modeli olduğunu söyledi. 

Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri, Lübnan'da devam eden politik anlaşmazlıklar nedeniyle meclisin fonksiyonlarını yerine getiremediğini söyleyerek, Türkiye ve Lübnan arasında STA'nın onaylanması  için destek vereceğini  belirtti. Lübnan diasporası ile Türk işadamlarının  ve hatta Türk diasporasının birlikte işbirliği yaplarının gündeme geldiği toplantıda Berri, Fildişi sahilinde Lübnanlı işadamları tarafından yapılan yatırımların 40 milyar dolara ulaştığını söyledi.

Ekonomi Bakanı Dr. Alain Hakim, Lübnan'da başta yenilenebilir enerji olmak üzere enerji sektöründe ve su yönetiminde önemli işbirliği fırsatlarının mevcut olduğunu söyledi. Türk firmalarının Lübnan'ı bölgesel bir merkez olarak kullanabileceklerini belirten Hakim, PPP projelerinin ekonomik bir öncelik olduğunu söyledi.

Ziyaret kapsamında ICC Lebanon ev sahipliğinde gerçekşen Çalışma Yemeği'nde DEİK ile ICC Lebanon arasında karşılıklı İş Konseyi'nin yeniden canlanması için Mutabakat Zaptı (MoU) imzalandı. 

Ek bilgiler(Ekonomi Bakanlığı)

Türkiye- Lübnan  Dış Ticaret Rakamları (Ekonomi Bakanlığı)

Türkiye'den Lübnan'a yapılan ihracat: 468 milyon dolar (2015 Ocak-Ağustos)

Türkiye'nin Lübnan'a ihraç ettiği başlıca kalemler: Mücevherci eşyası ve aksamı, tütün/tütün yerine geçen maddelerden purolar, sigaralar, ayçiçeği, aspir, pamuk tohumu yağları ve bunların fraksiyonları, ekmek, pasta, kek, bisküvi ve diğer ekmekçi mamuller, boş ilaç kapsülü mühür güllacı, pirinç, binek otomobilleri, balıklar.

Türkiye'nin Lübnan'dan yaptığı  ithalat: 47 milyon dolar (2015 Ocak-Ağustos)

Türkiye'nin Lübnan'dan ithal ettiği başlıca kalemler: Dökme demirin, demirin veya çeliğin döküntü ve hurdaları, difosfor pentaoksit, fosforik asit ve polifosforik asitler, altın, tabii kalsiyum fosfatlar, tabii aluminyum kalsiyum fosfat ve fosfatlı tebeşir, mücevherci eşyası ve aksamı.

Toplam dış ticaret hacmi: 515 milyon dolar (2015 Ocak-Ağustos)

Dış ticaret dengesi : 421 milyon dolar (2015 Ocak-Ağustos)

İlgili Resimler

DEİK FİNLANDİYA CUMHURBAŞKANINI ÇIRAĞAN SARAYI’NDA AĞIRLADI

DEİK FİNLANDİYA CUMHURBAŞKANINI ÇIRAĞAN SARAYI'NDA AĞIRLADI

Finlandiya Ceo Yuvarlak Masa Toplantısı, Finlandiya Cumhurbaşkanı Sauli Niinistö ve Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci ve Finlandiya Ekonomi Bakanı Olli Rehn'in katılımları ile  DEİK Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan ve Türkiye-Finlandiya İş Konseyi Başkanı Halil Kulluk ev sahipliğinde 14 Ekim 2015 tarihinde İstanbul'da gerçekleşti.

Finlandiya Cumhurbaşkanı Sauli Niinistö, Türkiye ve Finlandiya arasındaki ilişkilerin geçmişe dayandığını belirterek, Osmanlı İmparatorluğu'nun 1917 yılında  Finlandiya'nın bağımsızlığını kabul eden ilk ülkelerden biri olduğunu söyledi.  İki ülke arasındaki ticaret hacminin 1.1 milyar euro olduğunu belirten Niinistö, önümüzdeki dönemde ticaret hacminin iki katına artırılmak istendiğini söyledi. Finlandiya'nın çok işlevsel bir yapısının olduğunu  ve lojistik imkanlarının çok iyi olduğunu  belirten Niinistö, önümüzdeki dönemde yatırımların 140 milyon euro civarında olduğunu söyledi.  Finlandiya pazarının küçük olmasına rağmen pragmatik ve işlevsel olduğunu belirten Niinistö, Finlandiya için sürdürülebilirliğin önemli olduğunu belirterek,  Türkiye'nin yenilenebilir enerji kaynakları ve nükleer enerji alanlarındaki hedeflerinde Finlandiya'nın bu alanlarda fırsatlar sunabileceğini söyledi.

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Türk ve Finlandiyalı ikili iş çevreleri arasındaki ilişkileri derinleştirmek için bugün bu toplantının gerçekleştiği  belirterek, Türk ekonomisinin 2015 yılı ikinci çeyreğinde 3.8'lik büyüme oranı ile AB'nin 24 ülkesinden fazla büyüme sergilediğini söyledi. İki ülke arasındaki ticaret hacminin potansiyelinin altında kaldığını belirten Zeybekci, ikili ticaretin kazan-kazan ilişkisi ile arttırmasının amaçlandığını söyledi. DEİK ve Finpro arasında imzalanan Mutabakat Zaptı'nın önümüzdeki dönemde iki ülke arasındaki ilişkileri geliştirecek bir zemin hazırlayacağını belirten Zeybekci, 110 Finlandiyalı şirketin Türkiye'de faaliyet gösterdiğini vurguladı.  İki ülke arasında çevre teknolojileri ve enerji, otomotiv, turizm, tekstil, kimya ve alt yapı gibi alanlarda  işbirliği fırsatlarının olduğunu belirten Zeybekci, Türkiye'nin 2012 yılında dünyanın en şeffaf Teşvik Sistemi'ni getirdiğini belirterek, Finlandiyalı şirketlerin de bu teşvik sisteminden yararlanmasının beklendiğini söyledi.

Finlandiya Ekonomi Bakanı Olli Rehn, Türkiye ve Finlandiya arasındaki ticaretin iki katına çıkartılmasına ilişkin hedefin Cumhurbaşkanı Niinistö'nün toplantıda belirttiğini söyledi. İş adamlarının ticaret hacmini arttırmak için rota'yı çizeceğini belirten Rehn, Türkiye ve AB'nin birbirine ihtiyacının bulunduğunu vurgulayarak, Finlandiya'nın da bu açıdan Türkiye'ye destek verme taahhütünü sürdüreceğini ifade etti. Finlandiya'nın bilgi ekonomisi toplumu olarak geliştiğini belirten Rehn,  ekonomik ve yenilik açısından ülkenin kendini yenilediğini söyledi. Sağlık ve temiz teknoloji gibi alanlarda  büyüme kaydetmek istediklerini belirten Rehn, Türk ve Finlandiyalı iş adamlarına sunabilecekleri çok iş fırsatının olduğunu  ve Türkiye ve Finlandiya arasında hangi alanlarda işbirliği yapılabileceğini incelemek istediklerini söyledi.

 

DEİK Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan, "Ülkelerimiz arasındaki güçlü siyasi ilişkilerimizin yanı sıra ihtiyacımız olan şey ekonomik ilişkilerimizi istenen seviyeye getirmek için güçlendirmektir" dedi.  Finlandiya denince akla kalite ve yüksek teknolojinin geldiğini belirten Vardan, Türkiye ve Finlandiya arasında çeşitlendirilmiş ve sürdürülebilir ikili ekonomik ilişkiler çerçevesinde yeşil teknoloji, yenilenebilir enerji, araştırma geliştirme, bilgi teknolojileri, turizm ve sürdürülebilir iş uygulamaları gibi bir çok sektörde potansiyel olduğunu söyledi. Vardan, DEİK'in 127 iş konseyi ile Finlandiya'dan gelen iş adamlarına sadece Türkiye'de değil üçüncü ülkelerde de işbirliği fırsatını sunduğunu söyledi.

Toplantı'da DEİK ve FINPRO arasında mutabakat zaptı imzalandı.

Toplantı,  DEİK ve Team Finland organizasyonunda düzenlenmiştir.

Ek bilgiler(Ekonomi Bakanlığı)

Türkiye- Finlandiya  Dış Ticaret Rakamları (Ekonomi Bakanlığı)

Türkiye'den Finlandiya'ya yapılan ihracat: 174 milyon dolar (2015 Ocak-Ağustos)

Türkiye'nin Finlandiya'ya ihraç ettiği başlıca kalemler: Bir/iki yüzü kaolin, inorganik madde sıvanmış kağıtlar, paslanmaz çelikten yassı hadde mamulü, sodalı ve sülfatlı odun hamuru, sıvanmamış kağıt ve karton, propilen ve diğer olefinlerin polimerleri.

Türkiye'nin Finlandiya'dan yaptığı  ithalat: 716 milyon dolar (2015 Ocak-Ağustos)

Türkiye'nin Finlandiya'dan ithal ettiği başlıca kalemler: Otomobil, steyşın vagonlar, yarış arabaları, kara taşıtları için aksam, parçaları, sırlı seramikten döşeme, kaldırım taşları, şömine, duvar karosu, tişört, fanila, diğer iç giyim eşyası.

Toplam dış ticaret hacmi: 891 milyon dolar (2015 Ocak-Ağustos)

Dış ticaret dengesi : -542 milyon dolar (2015 Ocak-Ağustos)

İlgili Resimler

ANKARA'DA DÜZENLENEN MENFUR SALDIRIYA İLİŞİIN BASIN AÇIKLAMASI

ANKARA'DA DÜZENLENEN MENFUR SALDIRIYA İLİŞİIN BASIN AÇIKLAMASI

Ülkemizde birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz günlerde, katliam niteliğindeki bu menfur saldırı, tüm camiamızı derin üzüntüye boğmuştur. Bizim yıllardır birlikte kardeşçe yaşadığımız güzel ülkemizi direk hedef alan bu saldırıyı şiddetle kınıyoruz. Bu vesileyle saldırıda hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine de sabırlar niyaz ediyoruz. Ayrıca saldırıda yaralanan tüm vatandaşlarımıza da acil şifalar diliyoruz. İçinde bulunduğumuz coğrafyanın sıkıntılarının tam ortasında birlik olmanın, beraber olmanın değerini çok daha iyi bilmemiz gerekirken bu yaşananlar ibret vericidir. Bu katliamın faillerinin mutlaka bulunması ve ülkemizde benzer bir olayın bir daha yaşanmaması en büyük dileğimizdir. Tekrar milletimizin başı sağ olsun. 

 

ÖMER CİHAD VARDAN

DEİK YÖNETİM KURULU BAŞKANI 

İlgili Resimler

DEİK TÜRK VE JAPON 100 CEO’YU TOKYO’DA BULUŞTURDU

DEİK TÜRK VE JAPON 100 CEO'YU TOKYO'DA BULUŞTURDU

Japonya CEO Roundtable Toplantısı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, DEİK Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan, Japonya İş Federasyonu (KEİDANREN) Japonya-Türkiye Ekonomik Komite Başkanı Kenichiro Yamanishi'nin katılımları ile 8 Ekim 2015 tarihinde Japonya'nın başkenti Tokyo'da gerçekleşti.  Toplantıya yaklaşık 100 üst düzey Türk ve Japon Ceo katıldı.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 7-9 Ekim 2015 tarihleri arasında Japonya'nın başkenti Tokyo'da gerçekleştirdiği resmi temaslar kapsamında düzenlenen üst düzey Ceo Roundtable Toplantısı'nın açılış konuşmasında  Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kasım ayında Türkiye'de düzenlenecek olan G-20 zirvesi öncesinde, Türkiye'nin Japonya ile küresel işbirliğine büyük önem verdiğini söyledi. G-20 zirvesinde Japonya Başbakanı Shinzō Abe'yi Türkiye'de ağırlamaktan memnuniyet duyacaklarını belirten Erdoğan, 2014 yılındaki ziyaretinin ardından ‘Ekonomik Ortaklık Anlaşması' sürecinin başladığını vurguladı.  Eylül ayında anlaşma müzakerelerinin üçüncü turunun gerçekleştiğini ifade eden Erdoğan, ekonomik iş birliği anlaşmasının iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerinin en önemli yapı taşı olduğunu belirterek, Asya Pasifik Bölgesi Trans-Pasifik müzakerelerinin gelecekteki yol haritalarını şekillendirecek en önemli unsurların başında geldiğini söyledi. Türkiye ile Japonya arasındaki ticaret hacminin arzulanan seviyenin altında olduğuna dikkat çeken Erdoğan, ticaret dengesinin Türkiye'nin aleyhinde olduğunu belirterek, ticaret dengesinin dengelenmesi gerektiğini söyledi. Dünyanın en önde gelen tarım ülkelerinden biri olan Türkiye'nin Japonya'ya tarım  alanında yaptığı ihracatın artırılması gerektiğini  belirten Erdoğan, dünyanın en büyük tarım ürünü ithalatçısı olan Japonya'nın Türk tarım ürünlerine yönelmesi ile iki ülke arasındaki ticaret hacminin artacağını söyledi.  Japonya'nın yurtdışında yaptığı yatırımlarda Türkiye'nin de en az yüzde bir pay alması gerektiğine değinen Erdoğan, Türkiye'nin özellikle alt yapı alanında büyük fırsatlar sunduğunu söyledi. Erdoğan, Türkiye ile Japonya arasındaki ekonomik ilişkilerin özellikle Sinop Nükleer Santrali ve hızlı tren projelerinin hayata geçirilmesi ile çok daha iyi bir seviyeye geleceğini söyledi.

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci,"Türkiye ve Japonya arasında çok özel bir dostluk ilişkisi vardır" dedi.  Bu güçlü dostluğun Türkiye-Japonya Ekonomik Ortaklık Anlaşması ile perçinleneceğini belirten Zeybekci, iki ülke arasındaki ekonomik ortaklık anlaşmasının gerçek amacına ulaşması için Türk ve Japon iş adamlarından destek beklediklerini vurguladı. Ortaklık anlaşmasının hayata geçmesi ile iki ülke arasındaki ticaret hacminin istenilen seviyeye rahatça ulaşacağını belirten Zeybekci, Japonya'nın son derece başarılı olduğu alt yapı projelerinde özellikle üçüncü dünya ülkelerinde Türkiye ile yapacağı ortaklık ile iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin çok daha fazla güçleneceğini söyledi.

 DEİK Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan ise  2010 yılınının "Uzaktaki yakın ülke" temasıyla Türkiye-Japonya yılı olarak kutlandığını belirterek, 2010 yılı boyunca düzenlenen etkinliklerle iki ülkenin birbirine daha da yakınlaştığını söyledi. Uzaktaki yakın ülke sloganının Türkiye için Japonya'yı tam olarak tanımlamadığını belirten Vardan, Japonya'ya  "Doğu komşumuz Japonya"  demek istediğini söyledi. Son yıllarda artan karşılıklı ziyaretler, hayata geçirilen mega projeler ile ekonomik ilişkiler de önemli gelişmeler olduğunu belirten Vardan sözlerine şöyle devam etti: "Yatırım ilişkilerimiz canlandı; son 3 yılda Türkiye'ye gelen Japon sermayesi 866 milyon dolar seviyesine çıktı. Bu anlamda Japon şirketlerinin Türkiye'de yapmış oldukları sanayi yatırımları bizler için özel önem taşımaktadır. Japonya-Avrupa Birliği Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine paralel olarak Türkiye-Japonya Serbest Ticaret Anlaşmasının da ivedilikle tamamlanmasının iki tarafın da ortak menfaatine olacağını belirtmek istiyorum. Türk-Japon dostluğunun Serbest Ticaret Anlaşması ile taçlanmasını temenni ediyorum."  Bugün düzenlenen CEO Roundtable Toplantısı'nın verimli olduğunu belirten Vardan, 5 Kasım tarihinde Japonya'da gerçekleştirilecek Türkiye-Japonya İş Konseyi toplantısının da  bu görüşmelerin devamı niteliğinde olacağını söyledi.

 

Ek bilgiler(Ekonomi Bakanlığı)

Türkiye-Japonya  Dış Ticaret Rakamları (Ekonomi Bakanlığı)

Türkiye'den Japonya'ya yapılan ihracat: 226 milyon dolar (2015 Ocak-Ağustos)

Türkiye'nin Japonya'ya ihraç ettiği başlıca kalemler: Balıklar, makarnalar, tütün,  düğümlü veya sarmalı halılar ve diğer dokumaya elverişli maddelerden düğümlü veya sarmalı yer kaplam, karayolu taşıtları için aksam, parça ve aksesuarlar.

Türkiye'nin Japonya'dan yaptığı  ithalat: 1.952 milyar dolar (2015 Ocak-Ağustos)

Türkiye'nin Japonya'dan ithal ettiği başlıca kalemler: Buldozerler, greyderler, toprak tesviye makinaları, skreyperler, mekanik küreyiciler, ekskavatörler, karayolu taşıtları için aksam, parça ve aksesuarlar, baskı yapmaya mahsus makinalar; kopyalama ve faks makinaları; bunların aksam, parça ve aksesuarları, binek otomobilleri ve esas itibariyle insan taşımak üzere imal edilmiş diğer motorlu taşıtlar, kauçuktan yeni dış lastikler.

 

Toplam dış ticaret hacmi:  2,177 milyar dolar (2015 Ocak-Ağustos)

Dış ticaret dengesi : -1,726 milyon dolar (2015 Ocak-Ağustos)

İlgili Resimler

MALEZYA ULUSLARARASI TİCARET VE SANAYİ BAKANI DATO’ SRI MUSTAPA MOHAMED İLE TOPLANTI İSTANBUL’DA GERÇEKLEŞTİ

 

MALEZYA ULUSLARARASI TİCARET VE SANAYİ BAKANI DATO' SRI MUSTAPA MOHAMED İLE TOPLANTI İSTANBUL'DA GERÇEKLEŞTİ

Malezya Uluslararası Ticaret Ve Sanayi Bakanı Dato' Sri Mustapa Mohamed ile Toplantı, 5 Ekim 2015 tarihinde İstanbul'da gerçekleşti.  Malezya Dış Ticaret Geliştirme Kurulu (MATRADE) ve Malezya Sanayi Geliştirme İdaresi (MIDA) organizasyonunda, DEİK işbirliğiyle gerçekleşen toplantıya, DEİK Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan, Malezya Ankara Büyükelçisi Dato' Arman Mohamed Zin, DEİK Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, DEİK Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Çalık ve Türk ve Malezya'lı 40'dan fazla  iş adamı katıldı.

Malezya Uluslararası Ticaret ve Sanayi Bakanı Dato' Sri Mustapa Mohamed, toplantıda gerçekleştirdiği sunumda,  Hükümet Dönüşüm Programı (GTP) ‘nın suç oranını düşürme, yolsuzlukla mücadele, eğitimi geliştirme, düşük gelirli ailelerin yaşam standartlarını arttırma, kırsal kalkınmayı geliştirme, kentsel toplu taşımayı geliştirme ve geçim giderlerini düzenleme olmak üzere altı önemli maddeyi içerdiğini söyledi.  Türkiye-Malezya ticari ilişkilerine değinen Mohamed,  Asya Pasifik bölgesinde Türkiye'nin Malezya'nın dördüncü büyük ticari ortağı olduğunu ve iki ülke arasındaki toplam ticaretin 2015 yılı içerisinde yüzde 40 arttırıldığını belirtti.

DEİK Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan, Asya Pasifik bölgesinde Malezya'nın Türkiye için öneminin büyük olduğunu belirterek, İslam dünyasında her iki ülkenin de demokratikleşme ve iktisadi kalkınma adına rolünün büyük olduğunu  söyledi.  Son on yılda iki ülke arasında istikrarlı bir biçimde artan ekonomik ilişkilerin olduğunu ifade eden Vardan, mevcut ticari ilişkilerin iki ülkenin potansiyelini tam olarak yansıtmadığını vurguladı. Vardan, ikili ekonomik ilişkilerde karşılıklı ticaret ve yatırıma ilave üçüncü pazarlarda yatırımın önemine dikkat çekti. Malezya'nın 2020 yılı için tam gelişmiş ülke olma hedefi olduğunu belirten Vardan, Türkiye'nin 2023 yılında dünyanın ilk 10 ekonomisine girme hedefinin göz önüne alındığınını söyledi. Türkiye-Malezya arasında Ağustos ayında yürürlüğe giren Serbest Ticaret Anlaşması'nın rolünün önemli olduğunu belirten Vardan, DEİK'in Malezya ile ilişkilerinde 1995 yılında kurulan Türkiye-Malezya İş Konseyi kapsamında aktif olarak rol aldığını ve  Malezya ile iş birliğine her zaman hazır olduğunu söyledi.

TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 1.476 milyar dolar seviyesinde olduğunu belirterek,  iki ülke arasında özellikle enerji, inşaat, finans, eğitim ve turizm sektörlerinde ticari işbirliğinin geliştirilmesinin istendiğini söyledi. 

 Toplantı, Türk firmalarının Malezya Uluslararası Ticaret Ve Sanayi Bakanı Dato' Sri Mustapa Mohamed'e Malezya kapsamındaki faaliyetlerine ilişkin bilgi –görüş ve önerilerini iletmeleri ile sona erdi. 

İlgili Resimler

UMMAN’IN EN BÜYÜK 100 FİRMASI DEİK EV SAHİPLİĞNDE İSTANBUL’DA TÜRK FİRMALARI İLE YATIRIM VE TİCARET İÇİN BULUŞTU

UMMAN'IN EN BÜYÜK 100 FİRMASI DEİK EV SAHİPLİĞNDE İSTANBUL'DA TÜRK FİRMALARI İLE YATIRIM VE TİCARET İÇİN BULUŞTU

Türkiye-Türkiye-Umman İş Konseyi Ortak Toplantısı, DEİK Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan, Umman Ticaret ve Sanayi Odaları (OCCI) Başkanı Said Saleh Al Kiyumi ve Türkiye-Umman İş Konseyi Başkanı Tevfik Öz'ün katılımları ile 1 Ekim 2015 tarihinde İstanbul'da gerçekleşti. Toplantıya Umman'ın en büyük 100 firması ile Türkiye'den 120 firma katıldı.

Türkiye-Umman İş Konseyi Ortak Toplantısı, DEİK Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan, Umman Ticaret ve Sanayi Odaları (OCCI) Başkanı Said Saleh Al Kiyumi ve Türkiye-Umman İş Konseyi Başkanı Tevfik Öz'ün katılımları ile 1 Ekim 2015 tarihinde İstanbul'da gerçekleşti. Toplantıya Umman'ın en büyük 100 firması ile Türkiye'den 120 firma katıldı.

Türk firmalara Ummanlı yetkililerin, Ummanlı firmalara ise Başbakanlık Yatırım Destek ve  Tanıtım Ajansı, Ekonomi Bakanlığı ve Borsa İstanbul yetkililerinin  eş zamanlı paralel oturumlarda yaptıkları sunumlar ile başlayan toplantıların iş görüşmelerinin başlangıcında konuşan DEİK Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan, iki ülke arasındaki siyasi ilişkilerin iyi olduğunu belirterek, ticaret hacminin yeterli olmadığını söyledi. Vardan, "Bu etkinlik  hepimiz için son derece önemli. Hepimiz aynı noktadayız. Kardeşliğimiz var. Aynı zamanda ülkelerimiz arasındaki siyasi ilişkilerimiz çok iyi. Ancak ticaret ve yatırım hacmi istediğimiz boyutta değil" dedi.  Bu programın amaca hizmet etmek için olduğunu belirten Vardan, "Eğer amaca hizmet etmez ise bu bir başlangıç olsun. Daha sonra daha fazlasını yapacağız. Sadece İstanbul'da da değil üstelik. Türkiye'nin bir çok yerinde ve aynı zamanda Umman'da da organizasyonları gerçekleştirebiliriz" dedi. Toplantı'da tanıtım sunumlarının yapıldığını belirten Vardan sözlerini şöyle sürdürdü, "DEİK, 30 yıl önce 1986 yılında zamanın Başbakanı rahmetli Özal'ın isteği üzerine kuruldu. Biz iş konseyleri ile faaliyet gösteriyoruz. 127 İş konseyi'nin 120'si bölgesel olarak ülke bazlı,  5 sektörel ve 2 özel amaçlı iş konseyi bulunmaktadır. Eğitim ekonomi iş konseyi mevcut. Şu anda Türkiye'de 70 bin öğrenciyi ağırlıyoruz. Amacımız 250 bin öğrenciyi ağırlamak. Türkiye'de şu anda PPP projeleri var. Proje kapsamında şehir hastaneleri yapılacak. Enerji ve Lojistik Konseyleri de var." Türkiye'nin 500 milyon dolarlık yatırım hedefi için ülkelerin yatırım yapmasının önemli olduğunu belirten Vardan, Türk özel sektörünün dış ekonomik ilişkilerini geliştirmek için çalıştıklarını söyledi. Ülkeler arasındaki yatırımların gelişmesi için aktif olunması gerektiğini belirten Vardan, DEİK'in network'ünden dünyanın her yerindeki iş adamlarına ulaşılabileceğini söyledi. Yatırımların hangi alanda olacağının önemine değinen Vardan, "Sizin un ve suyunuz var sadece ekmek yapabilirsiniz; ama birlikte helva yapabiliriz" dedi. 

Umman Ticaret ve Sanayi Odaları (OCCI) Başkanı Said Saleh Al Kiyumi, "Ekonomik alanda büyük  başarı katetmiş bir ülke olarak, Singapur ve Güney Kore'yi örnek olarak gösteriyorduk.  Son beş on yıldır artık yeni bir ekonomi modeli olarak, Müslümanlar açısından Türkiye modeli ortaya çıkmıştır" dedi. Türkiye ve Türkiye'nin güçlü ekonomisi ile övünüldüğünü belirten Kiyumi, "Müslüman ve Türk kardeşlerimizin katetmiş oldukları bu gelişme bizi sevindiriyor" dedi. Hangi ülkede ekonomik gelişme varsa o ülkede güvenlik, siyaset ve sosyal alanlarda ilerlemenin de olduğunu belirten Kiyumi, iki ülke arasındaki siyasi ilişkilerin geliştirildiğini söyledi.  Ekonomik olarak da siyasi başarının katedilemediğini vurgulayan Kiyumi, ekonomik alamda daha büyük  beklentilerin olduğunu ve büyük ticari anlaşmaların gerçekleşmesinin istendiğini belirtti. İki ülke ekonomisinin ortak ekonomi olmasını arzu ettiklerini söyleyen Kiyumi, daha çok proje ile Türk ve Ummanlı iş adamlarının arasındaki işlerin geliştirilmesinin istendiğini belirtti. 60 Türk şirketinin kayıtlı olarak Umman'da çalıştığını belirten Kiyumi, şirketlerin 54 milyon Umman Riyali kapasitesine sahip olduğunu söyledi. Ummanlı iş adamlarının yeni ve stratejik ortaklıklar kurmak için toplantıya geldiğini belirten Kiyumi, "Aramızda halihazırda Türk ortaklıkları olan iş adamları var. Gelecekte ortaklık kurmak için gelen iş adamları da var" dedi. 

Toplantıda, DEİK ile Umman Ticaret ve Sanayi Odaları (OCCI) arasında karşılıklı iyi niyet anlaşması imzalandı. 

Ek bilgiler(Ekonomi Bakanlığı)

Türkiye-Umman Dış Ticaret Rakamları (Ekonomi Bakanlığı)

Türkiye'den Umman'a yapılan ihracat: 221.036 milyon dolar (2015 Ocak-Temmuz)

Türkiye'nin Umman'a ihraç ettiği başlıca kalemler: Petrol yağları ve bitümenli minerallerden elde edilen yağlar, demir veya alaşımsız çelikten çubuklar, izole edilmiş teller, kablolar ve diğer elektrik iletkenler; tek tek kaplanmış liflerden oluşan fibe, dokunmuş halılar ve dokumaya elverişli maddelerden diğer yer kaplamaları, domates.

Türkiye'nin Umman'dan yaptığı  ithalat: 49.790 milyon dolar (2015 Ocak-Temmuz)

Türkiye'nin Umman'dan ithal ettiği başlıca kalemler: İşlenmemiş aluminyum, saf amonyak veya amonyağın sulu çözeltileri, poliasetaller, diğer polieterler, epoksi reçineler, polikarbonatlar, alkit reçineler, polialiesterle, aluminyum saclar, levhalar, şeritler, asiklik alkoller ve bunların halojenlenmiş, sülfolanmış, nitrolanmış veya nitrozalanmış türevleri.

Toplam dış ticaret hacmi:  270.827 milyon dolar (2015 Ocak-Temmuz)

Dış ticaret dengesi : 171.247 milyon dolar (2015 Ocak-Temmuz)

Dış ticaret dengesi : 171.247 milyon dolar (2015 Ocak-Temmuz)Umman İş Konseyi Ortak Toplantısı, DEİK Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan, Umman Ticaret ve Sanayi Odaları (OCCI) Başkanı Said Saleh Al Kiyumi ve Türkiye-Umman İş Konseyi Başkanı Tevfik Öz'ün katılımları ile 1 Ekim 2015 tarihinde İstanbul'da gerçekleşti. Toplantıya Umman'ın en büyük 100 firması ile Türkiye'den 120 firma katıldı.

Türk firmalara Ummanlı yetkililerin, Ummanlı firmalara ise Başbakanlık Yatırım Destek ve  Tanıtım Ajansı, Ekonomi Bakanlığı ve Borsa İstanbul yetkililerinin  eş zamanlı paralel oturumlarda yaptıkları sunumlar ile başlayan toplantıların iş görüşmelerinin başlangıcında konuşan DEİK Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan, iki ülke arasındaki siyasi ilişkilerin iyi olduğunu belirterek, ticaret hacminin yeterli olmadığını söyledi. Vardan, "Bu etkinlik  hepimiz için son derece önemli. Hepimiz aynı noktadayız. Kardeşliğimiz var. Aynı zamanda ülkelerimiz arasındaki siyasi ilişkilerimiz çok iyi. Ancak ticaret ve yatırım hacmi istediğimiz boyutta değil" dedi.  Bu programın amaca hizmet etmek için olduğunu belirten Vardan, "Eğer amaca hizmet etmez ise bu bir başlangıç olsun. Daha sonra daha fazlasını yapacağız. Sadece İstanbul'da da değil üstelik. Türkiye'nin bir çok yerinde ve aynı zamanda Umman'da da organizasyonları gerçekleştirebiliriz" dedi. Toplantı'da tanıtım sunumlarının yapıldığını belirten Vardan sözlerini şöyle sürdürdü, "DEİK, 30 yıl önce 1986 yılında zamanın Başbakanı rahmetli Özal'ın isteği üzerine kuruldu. Biz iş konseyleri ile faaliyet gösteriyoruz. 127 İş konseyi'nin 120'si bölgesel olarak ülke bazlı,  5 sektörel ve 2 özel amaçlı iş konseyi bulunmaktadır. Eğitim ekonomi iş konseyi mevcut. Şu anda Türkiye'de 70 bin öğrenciyi ağırlıyoruz. Amacımız 250 bin öğrenciyi ağırlamak. Türkiye'de şu anda PPP projeleri var. Proje kapsamında şehir hastaneleri yapılacak. Enerji ve Lojistik Konseyleri de var." Türkiye'nin 500 milyon dolarlık yatırım hedefi için ülkelerin yatırım yapmasının önemli olduğunu belirten Vardan, Türk özel sektörünün dış ekonomik ilişkilerini geliştirmek için çalıştıklarını söyledi. Ülkeler arasındaki yatırımların gelişmesi için aktif olunması gerektiğini belirten Vardan, DEİK'in network'ünden dünyanın her yerindeki iş adamlarına ulaşılabileceğini söyledi. Yatırımların hangi alanda olacağının önemine değinen Vardan, "Sizin un ve suyunuz var sadece ekmek yapabilirsiniz; ama birlikte helva yapabiliriz" dedi.

Umman Ticaret ve Sanayi Odaları (OCCI) Başkanı Said Saleh Al Kiyumi, "Ekonomik alanda büyük  başarı katetmiş bir ülke olarak, Singapur ve Güney Kore'yi örnek olarak gösteriyorduk.  Son beş on yıldır artık yeni bir ekonomi modeli olarak, Müslümanlar açısından Türkiye modeli ortaya çıkmıştır" dedi. Türkiye ve Türkiye'nin güçlü ekonomisi ile övünüldüğünü belirten Kiyumi, "Müslüman ve Türk kardeşlerimizin katetmiş oldukları bu gelişme bizi sevindiriyor" dedi. Hangi ülkede ekonomik gelişme varsa o ülkede güvenlik, siyaset ve sosyal alanlarda ilerlemenin de olduğunu belirten Kiyumi, iki ülke arasındaki siyasi ilişkilerin geliştirildiğini söyledi.  Ekonomik olarak da siyasi başarının katedilemediğini vurgulayan Kiyumi, ekonomik alamda daha büyük  beklentilerin olduğunu ve büyük ticari anlaşmaların gerçekleşmesinin istendiğini belirtti. İki ülke ekonomisinin ortak ekonomi olmasını arzu ettiklerini söyleyen Kiyumi, daha çok proje ile Türk ve Ummanlı iş adamlarının arasındaki işlerin geliştirilmesinin istendiğini belirtti. 60 Türk şirketinin kayıtlı olarak Umman'da çalıştığını belirten Kiyumi, şirketlerin 54 milyon Umman Riyali kapasitesine sahip olduğunu söyledi. Ummanlı iş adamlarının yeni ve stratejik ortaklıklar kurmak için toplantıya geldiğini belirten Kiyumi, "Aramızda halihazırda Türk ortaklıkları olan iş adamları var. Gelecekte ortaklık kurmak için gelen iş adamları da var" dedi.

Toplantıda, DEİK ile Umman Ticaret ve Sanayi Odaları (OCCI) arasında karşılıklı iyi niyet anlaşması imzalandı.

 Ek bilgiler(Ekonomi Bakanlığı)

Türkiye-Umman Dış Ticaret Rakamları (Ekonomi Bakanlığı)

Türkiye'den Umman'a yapılan ihracat: 221.036 milyon dolar (2015 Ocak-Temmuz)

Türkiye'nin Umman'a ihraç ettiği başlıca kalemler: Petrol yağları ve bitümenli minerallerden elde edilen yağlar, demir veya alaşımsız çelikten çubuklar, izole edilmiş teller, kablolar ve diğer elektrik iletkenler; tek tek kaplanmış liflerden oluşan fibe, dokunmuş halılar ve dokumaya elverişli maddelerden diğer yer kaplamaları, domates.

Türkiye'nin Umman'dan yaptığı  ithalat: 49.790 milyon dolar (2015 Ocak-Temmuz)

Türkiye'nin Umman'dan ithal ettiği başlıca kalemler: İşlenmemiş aluminyum, saf amonyak veya amonyağın sulu çözeltileri, poliasetaller, diğer polieterler, epoksi reçineler, polikarbonatlar, alkit reçineler, polialiesterle, aluminyum saclar, levhalar, şeritler, asiklik alkoller ve bunların halojenlenmiş, sülfolanmış, nitrolanmış veya nitrozalanmış türevleri.

Toplam dış ticaret hacmi:  270.827 milyon dolar (2015 Ocak-Temmuz)

Dış ticaret dengesi : 171.247 milyon dolar (2015 Ocak-Temmuz)

Türk firmalara Ummanlı yetkililerin, Ummanlı firmalara ise Başbakanlık Yatırım Destek ve  Tanıtım Ajansı, Ekonomi Bakanlığı ve Borsa İstanbul yetkililerinin  eş zamanlı paralel oturumlarda yaptıkları sunumlar ile başlayan toplantıların iş görüşmelerinin başlangıcında konuşan DEİK Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan, iki ülke arasındaki siyasi ilişkilerin iyi olduğunu belirterek, ticaret hacminin yeterli olmadığını söyledi. Vardan, "Bu etkinlik  hepimiz için son derece önemli. Hepimiz aynı noktadayız. Kardeşliğimiz var. Aynı zamanda ülkelerimiz arasındaki siyasi ilişkilerimiz çok iyi. Ancak ticaret ve yatırım hacmi istediğimiz boyutta değil" dedi.  Bu programın amaca hizmet etmek için olduğunu belirten Vardan, "Eğer amaca hizmet etmez ise bu bir başlangıç olsun. Daha sonra daha fazlasını yapacağız. Sadece İstanbul'da da değil üstelik. Türkiye'nin bir çok yerinde ve aynı zamanda Umman'da da organizasyonları gerçekleştirebiliriz" dedi. Toplantı'da tanıtım sunumlarının yapıldığını belirten Vardan sözlerini şöyle sürdürdü, "DEİK, 30 yıl önce 1986 yılında zamanın Başbakanı rahmetli Özal'ın isteği üzerine kuruldu. Biz iş konseyleri ile faaliyet gösteriyoruz. 127 İş konseyi'nin 120'si bölgesel olarak ülke bazlı,  5 sektörel ve 2 özel amaçlı iş konseyi bulunmaktadır. Eğitim ekonomi iş konseyi mevcut. Şu anda Türkiye'de 70 bin öğrenciyi ağırlıyoruz. Amacımız 250 bin öğrenciyi ağırlamak. Türkiye'de şu anda PPP projeleri var. Proje kapsamında şehir hastaneleri yapılacak. Enerji ve Lojistik Konseyleri de var." Türkiye'nin 500 milyon dolarlık yatırım hedefi için ülkelerin yatırım yapmasının önemli olduğunu belirten Vardan, Türk özel sektörünün dış ekonomik ilişkilerini geliştirmek için çalıştıklarını söyledi. Ülkeler arasındaki yatırımların gelişmesi için aktif olunması gerektiğini belirten Vardan, DEİK'in network'ünden dünyanın her yerindeki iş adamlarına ulaşılabileceğini söyledi. Yatırımların hangi alanda olacağının önemine değinen Vardan, "Sizin un ve suyunuz var sadece ekmek yapabilirsiniz; ama birlikte helva yapabiliriz" dedi.

Umman Ticaret ve Sanayi Odaları (OCCI) Başkanı Said Saleh Al Kiyumi, "Ekonomik alanda büyük  başarı katetmiş bir ülke olarak, Singapur ve Güney Kore'yi örnek olarak gösteriyorduk.  Son beş on yıldır artık yeni bir ekonomi modeli olarak, Müslümanlar açısından Türkiye modeli ortaya çıkmıştır" dedi. Türkiye ve Türkiye'nin güçlü ekonomisi ile övünüldüğünü belirten Kiyumi, "Müslüman ve Türk kardeşlerimizin katetmiş oldukları bu gelişme bizi sevindiriyor" dedi. Hangi ülkede ekonomik gelişme varsa o ülkede güvenlik, siyaset ve sosyal alanlarda ilerlemenin de olduğunu belirten Kiyumi, iki ülke arasındaki siyasi ilişkilerin geliştirildiğini söyledi.  Ekonomik olarak da siyasi başarının katedilemediğini vurgulayan Kiyumi, ekonomik alamda daha büyük  beklentilerin olduğunu ve büyük ticari anlaşmaların gerçekleşmesinin istendiğini belirtti. İki ülke ekonomisinin ortak ekonomi olmasını arzu ettiklerini söyleyen Kiyumi, daha çok proje ile Türk ve Ummanlı iş adamlarının arasındaki işlerin geliştirilmesinin istendiğini belirtti. 60 Türk şirketinin kayıtlı olarak Umman'da çalıştığını belirten Kiyumi, şirketlerin 54 milyon Umman Riyali kapasitesine sahip olduğunu söyledi. Ummanlı iş adamlarının yeni ve stratejik ortaklıklar kurmak için toplantıya geldiğini belirten Kiyumi, "Aramızda halihazırda Türk ortaklıkları olan iş adamları var. Gelecekte ortaklık kurmak için gelen iş adamları da var" dedi.

Toplantıda, DEİK ile Umman Ticaret ve Sanayi Odaları (OCCI) arasında karşılıklı iyi niyet anlaşması imzalandı.

 Ek bilgiler(Ekonomi Bakanlığı)

Türkiye-Umman Dış Ticaret Rakamları (Ekonomi Bakanlığı)

Türkiye'den Umman'a yapılan ihracat: 221.036 milyon dolar (2015 Ocak-Temmuz)

Türkiye'nin Umman'a ihraç ettiği başlıca kalemler: Petrol yağları ve bitümenli minerallerden elde edilen yağlar, demir veya alaşımsız çelikten çubuklar, izole edilmiş teller, kablolar ve diğer elektrik iletkenler; tek tek kaplanmış liflerden oluşan fibe, dokunmuş halılar ve dokumaya elverişli maddelerden diğer yer kaplamaları, domates.

Türkiye'nin Umman'dan yaptığı  ithalat: 49.790 milyon dolar (2015 Ocak-Temmuz)

Türkiye'nin Umman'dan ithal ettiği başlıca kalemler: İşlenmemiş aluminyum, saf amonyak veya amonyağın sulu çözeltileri, poliasetaller, diğer polieterler, epoksi reçineler, polikarbonatlar, alkit reçineler, polialiesterle, aluminyum saclar, levhalar, şeritler, asiklik alkoller ve bunların halojenlenmiş, sülfolanmış, nitrolanmış veya nitrozalanmış türevleri.

Toplam dış ticaret hacmi:  270.827 milyon dolar (2015 Ocak-Temmuz)

Dış ticaret dengesi : 171.247 milyon dolar (2015 Ocak-Temmuz)

İlgili Resimler

DEİK YÖNETIM KURULU BAŞKANI ÖMER CİHAD VARDAN VE GENEL SEKRETER MUSTAFA MENTE'NİN KURBAN BAYRAMI TEBRİK MESAJI

İlgili Resimler

DEİK’TEN GÜMRÜK BİRLİĞİNE YENİ BİR YAKLAŞIM

DEİK'TEN GÜMRÜK BİRLİĞİNE YENİ BİR YAKLAŞIM

DEİK ve Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) tarafından 17 Eylül 2015 tarihinde İstanbul'da düzenlenen "AB-Türkiye Gümrük Birliği'nde Kazan-Kazan Yaklaşımı" başlıklı seminerin açılış konuşmasını gerçekleştiren DEİK Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan,"AB'ne üyelik projesi, ülkemizin 50 yılı aşkın zamandır sürdüğü, üzerinde siyasi partilerin ve hemen bu süreçte görev alan tüm hükümetlerin mutabık oldukları bir devlet politikasıdır" dedi. İş dünyasının daima bu sürecin bir parçası olduğunu belirten Vardan, "Bunca emeğin ardından sürecin, üyelikle sonuçlandırılmasını arzu ediyoruz" dedi.

 

Türkiye-AB ilişkilerinde "Kazan-Kazan" anlayışı

Dünyanın en büyük ortak pazarlarından biri olan Avrupa Birliği'nin, Türkiye'nin en büyük ekonomik partneri olduğunu vurgulayan Vardan,  Türkiye'nin ihracatının neredeyse yarısının AB ülkelerine gerçekleştirildiğini belirtti;  "Türkiye'ye gelen küresel sermeyenin yaklaşık  yüzde 70'i yine AB ülkeleri menşelidir. Türkiye, 1996'dan bu yana süren Gümrük Birliği, üyelik müzakereleri ve yasal uyum süreci ile Avrupa ortak pazarının ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Türkiye'nin AB üyeliği, Türk iş dünyası için vazgeçilmez bir önceliktir." Katılım müzakerelerinde yaşanan sorunlara rağmen AB'nin Türkiye için, Türkiye'nin de AB için önemli bir stratejik ortak olmaya devam ettiğini belirten Vardan,  uluslararası ilişkilerin dokusunda ve bölgemizde yaşanan hızlı değişimin, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin stratejik önemini her iki taraf için de artırmakta olduğunu söyledi.  Suriye'den Ukrayna'ya, Ortadoğu'dan Kuzey Afrika'ya son dönemde yaşanan sarsıcı gelişmelerin Türkiye ile AB'nin küresel ve bölgesel tehditler karşısında ortak hareket etmesini zorunlu kıldığını söyleyen Vardan, Türkiye-AB ilişkilerinin "kazan-kazan" anlayışla yeniden sürdürülebilir ve güçlü bir ilişki haline getirilmesi gerektiğini  ve Türkiye ve AB'nin dış politikadan, ekonomik-ticari ilişkilerden, enerji arzı güvenliğinden sınır yönetimine, istihdamdan  göç politikasına kadar pek çok alanda ortak kazanımları olduğunu ifade etti.

 

Güçlü Türkiye demek, Güçlü AB demektir

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Ankara'da geçtiğimiz günlerde B-20 Zirvesi'nin açılış konuşmasında değindiği "Bugün Pekin-İstanbul hattını dikkate almayan hiçbir ekonomik, siyasi, sosyal, kültürel projenin başarıya ulaşma şansı yoktur"  sözüne atıfta bulunan Vardan, "Hükümetimizin AB Stratejisinde belirtildiği üzere; "Güçlü Türkiye demek, güçlü AB demektir"  dedi.  İş dünyası perspektifinden bakıldığında iki konunun önem taşıdığını belirten Vardan, ilk olarak Gümrük Birliği kapsamındaki asimetrilerin giderilmesi gerektiğini, ikinci olarak da Gümrük Birliği kapsamında tarım ürünleri ihracatını, hizmetler ticaretini, kamu alımlarını da kapsayacak şekilde yeni alanlarda genişletilmesi gerektiğini söyledi. 

İlgili Resimler

TÜRKİYE-İTALYA İŞ FORUMU İTALYA'DA GERÇEKLEŞTİ

TÜRKİYE-İTALYA İŞ FORUMU İTALYA'DA GERÇEKLEŞTİ

Türkiye-İtalya İş Forumu,  Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci,  İtalya Ekonomik Kalkınma Bakan Yardımcısı Carlo Calenda, DEİK Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan, Confindustria Genel Müdür Yardımcısı Daniel Kraus ve DEİK Türkiye-İtalya İş Konseyi Başkanı Zeynep Bodur Okyay'ın katılımları ile 14 Eylül 2015 tarihinde İtalya'da gerçekleşti.                                           

Expo Milano 2015 Türkiye Milli Günü kapsamında DEİK tarafından düzenlenen forumun açılış konuşmalarında  Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci,  İtalya pavyonun da Anadolu kültürünün tüm inceliklerini aktarmaya çalışıldığını söyledi.  Türkiye'nin kişi başına düşen milli gelirinin 13 yılda 3000 dolardan 13.000 dolara yükseldiğini belirten Zeybekci, Türkiye'nin tarım sektöründe dünyada yedinci, Avrupa'da birinci sıraya geldiğini vurguladı. Türkiye'nin dördüncü büyük partnerinin İtalya olduğunu belirten Zeybekci, iki ülke arasında 20 milyar dolarlık ticaret hacmi olduğunu söyledi.  Ticaretin önündeki sınırların kaldırılması gerektiğini belirten Zeybekci,  "Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı Anlaşması (TTIP) ve  Trans Pasifik Ortaklığı (TTP) gibi anlaşmalar ile dünyada çeşitli bloklar oluşuyor. Türkiye'nin hedefi AB ile tam entegrasyondur" dedi.  

Expo Antalya 2016 için destek

İtalya Ekonomik Kalkınma Bakan Yardımcısı Carlo Calenda, Türkiye pavyonunun Expo Milano 2015 kapsamında en çok ziyaret edilen pavyonlardan biri olduğunu söyledi.Türkiye İle İtalya arasındaki ikili ticarette  2015 yılının  ilk 6 ayında yüzde 12'lik büyümenin gerçekleştiğini söyleyen Calenda, iki ülke arasındaki ithalat ve ihracatın  son derece dengeli olduğunu belirtti. Enerji, savunma, altyapı ve finans gibi sektörlerde başarılı işbirliklerinin mevcut olduğunu vurgulayan Calenda,  Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletme(KOBİ)'ler arasında da güzel bir sinerjinin mevcut olduğunu söyledi. Calenda, "Tekstil, gıda ve turizm sektörlerinde son dönemde Türkiye'den İtalya'ya 40 civarında yatırım gerçekleşti. Yenilenebilir enerji ve biomedikal sektörlerinde daha çok iş birliği yapabiliriz. İran gibi Orta Asya ülkeleri gibi üçüncü ülkelerde işbirliği yapabiliriz. DEİK'in yaptığı çalışmalar büyük önem taşıyor. Expo Antalya 2016 için bizde aynı desteği vermek isteriz" dedi.

Stratejik ortak: İtalya

DEİK Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan,  Türkiye ve İtalya arasında Akdeniz havzasında eskilere dayanan dostluk ilişkilerinin son 10 senede "stratejik ortaklık" noktasına yükseldiğini söyledi. İtalya'nın Türkiye'de en büyük beşinci küresel yatırımcı haline geldiğini belirten Vardan, Türkiye'nin İtalya'daki yatırımlarının hızlı bir artış gösterdiğini söyledi. İki ülke arasında önümüzdeki dönemde daha güçlü bir yatırım ilişkisi tesis edilebileceğini belirten Vardan, "Türk özel sektörünün küresel markası DEİK sahip olduğu ulusal, bölgesel ve küresel network'ü, profesyonel kadrosu ile sizlerin Türkiye'deki iş ve yatırım projelerine destek vermeye hazırdır" dedi.

Ek bilgiler(Ekonomi Bakanlığı)

Türkiye-İtalya Dış Ticaret Rakamları (Ekonomi Bakanlığı)

Türkiye'den İtalya'ya yapılan ihracat:  3.329 milyar dolar (2015- ilk altı ay)

Türkiye'nin İtalya'ya ihraç ettiği başlıca kalemler: Binek otomobilleri ve esas itibariyle insan taşımak üzere imal edilmiş diğer motorlu taşıtlar, diğer kabuklu meyveler, eşya taşımaya mahsus motorlu taşıtlar, karayolu taşıtları için aksam, parça ve aksesuarlar, diğer örme mensucat, karayolu taşıtları için aksam, parça ve aksesuarlar.

Türkiye'nin İtalya'dan yaptığı  ithalat: 5.392 milyar dolar (2015- ilk altı ay)

Türkiye'nin İtalya'dan ithal ettiği başlıca kalemler: Petrol yağları ve bitümenli minerallerden elde edilen yağlar, karayolu taşıtları için aksam, parça ve aksesuarlar, eşya taşımaya mahsus motorlu taşıtlar, mücevherci eşyası ve aksamı, tedavide veya korunmada kullanılmak üzere hazırlanan ilaçlar.

Toplam dış ticaret hacmi: 8.721 milyar dolar (2015- ilk altı ay)

Dış ticaret dengesi : -2.062 milyar dolar (2015- ilk altı ay)

İlgili Resimler

TÜM OLUMSUZ KOŞULLARA RAĞMEN TÜRKİYE EKONOMİSİ DİMDİK AYAKTA

TÜM OLUMSUZ KOŞULLARA RAĞMEN TÜRKİYE EKONOMİSİ DİMDİK AYAKTA

Türkiye Ekonomisi 2015 yılının ikinci çeyreğinde olumsuz küresel ve bölgesel koşullara rağmen beklentilerin üzerinde yüzde 3,8 büyüyerek küresel piyasalarda güven tazeledi.

2015 ikinci çeyrek büyüme performansını değerlendiren DEİK Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan,  Türkiye ekonomisinin bu büyüme oranının küresel belirsizliklere, genel seçimin tekrarlanacak olmasına rağmen takdir edilmesi gerektiğini söyledi.  Ekonomi yönetiminin isabetli politika tercihlerinin ve Türk özel sektörünün dinamizminin bir sonucu olduğunu belirten Vardan değerlendirmesine şöyle devam etti: "Küresel para piyasalarındaki volatilite nedeniyle Türk lirasında yaşanan konjoktürel dalgalanmalar üzerinden yola çıkarak Türk ekonomisi için "Sıfır büyüme"  hatta "negatif büyüme" kara propagandası yapıldığı bir dönemde bu büyüme rakamı tüketici ve yatırımcı güvenini artırıcı bir gelişmedir. Türkiye, isabetli politika tercihleri ile bu istikrarsız ve belirsiz konjonktürde büyümeyi ve kalkınmayı yönetmeyi başardığını bir kez daha gösterdi.

 

Belirsizliklere Rağmen Büyüme

Büyüme oranının Orta Vadeli Plan'da hedeflenen yüzde 4'ün altında kalmakla birlikte dünya ekonomisindeki yavaşlama, Orta Doğu'daki siyasi belirsizlikler, silahlı çatışmalar, Rusya ve Ukrayna'daki siyasi krizler, emtia fiyatlarındaki dalgalanmalar, Avro bölgesindeki beklentilerin altında kalan büyüme performansı, yükselen piyasa ekonomilerinde yavaşlama, Çin'in yaptığı devalüasyon dikkate alındığında önemli bir büyüme oranıdır. Bu gelimeler küresel piyasalara yön veren ciddi finans kuruluşları tarafından dikkatle takip ediliyor ve takdir ediliyor. Örneğin bu hafta Commercial Bank of China'dan sonra Bank of China'nın Türkiye'de banka kurmak için lisans görüşmelerine başlaması bu Türk ekonomisine ve potansiyeline olan güvenin bir işaretidir."

Türk şirketlerinin küresel etkinliklerinin arttırmak için küresel pazarlarda yaptığı yatırımları sermayenin Türkiye'yi güvensiz bularak yurt dışına kaçmakta olduğu şeklinde gösterilmek çabasının da amaca ulaşmayacağını belirten Vardan "Şirketlerimiz küresel pazardaki etkinliğini arttırmak için stratejik yatırımlar yapmaya devam edecekler. DEİK olarak bunu teşvik ediyoruz ve önümüzdeki dönemde hükümetimizle işbirliği içinde teşvik etmeye devam edeceğiz." dedi.

 

Dış Talepte Ambargo Sonrası İran Etkisi

Büyüme performansımızın önündeki en önemli meselenin dış talebin azalması olduğunu vurgulayan Vardan, dış talep bağlamında ambargo sonrası İran'ın Türkiye'nin ihracatının artması için önemli fırsatları beraberinde getirdiğini belirtti. Vardan şöyle devam etti: "Komşumuz İran ile P5+1 arasında uzun zamandır devam eden müzakerelerin ‎‎"Kapsamlı Ortak Eylem Planı" adı verilen bir anlaşma üzerinde mutabakat ile ambargolar aşamalı olarak kalkacak.  Bu anlaşma ile komşumuz İran güvenlik kaygıları ile hareket eden bir bölge ülkesi olmaktan çıkarak ekonomik ve sosyal kalkınmayı ön plana çıkaracak. Böylelikle bölgede güvenlik kaygılarının yerine refah yaratma kaygıları olacak ve bu dönüşüm iradesi bölgenin demokrasiyle yönetilen en büyük serbest piyasa ekonomisi ve üretim gücü olan Türkiye'nin ekonomik ilişkilerini olumlu yönde etkileyecektir.  İran sahip olduğu doğal kaynakları, genç ve eğitimli nüfusu ile Türk yatırımcısı ve ihracatçısı için birçok yeni iş imkânını beraberinde getirecektir. Özellikle altyapı, hizmet ve perakende sektörlerinde yeni iş imkânları oluşacak. DEİK Türkiye'nin küresel sistemdeki ağırlığının artması, orta ve uzun vadeli hedeflerine ulaşabilmesi için genişleyen kurucu kuruluşları, seçkin üye şirketleri, etkinliği ve verimliliği artan iş konseyleri, karşı konseyleri, deneyimli çalışanları ile Türk özel sektörünün küresel açılımının öncü gücü olmaya, yeni küresel başarı öyküleri yazmaya devam edecektir." 

İlgili Resimler