• Başkan'dan

3 yılı Başkan Yardımcısı olmak üzere 5 yıl Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaptığım DEİK’te, 22 Eylül 2017 tarihi itibarıyla Başkanlık görevini Ömer Cihad Vardan Başkan’dan devralmış bulunuyorum.

Öncelikle, bu göreve beni layık gören Ekonomi Bakanımız Sayın Nihat Zeybekci’ye ve bu kararı destekleyen Başbakanımız Sayın Binali Yıldırım ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a teşekkürlerimi arz ederim.

Merhum Cumhurbaşkanımız Turgut Özal’ın kurdurduğu, ülkemizin dış ekonomik ilişkilerinde çok önemli bir misyon üstlenen DEİK’te, geçmişten bugüne kadar görev yapan tüm Başkanlara, Yönetim Kurulu Üyelerine, İş Konseyi Başkan ve Üyelerine, Profesyonel Kadromuza, DEİK’e gerekli desteği sağlayan Bakanlarımıza, Başbakanlarımıza, Cumhurbaşkanlarımıza teşekkür ediyor, vefat edenlere Allah’tan rahmet diliyorum.

Bir teşekkürüm de, görevi devraldığım ve 3 yıl boyunca Başkanlık görevini başarıyla yürüten Ömer Cihad Vardan Başkanıma. Kendisine, gerek Yönetim Kurulu Üyesi ve Denetleme Kurulu Üyesi, gerekse Başkanlığı süresince yaptığı çalışmalar için şahsım ve DEİK adına teşekkür ediyor, bundan sonraki çalışma hayatında başarılar diliyorum.

Yönetim Kurulumuz ve İş Konseylerimizle birlikte, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da, amacımız; Ticaret Bakanlığımızın koordinasyonunda ve ülkemizin hedefleri doğrultusunda, milletimizin refah ve mutluluğunun artması, ülkemizin uluslararası alanda daha da etkin olması ile evlatlarımızın geleceğinin daha yaşanabilir ve daha adil bir dünyada devam etmesi için var gücümüzle çalışmak olacaktır.

Yeni görevim sebebiyle muhtelif şekillerde samimi tebrik ve dualarını ileten tüm dostlarıma, büyüklerime içtenlikle teşekkür ederim.

Saygılarımla,

Nail OLPAK

1961 yılında Burdur İbecik’te doğan Nail Olpak, Aydın Lisesi’nden mezun oldu. İstanbul Teknik Üniversitesi Makina Fakültesini bitiren Olpak, yüksek lisansını Yıldız Teknik Üniversitesi’nde Enerji alanında tamamladı.

İş hayatına Umar Makina A.Ş.’de başlayan Olpak, Özgün A.Ş.’de Fabrika Müdür Yardımcılığından sonra, Cankurtaran Holding şirketlerinden Esem Elektrik A.Ş.’de Proje Müdürü olarak başlayıp, Holdingin muhtelif kademelerinde üst düzey yöneticilik yaptı, son olarak Başkan Yardımcılığı görevini üstlendi.

Nail Olpak daha sonra, NORA Elektrik Malzemeleri A.Ş, PAK YATIRIM A.Ş. ve OMN A.Ş’yi kurdu. Halen, iki şirketin Yönetim Kurulu Başkanlığını, üçüncü şirketin Yönetim Kurulu Üyeliğini ve bu şirketlerin ortağı olduğu şirketlerin Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerini yürütmektedir.

22 Eylül 2017 tarihinden itibaren Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yapan OLPAK, halen aşağıdaki görevlerini sürdürmektedir;

  • DEİK, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu Yönetim ve İcra Kurulu Başkanı
  • DTİK, Dünya Türk İş Konseyi Başkanı
  • TURK EXIMBANK, Türkiye İhracat Kredi Bankası A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi
  • YOİKK-Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu Üyesi
  • İSTKA, İstanbul Kalkınma Ajansı Yönetim Kurulu Üyesi
  • Bilişim Vadisi (Muallimköy Teknoloji Bölgesi A.Ş) Yönetim Kurulu Üyesi
  • MÜSİAD, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği Yüksek İstişare Heyeti Üyesi
  • UTESAV, Uluslararası Teknolojik Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Vakfı Kurucular Kurulu Üyesi
  • TUGEV, (İTO) Turizm Geliştirme ve Eğitim Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi
  • İlim Yayma Vakfı, Kurucular Kurulu Üyesi
  • Huzur Hastanesi Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi
  • İGETEV, İnsan Gelişimi ve Toplumsal Eğitim Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi
  • İstanbul Medeniyet Üniversitesi Destekleme Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi
  • Kandilli Kulübü Kurucu Mütevelli Heyeti Üyesi ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili
  • Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB)-Makine Mühendisleri Odası Üyesi
  • Mimar Sinan Mühendisler Birliği (MSMB) Üyesi
  • İTÜ Makina Fakültesi Danışma Kurulu Üyesi
  • Aydın Lisesi Mezunlar Derneği, ALMED Üyesi

Nail Olpak, MÜSİAD (Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği) 5. dönem Genel Başkanı ve MÜSİAD Yüksek İstişare Heyeti Başkanı, IBF (Uluslararası İş Forumu) Başkan Vekili, B20 Türkiye Yürütme Kurulu Üyesi, İTO (İstanbul Ticaret Odası) Meclis Üyesi, İDTM (İstanbul Dünya Ticaret Merkezi) Yönetim Kurulu Üyesi, Huzur Hastanesi Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi, ENVERDER (Enerji Verimliliği Derneği) Yönetim Kurulu Üyesi, MMG (Mimarlar Mühendisler Grubu) Yönetim Kurulu Üyesi ve (YİH) Yüksek İstişare Kurulu Üyesi, Türk Japon Üniversitesi Kurucu Heyeti Üyesi, Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi (BTM) Mütevelli Heyeti Üyesi olarak görev yapmıştır.

Nail Olpak’a, Ahi Evran Üniversitesi ve Mehmet Akif Ersoy Üniversiteleri tarafından, Uluslararası İlişkiler dalında Fahri Doktora unvanı verilmiştir.

Evli ve birisi Mimar, diğeri Mekatronik Mühendisi iki erkek çocuk babası olan Nail Olpak, çok iyi derecede İngilizce bilmektedir.

TÜRKİYE- İRAN İLİŞKİLERİNDE YENİ DÖNEM

TÜRKİYE- İRAN İLİŞKİLERİNDE YENİ DÖNEM

Türkiye ile İran 30 Milyar Dolarlık Ticaret Hacmi Hedefliyor

Türkiye ve İran arasındaki ticaret ve yatırımları artırmak amacıyla Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu-DEİK tarafından düzenlenen Türkiye-İran İş Forumu'nda ikili ilişkilerde yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri ele alındı.

T.C. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin teşrifleriyle Çankaya Köşkü'nde düzenlenen DEİK/Türkiye- İran İş Forumu, T.C. Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, İran İslam Cumhuriyeti Sanayi, Maden ve Ticaret Bakanı Reza Rahmani, T.C. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, T.C. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan, DEİK Başkanı Nail Olpak, İran Ticaret, Sanayiler, Madenler ve Tarım Odası Başkanı Gholam Hossein Shafei, DEİK/Türkiye–İran İş Konseyi Başkanı Ümit Kiler, İran-Türkiye İş Konseyi Başkanı Reza Kami ve iki ülke iş dünyası temsilcilerinin katılımıyla 20 Aralık 2018 tarihinde Ankara'da gerçekleştirildi.

Rusya, İran ve Türkiye, 4'üncü zirveyi yapacak

DEİK/Türkiye-İran İş Forumu açılışında konuşan T.C. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İran ile geniş bir alanda kapsamlı iş birliklerine sahip olduklarını söyleyerek, "Hedefimiz ikili ekonomik ilişkilerimizi, siyasi ilişkilerimizle aynı seviyeye çıkarmaktır. Bu kapsamda daha önce Sayın Cumhurbaşkanı ile mutabık kaldığımız üzere, ikili ticaret hacmimizin 30 milyar dolar seviyesine yükseltilmesini arzu ediyoruz. İran Cumhurbaşkanı Ruhani'nin bu ziyaretinin İran'la ticari ilişkilerimizin ahdi altyapısını oluşturan Tercihli Ticaret Anlaşmasının genişletilmesi müzakerelerinde bir dönüm noktası teşkil edeceğini düşünüyorum" dedi. Bölgenin güvenliğinin, özellikle İran ve Türkiye'ye çok büyük yükler yüklediğini belirten Erdoğan, bu süreçte Rusya'da başlayan, Ankara'da devam eden ve Tahran'da yapılan üçüncü zirveden sonra dördüncü zirve ile yolculuğa devam edeceklerini söyledi.

İkili ekonomik ilişkilerin arzu edilen noktaya taşınması hususunda ABD'nin İran'a yönelik uygulamaya koyduğu yaptırımlar meselesini birlikte aşmaları gerektiğini vurgulayan Erdoğan, "İnsanlık barışa muhtaç, savaşa değil. Bu vesileyle yaptırımları kabul etmediğimizi, hiç kimsenin yaptırımlar nedeniyle İran'la ekonomik ve ticari ilişkilerimizi sonlandıracağımızı düşünmemesi gerektiğini bir kez daha tekrarlamak istiyorum" dedi. İran'a 77 Türk firması tarafından yaklaşık 1,5 milyar dolar civarında yatırım gerçekleştirildiğini kaydeden Erdoğan, "İkili ilişkilerimizin tüm boyutlarının hak ettiği seviyeye ulaşması için Türkiye olarak üzerimize düşenleri yapmaya hazırız. Bu yolda siz iş dünyamızın da bizimle beraber yürümesini istiyoruz" şeklinde konuştu.

"Ortak bir organize sanayi bölgesi oluşturmaya karar verdik"

İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Hasan Ruhaniise, iki ülkenin gelişmesini sağlamak amacıyla bu hassas dönemde bir araya geldiklerini ve iki devletin de güvenliğin ve istikrarın sağlanması yönünde iradelerini ortaya koyduklarını dile getirdi. Ruhani, "Öncelikle bölgede güvenliğin sağlanması şarttır. İki ülke terörizmi silmeliler. Ekonomi ve ticari faaliyetlerine bu şekilde zemin hazırlanacaktır" dedi.Müzakerelerde ekonomik alandaki faaliyetler için gerekli ortamı yaratmak ve kolaylaştırıcı olmak konusunda önemli adımlar atıldığını belirten Ruhani, mali kolaylıklar sağlanmadan iktisadi faaliyetlerin yapılamayacağını vurguladı.

Ruhani şunları söyledi: "İki ülke belirledikleri 30 milyar dolar amacına mali kolaylıklar sağlanırsa ulaşabilirler. Yatırımla ilgili olarak iki ülke tamamen birbirine destek vermeye hazırlar. Bizim bugünkü stratejik toplantıda verdiğimiz karar, ortak bir organize sanayi bölgesi oluşturmak. Buradaki amaç, sanayimizin gelişmesi ve büyümesi için birbirimizden yararlanmaktır. Enerji konusunda tam anlamıyla hazırız. Hammadde, yer bizden, gerekli imkanlar bizden, yatırım sizden. Bugün zalimce ve adaletsizce ambargoyla karşı karşıyayız. Biz iyi bir plan yaparak bu krizi fırsata çevirebiliriz."

T.C. Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, "İran ile uzun senelere dayanan tarihi, ticari ve ekonomik ilişkilerimiz söz konusudur. İran'ı etkileyen olumsuz bir gelişme hem bölgemizi hem bizi etkilemektedir. İkili ticari ilişkilerimizi ileriye taşıma adına ilişkilerimizi sürdürüyoruz. 30 milyar dolarlık ticaret hacmine ulaşmak üzere çalışmalarımızı yoğunlaştırmalıyız" dedi.

İran İslam Cumhuriyeti Sanayi, Maden ve Ticaret Bakanı Reza Rahmani, üst düzey makamların en üst düzey iradelerinin ikili ilişkileri geliştirmekten yana olduğunu söyledi. Özel sektörlerin ön plana çıkarılması ve desteklenmesi gerektiğinin altını çizen Rahmani, konuşmasında şunları aktardı: "Tercihli ticaret konusunda bir anlaşmamız var. Sınırdaki pazarlar ve gümrük işlerinin kolaylaştırılması, ortak organize sanayinin bir an evvel yapılması, taşıma, lojistik, liman kullanımı, cadde taşımacılığı, demir taşımacılığı konuları ele alındı. Bu konuları bizde takip edeceğiz."

"Türk iş insanlarına İran Yol Haritası sunduk"

Türkiye ve İran'ın bin yıllık iki dost, iki kardeş ülke olduğunu vurgulayan DEİK Başkanı Nail Olpak, İran'ın özellikle son 40 senedir Türkiye'nin en önemli ticari ortakları arasında yer aldığını söyledi. İran ile ikili ticaret hacminin 2012 yılında 22 milyar dolar seviyesine kadar çıktığını ama akabinde farklı nedenlerle bir düşüş trendine girdiğini belirten Olpak, "Ancak, yaşanan zorlukları aşmaya ve çözüme birlikte odaklandığımız sürece, tekrar 30 milyar dolar hedefine ilerlememek için hiçbir sebebimiz yok" dedi. Türk şirketlerinin İran'a özel bir ilgi duyduklarını aktaran Olpak, DEİK olarak, Türkiye – İran İş Konseyinin çalışmasıyla İran ekonomisine ilişkin bir rapor hazırladıklarını ve Türk iş insanlarına bir İran Yol Haritası sunduklarını açıkladı.

İran'la 3 sorunun ivedilikle çözülmesi bekleniyor

Tüm dünya gündeminde iktisadi dengeleri sarsan ve uluslararası ticareti küçülme tehlikesiyle karşı karşıya bırakan bir dönemden geçildiğini belirten Olpak, bu durumun Türkiye'nin İran'la olan ilişkilerini de etkilediğini söyledi. Olpak, İran'la ivedilikle çözülmesi gereken konulara değinerek, İran'ın yaptırımlardan korunmak amacıyla önemli bir kısmı TTA kapsamında olan 1.339 ürünün ithalatının durdurulması, ödemelerin gecikmesi sorunlarına dikkat çekti. Sorunların çözümüyle ilgili devlet büyüklerinin liderliğinde hızlı bir çözüm üretilebileceğine inandıklarını kaydeden Olpak, "Umarım bu ve bugünkü diğer toplantılar da, Türkiye ve İran için verimli iş birlikleri ve yatırım fırsatlarının kapısını daha çok aralayan bir adım olur" dedi.

 

Türkiye-İran Ticaret Rakamları (TÜİK-2017)

Toplam dış ticaret hacmi:10.8 milyar dolar

Türkiye'den İran'a yapılan ihracat: 3.3 milyar dolar

Başlıca ihracat kalemleri:Kazan, plastik ve mamüller, sentetik ve suni lifler, motorlu kara taşıtları, elektrikli makine ve cihazlar.

Türkiye'nin İran'dan yaptığı ithalat: 7.5 milyar dolar

Başlıca ithalat kalemleri: Mineral yakıt, plastik ve mamülleri, çinko, alümünyum, gübre. 

TÜRKİYE-HİNDİSTAN İŞ FORUMU YENİ DELHİ’DE GERÇEKLEŞTİRİLDİ

TÜRKİYE-HİNDİSTAN İŞ FORUMU YENİ DELHİ'DE GERÇEKLEŞTİRİLDİ

T.C. Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan'ın Hindistan ziyareti kapsamında düzenlenen Hindistan-Türkiye İş Forumu, DEİK ve FICCI (Federation of Indian Chambers of Commerce & Industry) iş birliğinde 18 Aralık 2018 tarihinde Hindistan'ın başkenti Yeni Delhi'de gerçekleştirildi. Toplantıya T.C. Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Hindistan Ticaret ve Sanayi Bakanı Suresh Prabhu, DEİK Başkanı Nail Olpak, Türkiye-Hindistan İş Konseyi Başkanı Canan Çelebioğlu, FICCI Başkanı Sandip Somany ve 150'ye yakın iş insanı katıldı.

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, yılın 11 aylık döneminde Türkiye ile Hindistan arasındaki ikili ticaret hacminin 8 milyar dolara ulaştığını belirterek, "Bu hacimde Hindistan'ın Türkiye'ye yaptığı ihracat daha yüksek. Daha dengeli ve sürdürülebilir bir ticaret ilişkisi kurmak için birlikte çalışmalıyız" dedi.  İkili ticari ilişkilerde son zamanlarda bir artış eğilimi yakalamanın memnuniyet verici olduğunu belirten Pekcan, Türkiye ile Hindistan'ın 2002 yılında 637 milyon dolar olan ikili ticaret hacminin geçen yıl sonunda yaklaşık 11 kat artarak 7 milyar dolara ulaştığını söyledi. 

Türk müteahhitlik ve teknik müşavirlik firmalarının dünyada önemli projelerin altına başarıyla imza attığına işaret eden Pekcan, Türk müteahhitlerin Hindistan'da bugüne kadar gerçekleştirdikleri tutarı 1,1 milyar doları aşkın toplam 19 projenin yarısının son 3 yılda üstlenildiğini söyledi. Hindistan'ın 12'inci 5 Yıllık Kalkınma Planı ve 5 yılda 500 şehrin modernizasyonunu hedefleyen "100 Akıllı Şehir" ve havaalanı projeleri kapsamında, Türk müteahhitlerin önemli roller üstlenerek başarılar elde edeceğini vurgulayan Pekcan, "Bunu iyi değerlendirmek lazım. Hindistan'daki teknik müşavirlik firmalarının da sayılarının artırılması önemli" dedi. İki ülke arasındaki önemli iş birliği alanlarından birinin karşılıklı yatırımlar olduğunu belirten Pekcan, Türkiye'nin gelişmiş ve kalifiye iş gücü, istikrarlı ve düzenli yatırım ortamı, gelişmiş yatırım teşvik sistemi, yatırımcı dostu hükümet politikaları ve stratejik coğrafi konumuyla tüm dünyadan birçok yatırımcı için eşsiz fırsatlar sunduğunu vurgulayarak, "Türkiye, yeni pazarlara erişim sağlamak isteyen firmalar için AB standartlarında mal ve hizmet sunan bir üretim üssü haline geldi. Hintli firmalar da Türkiye'yi Avrupa pazarına erişimde bir üretim üssü olarak görmeli. Bunun için tam bir fırsat olduğunu düşünüyoruz" dedi.

Hindistan Ticaret ve Sanayi Bakanı Suresh Prabhu, T.C. Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ile uzun ve verimli bir görüşme gerçekleştirdiklerini belirterek, özellikle bankacılık, karşılıklı yatırımlar ve tarım ürünleri konularının gündeme alındığını söyledi. Prabhu, Şubat ayı içerisinde Türkiye'ye bir ziyaret gerçekleştireceğini ve karşılıklı ziyaretlerin iki ülke ilişkilerini daha da arttıracağına inandığını ifade etti. 

DEİK Başkanı Nail Olpak,  bu yıl T.C. Ticaret Bakanlığının belirlemiş olduğu 4 hedef ülkeden birinin de Hindistan olduğunu ve Hindistan'ın gelişen ekonomisi ve mutheşem kültürü ile Türkiye açısından çok doğru bir karar olduğunu söyledi. Türkiye ve Hindistan ekonomilerinin, birlikte çalışarak ve iş birliği yaparak büyümeye ve yeni nesiller için istihdam alanları oluşturmaya devam edeceğine inandığını belirten Olpak, her iki ülkenin ekonomik altyapısı, yetişmiş insan kaynağı, sahip oldukları iç pazar, ihracat imkanları, büyüyen ve çeşitlenen üretim sektörlerinin de buna müsait olduğunu vurguladı.

FICCI Başkanı Sandip Somany ise, iki ülkenin çok yakın olduğunu ve yapılacak çok iş olduğunu ifade etti.  Türkiye'nin Hindistan için çok önemli bir partner olduğunun altını çizen Somany, düğün turizminde çoğunlukla Singapur, Tayland, Dubai'nin tercih edildiğini; Hint düğünleri için Türkiye'nin yılın büyük bölümünde fırsatlar sunduğunu belirtti. FICCI'nin bu konuda tanıtım yapmaktan memnun olacağını dile getiren Somany, Türkiye'nin lokasyonununa dikkat çekerek, Afrika başta olmak üzere rekabet yerine iş birliği yapılabileceğini vurguladı. Somany, Türk inşaat firmalarını Hindistan'a davet ederek, önümüzdeki yıllarda daha çok havalimanı, demiryolu, karayolunun yapılacağının altını çizdi.

DEİK VE BAİN&COMPANY İŞ BİRLİĞİ İLE HAZIRLANAN YURT DIŞI YATIRIM ENDEKSİ 2018 RAPORU YAYIMLANDI

DEİK VE BAİN&COMPANY İŞ BİRLİĞİ İLE HAZIRLANAN YURT DIŞI YATIRIM ENDEKSİ 2018 RAPORU YAYIMLANDI

"TÜRK ŞİRKETLERİ İÇİN YATIRIM CAZİPLİĞİNDE İNGİLTERE İLK SIRADA YER ALDI"

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ve Bain & Company iş birliği ile hazırlanan ‘Yurt Dışı Yatırım Endeksi 2018" raporu açıklandı. Son yıllarda Türk şirketlerinin yurt dışı yatırımlara artan ilgisine dikkat çeken rapor, yatırım coğrafyalarının risk ve potansiyelini Türk yatırımcılar açısından değerlendiriyor. Önceki yıla kıyasla endekste, yüksek gelirli ülkeler sınıfında Birleşik Krallık (İngiltere), bu yıl liderliği ABD'den devraldı. Orta gelirli ülkeler sınıfında Çin liderliğini korurken; düşük gelirli ülkeler sınıfında ise Endonezya ilk sırada yer aldı. Bölgesel bağlamda Amerika'nın biraz ikinci planda kaldığı dönemde, Doğu Avrupa ülkeleri yatırım adresi olarak son yıllardaki çıkışlarını sürdürdü.

DEİK/Yurt Dışı Yatırımlar İş Konseyive Bain & Company tarafından Türk şirketlerine yönelik geliştirilen 2018 yılı Yurt Dışı Yatırım Endeksi açıklandı. Endeks, Türk yatırımcılar açısından önem arz eden seçilmiş belli başlı kriterlere göre dünya ülkelerini derecelendiriyor. Dönemsel olarak hazırlanan endeks, yatırım yapılacak ülkenin iç dinamiklerinin yatırım önceliklerini etkilediği gerçeğinden hareketle ülkeleri; yüksek, orta ve düşük gelirli olmak üzere 3 grupta inceliyor.

Türkiye'nin yurt dışına yatırımları 20 kat arttı

‘2018 Yurt Dışı Yatırım Endeksi'ne ilişkin yaptığı açıklamada DEİK Başkanı Nail Olpak,  küresel yurt dışı yatırım tutarının 1990-2000 yılları arasında 4 trilyon ABD doları civarında iken 2000-2017 yılları arasında yaklaşık 5 kat artışla 20 trilyon ABD Dolarının üzerine yükseldiğini, aynı dönemde Türkiye'nin ise yurt dışına yaptığı yatırım tutarını yaklaşık 20 kat artırarak 40 milyar ABD Dolarına çıkardığını söyledi.Türk iş insanlarının, bugün dünyanın dört bir yanında çeşitli sektörlerde önemli yatırımlara imza attığını vurgulayan Olpak, "Bizler de DEİK olarak, yatırımcılarımızın önünü açmak ve onlara yol göstermek için dünyada 138 ülke ve bölgede faaliyet gösteren 145 iş konseyimizle ticari diplomasi faaliyetleri yürütüyor, yatırım fırsatlarını araştırıyor ve üyelerimizi bu bağlamda teşvik ediyoruz" dedi.

Bu yıl üçüncü kez hazırlanan ve zamanın değişen şartlarına göre güncellenen Yurt Dışı Yatırım Endeksi'nin, Türk şirketlerinin yurt dışı yatırımlara artan ilgisini çarpıcı sonuçlarla ortaya çıkardığını belirten Olpak, sözlerine şöyle devam etti: "Bu bağlamda yatırımcılarımızın, yatırım kriterlerinin başında pazar büyüklüğünün geldiğini gördük. Ayrıca öne çıkan kıstaslar arasında kalkınmışlık düzeyi ve mevzuat altyapısı da endeksimizin ortaya çıkardığı sonuçlar arasında yer alıyor. İnanıyorum ki, endeksimizde yer alan tüm bu kıymetli bilgiler önümüzdeki dönemde de yatırımcılarımızın dünyaya açılma serüvenlerinde onlara ışık tutar, rehberlik eder ve Türkiye'den küresel markalar çıkmasına vesile olur."

 

Küresel ölçekte her sektörde ilk 500'e giren şirketlere sahip olmalıyız

DEİK Yurt Dışı Yatırımlar İş Konseyi Başkanı ve Bain & Company Şirket Ortağı Volkan Karaise, "Bu yılki raporumuzun bulgularından da görüleceği üzere önceki yıla kıyasla küresel yatırım akışlarında hafif bir dalgalanma yaşandığı görülse de yurt dışına giden Türk yatırımlarında son yıllarda yakalanan hızın fazla altına inilmedi. Geçtiğimiz iki yılın birincisi ABD bu sene liderliği Birleşik Krallık'a (İngiltere) devretti. Özellikle yatırımlarını küreselleştirmeye çalışan pek çok Türk şirketi, kurdukları aracı şirket veya doğrudan yatırımları ile Birleşik Krallık'ı bir üs olarak belirledi. Birleşik Krallık, özellikle Türkiye'ye yakınlığı, uluslararası hukuk, finans ve yatırım danışmanlarına erişim kolaylığı ile cazip bir yatırım adresi oldu. Ülke, diğer gelişmiş batı ülkelerine kıyasla vergi avantajı, şirket kurma süreçlerindeki esneklik ve para biriminin kullanım kolaylığı ile ön plana çııyor. Türk şirketlerinin 2017 yılında tespit edilen yurt dışı yatırım ve şirket satın almalarının işlem bazında yüzde 18'i Birleşik Krallık'ta gerçekleşti" dedi. Türk şirketlerinin dış yatırımlarda 2017 performansını olumlu değerlendirdiğini vurgulayan Kara, önümüzdeki yıl analizi yapılacak 2018 performansının, özellikle yılın ikinci yarısında ortaya çıkan kur krizinin etkisi ile yavaşlamasının beklendiğini ifade etti.

Kara sözlerine şöyle devam etti: "Endekste son dönem Türk yatırımcılarının davranışlarına paralel olarak yatırım adreslerinin seçiminde; başta Doğu Avrupa ülkeleri ve komşu coğrafyalar olmak üzere, organik ticari bağı olan ülkeler ve politik ilişkilerin hareketlendiği ülkeler öne çıkıyor. Gıda, inşaat ve taahhüt, lojistik, ağaç ve kâğıt ürünleri imalatı, enerji ve perakende ise en fazla yatırım yapılan sektörler oldu."  Yurt dışı yatırımın küresel rekabetçilik için çok önemli olduğunu vurgulayan Kara, "Kendi değer zincirinde üst basamaklara tırmanmak isteyen şirketler için yeni nesil destek mekanizmalarının geliştirilmesi artık elzem bir konudur. Küresel ölçekte her sektörde ilk 500'e giren şirketlere sahip olmamız gerekiyor" dedi.

Metodolojisi DEİK/Yurt Dışı Yatırımlar İş Konseyi ve Bain & Company danışmanlarının katkıları ile hazırlanan endeks; dünya ülkelerini ‘iş yapma ortamı ve kalkınmışlık', ‘know-how potansiyeli', ‘iç ve komşu pazar büyüklükleri', ‘mevzuat altyapısı', ‘üretim ve hammadde maliyeti', ‘Türkiye ile ilişkiler' ana başlıkları altında belirlenen kriterler çerçevesinde değerlendiriyor. DEİK üyelerine dönük gerçekleştirilen dönemsel yatırımcı algı anketi sonuçları ile belirlenen kategoriler, gelişmiş ülkelerin pek çoğunda yüksek performans olarak karşımıza çıkıyor. Türk yatırımcılar açısından cazip, az kalkınmış ülkeleri de değerlendirmeye alabilmek adına bu yıl endeks 3 kategoride hazırlandı.. Böylelikle gelir seviyesine göre ayrılan ülkeler arasında nispi bir sıralama yapma imkânı yakalanıyor.

Raporda öne çıkan bölümler:

Geçtiğimiz iki yılın birincisi ABD, bu sene liderliği Birleşik Krallık'a devretti. Özellikle yatırımlarını küreselleştirmeye çalışan Türk şirketleri, kurdukları aracı şirket veya doğrudan yatırımları ile Birleşik Krallık'ı bir üs olarak belirledi. Birleşik Krallık, özellikle Türkiye'ye yakınlığı, uluslararası hukuk, finans ve yatırım danışmanlarına erişim kolaylığı ile cazip bir yatırım adresi oldu. Ülke, diğer gelişmiş batı ülkelerine kıyasla vergi avantajı, şirket kurma süreçlerindeki esneklik ve para biriminin kullanım kolaylığı ile ön plana çıkıyor. Türk şirketlerinin 2017 yılında tespit edilen yurt dışı yatırım ve şirket satın almalarının işlem bazında yüzde 18'i Birleşik Krallık'ta gerçekleşti.

 

Sıralanan tüm ülkelerin 21 tanesi Avrupa'da yer almakla birlikte, endekste öne çıkan önemli bir bulgu, Doğu Avrupa ülkelerinin yatırım adresi olarak son yıllardaki çıkışını sürdürmeleri oldu. Polonya, Macaristan, Romanya ve Sırbistan gerek Türkiye'den gerek dünyadan özellikle imalat operasyonlarına dönük önemli miktarda yatırım çekiyor. Romanya, bu alanda Türk yatırımcıların birinci adresi olsa da, Türk yatırımcılar geçtiğimiz yıl özellikle Sırbistan merkezli imalat yatırımlarını arttırdılar. Endekste iki yıldır iyi bir yer edinen Çekya'nın şirketlerimizce potansiyelinin altında değerlendirildiği gözlemleniyor. Bununla birlikte, özellikle son dönemde Türk şirketlerinin satın aldığı önemli markaların menşei ve ekonomik büyüklükleri göz önünde bulundurulduğunda, Almanya, Fransa, İspanya, Hollanda, Belçika gibi gelişmiş Batı Avrupa ülkeleri önemli birer yatırım adresi olmaya devam ediyor.

 

Yıllık yatırım istatistiklerinden de görüldüğü üzere Avrupa'nın Türkiye açısından gerek yatırım kaynağı gerekse yatırım adresi olma niteliği endeks sonuçları ile de destekleniyor. Kendi değer zincirinde üst seviyelere yaklaşan şirketlerimiz, marka ve teknoloji transferi sağlayacak alımlarına gelişmiş ülkelerde devam edeceklerdir.

 

Afrika ülkeleri özellikle fırsat odaklı yaklaşımları olan Türk şirketleri için düşük gelirli ülkeler grubunda önemli yer edindi. Kuzey Afrika ülkeleri daha çok öne çıksa da Türkiye'nin Sahra altı Afrika'da gerek siyasi gerekse ekonomik atılımları zaman içerisinde yatırıma dönüşmeye başladı. Ayrıca, bu yıl, Kenya da listeye girmeyi başardı. Tanzanya ve Nijerya listede yer alamasa da bu ülkeleri takip ediyor. Son yıllarda Sudan da Türk yatırımcıların ilgi alanına girmeye başladı. Ortadoğu'da yaşanan politik belirsizliğin önümüzdeki dönemlerde de devam edeceğine yönelik algının, Türk yatırımlarının bu bölgeye yönelmesine neden olabileceği düşünülüyor.

 

Küresel ekonomik hareketliliğin tersine, ekonomi gündemimizde çeşitli sebeplerle ikinci planda kalmış Asya Pasifik bölgesi hala önemli fırsatları barındırıyor. Genç ve büyüyen ciddi bir nüfusa sahip bu ülkelere dönük gerek siyasi gerek ekonomik ilişkiler son  yıllarda önemli mesafe kat etti. Listeye girmeyi başaran Çin, Güney Kore, Hindistan, Endonezya ve Malezya'nın yanında bu yıl Vietnam ve Tayland da endekste kendine yer edindi. Hindistan, Orta ve Güney Asya'daki en fazla yabancı yatırımı çeken ülke olsa da yabancı yatırım girişleri halen nüfusuna göre çok küçük. Geçtiğimiz yıl gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı seviyesindeki ziyaretin ikili ekonomik ilişkileri güçlendireceği öngörülüyor.

Önceki döneme oranla nispi olarak artan petrol fiyatları, yakın pazarlardaki ekonomik görünümü az da olsa yukarı çekmeyi başardı. Irak ve Suudi Arabistan'ın yatırımcılar için daha iyi bir izlenim yarattığı görülüyor. İran, yaptırımların devreye alınması sonrası önceki seneki rüzgârını kaybetti. En fazla Türk yatırımını barındıran Rusya'nın, Ukrayna ve Batı ülkeleri ile yaşadığı ekonomik ve politik sorunlar sebebiyle çektiği doğrudan yabancı yatırımlar 2014'ten bu yana hızla düşüyor. Ülke, Türk yatırımcıları açısından da bir önceki yıla nazaran daha düşük bir derece elde etti.

2017 yılında yurt dışında 2 milyar ABD Dolarlık sıfırdan yatırım ve yarım milyar ABD Dolarlık birleşme ve satın alma işlemi gerçekleştirildi. İmalat, lojistik, inşaat malzemeleri, ahşap işleme, enerji ve gıda sektörlerine yatırım ön plana çıktı.

Endekse göre; bölgesel ve küresel coğrafyada öne çıkmak isteyen Türk şirketleri, 2017 yılında yurt dışında 2 milyar dolarlık 72 sıfırdan yatırıma imza attı. (2016 yılında 2 milyar ABD Doları). Buna ek olarak, yine 2017 yılında Türk şirketleri tarafından yurt dışında yarım milyar dolarlık 17 birleşme ve satın alma işlemi (2016 yılında 3,6 milyar doları) gerçekleştirildi. 2017 yılı ile birlikte son 15 yılda Türk şirketleri yurt dışında toplamda 30 milyar doların üzerinde 300 adet birleşme ve satın alma işlemi gerçekleştirmiş oldu.

 

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) hakkında detaylı bilgiye www.deik.org.tr adresinden, Bain & Company hakkında detaylı bilgiye ise https://www.bain.com/adresinden ulaşılabilmektedir.

İlgili Resimler

DEİK’TEN MİLYONLUK TİCARİ DİPLOMASİ ATAĞI

DEİK'TEN MİLYONLUK TİCARİ DİPLOMASİ ATAĞI

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK), ticari diplomasi atağı başlatacak. DEİK 145 iş konseyiyle 1 yılda 1 milyon iş insanına ulaşacak.

Ticari diplomasi misyonuyla hareket eden DEİK, 145 İş Konseyi Başkanıyla  "İş Konseyleri Ticari Diplomasi Buluşması"nda bir araya geldi. T.C. Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan'ın katılımıyla gerçekleşen toplantıda DEİK, 2019 yılı için ticari diplomasi atağı başlatma kararı aldı. Bu kapsamda, 145 iş konseyiyle 1 yılda 1 milyon iş insanına ulaşacak.

138 ülke ve bölge bazlı olmak üzere 145 iş konseyiyle dış ticaretin gelişmesi için çalışan DEİK, bir yılda ortalama 1.500 faaliyet düzenliyor. Düzenlediği faaliyetlerle yabancı ülkelerden devlet başkanı, başbakan ve bakanları ağırlayan DEİK, iki ülke ticari ilişkilerinin gelişmesinin yanı sıra ülkelerin, üçüncü ülkelerle ticari ilişki kurmasına da katkı sağlıyor.

Ruhsar Pekcan: "Şirketlerimiz DEİK sayesinde küresel aktörler arasında yer alacak"

DEİK"İş Konseyleri Ticari Diplomasi Buluşması"nda konuşan T.C. Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan,"DEİK, Türkiye'nin mal ve hizmet ticaretini artırmayı, ülkemize daha fazla doğrudan yabancı yatırım gelmesini sağlamayı kendisine şiar edinmiştir. Türk şirketleri kurumsal kapasitelerini DEİK üzerinden artırma fırsatı elde edecek ve şirketlerimiz DEİK sayesinde küresel aktörler arasında daha kolay yer alabileceklerdir" dedi.

Pekcan sözlerine şöyle devam etti: "Dış ticaret hedeflerimizi yakalamamızda Devlet-Özel Sektör birlikteliği kritik öneme sahiptir. Bu anlamda, Türkiye'nin güzide seçkin özel sektör kuruluşlarının kuruculuğunu yaptıkları DEİK platformu ile Ticaret Bakanlığımız arasındaki etkin işbirliğinden ve bunun olumlu sonuçlarından son derece memnunuz.

Bu yıl için hedefimiz, ihracatta tarihi zirveye ulaşarak büyüme ve istihdamı desteklemektir. Türkiye, yüksek gelirli ülkeler sınıfına ancak teknolojiye yatırım yaparak ve ihracatını artırarak ulaşabilir.

Her türlü sınamaya ragmen Türk ekonomisi dinamik olduğu kadar güçlü ve güven veren altyapısıyla, önemli bir yatırım merkezi olmaya devam edecek. Ticaret savaşlarının yaşandığı, gümrük duvarlarının sürekli yükseltildiği, haksız rekabetin körüklendiği günümüz dünyasında Türkiye; dünyaya entegre olan serbest piyasa ekonomisiyle yatırımcılarına öngörülebilir bir gelecek sunmaktadır."

Pekcan, "Bundan sonra Ticaret Bakanlığı olarak amacımız; Ticaret Ataşelerinin yapısını ülke bazında daha güçlendirmek, onları daha görünür kılmak ve DEİK iş konseyi başkanları ile koordineli çalışmalarını temin etmek" dedi. Pekcan, DEİK'te bölgesel olarak ayrı ayrı istişare toplantıları yapmayı istediklerini belirtti.

Nail Olpak: "Dış ticaretimizin gelişmesi için daha çok çalışacağız"

"İş Konseyleri Ticari Diplomasi Buluşması"nda konuşan DEİK Başkanı Nail Olpak, DEİK'in Türk iş dünyasının tüm renklerini içinde barındıran, bir iş platformu olduğunun altını çizdi. Olpak, DEİK'in Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda, hep daha iyisini hedefleyerek azim ve kararlılıkla çalıştığını belirtti. Olpak, "DEİK olarak işimiz, gücümüzü dünyaya taşımak. Bu çerçevede yıl boyu önemli faaliyetler düzenliyoruz. Bu faaliyetlerimizle, Dünyayı Türkiye'ye taşıyor, Türkiye'yi Dünyaya açıyoruz. Bu yıl ilkini gerçekleştirdiğimiz ve geleneksel hale getirmeyi hedeflediğimiz "İş Konseyleri Ticari Diplomasi Buluşması"nda 145 iş konseyimizle yeni bir ticari diplomasi atağı başlatma kararı aldık. Bu çerçevede, 2019 yılında düzenleyeceğimiz faaliyetlerle 1 milyon iş insanına ulaşacak ve dış ticaretimizin gelişmesi için çalışacağız. Bizler, gönüllü birer elçi olarak, ticari, sosyal ve kültürel köprüler kurmak için daha çok çaba sarf edeceğiz" dedi.

"Hedef ülkeler için özel çalışma yürüteceğiz"

Ticaret Bakanlığının belirlediği hedef ülkeler olan Çin, Rusya, Hindistan ve Meksika'ya yoğunlaşacaklarını kaydeden Olpak, bu dört ülkeyle ticaretin gelişmesi için özel çalışma yürüteceklerini kaydetti. Olpak, ticari diplomasi kavramını daha etkin bir şekilde anlatmak için Türkiye'de bir toplantı turu başlatacaklarını belirtti. 

İlgili Resimler

DEİK BAŞKANI NAİL OLPAK: "TÜRKİYE, PPP ALANINDA ÖNEMLİ BİR DENEYİME SAHİP"

DEİK BAŞKANI NAİL OLPAK:  "TÜRKİYE, PPP ALANINDA ÖNEMLİ BİR DENEYİME SAHİP"

Üçüncü İstanbul PPP Haftası kapsamında, T.C. Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda, DEİK PPP Komitesi (Kamu-Özel Sektör Ortaklığı Komitesi) ve İstanbul PPP Mükemmellik Merkezi iş birliğinde gerçekleştirilen "Cumhurbaşkanlığı Sisteminde Yatırım Ortamı" panelinde Türkiye yatırım ortamının geliştirilmesine yönelik planlanan strateji ve çalışmalar iş dünyasıyla paylaşıldı.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin Türkiye'deki yatırım ortamı üzerindeki etkilerinin değerlendirildiği "Cumhurbaşkanlığı Sisteminde Yatırım Ortamı" paneli, Cumhurbaşkanı Hukuk Baş Danışmanı Mehmet Uçum, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Arda Ermut, DEİK Başkanı Nail Olpak, DEİK PPP Komite BaşkanıDr. Eyüp Vural Aydın,25 ülkeden 40'ı aşkın bürokrat ve Türk iş dünyası temsilcilerinin katılımıyla 8 Kasım 2018 tarihinde İstanbul'da gerçekleştirildi.

DEİK PPP Komite BaşkanıDr. Eyüp Vural Aydın'ın moderatörlüğünde gerçekleşen panelde, yeni sistemin genel çerçevesi, orta ve uzun vadeli stratejileri, hukuki altyapısı, karar mekanizmaları ve yatırım ortamını iyileştirecek enstrümanların nasıl hayata geçirileceği konusu ele alındı. Türkiye ekonomisinin öncelikli hedefleri arasında yer alan "cazip bir yatırım ortamının tesisi" kapsamında atılan adımlar iş dünyası ile paylaşıldı. 

Cumhurbaşkanı Hukuk Baş Danışmanı Mehmet Uçum, 16 Nisan anayasa değişikliğinin temel esas ve özelliklerini anlatarak değişikliğin en önemli esaslarından birisinin hukuk anlayışındaki farklılık olduğunu söyledi. 16 Nisan anayasa değişikliği ile birlikte baskıcı ve tasarlayıcı hukuk anlayışı tercihi yerine kolaylaştırıcı ve imkân veren bir hukuk anlayışı seçildiğini belirten Uçum, anayasa değişikliğinin egemenliğin bölünmezliği ilkesi üzerine kurulu olduğunu ve milli egemenliğin halka ait olması esasının alındığını vurguladı.

Kamu-özel sektör ayrımı kaldırıldı

Kamu-özel sektör ayrımının kaldırıldığını ve kamu yönetiminin gençleştirilmesine yönelik bir hamle yapıldığını belirten Uçum, "Artık, Türkiye'de üst kademe yöneticisi olabilmek için illa kamuda yetişmiş olma şartı yok. Türkiye toplumunun bütün yetişmiş kişileri yürütmede görev yapabilir. Özel sektörden atama yapılabilecek ve çalışanlar görevine göre farklı ücretler alabilecek" dedi. Ortaya çıkan yapının son derece esnek, verimli ve etkinliği yüksek bir yapı olduğunu vurgulayan Uçum şöyle konuştu: "Karar alma hızı arttı. Dolayısıyla yatırım, devlet, ekonomik aktörlerin ilişkisinde etkili, hızlı yürütme ihtiyacı Türkiye'de sistemsel olarak karşılanmış durumda. Şimdi yeni yürütme açısından rehberlik hizmetlerine ihtiyaç var. Doğru adreslerin bilinmesine ihtiyaç var. Yatırımcılar, Türkiye ile ilişki kuranlar bu hizmetleri doğru alırlarsa, doğru adres sistematiği, bürokrasiyle ilişkilerin haritalaması ortaya çıkarsa, çok kısa süre içerisinde çok da etkili, hızlı süreç yönetimleriyle karşılaşacağız şeklinde öngörü yapılabilir." Uçum, son olarak, demokrasi hukuku adında bir konsept geliştiğini ve bunun yirminci yüzyılın ihtiyacı doğrultusunda Türkiye pratiğiyle ortaya çıktığını söyledi.

"Gelişmiş ülkeler de yatırım çekmeye çalışıyor"

Yeni sistemle birlikte özellikle yatırımlar anlamında beklentilerin de çok arttığını belirten Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Arda Ermut, "Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi olarak, yeni sistemde hizmetlerin haritalandırılması, yatırımcıların devlet içinde doğru adreslere gidebilmesi için rehberlik görevimizi görmeye devam edeceğiz" dedi. Ermut, dünyada, Türkiye'deki yatırım ortamının tanıtılmasına dair yaptıkları faaliyetleri paylaştı.2002 yılına kadar Türkiye'ye gelen doğrudan yatırımların toplam 15 milyar dolar olduğunu hatırlatan Ermut, 2002'den günümüze kadar ise yaklaşık 200 milyar dolara yakın doğrudan yatırımın ülkemize geldiğini ve bunda yapılan reformlar ile yatırım ortamındaki iyileşmelerin etkisi olduğunu söyledi.

Türkiye'deki doğrudan yatırımlar konusunda 2006'dan bu yana çok ilerleme kaydedildiğini belirten Ermut, "Artık gelişmekte olan ülkeler değil gelişmiş ülkeler de kendi ülkelerine yatırım çekmeye çalışıyor. Dünyada çok da gelişmeyen hatta kriz süreçlerinde daralan bir pastadan daha fazla pay almaya çalışan ve daha fazla ülkenin yer aldığı bir konudan bahsediyoruz. Bu sebeple rekabetçi olmamız gerekiyor" dedi.

25 ülkeden 40'ı aşkın bürokrat ve eğitmen ağırlandı

 "Cumhurbaşkanlığı Sisteminde Yatırım Ortamı Paneli"nin kapanış konuşmasını gerçekleştiren Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, başta DEİK üyeleri olmak üzere tüm iş dünyası temsilcilerinin yatırım ortamının geliştirilmesine yönelik stratejiler ve atılan adımlara ilişkin net ve doğru bilgiye erişmelerini hedeflediklerini söyledi. 3. İstanbul PPP Haftası kapsamında 25 ülkeden 40'ı aşkın bürokrat ve eğitmeni ağırladıklarını aktaran Olpak, "Türkiye'nin PPP alanında deneyimli yatırımcı firmalarını onlarla bir araya getirdik. Kendi ülke sunumlarını ve gelecek dönem projelerini Türk özel sektörüne anlattılar. Umut ediyorum ki, bilgilendirici, aydınlatıcı ve faydalı olmuştur" diye konuştu.

PPP projeleri gelecek vizyonunda önemli bir yere sahip

Olpak, dünya çapında iş yapan yerli ve yabancı ortaklı şirketler ve üyeleri ile görüşmelerinde Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin, Türkiye'deki yatırım ortamı üzerinde olumlu sonuçlar doğuracağına ilişkin olumlu bir inanç gözlemlediklerini belirtti. Türkiye'nin PPP alanında önemli bir deneyim ve bilgi birikimine sahip olduğunu dile getiren Olpak şöyle konuştu: "Tüm dünyada sayılı projeler arasına giren PPP projelerimiz sayesinde, bütün dünyada kabul edilen, kredilendirilebilir bir dokümantasyonumuz oluştu. Kamunun tecrübesi ve özel sektörün dinamizmini, kamu bütçesine yük getirmeden buluşturan PPP projelerinin başarıyla hayata geçirilmesi ve sürdürülebilirliği, devletimiz için olduğu kadar, biz iş dünyası temsilcileri için de ‘gelecek vizyonumuzda' özel önem ve yer tutuyor."

Panel günün anısına plaket takdim edilmesi ile sona erdi.

DEİK PPP Komitesi ve 3. İstanbul PPP Haftası Hakkında Bilgi Notu

Türkiye'nin son 10 yılda gerek altyapı yatırımlarında gerekse "Sağlıkta Dönüşüm" programı ile sağlık yatırımlarında PPP modelini kullanarak yapmış olduğu atılımı, tüm dünya yakından takip ediliyor. Mega projeler olarak anılan köprü, yol, havalimanı ve şehir hastanesi projelerini siyasi idarenin de kararlılığı ile arka arkaya hayata geçirmesi ile "Türk PPP Modeli", özellikle kalkınmakta olan ve ciddi altyapı ihtiyacı bulunan bölge ülkelerinin ilgisini çekiyor. PPP Haftası kapsamında, söz konusu hedef ülkeler PPP konusunda karar verici bürokratlar davet edilerek, Türkiye'nin bu projeleri gerçekleştirirken hangi adımları attığı, nasıl tecrübeler edindiği 4 günlük eğitim seminerleri ile paylaşıldı. Kendi ülkelerinde hayata geçirmek istedikleri projeleri Türk özel sektörüne aktarmaları için fırsat yaratıldı. Böylece inşaat, teknik müşavirlik, bilişim, hukuk gibi kalemler nezdinde edinilen Türkiye PPP deneyimlerinin ihracı için bir platform sağlandı.

İlgili Resimler

NAİL OLPAK: “GURURLUYUZ”

NAİL OLPAK: "GURURLUYUZ"

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, bugün açılan İstanbul Havalimanı'yla ilgili yazılı bir değerlendirme yaptı.

Olpak, şunları kaydetti:

"Bugün, Cumhuriyetimizin 95. yıldönümünü kutlamanın mutluluğu ile birlikte Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en önemli projelerinden birinin hayata geçmesine şahitlik etmenin heyecanını ve gurunu yaşıyoruz.  Gururluyuz çünkü sadece ülkemizin değil dünyanın en büyük havalimanına kavuştuk. 

1,6 milyon metrekare lojistik alanı ve 5,5 milyon ton kargo kapasitesiyle İstanbul Havalimanı, ülkemizi dünyanın yeni ticaret merkezi haline getirecek.  DEİK olarak işimizi dünyaya taşıyan bir iş platformuyuz ve yürüttüğümüz ticari diplomasi faaliyetlerinde yeni havalimanımızın gücü bize güç katacak. Deyim yerindeyse yeni havalimanımız milyonların yanı sıra ticareti de uçuracak.

Bize bu gururu yaşatan başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a ve emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz. Ülkemize, milletimize ve tüm dünyaya hayırlı olsun."

 

ALMANYA İLE TÜRKİYE İŞ BİRLİĞİ’NDE AFRİKA FIRSATI

Türk ve Alman enerji firmaları Ankara'da bir araya geldi

ALMANYA İLE TÜRKİYE İŞ BİRLİĞİ'NDE AFRİKA FIRSATI

Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanı Peter Altmaier'in Türkiye resmi ziyareti kapsamında düzenlenen Türk-Alman Enerji Forumu, T.C Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ev sahipliğinde Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) organizasyonunda 26 Ekim 2018 tarihinde Ankara'da düzenlendi.

Türk ve Alman iş dünyası temsilcilerinin bir araya geldiği Forum, T.C Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanı Peter Altmaier ve DEİK Başkanı Nail Olpak, DEİK/Türkiye-Almanya İş Konseyi Başkanı Steven Young, DEİK/Enerji İş Konseyi Başkanı Murtaza Ata, E.ON Yönetim Kurulu Başkanı Johannes Teyssen ve 400'den fazla Türk ve Alman iş insanının katılımları ile gerçekleşti.

T.C Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Almanya ile Türkiye arasında enerjideki iş birliği potansiyelinin hayata geçirilmesi için Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanı Peter Altmaier ile forumda bir niyet mektubu imzalayacaklarını söyledi. Niyet mektubunda yer alan iş birliği alanlarında çalışmaların süratle ve sonuç odaklı devam ettirileceğini belirten Dönmez, belirli bir seviyeye ulaşan ikili iş birliğinin daha da geliştireceğine inandığını söyledi. Avrupa Birliği'nin enerjide yapacağı stratejik hamlelerin yolunun Türkiye'den geçtiğini vurgulayan Dönmez, Türkiye'nin artan jeopolitik konumunun öneminin "Avrupa'nın enerji arz güvenliği Türkiye'den başlar" tezini her geçen gün pekiştirdiğini söyledi. Türk-Alman Enerji Forumunun ilkinin 2013 yılında Ankara'da gerçekleştirildiğini belirten Dönmez, bu yıl içinde iki ülke yetkilileri arasında gerçekleştirilen toplantılar neticesinde, enerji alanındaki iş birliğinin canlandırılarak daha ileri bir seviyeye taşınması, spesifik hedef ve amaçların belirlenmesi amacıyla bir "yol haritası" oluşturulduğunu ifade etti.  Dönmez, "Türk-Alman ortaklığını daha ileri seviyelere taşımak için iki ülkenin iş insanlarının üçüncü ülkelerde birlikte yatırım yapmaları sürecinde Alman enerji şirketleri ve finans kurumları, finansmanın yanı sıra teknolojilerini, uzmanlıklarını ve bilgilerini ülkemize getirerek bu süreçte son derece önemli bir rol üstlenmişlerdir" dedi.

 

Enerji alanında çalışma grupları oluşturulmalı

 Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanı Peter Altmaier, Almanya'nın enerji üreten lider bir ülke konumunda olduğunu söyledi.  Türkiye'nin Avrupa'nın bir parçası olduğunu belirten Altmaier, "Güçlerimizi birleştirdiğimiz zaman birçok şeyi başarabiliriz" dedi. Ekonomilerini geliştirmek isteyen tüm ülkeler için sürdürülebilir enerjinin gerekli olduğunu vurgulayan Altmaier, Almanya'nın 2022 yılına kadar nükleer enerjiden tamamen çıkmış olacağını söyledi. Altmaier,  diğer ülkelerin nükleer enerji kullanmaya devam edeceğini ve güvenlik konusunda büyük tecrübe gerektiren bu konuda Türkiye ile Almanya'nın iş birliği yapılabileceğini ifade etti. Enerji tüketiminin ve ekonomik büyümenin bir korelasyonda ilerlemesi gerektiğini vurgulayan Altmaier, Almanya'nın bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirterek, linyit ve kömürden yenilenebilir enerjilere yönelmek istediklerini söyledi. Almanya'da yenilenebilir enerjide laboratuvar çalışmaları yapıldığına burgu yapan Altmaier, bu alanlarda çalışma gruplarının oluşmasını hedeflediklerini söyledi. Türkiye ve Almanya hükümetlerinin iş birliğine hazır olduğunu belirten Altmaier,  "Bu ilişkiler çevresinde ağlar oluşturmalı, çok somut projeleri ele almalıyız. Çerçeve koşulları tartışmalıyız. Gelecek forumun Berlin'de yapılmasını istiyoruz. Türkiye zor ekonomik şartlar atlattı, bazı sorunlarımız oldu ancak biz geleceğe bakmalıyız" dedi.

 

"Alman firmalarının yatırımlarından memnunuz"

DEİK Başkanı Nail Olpak,Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bir ay kadar önce Almanya ziyaretinde, Alman iş dünyasının üst yöneticileri ile bir araya geldiklerini hatırlatarak, ziyarette aynı toplantının benzer ayaklarının Türkiye'de de yapılmasının kararlaştırıldığını dile getirdi. Olpak, iki gündür gerçekleştirilen faaliyetlerin bu ayakların bir kısmını oluşturduğunu ifade ederek, Alman firmalarının Türkiye'deki yaptığı yatırımlara değindi ve Alman firmalarının uzun yıllardır Türkiye'deki yatırımlarından memnun olduklarını ifade etti.

 

"Afrika'daki iş birliği fırsatlarını ihmal etmeyelim"

Olpak, iki ülkenin üçüncü ülkelerde iş birliği yapmaları konusunda kendilerine ulaşan talepler olduğunu belirterek, "Türk ve Alman firmalarının karşılıklı yatırımlarından memnunuz ama üçüncü ülkeler çok konuştuğumuz ama birlikte hareket etme konusunda fazla başarılı olamadığımız bir konu" dedi. DEİK'in 43 iş konseyi ile Afrika'da yoğun olarak faaliyet gösterdiğini aktaran Olpak, Afrika tarafında da talep olduğuna dikkat çekti. Avrupa ülkelerinin DEİK ya da farklı kurumların organizasyonuyla iş birliği için sık sık bir araya geldiğini belirten Olpak, "Fırsatları konuşuyoruz. Fırsatların bu boyutunu ihmal etmeyelim" dedi.

Enerji verimliliği alanındaki iş birlikleri öne çıkıyor

Enerji alanında faaliyet gösteren firma olarak, fosil yakıtlardan ayrılarak daha yeşil bir gelecek için çaba gösterdiklerini söyleyen Alman E.ON firmasının Yönetim Kurulu Başkanı Johannes Teyssen,  "Bu anlamda Türkiye ve Almanya'da fırsatlar var. Fosil yakıtlardan bağımsızlığımızı kazanabiliriz" dedi. Türkiye'de Sabancı Holding ile çalıştıklarını ve bugüne kadar 11 milyar dolar tutarında yatırım yaptıklarını kaydeden Teyssen, teşviklerin önemine dikkat çekti. Teyssen, İstikrar ve güven ortamının yeniden yaratılmasının önemine işaret etti.

Açılış konuşmalarının ardından forumda T.C. Enerji Bakanı Fatih Dönmez ile Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanı Peter Altmaier arasında "iyi niyet mektubu anlaşması", Jesder ile BVG arasında "İşbirliği Protokolü", Mapso Enerji ile Jeotermal Grup arasında "İşbirliği Protokolü" ve TEMSAN ile Siemens arasında "Niyet Mektubu Anlaşması" imzalandı.

 

TÜRK - ALMAN İLİŞKİLERİNİN İKİNCİ BAHARI

TÜRK - ALMAN İLİŞKİLERİNİN İKİNCİ BAHARI

TÜRK VE ALMAN İŞ İNSANLARI ANKARA'DA BULUŞTU

Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanı Peter Altmeier'in Türkiye resmi ziyareti kapsamında düzenlenen Türkiye-Almanya İş Konseyi Yuvarlak Masa Toplantısı, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan başkanlığında Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) organizasyonunda 25 Ekim 2018 tarihinde Ankara'da gerçekleştirildi.

T.C. Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanı Peter Altmaier,  T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, T.C. Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk'un konuşma yaptığı Türkiye-Almanya İş Konseyi Yuvarlak Masa Toplantısına DEİK Başkanı Nail Olpak, TİM Başkanı İsmail Gülle, MÜSİAD Başkanı Abdurrahman Kaan, TOBB Başkan Yardımcısı Faik Yavuz, TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi Bahadır Balkır, AHK Türkiye Başkanı Markus C. Slevogt  ve Türkiye-Almanya İş Konseyi Başkanı Steven Young ile Türk ve Alman 100'e yakın iş insanı katıldı.

Almanya'dan finans, enerji, teknoloji, otomotiv, makine, kimya, medikal ve perakende gibi sektörlerinden 30 kadar üst düzey yönetici ile Türk iş dünyasının bir araya geldiği toplantıda, ticaret, turizm, sanayi 4.0 dönüşümü, eğitim ve mesleki eğitim, bankacılık ve finans, Gümrük Birliği'nin güncellenmesi, vizelerin kolaylaştırılması ve yatırımların arttırılması konularına değinildi. Türk ve Alman iş insanları tarafından iki ülke arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesinin gerektiği vurgulanmış olup, İş Konseyi faaliyetlerinin de iki ülke ilişkilerinde son dönemde yaşanan yakınlaşmaya çok önemli katkı sağladığı ifade edildi.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, AFRİKA’YA YERLİ PARA İLE İŞ YAPMA ÇAĞRISINDA BULUNDU

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, AFRİKA'YA YERLİ PARA İLE İŞ YAPMA ÇAĞRISINDA BULUNDU

Afrika ile ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi stratejisi kapsamında Ticaret Bakanlığı ev sahipliğinde, Afrika Birliği (AU) iş birliğiyle, DEİK ve Türkiye-Afrika İş Konseyleri organizasyonu ile düzenlenen Türkiye- Afrika Ekonomi ve İş Forumu'nunikincisi, T.C. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın teşrifleriyle, 10 Ekim 2018 tarihinde İstanbul'da başladı.

Afrika'daki siyasi liderler ve üst düzey karar vericiler ile önemli portföy yöneticileri ve iş insanlarının bir araya geldiği Türkiye-Afrika II. Ekonomi ve İş Forumu'nun açılışı T.C. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Etiyopya Cumhurbaşkanı Dr. Mulatu Teshome, Ruanda Cumhuriyeti Başbakanı Edouard Ngirente, T.C. Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Afrika Birliği Komisyonu Ekonomik İşler Komiseri Victor Harison, DEİK Başkanı Nail Olpak vePan-Afrika Ticaret Odaları Başkan YardımcısıMelaku Ezezew'in katılımları ile gerçekleşti.

Türkiye-Afrika II. Ekonomi ve İş Forumu'nun açılışında konuşan T.C. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Kazan-kazan ve eşit ortaklık temelinde, karşılıklı saygıya dayalı ilişkilerimizi her alanda ilerletmeyi arzu ediyoruz. Bu anlayışla göreve geldiğimiz günden beri, hiçbir ayrım yapmadan Afrika kıtasının tamamıyla iş birliğimizi güçlendirmenin gayreti içindeyiz" dedi. Türkiye'nin Afrika kıtası ile iş birliğine büyük önem verdiğini belirten Erdoğan, "Özellikle 2005 yılını Başbakanlığım döneminde, ‘Afrika yılı' olarak ilan etmiştik. O günden bugüne tempo artarak devam etti. Göreve geldiğimizde Afrika'da 12 büyükelçiliğimiz varken, bugün 41 büyükelçiliğimiz var. Bu sayı artarak devam edecek" dedi.

Türkiye'nin Afrika açılımının, kıta genelinde çok ciddi karşılık bulduğunu ve teveccüh gördüğünü belirten Erdoğan, ülkemizin uzattığı dostluk elinin Afrika ülkeleri tarafından asla havada bırakılmadığını söyledi. Erdoğan sözlerine şöyle devam etti: "Biz tüm kıta sathında diplomatik varlığımızı güçlendirirken, Afrika ülkeleri de Türkiye'deki diplomatik temsilciliklerin sayılarını 10'dan 33'e çıkardı. Birleşmiş Milletler, İslam İş birliği Teşkilatı gibi uluslararası platformlarda Türkiye'nin küresel barış ve adaletin tesisi için yürüttüğü haklı mücadeleye Afrikalı dostlarımız güçlü destek verdi. Artık tüm Afrikalı dostlarıma, kardeşlerime söylüyorum; yerli para, milli parayla gelin ortak iş yapalım."

Türkiye ve Afrika'nın sürdürülebilir bir geleceği birlikte inşa edeceklerine inandığını ifade eden Etiyopya Cumhurbaşkanı Dr. Mulatu Teshome, "Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ekonomik ortaklığımız açısından büyük bir atılım yaptı. Türkiye'nin Afrika'ya açılım politikasından sonra iki bölge birbirini daha yakından tanıma fırsatı buldu. Afrika'nın doğrudan yabancı yatırımcı çekme stratejisiyle Türkiye'nin hedefleri bire bir örtüştü. Türkiye şu an Etiyopya'da en büyük 3 yatırımcıdan birisi ve bölgede 2,5 milyar dolarlık Türk yatırımı bulunuyor. Türk iş dünyası, 150 şirket ile 30 bin kişiye istihdam sağlıyor. Türkiye'nin Etiyopya'ya 440 milyon dolarlık ithalatı bulunurken, Etiyopya'nın da Türkiye'ye 36 milyon dolarlık bir ithalatı bulunuyor. Etiyopya olarak doğal enerji kaynaklarımız, 100 milyondan fazla iş gücümüz, güçlü makro ekonomimiz ve istikrarlı yönetimimizle Türk iş insanlarını yeni yatırımları için ülkemize davet ediyoruz. Ne mutlu ki Türk iş insanlarının Etiyopya'da endüstriyel bölgeler kurmak istediklerini öğrendik. Etiyopya, bu konuda daima Türkiye'nin yanında olacak ve elinden gelen desteği sunacak. Önümüzdeki dönemde Türkiye ile Afrika arasındaki dostluk ve dayanışma, ortak hedefler doğrultusunda daha güçlü şekilde devam edecek" şeklinde konuştu.

Ruanda Cumhuriyeti BaşbakanıEdouard Ngirente, Ruanda Başkanı ve aynı zamanda Afrika Birliği Dönem Başkanı Paul Kagame adına katıldığını belirterek, "Türkiye ve Afrika arasındaki güçlü ekonomik bağlarımızla birlikte 20,6 milyar dolarlık iş hacmine ulaştık. Kamu ve özel sektör iş birliğiyle bunu başardık. Türkiye'nin Afrika'nın sorunlarına çözüm önerileriyle yaklaşmasını takdir ediyoruz. Sürdürülebilir kalkınma hedefleri için Türkiye ile güçlü ilişkileri geliştirerek, sanayi konusunda gelişmek istiyoruz. Serbest ticaret bölgemiz Türkiye için çok çok büyük bir potansiyel oluşturuyor. Ticaret, yatırım ve özellikle madencilik, turizm, eğitim, tarım, inşaat, altyapı, enerji alanlarında kazan kazan stratejisiyle birlikte daha güçlü ortaklıklara imza atacağız" dedi.

"Afrika'ya bakışımız ‘ortak kazanç, birlikte kalkınma, birbirimizi tamamlamadır'"

T.C. Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan"Hedefimiz, önümüzdeki yıllarda dünyada esen korumacılık ve içe kapanma rüzgarlarının tersine, Türkiye-Afrika ilişkilerini her açıdan zirveye taşımak" dedi. Türk Eximbank, Afrika Kalkınma Bankası, İslam Kalkınma Bankası, Dünya Bankası ve (Türk) Eximbank'ın Afrika'da proje ortaklığı yaptığı İngiliz ve Alman Eximbankları dahil 8 kredi ve finans kuruluşunun etkinlikte yer aldığını söyleyen Pekcan, "Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ve vizyonunda, 2003 yılında hayata geçen Afrika açılımı sayesinde Türkiye-Afrika ekonomik ilişkileri tarihin altın çağını yaşıyor.  15 sene gibi kısa bir sürede Afrika kıtasına ihracatımız 5 katına, ithalatımız 3 katına çıktı. 20 milyar doları aşmış bulunuyoruz" dedi.

Pekcan, "Toplam Afrika kıtasındaki müteahhitlik hizmetleri 66,4 milyar dolar. Ama bunun 55 milyar dolarını, son 15 sene Afrika açılımı sayesinde gerçekleştirdik" dedi. Türkiye'nin Afrika'ya sadece bir ‘pazar' ve ‘doğal kaynak' merkezi olarak da bakmadığını aktaran Pekcan, "Afrika'da yüzbinlerce kişiye Türk şirketlerinde iş imkânı sağlanıyor. Bugün Afrika'daki Türk yatırımlarının tutarı 6,2 milyar dolara ulaştı. Eximbank'ımız, Afrika'nın kalkınması için projelere finansman sağlıyor. Türkiye olarak bizim Afrika'ya bakışımız ‘ortak kazanç, birlikte kalkınma, birbirimizi tamamlamadır" dedi.

"İş birliği ve dayanışma içinde olmalıyız"

DEİK Başkanı Nail Olpak, Türk iş insanlarının Afrika'nın geleceğinin inşasına katkı sunabileceğini ve sürdürülebilir geleceğe birlikte yatırım yapılabileceğini söyledi. Dünyadaki anakaraların yüzde 30'u, dünya nüfusunun yüzde 16'sı ve 54 ülkeye vatan olan Afrika'nın, dünyanın ürettiği GSYH'nın sadece yüzde 2,5'unu almasının adil olmadığını vurgulayan Olpak konuşmasını şöyle sürdürdü: "Kuralları yeniden şekillenen bu yeni dünyaya hep birlikte hazır olmalı. Sadece hazır olmakla yetinmemeli, yazılan kurallarda payımız olması için çok çalışmalı, daha çok iş birliği ve dayanışma içinde olmalıyız."

Afrika'da 145'inci İş Konseyi Kuruluyor

Türkiye'nin Afrika'daki varlığından bahsederek, Türkiye'nin, Afrika'nın dış ticaretinden yüzde 2,1 pay almasının normal olmadığını belirten Olpak "Bugün, bölgedeki 44'üncü, toplamda ise 145'inci İş Konseyimizi, Türkiye – Sierra Leone İş Konseyimizi de kuruyoruz. Hedefimiz, Afrika'da doğrudan temas etmediğimiz, gözlerinin içine bakmadığımız hiçbir dostumuzun kalmaması" açıklamasını yaptı.

2016 yılında gerçekleştirilen ilk forumdan bu yana Türkiye ile Afrika'nın ekonomi ve ticaret alanlarında büyük bir gelişim gösterdiğini söyleyen Afrika Birliği Komisyonu Ekonomik İşler Komiseri Victor Harison, "Türkiye'nin, 2003 yılından beri "kazan-kazan" politikası çerçevesinde uygulamaya koyduğu Afrika açılımı ile Afrika'yla ticaret hacmi 2003-2018 yılları arasında 4 kat yükseliş göstererek 20,6 milyar dolara ulaştı. Bu rakam süreklilik arz eden yatırımlar ve kamu-özel sektör iş birlikleriyle büyüme gösterdi. Afrika, bu yıl küresel ortalamanın üstüne çıkarak yüzde 4.1 büyüyecek ve 2050 yılında nüfusu 2,5 milyara ulaşacak. 54 ülkenin tek vücut olduğu Afrika, demografik yapısı ve yenilenebilir enerji kaynaklarıyla küresel bir oyuncu olacak. Önümüzdeki süreçte Afrika ile Türkiye stratejik ortaklıklarını sürdürerek yeni iş birliklerine imza atacak" dedi.

Pan-Afrika Ticaret Odaları Başkan Yardımcısı Melaku Ezezew, forumda bu yıl 50'den fazla ülkeden 3 binin üzerinde iş insanıyla bir araya geldiklerini belirterek, "Türkiye'yi, Afrika açılımı ile birlikte kazan-kazan felsefesine dayanan iş birliğinden dolayı tebrik ediyoruz. Türk yatırımları özellikle Etiyopya'da doğrudan yabancı yatırımların yüzde 40'ını oluşturuyor. Tekstil ve inşaat sektörleri başta olmak üzere bölgede toplam 2,5 milyar dolarlık Türk yatırımı bulunuyor. Afrika'da Türk şirketleri için özellikle güneş enerjisi, hidro enerji ve rüzgâr enerjisi alanlarında eşsiz bir yatırım fırsatı bulunuyor. Türk inşaat sektörü de bölgedeki yüksek iş hacmiyle ikinci sırada yer alıyor. Kamu ve özel sektör ortaklık modeli, sürdürülebilir yatırımlar açısından stratejik olarak çok önemli. Önümüzdeki dönemde Türk şirketleri Afrika'da bir Türk Bölgesel Endüstri Alanı yaratabilirler" şeklinde konuştu.

10 Ekim Çarşamba günü etkinliğin ilk gününde açılış konuşmalarının ardından Afrika ile en çok iş yapan Türk firmaları ve Türkiye'de en çok iş yapan Afrikalı firmaların ödüllendirildiği Afrika Şampiyonları Ödül Töreni ile Ticaret Bakanı ve konuk Bakanlar arasında ikili görüşmeler gerçekleştirildi.

Forumda 3 İş Birliği Anlaşma İmzalandı

Forumda, Senegal Cumhuriyeti Maden ve Jeoloji Bakanlığı ile Tosyalı Holding arasında Mutabakat Zaptı, Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığı ve Afrika Birliği Komisyonu arasında Ticaret ve Yatırım İşbirliği Mutabakat Zaptı ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Zimbabve Cumhuriyeti Hükümeti arasında Ticari ve Ekonomik İşbirliği Anlaşması imzalandı.

Forum, "Tekstil Sektöründe Afrika'da Yatırım Fırsatları ve Moda", "Türkiye ve Afrika Arasında İnşaat, Altyapı ve Enerji Alanlarında İş birliği" ve "Afrika'da Bütünleşme Çabaları ve Türk İş Dünyası için Fırsatlar" başlıklı konularda 3 panel ve ülkelerin sunumlarının yapılacağı B2G toplantıları ile devam edecek.

Forumun ikinci gününde ise "Adil, Serbest, Sürdürülebilir Ticaret; Korumacılığın Afrika için Ortaya Çıkardığı Riskler" konulu Bakanlar Toplantısı gerçekleştirilerek ortak deklarasyonun duyurulacağı basın toplantısı ve imza töreni yapılacak. Bununla birlikte, "Afrika'da Ticaret ve Yatırım Finansmanı" ile "Afrika'da Turizm ve Otel Yatırımları" konularında iki panel gerçekleştirilecek.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, MACARİSTAN İLE TİCARET HACMİNİN HEDEFİNİ ARTIRDI

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, MACARİSTAN İLE TİCARET HACMİNİN HEDEFİNİ ARTIRDI

T.C. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Macaristan resmi ziyaret kapsamında DEİK/Türkiye-Macaristan İş Konseyi ve Macaristan Ulusal Ticaret Ajansı (MNKH)'nın iş birliğinde Macaristan-Türkiye İş Forumu, 9 Ekim 2018 tarihindeMacaristan'ın başkenti Budapeşte'de düzenlendi.

Forum,  T.C. Cumhurbaşkanı  Recep Tayyip Erdoğan, Macaristan Başbakanı  Viktor Orban, T.C. Ticaret Bakanı  Ruhsar Pekcan, DEİK Başkanı Nail Olpak, DEİK/Türkiye-Macaristan İş Konseyi Başkanı  Adnan Polat, MNKH (Macaristan Ulusal Ticaret Ajansı) İcra Kurulu Başkanı  Gábor Ligetfalvi ile Türk ve Macar300'ü aşkın iş insanının katılımları ile gerçekleşti.

Türk ve Macar iş dünyası temsilcisine hitap eden T.C. Cumhurbaşkanı  Recep Tayyip Erdoğan, iki ülke ekonomilerinin birbiriyle rekabet eden değil, birbirini tamamlayan, benzerliklerini kullanarak daha büyük sinerji oluşturan ekonomiler olduğunu söyledi. Macaristan'ın, Avrupa'yı Balkanlar, Doğu Avrupa, Türkiye ve Rusya ile bağlayan demir ve karayollarının kavşak noktasında yer aldığını vurgulayan Erdoğan, "Bu açıdan, ürünlerimizin Avrupa'ya ulaştırılmasında Macaristan'ı bir ticaret üssü ve en önemli geçiş noktalarından biri olarak görüyoruz" dedi. Macaristan ile Afrika'da ortak yatırımlara girebileceklerini söyleyen Erdoğan,  "Ekonomik iş birliğimizi istediğimiz noktaya taşıyabilmemiz için bankalarımız arasındaki ilişkileri de güçlendirmemiz gerekiyor" dedi. "Ticaret savaşları" gibi söylemlerin ticareti esir almaya çalıştığı bir ortamda Macaristan'la ekonomik iş birliğinin çok büyük önem arz ettiğini ifade eden Erdoğan, "Biz bunu aramızda başarmalıyız. Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği güncellemesi çalışmalarına hâlâ başlanamaması ve Türk iş insanlarının ve halkının vizeye tabi olması potansiyelimizin tam olarak kullanılmasının önündeki en büyük engellerdendir. Macaristan ve diğer Avrupa Birliği üyesi ülkelerden bu süreçte destek bekliyoruz" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘İki ülke arasındaki ticaret hacminde hedefi geçen yıl 5 milyar dolar olarak belirlemiştik. Ancak geçen yıldan bu yana gerçekleşen olumlu performansı ele aldığımızda, Sayın Orban ile birlikte bu hedefi 6 milyar dolara çıkarmaya karar verdik' dedi.

Macaristan Başbakanı  Viktor Orban, "Türkiye'yi ekonomik olarak sağlam görüyoruz. Çok güçlü bir lideri ve hükümeti var. NATO kapsamında müttefik bu iki ülkenin iş birliği, başarılı sonuçlar ortaya koyar" dedi. Macaristan'a yatırım yapan ve istihdam sağlayan iş insanlarını tebrik eden Orban, Macar yatırım ajansında 8 büyük proje görüşüldüğünü ve yakın gelecekte yarım milyar dolarlık yatırım gerçekleşeceğini bildirdi. Karşılıklı Eximbankaları vasıtasıyla faaliyet gösteren şirketlere uygun krediler sağlanacağını kaydeden Orban, "Macaristan'ın ekonomik olarak daha fazla büyümesi için rekabetçiliğini artırmamız gerekiyor. Vergileri azaltacak ve ekonomik büyümeyi canlandıracağız" dedi.

T.C. Ticaret Bakanı  Ruhsar Pekcan,Türk firmalarının Macaristan'da ciddi yatırımlar yapmakta ve planlamakta olduğunu söyledi. Macaristan firmaların da teknoloji odaklı projelerde özellikle Türkiye'deki yatırımlarını artıracaklarını, bu fırsattan yararlanacaklarını düşündüklerini belirten Pekcan, yatırımların her iki ülkenin de menfaatine olacağını vurguladı. Pekcan, "İlişkilerimizin bugünkü seviyeye gelmesinde sayın Cumhurbaşkanımızın öngörüleri kadar iş insanlarımızın da katkıları büyüktür. Ziyaretimiz vesilesiyle farklı sektörlerden çok sayıda iş insanımız son senelerde yakaladığımız sinerjiyi nasıl daha üst seviyeye taşıyabileceğimiz, farklı sektörlerdeki ilişkileri nasıl çeşitlendirebileceğimiz konusunda muhataplarıyla bir araya gelme ve yeni projeler geliştirme şansı bulacaklar" dedi.

DEİK Başkanı  Nail Olpak,Türkiye ve Macaristan arasında mevcut ticari ilişkilerde ikili geçiş belgeleri konusunda sorun yaşandığını belirterek, "Bu durumda eğer biz karşılıklı olarak araçlarımızı birbirimizin ülkesine götüremezsek, karşılıklı ihracatımızı artırmaktan söz edemeyiz" dedi. İş insanlarının karşılıklı ticareti geliştirme konusunda çalışmalar yaptıklarını belirten Olpak, mevcut ticari ilişkilerde ikili geçiş belgeleri konusunda sorun yaşandığına işaret ederek, "Bir sorunumuz var. O da ikili geçiş belgeleri, yani Macar tırlarının Türkiye'ye veya Türk tırlarının Macaristan'a mal getirmeleri durumunda bu belgeler geçen yıla oranla yüzde 60 düşürüldü. Bu durumda eğer biz karşılıklı olarak araçlarımızı birbirimizin ülkesine götüremezsek, karşılıklı ihracatımızı artırmaktan söz edemeyiz. Elbette hızlı ve adil bir çözümü arzu ediyoruz" dedi.

DEİK/Türkiye-Macaristan İş Konseyi Başkanı  Adnan Polat,"Avrupa'da ticaret yapmak isteyen, özellikle ihracat yapmak isteyen Türk üreticilerin Macaristan'ı bir üs olarak kullanmaları gerekir" dedi. Türkiye-Macaristan ticari iş birliğini geliştirmek için uzun zamandan beri çaba gösterdiğini belirten Polat, "Bizim iş dünyası olarak bizim daha neticeye gidecek adımlar atmamız gerekiyor. Macaristan köklerimiz itibarıyla soydaşımız, çok yakın dostumuz, stratejik iş birliği ortağımız ve Avrupa'nın tam ortasında jeopolitik olarak, lojistik olarak çok önemli bir konumda ve Avrupa'nın her noktasına 2 saat mesafede. "Türkiye'deki üretici meslektaşlarıma şunu tavsiye ediyorum. Macaristan'a lütfen gelin buradan 510 milyon nüfuslu Avrupa pazarına girmek için buradan yararlanın. Macaristan sadece ticari bir üs olarak değil belki de yatırım üssü olarak yarı tamamlanmış ürünleri tamamlayarak satabileceğimi bir merkez" dedi.

Forumun açılış konuşmalarının ardından KOSGEB ile MNKH (Macaristan Ulusal Ticaret Ajansı) ve Türk Eximbank ile Macar Eximbank arasında Mutabakat Zaptı imzalandı.

Türkiye-Macaristan Ticaret Rakamları (Ticaret Bakanlığı-2017)

Toplam dış ticaret hacmi: 2.6 milyar Amerikan doları

Türkiye'den Macaristan'a yapılan ihracat:  1.1 milyar Amerikan doları

Başlıca ihracat kalemleri: otomotiv, örme giyim eşyası, makine, demir-çelik, elektrikli cihazlar

Türkiye'nin Macaristan'dan yaptığı  ithalat:1.5 milyar Amerikan doları

Başlıca ithalat kalemleri: Otomotiv, makine, elektrikli cihazlar, plastikler, canlı hayvanlar

Dış ticaret dengesi: Macaristan lehine 436 milyon Amerikan doları

İlgili Resimler