• Başkan'dan

3 yılı Başkan Yardımcısı olmak üzere 5 yıl Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaptığım DEİK’te, 22 Eylül 2017 tarihi itibarıyla Başkanlık görevini Ömer Cihad Vardan Başkan’dan devralmış bulunuyorum.

Öncelikle, bu göreve beni layık gören Ekonomi Bakanımız Sayın Nihat Zeybekci’ye ve bu kararı destekleyen Başbakanımız Sayın Binali Yıldırım ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a teşekkürlerimi arz ederim.

Merhum Cumhurbaşkanımız Turgut Özal’ın kurdurduğu, ülkemizin dış ekonomik ilişkilerinde çok önemli bir misyon üstlenen DEİK’te, geçmişten bugüne kadar görev yapan tüm Başkanlara, Yönetim Kurulu Üyelerine, İş Konseyi Başkan ve Üyelerine, Profesyonel Kadromuza, DEİK’e gerekli desteği sağlayan Bakanlarımıza, Başbakanlarımıza, Cumhurbaşkanlarımıza teşekkür ediyor, vefat edenlere Allah’tan rahmet diliyorum.

Bir teşekkürüm de, görevi devraldığım ve 3 yıl boyunca Başkanlık görevini başarıyla yürüten Ömer Cihad Vardan Başkanıma. Kendisine, gerek Yönetim Kurulu Üyesi ve Denetleme Kurulu Üyesi, gerekse Başkanlığı süresince yaptığı çalışmalar için şahsım ve DEİK adına teşekkür ediyor, bundan sonraki çalışma hayatında başarılar diliyorum.

Yönetim Kurulumuz ve İş Konseylerimizle birlikte, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da, amacımız; Ticaret Bakanlığımızın koordinasyonunda ve ülkemizin hedefleri doğrultusunda, milletimizin refah ve mutluluğunun artması, ülkemizin uluslararası alanda daha da etkin olması ile evlatlarımızın geleceğinin daha yaşanabilir ve daha adil bir dünyada devam etmesi için var gücümüzle çalışmak olacaktır.

Yeni görevim sebebiyle muhtelif şekillerde samimi tebrik ve dualarını ileten tüm dostlarıma, büyüklerime içtenlikle teşekkür ederim.

Saygılarımla,

Nail OLPAK

1961 yılında Burdur İbecik’te doğan Nail Olpak, Aydın Lisesi’nden mezun oldu. İstanbul Teknik Üniversitesi Makina Fakültesini bitiren Olpak, yüksek lisansını Yıldız Teknik Üniversitesi’nde Enerji alanında tamamladı.

İş hayatına Umar Makina A.Ş.’de başlayan Olpak, Özgün A.Ş.’de Fabrika Müdür Yardımcılığından sonra, Cankurtaran Holding şirketlerinden Esem Elektrik A.Ş.’de Proje Müdürü olarak başlayıp, Holdingin muhtelif kademelerinde üst düzey yöneticilik yaptı, son olarak Başkan Yardımcılığı görevini üstlendi.

Nail Olpak daha sonra, NORA Elektrik Malzemeleri A.Ş, PAK YATIRIM A.Ş. ve OMN A.Ş’yi kurdu. Halen, iki şirketin Yönetim Kurulu Başkanlığını, üçüncü şirketin Yönetim Kurulu Üyeliğini ve bu şirketlerin ortağı olduğu şirketlerin Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerini yürütmektedir.

22 Eylül 2017 tarihinden itibaren Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yapan OLPAK, halen aşağıdaki görevlerini sürdürmektedir;

  • DEİK, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu Yönetim ve İcra Kurulu Başkanı
  • DTİK, Dünya Türk İş Konseyi Başkanı
  • TURK EXIMBANK, Türkiye İhracat Kredi Bankası A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi
  • YOİKK-Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu Üyesi
  • İSTKA, İstanbul Kalkınma Ajansı Yönetim Kurulu Üyesi
  • MÜSİAD, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği Yüksek İstişare Heyeti Üyesi
  • UTESAV, Uluslararası Teknolojik Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Vakfı Kurucular Kurulu Üyesi
  • TUGEV, (İTO) Turizm Geliştirme ve Eğitim Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi
  • İlim Yayma Vakfı, Kurucular Kurulu Üyesi
  • Huzur Hastanesi Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi
  • İGETEV, İnsan Gelişimi ve Toplumsal Eğitim Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi
  • İstanbul Medeniyet Üniversitesi Destekleme Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi
  • Kandilli Kulübü Kurucu Mütevelli Heyeti Üyesi ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili
  • Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB)-Makine Mühendisleri Odası Üyesi
  • Mimar Sinan Mühendisler Birliği (MSMB) Üyesi
  • İTÜ Makina Fakültesi Danışma Kurulu Üyesi
  • Aydın Lisesi Mezunlar Derneği, ALMED Üyesi

Nail Olpak, MÜSİAD (Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği) 5. dönem Genel Başkanı ve MÜSİAD Yüksek İstişare Heyeti Başkanı, IBF (Uluslararası İş Forumu) Başkan Vekili, B20 Türkiye Yürütme Kurulu Üyesi, İTO (İstanbul Ticaret Odası) Meclis Üyesi, İDTM (İstanbul Dünya Ticaret Merkezi) Yönetim Kurulu Üyesi, Huzur Hastanesi Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi, ENVERDER (Enerji Verimliliği Derneği) Yönetim Kurulu Üyesi, MMG (Mimarlar Mühendisler Grubu) Yönetim Kurulu Üyesi ve (YİH) Yüksek İstişare Kurulu Üyesi, Türk Japon Üniversitesi Kurucu Heyeti Üyesi, Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi (BTM) Mütevelli Heyeti Üyesi, Bilişim Vadisi (Muallimköy Teknoloji Bölgesi A.Ş) Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapmıştır.

Nail Olpak’a, Ahi Evran Üniversitesi ve Mehmet Akif Ersoy Üniversiteleri tarafından, Uluslararası İlişkiler dalında Fahri Doktora unvanı verilmiştir.

Evli ve birisi Mimar, diğeri Mekatronik Mühendisi iki erkek çocuk babası olan Nail Olpak, çok iyi derecede İngilizce bilmektedir.

POLONYA İLE TİCARET HEDEFİ: 10 MİLYAR AVRO

POLONYA İLE TİCARET HEDEFİ: 10 MİLYAR AVRO

Polonya-Türkiye İş Forumu, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Polonya Cumhuriyeti Girişimcilik ve Teknoloji Bakanı Jadwiga Emilewicz, DEİK Başkanı Nail Olpak, DEİK/Türkiye Polonya İş Konseyi Başkanı Kemal Güleryüz, Polonya Ticaret Odası Jerzy Drożdż'un katılımları ile 7 Mart 2019 tarihinde Polonya'nın başkenti Varşova'da gerçekleştirildi.

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan'ın Polonya resmi ziyareti kapsamında düzenlenen Türkiye-Polonya İş Forumununun öncesinde Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ile Polonya Girişimcilik ve Teknoloji Bakanı Jadwiga Emilewicz ticari ilişkilerin geliştirilmesini amaçlayan 4. Dönem İstişare Toplantısı mutabakat zaptını imzaladı.

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Polonya ile Türkiye arasındaki ticaret hacminin 6 milyar avroya ulaştığını belirterek, "2017'de Cumhurbaşkanlarımızın altını çizdiği üzere, ilk hedefimiz, bunu 10 milyar avroya taşımak. Dengeli bir ticaret hacmimiz var. Bunu daha da ileri seviyeye götürmek için biz bir taraftan Polonya için ihracat pazarı olurken, bir tarafından da Polonya'nın en iyi tedarikçilerden birisi olmak için çalışacağız. Burada en çok iş insanlarımıza düşüyor. Biz sizin karşılaştığınız zorlukları, güçlükleri gidermek ve önünüzü açmak için buradayız" dedi.  İki ülke arasındaki ilişkilerin 600 yıllık geçmişe sahip olduğunu ve 2009'da stratejik işbirliği anlaşması imzalandığını söyleyen Pekcan, Polonya ile Türkiye arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilere çok olumlu katkıları olacağına işaret ederek, "Polonya bizim için politik, ekonomik, askeri ve kültürel açıdan iş birliği yaptığımız ve önem verdiğimiz ülkedir" ifadesini kullandı. 

"Polonyalı yatırımcıları ülkemize yatırım yapmaya davet ediyoruz"

Türkiye'de çok iyi tasarlanmış yatırımcı dostu teşviklerin olduğunu belirten Pekcan,  "Bu teşvikler talep doğrultusunda güncelleştirebilmektedir. Dolayısıyla Türkiye'nin, Avrupa'da en hızlı kar yapacakları ülke olduğunun altınız çizerek Polonyalı yatırımcıları ülkemize yatırım yapmaya davet ediyoruz" dedi. Türk müteahhitlik sektörünün, "dünyanın en büyük 250 uluslararası müteahhidi" listesinde 46 firma ile Çin'den sonra ikinci sırada yer aldığını bildiren Pekcan, Türk müteahhitlerinin, 123 ülkede toplam değeri 380 milyar dolar olan 9 bin 600'ün üzerindeki projeyi başarıyla gerçekleştirdiğini kaydetti. Türk firmalarının Polonya'da bugüne dek 3,4 milyar dolar değerinde 39 proje üstlendiğini aktaran Pekcan, önümüzdeki dönemde Polonya'da Türk müteahhitlik sektörü için büyük potansiyel bulunduğunu söyledi.

AB ile 21 yıldır ticari ve ekonomik ilişkilerin başarıyla yürütüldüğünü, AB ile Gümrük Birliği anlaşmasının  tarım, kamu alımları ve e-ticareti kapsamadığı için bugün güncellemesinin zorunluluk haline geldiğini vurgulayan Pekcan, bu konuda Polonya'dan ve iş insanlarından destek istediklerini dile getirerek, "Biz AB'den Türkiye olarak herhangi bir ayrımcılık beklemiyoruz. Sadece Türkiye'ye karşı objektif olunmasını, çifte standart uygulanmamasını ve Türkiye'nin üyeliğinin getireceği ekonomik faydanın göz ardı edilmemesini diliyoruz" dedi.

- "Türkiye bizim için büyük önem taşımaktadır"

Polonya Girişimcilik ve Teknoloji Bakanı Jadwiga Emilewicz ise, Polonya'nın Türkiye ile 600 yıldır diplomatik ilişkileri olduğunu hatırlatarak, "Türkiye bizim için büyük önem taşımaktadır" dedi. İki ülke arasındaki ticareti 10 milyar avroya çıkarmak için çalışacaklarını vurgulayan Emilewicz, Türk şirketlerinin Türkiye'den işçi getirme konusunda karşılaştıkları sorunları çözmeye çalışacaklarını söyledi. Türk firmalarının Polonya pazarında kendilerini ispatladıklarını belirten Emilewicz, "Bizim ikili ticaret hacmimizi ikiye katlayacağımıza inanıyorum. Bunun için çalışacağız" dedi.

"AB ile Gümrük Birliği anlaşmasının güncellenmesine ciddi bir ihtiyacımız var"

DEİK Başkanı Nail Olpak ise,  Avrupa Birliği (AB) ile Türkiye arasında Gümrük Birliği Antlaşması'nın imzalanmasının 24. yıl dönümünün 6 Mart tarihinde olduğunu belirterek, "Yeni nesil STA'ların imzalandığı bu süreçte Gümrük Birliği anlaşmasının güncellenmesi noktasında ciddi bir ihtiyacımız olduğunu ısrarlı bir şekilde ifade etmek isterim. Avrupalı dostlarımızdan da bize bu konuda makul şekilde yaklaşım ve destek sağlamalarını talep ediyoruz"dedi. Polonya'nın, Türkiye'nin Orta Avrupa'daki en önemli ticaret ortağı olduğunu söyleyen Olpak, Polonya'dan Türkiye'nin AB ile olan Gümrük Birliği anlaşmasının güncellenmesi için destek istediklerini vurguladı.

Olpak, aralarında binlerce kilometre mesafe bulunan Türklerin ve Polonyalıların, geçmişte aynı sınır üzerinde komşuluk yaparak dost olduklarını ifade ederek, bu dostluğun kendini ekonomik alanda da gösterdiğini söyledi. Polonya'daki Türk iş insanlarının, ülkede bir Türk bankasının kurulması ve iki ülke arasında Ekim 2017'de imzalanan Sosyal Güvenlik Anlaşması'nın yürürlüğe girmesi isteklerinin olduğunu aktaran Olpak, bu konuda Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan'dan destek istedi.

İlgili Resimler

TÜRK DİASPORASI VARŞOVA’DA BULUŞTU

TÜRK DİASPORASI VARŞOVA'DA BULUŞTU

DEİK/Dünya Türk İş Konseyi (DTİK) Polonya Buluşması, T.C. Varşova Büyükelçisi Tunç Üğdül, DEİK-DTİK Başkanı Nail Olpak, DEİK/Türkiye Polonya İş Konseyi Başkanı Kemal Güleryüz, Polonya-Türkiye İş Adamları Derneği (POTİAD) Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Tuncer ve Türkiye ile Polonya iş dünyası temsilcilerinin katılımlarıyla 6 Mart 2019 tarihinde Polonya'nın başkenti Varşova'da gerçekleştirildi.

"Polonya, müteahhitlik sektörü için önemli fırsatlar sunuyor"

Türkiye'nin Varşova Büyükelçisi Tunç Üğdül, Türkiye açısından Polonya'nın hem bir NATO müttefiki hem de Orta ve Doğu Avrupa'daki kilit ortaklarından birisi olması nedeniyle son derece önemli bir ülke olduğunu dile getirdi. Polonya'nın mevcut ve potansiyel ekonomik görünümü hakkında bilgiler veren Üğdül, Polonya'nın, 1992 yılından beri AB ülkeleri arasında kesintisiz bir ekonomik büyüme içinde olduğunu ve 2004 yılından beri AB fonlarından en çok destek sağlayan ülkelerin başında geldiğini belirtti. Kişi başı milli gelirin ve genel hayat standartlarının yükselmesi sonucu, Polonya'nın ilerleyen dönemde AB fonlarından geçmişte olduğu kadar istifade edemeyeceğini söyleyen Üğdül, "AB fonlarının azalması ülkenin altyapı yatırımlarının keskin bir şekilde azalacağı anlamına gelmemektedir. Merkezi Havalimanı gibi benzer başka altyapı projelerinin de farklı finansman yöntemleriyle hayata geçirilmesi mümkün olabilecektir. Polonya'nın sermaye piyasası özellikle kayda değer bir gelişim göstermiştir. Bu çerçevede, Polonya'nın müteahhitlik sektörümüz için de önemli fırsatlar sunmaya devam edeceğine inanıyoruz" dedi.

Ticaret hacmi hedefi 10 milyar dolar

İki ülke Cumhurbaşkanları tarafından belirlenen 10 milyar dolarlık ticaret hedefine gittikçe yaklaşıldığını ifade eden Üğdül, "Bu hedefe daha hızlı bir şekilde ulaşılabilmesi için ekonomik istişareler marjında gerçekleştirilen İş Forumu gibi etkinlikler önem taşımaktadır. Polonya ile ilişkilerimizde ekonomik ve ticari iş birliğinin önemli bir rol oynamaya devam edeceği açıktır. Sivil havacılık, turizm, fuarlara karşılıklı olarak katılım, üçüncü ülkelerde ortak girişimler, yatırımlar, altyapı projeleri gibi iş birliğimizin daha da yoğunlaştırılabileceği çok sayıda alan mevcuttur. Özellikle altyapı projelerinin önümüzdeki dönemde firmalarımız için büyük fırsatlar sunduğu görülmektedir" açıklamasında bulundu.

"DTİK'i tüm dünyaya tanıtmak için hızımızı artırıyoruz"

DEİK-DTİK Başkanı Nail Olpak, "Türkiye ve Polonya arasında, geçmişi 600 yılı aşan bir dostluk var ve etkisini ekonomik anlamda da gösteriyor" dedi.DEİK ve DTİK hakkında bilgi veren Olpak, "Dışişleri Bakanlığımızın ve Ticaret Bakanlığımızın Dünya yapılanmasından esinlenerek, ki bizim yapımıza da uygun olduğunu gördüğümüz Bölge Komitelerimiz, DTİK'in ana omurgasını oluşturuyor" dedi. DTİK'in kurulduğu günden bu yana yurt dışında ülkemiz adına ekonomik alanda lobi faaliyetleri yürüterek, Türkiye'nin güçlü imajını daha da ileriye taşıdığını kaydeden Olpak, DTİK'in küresel aktör olma yolunda ilerleyen ülkemiz için çalışma ve faaliyetlerine son dönemde hız kazandırdığını söyledi. ‘'Yavaşça acele et'' Polonya atasözüne atıfta bulunan Olpak, "Diaspora konusunda farkındalık oluşturmak, DTİK'i tüm dünyaya tanıtmak ve yeni iş birlikleri oluşturmak için hızımızı yavaşça artırıyoruz" dedi.

"DTİK İletişim Platformumuz, kıtalararası iletişimi sağlıyor"

Türk diasporası ile ilgili olarak DTİK'in fonksiyon ve geleceğinin masaya yatırılarak bir strateji çalışmasının hazırlandığını vurgulayan Olpak, çalışmaya Ticaret Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, YTB, TİKA, YEE, Maarif Vakfı, Göç Vakfı gibi tüm paydaş kurumların da dâhil edildiğini ifade etti.

Devlet ve Türk diasporası arasında köprü görevini üstlenen DTİK'in vizyon ve stratejilerinin güncellendiğini kaydeden Olpak, "Çalışmamızın en önemli yöntemi, ‘'ortak akıl'' ile çok farklı görüşler ve fikirlerin de ortaya konulmasıydı. DTİK'in çatısı altında yer aldığı DEİK ile uyumlu, ama kendine has güçlü özelliklerini koruyacağı bir tanım ortaya konuldu. DTİK İletişim Platformumuz ise, Türk Diasporası arasındaki kıtalararası iletişimi sağlayan, Türk girişimcisi ve profesyonelinin iş profillerinin yer aldığı, online bir uygulamamız. Örneğin, Polonya ve Rusya'daki Türk iş insanları birbiriyle bu uygulama üzerinden eşleşiyor ve bilgi paylaşabiliyor. DTİK sorumlumuz, tüm İş Konseyi toplantılarına katılacak ve tüm iş konseylerinde DTİK gündemi de olacak, iş konseylerimizin yurt dışında yapacağı tüm toplantılarından, o ülkedeki DTİK üyelerimize bilgi verilip, davet edilecek. Böylece, o ülkede faaliyet gösteren DTİK üyelerimiz ile o ülkeyle iş yapan DEİK ülke iş konseyi üyelerimizi, sistematik bir şekilde bir arada tutacağız" dedi.

DEİK/ Türkiye Polonya İş Konseyi Başkanı Kemal Güleryüzise, Türkiye ile Polonya arasındaki ticaret hacminin son 10 yıldır dengeli şekilde arttığını ve son yılda Türkiye lehine fazla verdiğini belirterek, ülkenin Türk iş dünyasına önemli yatırım olanakları sunduğunu kaydetti. Dünya Türk İş Konseyi (DTİK)'in kurulma amacına değinen Güleryüz, ayrıca konseyin yurtdışında yaşayan Türk vatandaşların ekonomik faaliyetlerine katkı sunmak için çalışmalar yürüttüğünü, network ortamı sağladığını ve anavatan ile Türk diasporası arasında köprü görevi üstlendiğini açıkladı.

Açılış konuşmalarının ardındanPolonya-Türkiye İş Adamları Derneği (POTİAD) Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Tuncer ise, POTİAD hakkında bilgi vererek, Polonya'da yaşayan Türk iş insanlarının yaşadığı bazı sorunları aktardı. 

İlgili Resimler

DEİK BAŞKANI OLPAK: “KDV İADESİNDEKİ HIZLANDIRMA İLE İŞ DÜNYAMIZ FİNANSAL AÇIDAN YENİ BİR SOLUK ALACAK”

DEİK Başkanı Olpak: "KDV iadesindeki hızlandırma ile iş dünyamız finansal açıdan yeni bir soluk alacak"

Dış Ekonomik Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığının Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğine ilişkin değerlendirme yaptı.

Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından KDV iadelerinde yapılan hızlı geri ödeme düzenlemesinin iş dünyasına finansal açıdan bir güç katacağını belirten DEİK Başkanı Nail Olpak;

"Sayın Bakanımız Berat Albayrak'ın destekleriyle hayata geçirilen KDV iade sürelerinin kısaltılmasını, tüm iş dünyamızın beklentilerine hızla yanıt veren değerli bir adım olarak görüyoruz. Reform niteliğindeki bu yeni düzenleme sayesinde, KDV iadelerinde süre açısından önemli bir hızlanma yaşanacak ve çok daha kolay bir sistem sunulacak. KDV iadelerinin uzamasıyla firmalarımız üzerinde oluşan finansal yük, getirilen yeni düzenleme ile birlikte önemli ölçüde azaltılmış olacak.

Böylelikle; hem ülkemizde iş yapma kolaylığı noktasında önemli bir kazanım sağlandı, hem de firmalarımızın finansal açıdan önleri açılmış oldu. Özellikle KDV iadelerinin yüzde 50'sinin 10 gün gibi kısa bir gerçekleştirilecek olması, iş dünyamızın finansal açından yeni bir soluk almasını sağlayacak."

DEİK, HIRVATİSTAN CUMHURBAŞKANI KITAROVIĆ'I AĞIRLADI

DEİK, HIRVATİSTAN CUMHURBAŞKANI KITAROVIĆ'I AĞIRLADI

TİCARET HACMİ HEDEFİ 1 MİLYAR DOLAR

Türkiye'yi ziyaret eden Hırvatistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Kolinda Grabar-Kitarović, DEİK/Türkiye-Hırvatistan İş Konseyi ev sahipliğinde düzenlenen akşam yemeğinde Türk iş dünyası temsilcileri ile bir araya geldi.

Hırvatistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Kolinda Grabar-Kitarović'in Türkiye ziyareti kapsamında DEİK/Türkiye-Hırvatistan İş Konseyi ev sahipliğinde düzenlenen akşam yemeği 17 Şubat 2019 tarihinde gerçekleştirildi. Yemeğe, Hırvatistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Kolinda Grabar-Kitarović, DEİK Başkanı Nail Olpak, DEİK/Türkiye-Hırvatistan İş Konseyi Başkanı Sadettin Saran, Hırvatistan Ankara Büyükelçisi Hrvoje Cvitanovic, DEİK Yönetim Kurulu Üyesi ve Doğuş Grubu Başkanı Ferit Şahenk, DEİK/Türkiye-Fransa İş Konseyi Başkanı ve TAV Havalimanları Yönetim Kurulu Üyesi ve İcra Kurulu Başkanı Mustafa Sani Şener, MNG Grup Başkanı Mehmet Nazif Günal, Demsa Grup Ceo'su Demet Sabancı Çetindoğan, MB Holding Onursal Başkanı Muharrem Balat, Turkcell Ceo'su Kaan Terzioğlu, Rixos Grubu Yönetim Kurulu Üyesi Fatih Tamince ve Alarko Holding Yönetim Kurulu Üyesi Vedat Aksel Alaton katıldı. DEİK/Türkiye-Hırvatistan İş Konseyi Başkanı Sadettin Saran, "Hırvatistan Cumhurbaşkanı Kitarović'in bu ziyareti iki ülke arasındaki ticaret hacminin arttırılması ve yeni yatırım imkânlarının tespit edilmesi açısından büyük önem taşıyor" dedi.

Hırvatistan Cumhuriyeti CumhurbaşkanıKolinda Grabar-Kitarović, iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari ilişkiler açısından kısa vadedeki hedeflerinin 1 milyar dolar ticaret hacmine çıkarılması olduğunu söyleyerek, ticaret potansiyelinin uzun vadede ise daha fazla artırılması olduğunu ifade etti. 2019'un Ocak ayında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmelerine atıfta bulunan Kitarović, 2016 yılında gerçekleştirilen Türkiye-Hırvatistan İş Forumu'nun ikincisinin de iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi bakımından Hırvatistan'da düzenlenmesinin faydalı olacağını söyledi. Hırvatistan'da bilişim teknolojilerinin yanı sıra turizm ve enerji sektörlerinde fırsatların olduğunu belirten Kitarović, Türk yatırımcıların ve iş insanlarının Hırvatistan'da yaşadıkları problemler varsa ya da olursa çözmek için elinden geleni yapacağını vurgulayarak, Türk iş insanlarını Hırvatistan'a daha fazla yatırım yapmaya davet etti.

"İkili ticareti artırmak için potansiyelimiz var"

DEİK Başkanı Nail Olpakise, 2016 yılının Nisan ayında Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın Hırvatistan ziyaretinin, 2019 yılının başında ise Hırvatistan Cumhurbaşkanı Kolinda Grabar-Kitarović'in Türkiye ziyaretini gerçekleştirdiğini belirterek, ziyaretlerin iki ülkenin ekonomik ve ticari ilişkilerinin gelişmesi için çok önemli adımlar olduğunu söyledi. Türkiye'nin Hırvatistan'ın bağımsızlığını tanıyan ilk ülkelerden biri olduğunu hatırlatan Olpak, hedefin ekonomik, siyasi ve kültürel iş birliği açısından ilişkileri her zaman geliştirmek olduğunu ifade etti. Türkiye ile Hırvatistan arasındaki ikili ticaretin potansiyelin altında olduğuna dikkat çeken Olpak, "İş tarafı sadece ticaret için değil, doğrudan yatırımla birlikte iyi gidiyor. İkili ticareti artırmak için potansiyelimiz var. Hırvatistan'daki Türk yatırımları daha aktif olmaya başladı. Hırvatistan'da turizm, bankacılık, ulaşım ve enerji sektörlerinde yatırımı bulunmaktadır. Yakın gelecekte, ülkemiz arasındaki dostane ilişkilerin yatırım ve ticaret ilişkimize yansıyacağına inanıyorum" dedi.

"Bu ziyaret iki ülke arasındaki ticaret hacminin artırılması açısından büyük önem taşıyor"

DEİK/Türkiye-Hırvatistan İş Konseyi Başkanı Sadettin Saran, "Hırvatistan Cumhurbaşkanı Kitarović'in bu ziyareti iki ülke arasındaki ticaret hacminin arttırılması ve yeni yatırım imkânlarının tespit edilmesi açısından büyük önem taşıyor" dedi. Saran, yemekte yaptığı konuşmada; 1995 yılında kurulan DEİK Türkiye-Hırvatistan İş Konseyi'nin amacının iki ülke arasındaki ortak yatırımların artırılması olduğuna vurgu yaptı. Hırvatistan'daki Türk yatırımlarının özellikle turizm, bankacılık, ulaşım ve enerji sektöründe ivme kazandığını belirten Saran, "Bu başarılı yatırımcılardan bazılarının bugün bu masanın etrafında olduğunu söylemekten çok memnunum.  Türk iş dünyasının temsilcileri olarak, derin tarihsel, kültürel ve sosyal ilişkilerimiz olan Hırvatistan ile her açıdan ekonomik bağlarımızı daha da geliştirmek istiyoruz" dedi. Saran, iki ülkenin karşılıklı yatırımlarının ve ticari ilişkilerinin geliştirmesi için yenilenebilir bilişim teknolojileri, enerji, turizm, tarım ve inşaat sektörlerinin ön plana çıktığını vurguladı.

Saran, konuşmasına şu şekilde devam etti: "Geçen yıl iki ülke arasındaki en yüksek ticaret hacmine tanık olduk. Ticaret hacmimiz 600 milyon dolara yükseldi. İki ülke arasındaki güçlü bağların, dostane ilişkilerin ve ekonomilerinin birbirini tamamlayıcı yapısı göz önüne alındığında mutlaka yapacak çok fazla iş olduğunu söylemeliyiz. Hedefimiz ticaret hacmini 1 milyar dolara çıkarmak. Mart ayında bilişim teknolojileri sektöründeki Türk ve Hırvat firmalarının arasındaki iş fırsatlarını keşfedilmesi için Hırvatistan Ticaret Odası ile iş birliğinde bir toplantı düzenlemeyi planlıyoruz. İki ülke arasındaki ticaret hacmini artırmaya yönelik bir diğer adım da Türkiye ile AB arasındaki Gümrük Birliği'nin modernleşmesini gerektirecektir. 2020 yılında AB dönem başkanlığını üstlenecek Hırvatistan'dan bu konuda destek bekliyoruz. İş dünyası olarak, Hırvatistan ile her açıdan ekonomik bağlarımızı geliştirmek ve güçlendirmek istiyoruz."

Hırvatistan Cumhurbaşkanı Kitarović, açılış konuşmalarının ardından iş insanlarının firma tanıtımları ile Hırvatistan'daki iş ve yatırım iş planlarını dinledi.

İlgili Resimler

TÜRKİYE VE MACARİSTAN BİRLİKTE AFRİKA’DA YATIRIMLARA ODAKLANIYOR

TÜRKİYE VE MACARİSTAN BİRLİKTE AFRİKA'DA YATIRIMLARA ODAKLANIYOR

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Afrika İş Konseyleri ile Türkiye-Macaristan İş Konseyi ev sahipliğinde ve Macar İhracatı Teşvik Ajansı (HEPA) iş birliğiyle düzenlenen Türkiye- Macaristan II. Afrika İş Forumu'nda, Türkiye ve Macaristan'ın Afrika'daki ortak proje ve yatırım finansmanı paneli gerçekleştirildi. Toplantıda özellikle Sahra Altı Afrika'daki iş birliği konuları değerlendirildi.

Türkiye- Afrika İş Konseyleri ve Türkiye- Macaristan İş Konseyi ev sahipliğinde düzenlenen Türkiye- Macaristan II. Afrika İş Forumu, Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Péter Szijjártó, T.C. Ticaret Bakan Yardımcısı Gonca Yılmaz Batur, DEİK Başkanı Nail Olpak, Türkiye-Macaristan İş Konseyi Başkanı Adnan Polat, Türkiye-Afrika İş Konseyleri Koordinatör Başkan Yardımcısı Erhan Barutoğlu,  Türkiye Müteahhitler Birliği Başkan Vekili Selim Bora, Macar İhracatı Teşvik Ajansı (HEPA) CEO'su Gabor Ligetfalvi, Türk Eximbank Genel Müdür Yardımcısı Ali Koray Erden, Macar Eximbank İhracat Finansmanı Sigortası ve Uluslararası İlişkiler Direktörü Viktor Berki, Enexio Hungary A.Ş. Satış Direktörü ve Küresel İş Geliştirme Başkanı Balázs Lakatos ile 150'den fazla Türk ve Macar iş insanlarının katılımıyla 13 Şubat 2019 tarihinde İstanbul'da gerçekleşti.

Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Péter Szijjártó, "Yeni dünya düzeninde, güçlü şekilde müttefik kuranlar başarılı olabilir. Macaristan için de Türkiye böyle bir müttefiktir" dedi. Szijjártó, "Türk ve Macar siyasi liderler samimiyetle görüşüyorlar. İki ülke arasında bir güven oluştu. Bundan en çok faydalanacak olan da ülkelerimizin ekonomileridir. Dikkatimizi artık Afrika'ya yöneltmemiz gerekiyor" dedi. Afrika ile ekonomik iş birliğinin önemine dikkat çeken Szijjártó, Afrika'nın sınırsız imkanları sunması ve Sahra altı Afrika'nın gelecek 10 yılda bölgenin nüfusunun yüzde 35 artacağı beklentisiyle firmalar açısından ciddi kazanç sağlayacağını söyledi. Szijjártó, ayrıca Macar ve Türk firmalarının yapacağı yatırımlar sayesinde Afrikalıların ülkelerinden ayrılmadan hayatlarını istedikleri refah seviyelerinde geçirebilme imkânı bulacaklarını kaydetti.

Macar Eximbank'tan 220 milyon dolar kredi imkânı

Macar Eximbank'ın Afrikada'daki ortak yatırımlar için 220 milyon dolarlık bir kredi oluşturduğunu dile getiren Szijjártó, şunları söyledi: "Kredi kullanılırsa yenisini açabiliriz. Macaristan'ın teknoloji, mühendislik bilgisi su yönetiminde, çevre sanayi, atık yönetimi, enerji projeleri geliştirme ve sağlık projeleri geliştirme alanında dünya çapında biliniyor. Macar firmalar bu alanlarda yatırım yapıyorlar. Geçen yıl Macar ve Türk firmaları iki devletin desteğiyle Kenya'da sanayi alanında bir yatırım gerçekleştirdi. Her iki ülke firmalarından bu başarının üstüne koyarak Afrika'da daha fazla yatırım yapmanızı diliyorum.

"Afrika kıtası umudun, ekonomik canlanmanın ve büyümenin merkezi haline geldi"

Macaristan ile Türkiye'nin Afrika kıtasındaki iş birliğinin önemli bir adım olacağını ifade eden T.C. Ticaret Bakan Yardımcısı Gonca Yılmaz Batur, Afrika kıtasının umudun, ekonomik canlanmanın ve büyümenin merkezi haline geldiğini söyledi. Batur, "Karşımızda hızla kentleşen, orta sınıfı güçlenen, ekonomilerini hammadde bağımlılığından kurtarma uğraşında önemli mesafeler kat eden bir Afrika kıtası mevcut. Macaristan'ın da "Küresel Açılım Stratejisi" kapsamında Afrika'yla ilişkilerini geliştirmekte olduğunu görüyoruz. Başta tarım ve sağlık olmak üzere birçok alanda Afrika'nın kalkınma sürecine destek olmayı arzu ediyor, bu amaçla Afrika'ya yönelik çeşitli faaliyetler düzenliyoruz" dedi. Türkiye'nin Afrika kıtasında 42 ülkede Büyükelçiliği'nin, 26 ülkede Ticaret Müşavirliği'nin bulunduğunu, THY'nin kıtada 37 ülkede 55 noktaya sefer düzenlediğini ve DEİK'in Afrika ülkeleri ile kurulan İş Konseylerinin sayısının 44'e ulaştığını kaydeden Batur, Afrika kıtasındaki 47 ülke ile Ticari ve Ekonomik İşbirliği Anlaşması olduğunu belirterek, Serbest Ticaret Anlaşması ve Yatırımların Karşılıklı Korunması Anlaşmalarının artırılması için çalışmaların sürdürüldüğünü söyledi.

Batur, Türkiye'nin 2003 yılında Afrika kıtası ile 5,4 milyar dolar olan ticaret hacminin 2018 yılında 23,8 milyar dolara yükseldiğini söyledi. Afrika'da 5,7 milyar doları aşan piyasa değerindeki yatırıma sahip olan Türk firmalarının 24 bini aşkın Afrika vatandaşına da istihdam sağladığını belirten Batur, Türk müteahhitlik firmalarının kıtada önemli projeleri tamamladığını ve müteahhitlik firmalarının Afrika genelinde bugüne dek 67,4 milyar dolar değerinde bin 379 proje gerçekleştirdiğini ifade etti.

"Afrika için 3'üncü ülkeler ile iş birliğine olumlu bakıyoruz"

Türkiye'nin Afrika kıtasında elde ettiği tecrübenin, bugün tüm dünyanın dikkatini çektiğini belirten Batur, Afrika için faydalı olması kaydıyla kıtada diğer ülkelerle ortak çalışılmasına da olumlu baktıklarını söyleyerek, "Biz bu deneyimlerimizi Macar kardeşlerimizle paylaşmaktan memnuniyet duyacağız. Her iki tarafın daha güçlü olduğu alanları masaya koyarak ilk aşamada sağlık, bilgi iletişim teknolojileri, su ve atık su yönetimi hizmetleri, inşaat ve mühendislik sektörlerinde iş birliği gerçekleştirebileceğimizi düşünüyoruz" dedi.

"Türkiye- Macaristan birlikteliğini artırarak devam ettireceğiz"

DEİK Başkanı Nail Olpak, uzun yıllar boyunca Türkiye ve Macaristan'ın son derece iyi ilişkilere sahip bir süreçte ilerlediklerini söyledi. 2013 yılında her iki ülke Bakanlarının katılımıyla iş forumu düzenlediklerini ve bugüne kadar her iki ülkede düzenli olarak Türkiye-Macaristan İş Forumu gerçekleştirdiklerini hatırlatan Olpak, "Bugün bu birlikteliği artırarak devam ettireceğiz. Elbette sonuçlarını daha fazla görmek istediğimiz bir forum olmasını diliyoruz. Afrika'da iş yapmayı konuştuğumuz için özellikle Türk Eximbank yetkililerinin ve Macar Eximbank yetkililerinin de burada olmasını önemsiyoruz. Afrika'da ortak projeler geliştirmek ve ortak yatırımlar yapmak için bankalar, medya kuruluşları, devlet kurumları ve iş dünyası örgütlerinin yer aldığı bir inisiyatif oluşturulması, hedef sektörler ve bu sektörlerde iki ülke tarafından birbirini tamamlayan ürün ve hizmetleri belirleyecek ve ikili görüşmeler yaparak mevcut projeleri değerlendireceğiz. Türkiye-Afrika İş Konseylerimiz ve Türkiye – Macaristan İş Konseyimizin ortaklığında ve Macar İhracatı Teşvik Ajansı – HEPA iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz "Türkiye–Macaristan II. İş Forumu'muzun, ticari ve dostluk ilişkilerimizi derinleştireceğine inanıyorum. Yapılacak değerlendirmelerden somut sonuç çıkmasını diliyorum" dedi.

DEİK/Türkiye-Macaristan İş Konseyi BaşkanıAdnan Polat, Türkiye ve Macaristan arasında güçlü ilişkilerin bulunduğunu belirterek, 4 yıl öncesi ile bugün arasında ticaret hacminin yüzde 50 arttığını, 3 milyar doların üzerine çıktığını kaydetti. İki ülke liderinin her bir araya geldiğinde ticaret hacmindeki hedefi artırdığını belirten Polat, kendilerinin de bu hedefleri yakalamak için gayret gösterdiğini ifade etti. Türk iş insanlarının Macaristan'a yatırımlarının 4 yıl öncesine göre 8,10 misli artmış olduğunu aktaran Polat, "4 yıl önce THY'nin Budapeşte'ye hafta 3 uçuşu vardı, şimdi günde 5 uçuş var iki taraf da dolu, yer bulmak mümkün değil. Siyasi olarak da Macaristan ile iyi ilişkilerimiz var" dedi. Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Peter Szijjarto'nun ilişkilerin gelişmesindeki çabalarının önemini vurgulayan Polat, "İki ülke ekonomik ve siyasi alanda birçok iş birliği yapıyor. Artık iş adamlarımızın da aynı çabayı göstermesi lazım. Biz de elimizden gelen yardımı yapmaya hazırız." dedi.

DEİK/Türkiye-Afrika İş Konseyleri Koordinatör Başkan Yardımcısı Erhan Barutoğlu, Türkiye Macaristan arasındaki karşılıklı iş birliğinin Afrika Kıtası ülkelerinde de devam etmesi ve artması yönünde önemli mesafenin kat edileceğine inandığını belirtti. Türk ve Macar firmalarının beklentilerini sürdürülebilir ve verimli bir şekilde karşılayacak iş ve iş birliği modellerinin geliştirileceğini belirten Barutoğlu, "Afrika kıtasının artan genç nüfusu, hammadde kaynaklarının varlığı ve bunların ihtiyaç pazarlarına ulaştırılması için enerji, altyapı ve ulaşımın mutlak geliştirilmesi zorunluluğu bulunuyor. Afrika kıtasında yer alan ülkelerin bir çoğunun zengin kaynaklarına rağmen, gerekli bilgi, tecrübe ve teknolojiye gelişmiş ülkeler kadar yakın olmamaları sebebiyle, Afrika Kıtası ülkeleri tüm dünya ülkeleri için büyük bir pazar olarak tanımlanıyor. Ekonomik hedeflere hizmet edecek altyapının yetersiz olması veya olmaması Afrika ülkelerinin ekonomik hedeflerini gerçekleştirmek için Türkiye gibi, Macaristan gibi ülkelerin değerli firma, ürün ve hizmetlerine ne kadar ihtiyacı olduğunu gösteriyor" dedi. Barutoğlu, Macaristan ile Türkiye arasında tesis edilecek iş birliği modelinin Afrika Kıtası ülkelerinin üzerinde kazan kazan ilkesi odağında olacağına inandığını belirtti.

Macar İhracatı Teşvik Ajansı (HEPA) CEO'suGabor Ligetfalvi ise, "İkili ilişkilerimizi yeni bir boyuta ulaştırmaktan mutluluk duyacağız. Türkiye'nin tecrübesi, coğrafi özelliklerimiz büyük bir önem taşıyor. Konferansımızda faydalı bir gelişme olacağını ümit ediyorum" dedi.

Açılış Konuşmalarının ardından Forum, Afrika'da Türk-Macar Ortak Proje ve Yatırım Paneli ile devam etti. Panelin ardından ikili iş görüşmeleri gerçekleştirildi.

İlgili Resimler

KIRGIZİSTAN, AVRASYA PAZARINA AÇILAN KAPI

Kırgızistan Ekonomi Bakanı Türk İş İnsanlarına İş birliği ve Yatırım Çağrısında Bulundu

KIRGIZİSTAN, AVRASYA PAZARINA AÇILAN KAPI

Kırgızistan İş ve Yatırım Olanakları Toplantısı, Kırgızistan Cumhuriyeti Ekonomi Bakanı Oleg Pankratov'un Türkiye'yi ziyareti kapsamında DEİK Başkanı Nail Olpak ve Türkiye–Kırgızistan İş Konseyi ev sahipliğinde 31 Ocak 2019 tarihinde İstanbul'da gerçekleştirildi.

Kırgızistan İş ve Yatırım Olanakları Toplantısı'na, Kırgızistan Cumhuriyeti Ekonomi Bakanı Oleg Pankratov, DEİK BaşkanıNail Olpak, Kırgızistan Ekonomi Bakanlığı Ticaret Politikaları Genel Müdürü Аskat Bekov, Kırgızistan Ekonomi Bakanlığı Yatırım Politikaları Daire Başkanı Аliaskar Turgunbaev, Kırgızistan Ekonomi Bakanlığı Devlet Mülk İdaresi Daire Başkanı Eldana Satarova, Bişkek Serbest Ekonomi Bölgesi Müdürü Manas Murataliev, DEİK/Türkiye-Kırgızistan İş Konseyi Başkan Yardımcısı Aydın Mıstaçoğlu, Kırgızistan İstanbul Başkonsolosu Erkin Sopokov, DEİK Genel Sekreteri Caner Çolak ve 50'den fazla Türk ve Kırgız iş insanları katıldı. Kırgızistan'ın iş ve yatırım olanakları hakkında bilgilerin paylaşıldığı toplantıda, Türk firmaları ile ortaklıkların kurulması, karşılıklı mal ticareti hacminin arttırılması, Kırgızistan'da yakın zamanda hayata geçirilecek önemli altyapı projeleri ve Narın Serbest Ekonomik Bölgesi hakkında ayrıntılı bilgiler ele alındı.

Türkiye ve Kırgızistan arasında çalışma grubu kurulacak

Kırgızistan Cumhuriyeti Ekonomi Bakanı Oleg Pankratov, Kırgızistan'la ilgili fırsatlardan ve yatırımlarla ilgili büyük projelerden bahsederek, "Bizim amacımız gerçekten somut iş birliklerine kapı açmaktır" dedi. Ankara'da Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ile de görüştüklerini aktaran Pankratov, "İki ülke Ticaret ve Ekonomi Bakanlıkları arasında ortak çalışma grubu kurulması için karar aldık. Çalışma grubu, hızlı bir şekilde sektörel ilişkilerin geliştirilmesi ve yeni projelerin tanıtım faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi üzerine çalışılacak" açıklamasını yaptı.

"185 milyonluk piyasaya engelsiz satış gerçekleşiyor"

Kırgızistan ekonomisine ilişkin tanıtım sunumunu gerçekleştiren Bakan Pankratov, Kırgızistan'ın stratejik konumundan bahsederek, ülkenin Avrasya Gümrük Birliği'ne üye olması ve Çin, Kazakistan, Özbekistan, Rusya Federasyonu gibi ülkelere komşu olması sebebiyle ekonomik iş birliklerindeki potansiyelin altını çizdi. Pankratov, Kırgızistan'ın İran ve Azerbaycan ile de Serbest Ticaret Anlaşması olduğunu belirterek, "Kırgızistan'dan 185 milyonluk piyasaya engelsiz satış gerçekleşiyor" dedi. Her yıl 10 milyarlık ürünün Kırgızistan gümrüklerinden geçip yayıldığını kaydeden Pankratov, "Rusya Federasyonu şu anda üçüncü ülkelerden ithalata bazı engeller koyuyor. Mesela özel etiketleme şartı koşacak. Dolayısıyla Rusya'ya ihracat zorlaşacak, maliyet açısından külfetli olacak ve zaman alacaktır. Bu konuda iş birliğine hazırız. Zamanında tedbir almazsak, başka ülkeler bizden önce davranabilir" şeklinde konuştu.

Tekstilde kamu-özel sektör iş birliği fırsatı

Türkiye'yi örnek alarak devlet ve özel sektör iş birliğine sıcak baktıklarını belirten Pankratov, bu konuda Türk iş insanlarının nadide tecrübelerinden faydalanmak istediklerini dile getirdi. Kırgızistan'da özellikle tekstil, deri, konfeksiyon alanlarında ortak işletmeler kurulmasını istediklerini söyleyen Pankratov, "Bu ortak işletmelerde sizin teknolojiniz bizim gücümüz ile ürün üretelim" dedi. Pankratov, "Narın bölgesinde terminal, liman ve demiryolu işletmesine ihtiyaç var. Kamu ve özel sektör iş birliği ile bunu yapmak istiyoruz. Türk iş insanları için bu proje bir fırsattır ve davetimiz geçerli" dedi. Tekstile önem verdiklerini ve özel vergi imtiyazı sunulduğunu belirten Pankratov, "Hazır giyim konfeksiyonun bulunmasını da arzu ediyoruz. Türkiye'nin tecrübesi sayesinde üçüncü ülkelerde iş birliği yapabiliriz. Yatırımcıların yeni teknolojiler, yeni yöneticiler ve yeni yönetim teknolojilerini de beraberinde getirmelerini bekliyoruz" dedi.

"Ticaret hacmini 1 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz"

DEİK Başkanı Nail Olpakise, Türkiye ve Kırgızistan arasındaki çok boyutlu ilişkinin siyasi, ticari, askeri, eğitim, sağlık ve ulaştırma alanlarında olmak üzere 200'ün üzerinde anlaşma ve protokolden oluşan geniş bir çerçevede sürdüğünü söyledi. İstikrarlı ekonomisi ve değerli madenleri ile önemli bir potansiyel barındıran Kırgızistan ile Türkiye arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin kazan-kazan ilkesiyle devam ettiğini belirten Olpak, Türkiye'nin Kırgızistan'dan ithalatında altının ön plana çıktığını, Türkiye'nin Kırgızistan'a ihracatında ise hazır giyim ve tekstil ürünlerinin ilk sıralarda yer aldığını aktardı. 2018' yılının ilk 11 ayında Türkiye'nin Kırgızistan'a ihracatında yüzde 10'luk artışın olduğunu belirten Olpak, "Son 5 yıllık dönemde, karşılıklı ticaret hacmimiz 500 milyon dolar civarında seyrediyor. Ancak bu rakam gösteriyor ki, Kırgızistan ile Türkiye arasındaki ticaret, hala potansiyelinin oldukça uzağında. Kırgızistan ile Türkiye arasındaki ticaret hacmini, en kısa sürede 1 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz" diye konuştu.

"PPP projelerinin başarıyla hayata geçirileceğine inanıyorum"

2018 yılı Eylül ayında Bişkek'te her iki ülke Cumhurbaşkanı ve ilgili Bakanların katılımıyla Türkiye – Kırgızistan İş Forumu'nu gerçekleştirdiklerini hatırlatan Olpak, gerçekleştirilen forumda Kırgızistan Yatırımları Teşvik ve Koruma Ajansı ile İşbirliği Protokolü imzaladıklarını belirtti. Olpak sözlerine şöyle devam etti: "Bu protokol ile iki ülke arasındaki ekonomik canlılık gözle görülebilir şekilde arttı; daha da artacağına inanıyorum. Forumun hemen ardından, ‘'Türkiye-Kırgızistan PPP Konferansı''mızı Bişkek'te gerçekleştirdik. Konferansta, Türkiye'nin kamu ve özel sektör ortaklığı (PPP) deneyimleri aktarıldı, önemli faydalar çıkar diye düşünüyorum. Hidroelektrik potansiyeli konusunda ilgili projeler hakkında bilgi alışverişinde bulunuldu. Bunlar çok önemli gelişmeler. Birlikte çalışma kültürümüzün kendini en güzel şekilde gösterdiği alanlardan biri olduğunu düşündüğüm PPP projelerinin başarıyla hayata geçirileceğine inanıyorum."

Ekonomi Bakanı Oleg Pankratov'un ülke sunumunun ardından toplantı soru-cevap bölümüyle tamamlandı. Toplantı, hediye takdiminin ardından sona erdi. 

İlgili Resimler

TÜRKİYE VE MALTA TİCARETTE GÜÇLERİNİ BİRLEŞTİRECEK
Malta'dan Türkiye'ye Cumhurbaşkanı Düzeyinde İlk Resmi Ziyaret
 
TÜRKİYE VE MALTA TİCARETTE GÜÇLERİNİ BİRLEŞTİRECEK
 
Türkiye ile Malta arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesi amacıyla Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu-DEİK ve Malta Ticaret Odası iş birliğiyle düzenlenen Türkiye-Malta İş Konseyi Toplantısı'nda, Malta'nın yatırım fırsatları ve ticari iş birliği konuları ele alındı.
 
DEİK/Türkiye-Malta İş Konseyi ve Malta Ticaret Odası'nın birlikte düzenlediği Türkiye-Malta İş Konseyi Toplantısı, Malta Cumhurbaşkanı Marie Louise Coleiro Preca, T.C. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Malta Dışişleri ve Ticaret Geliştirme Bakanı Carmelo Abela, Malta Ekonomi, Yatırım ve Küçük İşletmeler Bakanı Dr. Christian Cardona, T.C. Turizm Bakanı Mehmet Ersoy, T.C. Ticaret Bakan Yardımcısı Gonca Yılmaz Batur,  Planlama ve Emlak Piyasası Parlamento Sekreteri Chris Agius, Malta Ticaret Odası Başkanı Frank V. Farrugia ve  Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi'nde Baş Proje Direktörü Necmettin Kaymaz'ın katılımları ile DEİK Başkanı Nail Olpak ve DEİK/Türkiye-Malta İş Konseyi Başkanı Halis Ali Çakmak'ın ev sahipliğinde 23 Ocak 2019 tarihinde İstanbul'da gerçekleşti. Toplantıya Türk ve Maltalı 250'den fazla iş insanı katıldı.
 
Malta Cumhurbaşkanı Marie Louise Coleiro Preca, "Türkiye'ye heyetimle birlikte yaptığımız bu ziyarette, karşılıklı ilişkilerimizi geliştirmek için üst düzey yetkililer ile bir araya geliyoruz" dedi. Türkiye ile Malta'nın Akdeniz ülkesi olduğunu fakat rakip olmadığını belirten Preca, Malta'nın stratejik potansiyelinin çok yüksek olduğunu ve Avrupa'nın kalbinde yer aldığını söyledi. Türkiye-Malta İş Konseyi Toplantısı'nın ve ikili iş görüşmelerinin önemli sonuçları da beraberinde getireceğini vurgulayan Preca, "Sizler, özel sektör temsilcileri olarak gerekli yaratıcı, yenilikçi adımlar atarak, fırsatları hayata geçireceksiniz" dedi. Türkiye ve Malta halkının çıkarları ve refahı için iki ülkenin ortak ve dost olması gerektiğine değinen Preca, "Türkiye ziyaretinde özel sektör heyetimiz ve bakanlarımız burada. Türkiye'den de çok önemli katılımcılar toplantıda. Dolayısıyla iki ülkenin birbirine duyduğu güvenin çok güzel bir göstergesini görüyoruz. Bu da bizi çok mutlu ediyor" dedi. Türkiye ile Malta arasındaki ticaret hacminin artması konusunda çok hızlı bir şekilde hareket edileceğini belirten Preca, "Türkiye'den Malta'ya gelen girişimcilerin sayısının artması önemli. Aynı zamanda Malta'dan Türkiye'ye turist olarak gelen birçok kişi var. Eğitim turizmi konusuna önem veriyoruz. Daha fazla Türk öğrencinin dil öğrenmesi için Malta'ya gelmesini isteriz" dedi. 
 
Preca: "Türkiye'yi AB müzakereleri sürecinde desteklemeye devam edeceğiz"
 
Hem özel sektörün hem de diğer paydaşların Malta'daki fırsatları iyi değerlendirmesini istediklerini belirten Preca, "Malta hükümeti olarak biz de Türkiye'deki fırsatları iyi değerlendireceğiz. Malta, özel sektöre doğru bir ortam sağlıyor ve profesyonel iş gücüne sahip" dedi.  İki ülkenin birbirine sınır koymaması gerektiğini vurgulayan Preca, refah ortamının oluşması ve iki ülke hükümetinin yatırımcılarını desteklemesi gerektiğini belirtti. Preca, Türk yatırımcılarının bankacılık, sigortacılık, denizcilik, alt yapı alanlarında faaliyet gösterdiğini söyledi. Malta'nın Türkiye'nin Avrupa Birliği müzakerelerini desteklemeye devam edeceğini belirten Preca, özel sektörlerin arasındaki iş birliğinin artırılması için yenilikçi yöntemlerin kullanıldığını ifade ederek, "Gelin güçlerimizi birleştirelim" dedi. 
 
İki ülke ticaret hacmi hedefi 1 milyar dolar 
 
T.C. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Malta Cumhurbaşkanı Marie Louise Coleiro Preca'nın Malta'dan Türkiye'ye Cumhurbaşkanı düzeyinde ilk ziyareti olduğunu söyledi. Türkiye-Malta İş Konseyi Toplantısı'nın iki ülke iş dünyasını buluşturduğunu ve yeni bir dönemin başlayacağını belirten Oktay, gönül birlikteliği ve iki ülkenin coğrafi yakınlığının ikili ilişkilerin önemli unsurlarından olduğunu söyledi. Siyasilerin iki ülkenin ticari ve ekonomik ilişkilerinin geliştirilmesi için destek verdiğini kaydeden Oktay, Türkiye ile Malta'nın ticaret hacminin 1 milyar dolar seviyesine yükseltilmesi hedefine uygun olarak çalışması gerektiğini belirtti. Oktay, ticaret hacminin ve yatırımların artması için iki ülke hükümetinin iş dünyasına destek vereceğini söyledi. Türkiye ekonomisinin temellerinin sağlam olduğunu belirten Oktay, "Son 16 yılda Türkiye kapsamlı ve hedef odaklı uyguladığı politikalar sonucunda sağlam bir ekonomik yapıya ve istikrara kavuşmuştur. 2018 yılında 168 milyar doların üzerinde bir ihracat rakamı ile Cumhuriyet tarihimizde yeni bir ihracat rekoru kırdık" dedi.
 
 "Savunma ve güvenlik stratejik alanlarında üçüncü ülkelerde iş birliği yapabilir"
 
Türkiye'nin geniş bir coğrafyayı kapsayacak şekilde, üretim ve ticaret üssü olmaya uygun bir konumda olduğunu belirten Oktay, Türkiye'nin genç ve eğitim düzeyi yüksek nüfusu, yerleşik iş kültürü, gelişmiş altyapısı ve coğrafi konumu ile Maltalı yatırımcılar için cazibe merkezi olduğunu vurguladı. Türkiye ile Malta arasındaki iş birliği alanlarında savunma ve güvenlik sektörünün geliştirilebilecek stratejik alanlar olduğunu belirten Oktay, sadece iki ülke arasında değil, üçüncü ülkelerde de iş birliği yapılabileceğini söyledi. Türk Hava Yollarının Malta-İstanbul arasında 2013 yılında başlayan uçuşlarının sayısının kısa sürede 14'e yükseldiği bilgisini paylaşan Oktay, iki ülkenin bütün fırsatları karşılıklı olarak kazan-kazan ilişkisi ile değerlendirildiğini belirterek, ürün yelpazelerinin çeşitlendirilmesi gerektiğini söyledi. Oktay, iki ülke iş dünyasının karşılıklı ticaret ve yatırım fırsatlarını değerlendirmesi için teşviklerin devam edeceğini söyledi. 
 
Malta Dışişleri ve Ticaret Geliştirme Bakanı Carmelo Abela, diplomatik ilişkilerin kurulduğu 1967'den beri Malta ve Türkiye arasında ikili ilişkilerin sürekli güçlendiğini belirterek "Bu zamana kadar birçok anlaşma imzalandı. Son 5 yıla bakacak olursak, ilişkilerimiz gerçekten inanılmaz bir şekilde gelişti. Hem siyasal hem de ekonomik anlamda ve bölgesel olarak ikili diplomatik ilişkilerimiz hiçbir zaman bu kadar güçlü olmamıştı" dedi.  2017 yılı Ekim ayında Malta Büyükelçiliği'nin açılmasıyla ikili ekonomik ilişkilerin direkt temaslar sayesinde güçlendiğini belirten Abela şunları söyledi: "Jetco ve benzeri yapılan toplantılarda Türkiye'ye daha fazla destek sağlayacağımız konusundan bahsettik. Avrupa Birliği'ne üyelik konusunda şu anda gerçekten Malta'yı iyi bir iş birliği olarak düşünmenin en uygun zamanıdır. Malta'dan Türk piyasasına ihracat yapılabileceği gibi Orta Asya ve Orta Doğu'ya da aynı şekilde ihracat yapılabilir. Batı Afrika'ya da açılma yolu var. Bu tür partnerlikler yapılabilir. Şuna inanıyorum ki, bu organizasyonda Cumhurbaşkanımızın Türkiye ziyareti iki ülke arasında herhalde daha güçlü köprüler kuracaktır" 
 
Malta Ekonomi, Yatırım ve Küçük İşletmeler Bakanı Dr. Christian Cardona, Türkiye'nin AB nezdindeki katılım çalışmalarını desteklemeye devam edeceklerini söyledi. İkili ilişkileri daha da derinleştirmek, özellikle ticaret ve yatırım anlamında üzerlerine düşeni yapmak üzere burada olduklarını ifade eden Cardona, "Türkiye biliyorsunuz gerçekten de en dinamik ekonomilerinden bir tanesi. Dünyanın ve dolayısıyla bizim için pek çok farklı fırsatı barındıran bir ülke ve özel sektörün de bu fırsatlardan faydalanmasını canı gönülden istiyorum" dedi. Malta'nın AB'nin en küçük ülkelerinden biri olmasına rağmen AB'de en güçlü performansa sahip ekonomilerden birisi olduğunu belirten Cardona, "Malta'nın büyümesine katkı sağlayan Türk şirketlerin yatırımları da var. Lojistik, ulaşım alnında fırsatlar söz konusu olabilir. Mesela çifte vergilendirmenin önünün kesilmesi için bir anlaşma imzalandı aynı zamanda Malta Ticaret Odası bünyesinde bir İş Konseyi kuruldu. Büro, şirketler ve girişimciler arasında bir köprü olarak faaliyet gösterecek. Anlaşmalar ancak bu sayede hayata geçirilebilir" dedi. Malta'nın, Avrupa Birliği'ne bir giriş kapısı olarak da görülebileceğini dile getiren Cardona, "Bu toplantı önümüzü daha da açacak. Hem ülkelerimiz arasında hem de girişimcilerimiz arasında daha da sıkı ilişkiler kurulmasını sağlayacak" şeklinde konuştu.
 
DEİK Başkanı Nail Olpak, Türkiye'den Malta'ya yapılan doğrudan yatırım miktarının 1 milyar doların üzerinde olduğunu belirterek, "Türk firmalarının Malta'da yatırımları gurur verici. Ama, Malta İş Dünyası temsilcilerinin de ülkemizde yatırımlarını arttırmaları, en büyük arzumuz. Şayet birlikte çalışma fırsatımız olursa, Malta – Gozo Tünel Projesi'nde de başarılı işler çıkaracağımıza yürekten inanıyorum" dedi. Bir zamanlar 1,2 milyara ulaşan ikili ticaret hacminin 600 milyon dolara düştüğüne dikkat çeken Olpak, Bu noktada da, biz iş insanlarına büyük bir sorumluluk düştüğüne inanıyorum. Daha yüksek ölçekli ticaret hacimlerine ulaşmak için, karşılıklı çalışma ve iş birliği kültürünü geliştirmemiz ve derinleştirmemiz gerekiyor" diye konuştu. Gümrük Birliğinin güncellenmesi gerektiğini vurgulayan Olpak, "Biz bunu her ortamda söylüyoruz ve söylemeye devam edeceğiz. AB Gümrük Anlaşması güncelleme sürecinde Maltalı dostlarımızın başta Sayın Cumhurbaşkanı olmak üzere bizlere verdiği desteğin artarak devam etmesini istiyoruz" dedi.
 
Planlama ve Emlak Piyasası Parlamento Sekreteri Chris Agius ise, son yıllarda emlak konusunda Malta'nın gelişmeler gösterdiğini vurguladı. Agius, yatırım programlarından bahsederek Malta'da bir fırsat olduğunu ve fırsatlardan yararlanma noktasında yardımcı olacaklarını söyledi.
 
DEİK/Türkiye-Malta İş Konseyi Başkanı Halis Ali Çakmak ise, "İkili ilişkilerimiz 1967 yılından bu yana büyük bir ivme ve heyecanla devam ediyor. Malta, ilk defa bu denli üst seviye ile katılım gösteriyor. Bu da çok sevindirici" diye konuştu.
 
Malta Ticaret Odası Başkanı Frank V. Farrugia, "Hem Akdeniz'de hem de iki ülke arasındaki ilişkileri güçlendirmek için çalışıyoruz. Ticaret odamızın amacı, iki ülke arasındaki ticari ve ekonomik ilişkileri sürdürmektir. İki ülke iş insanları arasında ticari ve ekonomik iş birliği büyümeye devam edecektir" dedi.
 
 

İlgili Resimler

NAİL OLPAK: “BEKLENTİLERİN ÜZERİNDEKİ PERFORMANS GÜVEN VERİCİ”

NAİL OLPAK: "BEKLENTİLERİN ÜZERİNDEKİ PERFORMANS GÜVEN VERİCİ"

DEİK Başkanı Nail Olpak, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın liderliğinde hayata geçirilen Enflasyonla Mücadele Programı'yla yılsonu hedeflerinde beklentilerden daha iyi bir performans elde edildiğini ve bu sonucun iş dünyası için güven verici olduğunu söyledi.

DEİK Başkanı Nail Olpak, yaptığı yazılı açıklamada şunları kaydetti:

"Hazine ve Maliye Bakanımız Yeni Ekonomi Programı'nı açıkladığında yılsonu enflasyon beklentisi yüzde 20,8'di. Aralık ayındaki rakamla birlikte yılı bu seviyenin altında tamamladık. Ticaret Bakanlığımızın da önemli katkı sağladığı bu sonuç, piyasalar açısından 2019 yılı beklentileri için güven verici oldu. Verimlilik artışıyla desteklenen dengeli büyüme stratejisi ile birlikte, para ve maliye politikalarındaki sıkı duruşun önümüzdeki dönemde de sürmesinin önemli olduğuna inanıyoruz.

Bizler de iş dünyası olarak, enflasyonla mücadeleye destek için üzerimize düşeni yapmaya devam edeceğiz. DEİK olarak, 145 İş Konseyimiz ve tüm üyelerimizle birlikte, ülkemizin gerek mal ve hizmet ihracatını artırarak gerekse de yürüttüğümüz ticari diplomasi faaliyetleri ile ülkemize yabancı yatırımları çekme noktasında çalışmalarımızı artan bir gayretle sürdüreceğiz. Böylelikle, ülkemize daha fazla döviz girdisi sağlayarak Türk lirası üzerindeki kur baskısını en aza indirmeye ve kur baskısının enflasyon üzerindeki etkisini hafifletmeye yönelik çalışmalarımıza devam edeceğiz."

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: “DEİK, TÜRK İŞ DÜNYASININ LOKOMOTİF KURULUŞUDUR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "DEİK, Türk iş dünyasının lokomotif kuruluşudur"

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Olağan Mali Genel Kurulu, T.C. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla, T.C. Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ve DEİK Başkanı Nail Olpak'ın ev sahipliğinde İstanbul'da gerçekleşti.

Dünyanın ciddi değişimler yaşadığı bir süreçte, DEİK'in yeni yapısı ve yeni yönetimiyle Türk iş dünyası ve özellikle ihracatçıların lokomotif kuruluşu olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan; "2016 yılının başından itibaren DEİK'in düzenlediği iş forumu ve konsey toplantılarının da olduğu 5 bin farklı etkinliği yakalan ivmenin bir göstergesi olarak görüyorum. Ülkemizin en büyük 100 Türk şirketinin 63'ünün, en büyük 46 uluslararası müteahhitlik şirketimizin 28'inin, en büyük 70 ihracatçı şirketimizin 21'inin DEİK üyesi olması da bu başarının bir nişanesidir. Son dönemde atılan adımlar neticesinde DEİK, Türkiye'nin tüm renklerini kucaklayan ve tüm farklılıkları içinde barındıran daha kapsayıcı bir yapıya kavuşmuştur. DEİK'in ülkemiz için çok önemli bir kazanım olarak gördüğüm bu ivmesini sürdürerek, 2019 yılında da başarı çıtasını çok daha yükseğe taşıyacağına inanıyorum." şeklinde konuştu.

2019'un parolası ‘İşimiz gücümüzü dünyaya taşımak'

2019 yılının Türkiye ekonomisi için çok önemli bir yıl olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "DEİK'ten icrai bir kurul olarak Türkiye'nin ekonomik gücünü tüm dünyaya taşımasını beklerken, Türk iş dünyasına yeni ufuklar açacak, yol ve istikamet çizecek stratejik çalışmalara imza atmalıdır. Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığımız boyunca DEİK'e çok özel bir önem verdik. Afrika'dan Güney Amerika'ya kadar ziyaret ettiğimiz her yere DEİK'i de davet ederek iş adamlarımız arasında köprüler kurduk. 2002 yılında yola çıktığımızda ihracatımız 36 milyar dolardı. Şu anda ihracatımız 170 milyar dolara geldi. İhracatçı firma sayımız 31 binden azdı. Fakat bu rakamı iki katında fazla yükselterek 71 binin üzerine çıkardık. Yürürlüğe koyduğumuz düzenleme ile 8 bin 582 ihracatçımıza yeşil pasaport imkanı getirerek pek çok ülkeye vizesiz seyahatin yolunu açtık. Eximbank'ın sermayesini 3 milyar dolarda 10 milyar dolara çıkardık. İhracatçılarımıza sadece geçen sene 2 milyar dolar kredi desteği verdik. Son 16 yılda ülkemizde 201 milyar doların üzerinde doğrudan yatırım çektik. 2019'da ekonomide çok güçlü bir yükseliş olacaktır. Biz daima zor yolu seçtik. Son 16 yılda en büyük sermayemiz ülkemize inanmamız milletimize güvenmemiz olmuştur.. Önümüzdeki zorlukların üstesinden geleceğimize inanıyorum." dedi.

2019 yılı ihracat hedefimiz 182 milyar dolar

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan konuşmasında, "Büyük ülkelerin geleceğe dönük büyük hedefleri olur. Hedeflerimize giden yolda kamu özel sektör iş birliği de büyük önem taşıyor. Türkiye'nin seçkin özel sektör kuruluşlarının kuruculuğunu yapan DEİK ile Bakanlığımız arasındaki etkin iş birliğinin olumlu sonuçlarından son derece memnunuz" dedi.

İhracat hedeflerine ulaşılması için yeni ve doğru politikalar geliştirilmesi, alternatif pazarlara ve yeni nesil teknolojilere odaklanılması gerektiğine değinen Pekcan, "Büyük gelecek vadeden Afrika, Uzakdoğu Asya ve Latin Amerika pazarlarında daha etkin olmayı hedefliyoruz. 100 günlük icraat planı kapsamında Çin, Rusya, Hindistan ve Meksika'yı odak ülke olarak belirleyerek, sektör ve eyalet bazında eylem planlarını sizlerle birlikte hazırladık ve uygulamaya başladık" dedi. Türkiye'nin ihracat potansiyeline doğrudan katkı sağlayacak olan alanları desteklemeye devam edileceğini ve 2019 yılı hedefinin ihracatta 182 milyar dolara ulaşılarak, büyüme ve istihdamı desteklemesine vurgu yapan Pekcan, "Önümüzdeki dönemde teknolojiye, tasarıma ve markalaşmaya odaklanarak, ihracat artışımızı yapısal şekilde uzun döneme yayacağız" dedi.

"DEİK'i çok önemli bir yol arkadaşı olarak görüyoruz"

Üretimde en yeni teknolojileri kullanarak yüksek katma değerli ihracatımızı artırılması, rekabetçi olduğumuz alanlarda markalaşma ve tasarımla daha rekabetçi hale gelinmesi, iç ticareti ve gümrükleri modern çağın gereklerine göre modern mevzuatlarla ve dijitalleştirme ile geliştirerek ticareti kolaylaştırması olarak 3 temel hedef olduğunu belirten Pekcan, "Bu hedeflerimize giden yolda DEİK'i çok önemli bir yol arkadaşı olarak görüyoruz. Türkiye, atacağı güçlü ve kararlı adımlarla dünyada yeni pazarlar keşfetmeye, müteahhitlik alanındaki liderliğini güçlendirmeye, yatırımlarda uluslararası ve bölgesel bir üs olmaya önümüzdeki dönemde de devam edecektir. Bu hedef doğrultusunda iş adamlarımızın daima yanında olduk, olmaya devam edeceğiz. Bizler DEİK'i ve bünyesindeki 138'i ülke esaslı olmak üzere 145 İş Konseyini Türk özel sektörünün birer Büyükelçisi olarak görüyoruz. Çünkü sizler yurtdışında sadece iş dünyamızı değil, ülkemizi de temsil ediyorsunuz" dedi.

2019 yılına güvenle giriyoruz

DEİK Olağan Mali Genel Kurulu'nun açılış konuşmasını gerçekleştiren DEİK Başkanı Nail Olpak, 2018 yılının Türkiye açısından önemli kilometre taşlarının geride bırakıldığı bir yıl olduğunu söyleyerek, "Cumhuriyetimizin 95. yılında, çok önemli bir yapısal dönüşüme imza attık ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçtik.Bu değişimden kısa bir süre sonra, maalesef ekonomik anlamda hiç mutlu olmadığımız bir süreçle karşı karşıya kaldık. 10 Ağustos'ta başlayıp ve devam eden günlerde iyice ateşlenen manipülatif bir döviz hareketliliği yaşadık. Ancak sahip olduğumuz ümit ve azimle ilerlemeye devam etmesini bildik ve her zaman olduğu gibi yine yolumuza devam ediyoruz. Bugün geldiğimiz noktada, ekonomi yönetimimizin açıkladığı Yeni Ekonomi Programındaki hedefleri, yıl sonu itibarıyla yakalayacağımızı görüyoruz. Bu nedenle, 2018 yılının ikinci yarısında belirlenen hedeflerin yakalanmasının verdiği güvenle birlikte 2019 yılına giriyoruz." dedi.

Nail Olpak: "Ticaret asla bir tehdit unsuru değildir"

Bugün tüm dünyanın gündeminde ticaret savaşlarının olduğunu dile getiren Olpak, ticaretin bir tehdit unsuru ve bir silah olmadığını, ticarette kazan kazan ilkesi yerine, dengeleri tek yönlü olarak bozmanın, tamiri mümkün olmayan sonuçlara yol açabileceğini belirterek; "Dünya Ticaret Örgütü, ABD ve Çin'in gümrük tarifelerini karşılıklı olarak arttırması sebebiyle, önümüzdeki yıl küresel ticaretteki büyüme beklentisinin, %4,4 yerine %3,9 olacağını öngörüyor. Tüm dünyanın "birlik", "beraberlik" ve "ortak akla" ihtiyacı var. Çin'in, geliri ve alım gücü yüksek olan Batı pazarına daha hızlı ulaşmak için en büyük hamlelerinden "Bir Kuşak, Bir Yol Projesi" önceliklerimiz arasında olmalı." şeklinde konuştu.

AB ile ilişkiler ekseninde öne çıkan, Gümrük Birliği'nin modernizasyonu ve Vize Serbestisi konularının da önemli gündem maddeleri olduğunu söyleyen Olpak, "AB'ye tam üyelik, devam eden bir süreç olarak önümüzde dururken, adımıza alınan kararlarda söz sahibi olamadığımız ve serbest dolaşım hakkımızın engellendiği duvarların bir an önce kaldırılmasını, böyle bir dönemde, hem hukuki, hem insani, hem de ekonomik bir acil ihtiyaç olarak görüyoruz. Ticaret Savaşları, Çin'in hamleleri, Gümrük Birliği ve Vize Serbestisi ile, Brexit süreçleriyle ortaya çıkacak yeni sistemde, artık oyun kurucular arasında olan yerimizi, daha fazla sağlamlaştırmalıyız. Bunun için, "Birlik" olma marifetimizle, kamu, özel sektör ve tüm paydaşlarla üzerimize düşeni yapmalıyız. Önümüze çıkan engelleri bertaraf edip, güvenle ve kararlılıkla geleceğe yürüyor ve adım adım zirveye doğru ilerliyoruz. Çünkü, gelecek bizim, gelecek Türkiye'nin" dedi.

145 iş konseyi ile 1 yılda 1 milyon iş insanına ulaşacağız

2019 yılının DEİK için daha da hareketli bir yıl olacağını belirten Olpak, "Harekette bereket vardır. Daha proaktif bir anlayışla, 145 iş konseyimizle, 1 yılda 1 milyon iş insanına ulaşacak yeni bir ticari diplomasi atağı başlattık. Hedef ülke ve bölgelerde yapacağımız faaliyetlerle, ülkemizin dış ticaretinin en üst seviyeye yükselmesi için çalışacağız. 32 yıllık geçmişimizin ustalarına vefamızı göstermek için, her yıl devam edecek bir "Ustalara Saygı Gecesi", İş konseylerimizin başarılarını taçlandıracağımız "Ticari Diplomasi Ödülleri" programı, ekonomimizin başarılarını ödüllendireceğimiz "DEİK Ödülleri" programımızı başlatıyoruz" dedi.

TÜRKİYE- İRAN İLİŞKİLERİNDE YENİ DÖNEM

TÜRKİYE- İRAN İLİŞKİLERİNDE YENİ DÖNEM

Türkiye ile İran 30 Milyar Dolarlık Ticaret Hacmi Hedefliyor

Türkiye ve İran arasındaki ticaret ve yatırımları artırmak amacıyla Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu-DEİK tarafından düzenlenen Türkiye-İran İş Forumu'nda ikili ilişkilerde yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri ele alındı.

T.C. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin teşrifleriyle Çankaya Köşkü'nde düzenlenen DEİK/Türkiye- İran İş Forumu, T.C. Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, İran İslam Cumhuriyeti Sanayi, Maden ve Ticaret Bakanı Reza Rahmani, T.C. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, T.C. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan, DEİK Başkanı Nail Olpak, İran Ticaret, Sanayiler, Madenler ve Tarım Odası Başkanı Gholam Hossein Shafei, DEİK/Türkiye–İran İş Konseyi Başkanı Ümit Kiler, İran-Türkiye İş Konseyi Başkanı Reza Kami ve iki ülke iş dünyası temsilcilerinin katılımıyla 20 Aralık 2018 tarihinde Ankara'da gerçekleştirildi.

Rusya, İran ve Türkiye, 4'üncü zirveyi yapacak

DEİK/Türkiye-İran İş Forumu açılışında konuşan T.C. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İran ile geniş bir alanda kapsamlı iş birliklerine sahip olduklarını söyleyerek, "Hedefimiz ikili ekonomik ilişkilerimizi, siyasi ilişkilerimizle aynı seviyeye çıkarmaktır. Bu kapsamda daha önce Sayın Cumhurbaşkanı ile mutabık kaldığımız üzere, ikili ticaret hacmimizin 30 milyar dolar seviyesine yükseltilmesini arzu ediyoruz. İran Cumhurbaşkanı Ruhani'nin bu ziyaretinin İran'la ticari ilişkilerimizin ahdi altyapısını oluşturan Tercihli Ticaret Anlaşmasının genişletilmesi müzakerelerinde bir dönüm noktası teşkil edeceğini düşünüyorum" dedi. Bölgenin güvenliğinin, özellikle İran ve Türkiye'ye çok büyük yükler yüklediğini belirten Erdoğan, bu süreçte Rusya'da başlayan, Ankara'da devam eden ve Tahran'da yapılan üçüncü zirveden sonra dördüncü zirve ile yolculuğa devam edeceklerini söyledi.

İkili ekonomik ilişkilerin arzu edilen noktaya taşınması hususunda ABD'nin İran'a yönelik uygulamaya koyduğu yaptırımlar meselesini birlikte aşmaları gerektiğini vurgulayan Erdoğan, "İnsanlık barışa muhtaç, savaşa değil. Bu vesileyle yaptırımları kabul etmediğimizi, hiç kimsenin yaptırımlar nedeniyle İran'la ekonomik ve ticari ilişkilerimizi sonlandıracağımızı düşünmemesi gerektiğini bir kez daha tekrarlamak istiyorum" dedi. İran'a 77 Türk firması tarafından yaklaşık 1,5 milyar dolar civarında yatırım gerçekleştirildiğini kaydeden Erdoğan, "İkili ilişkilerimizin tüm boyutlarının hak ettiği seviyeye ulaşması için Türkiye olarak üzerimize düşenleri yapmaya hazırız. Bu yolda siz iş dünyamızın da bizimle beraber yürümesini istiyoruz" şeklinde konuştu.

"Ortak bir organize sanayi bölgesi oluşturmaya karar verdik"

İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Hasan Ruhaniise, iki ülkenin gelişmesini sağlamak amacıyla bu hassas dönemde bir araya geldiklerini ve iki devletin de güvenliğin ve istikrarın sağlanması yönünde iradelerini ortaya koyduklarını dile getirdi. Ruhani, "Öncelikle bölgede güvenliğin sağlanması şarttır. İki ülke terörizmi silmeliler. Ekonomi ve ticari faaliyetlerine bu şekilde zemin hazırlanacaktır" dedi.Müzakerelerde ekonomik alandaki faaliyetler için gerekli ortamı yaratmak ve kolaylaştırıcı olmak konusunda önemli adımlar atıldığını belirten Ruhani, mali kolaylıklar sağlanmadan iktisadi faaliyetlerin yapılamayacağını vurguladı.

Ruhani şunları söyledi: "İki ülke belirledikleri 30 milyar dolar amacına mali kolaylıklar sağlanırsa ulaşabilirler. Yatırımla ilgili olarak iki ülke tamamen birbirine destek vermeye hazırlar. Bizim bugünkü stratejik toplantıda verdiğimiz karar, ortak bir organize sanayi bölgesi oluşturmak. Buradaki amaç, sanayimizin gelişmesi ve büyümesi için birbirimizden yararlanmaktır. Enerji konusunda tam anlamıyla hazırız. Hammadde, yer bizden, gerekli imkanlar bizden, yatırım sizden. Bugün zalimce ve adaletsizce ambargoyla karşı karşıyayız. Biz iyi bir plan yaparak bu krizi fırsata çevirebiliriz."

T.C. Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, "İran ile uzun senelere dayanan tarihi, ticari ve ekonomik ilişkilerimiz söz konusudur. İran'ı etkileyen olumsuz bir gelişme hem bölgemizi hem bizi etkilemektedir. İkili ticari ilişkilerimizi ileriye taşıma adına ilişkilerimizi sürdürüyoruz. 30 milyar dolarlık ticaret hacmine ulaşmak üzere çalışmalarımızı yoğunlaştırmalıyız" dedi.

İran İslam Cumhuriyeti Sanayi, Maden ve Ticaret Bakanı Reza Rahmani, üst düzey makamların en üst düzey iradelerinin ikili ilişkileri geliştirmekten yana olduğunu söyledi. Özel sektörlerin ön plana çıkarılması ve desteklenmesi gerektiğinin altını çizen Rahmani, konuşmasında şunları aktardı: "Tercihli ticaret konusunda bir anlaşmamız var. Sınırdaki pazarlar ve gümrük işlerinin kolaylaştırılması, ortak organize sanayinin bir an evvel yapılması, taşıma, lojistik, liman kullanımı, cadde taşımacılığı, demir taşımacılığı konuları ele alındı. Bu konuları bizde takip edeceğiz."

"Türk iş insanlarına İran Yol Haritası sunduk"

Türkiye ve İran'ın bin yıllık iki dost, iki kardeş ülke olduğunu vurgulayan DEİK Başkanı Nail Olpak, İran'ın özellikle son 40 senedir Türkiye'nin en önemli ticari ortakları arasında yer aldığını söyledi. İran ile ikili ticaret hacminin 2012 yılında 22 milyar dolar seviyesine kadar çıktığını ama akabinde farklı nedenlerle bir düşüş trendine girdiğini belirten Olpak, "Ancak, yaşanan zorlukları aşmaya ve çözüme birlikte odaklandığımız sürece, tekrar 30 milyar dolar hedefine ilerlememek için hiçbir sebebimiz yok" dedi. Türk şirketlerinin İran'a özel bir ilgi duyduklarını aktaran Olpak, DEİK olarak, Türkiye – İran İş Konseyinin çalışmasıyla İran ekonomisine ilişkin bir rapor hazırladıklarını ve Türk iş insanlarına bir İran Yol Haritası sunduklarını açıkladı.

İran'la 3 sorunun ivedilikle çözülmesi bekleniyor

Tüm dünya gündeminde iktisadi dengeleri sarsan ve uluslararası ticareti küçülme tehlikesiyle karşı karşıya bırakan bir dönemden geçildiğini belirten Olpak, bu durumun Türkiye'nin İran'la olan ilişkilerini de etkilediğini söyledi. Olpak, İran'la ivedilikle çözülmesi gereken konulara değinerek, İran'ın yaptırımlardan korunmak amacıyla önemli bir kısmı TTA kapsamında olan 1.339 ürünün ithalatının durdurulması, ödemelerin gecikmesi sorunlarına dikkat çekti. Sorunların çözümüyle ilgili devlet büyüklerinin liderliğinde hızlı bir çözüm üretilebileceğine inandıklarını kaydeden Olpak, "Umarım bu ve bugünkü diğer toplantılar da, Türkiye ve İran için verimli iş birlikleri ve yatırım fırsatlarının kapısını daha çok aralayan bir adım olur" dedi.

 

Türkiye-İran Ticaret Rakamları (TÜİK-2017)

Toplam dış ticaret hacmi:10.8 milyar dolar

Türkiye'den İran'a yapılan ihracat: 3.3 milyar dolar

Başlıca ihracat kalemleri:Kazan, plastik ve mamüller, sentetik ve suni lifler, motorlu kara taşıtları, elektrikli makine ve cihazlar.

Türkiye'nin İran'dan yaptığı ithalat: 7.5 milyar dolar

Başlıca ithalat kalemleri: Mineral yakıt, plastik ve mamülleri, çinko, alümünyum, gübre.