• Başkan'dan

Kıymetli Paydaşlar;

Ülkemizin sahip olduğu büyük potansiyele inanarak, Türkiye’nin dış ekonomik ilişkilerini yürütmek ve geliştirmek amacıyla 1986 yılından bu yana çalışıyoruz.

Günden güne büyüyor, her geçen gün güçleniyor ve dünyanın dört bir köşesine yayılıyoruz.

DEİK çatısı altında toplanan iş insanlarına, özgüven, vizyon ve yeni pazarlar kazandırırken, onların ülkemiz ekonomisine daha fazla katkı sağlamalarına imkan sağlıyor; dünyaya ülkemizin ekonomik başarı hikayesini, Türkiye'ye de dünyadaki iş fırsatları anlatıyoruz. 

Küreselleşmenin her geçen gün insanları, ülkeleri ve hatta kıtaları biraz daha yakınlaştırdığı; karşılıklı etkileşimin artarak, fiziki sınırların ortadan kalktığı; uluslararası sermaye hareketlerinin hızlandığı, dünya ekonomisinin yeniden şekillendiği; dış ekonomik ilişkileri salt ithalat, ihracat ve yatırımlar olarak ele almanın güçleştiği bir dönemde DEİK olarak bizler, dış ekonomik ilişkileri, ticaretin, etkinin, küresel politikaların, ülke temsilinin çok daha ötesinde ve çok daha fazlası olarak görüyoruz.

Bu çerçevede bizler dış ekonomik ilişkileri bugünkü medeniyetlerin temeli, kültürlerarası temasın müsebbibi, insanlığın gelişmesinin itici gücü olarak adlandırıyoruz.

Dolayısıyla da DEİK’i, sadece bir iş insanları kurumu değil;

Ülkemizin dünyaya açılan penceresi;

Ülkemizin değerlerinin, vizyonunun ve potansiyelinin küresel temsilcisi;

Ülkemizin küresel aktörlerle temas ettiği bağların kurucusu;

Türkiye’nin dünyayı kavrayan zihni;

Türkiye’yi dünyaya anlatan söz;

yani Türkiye’nin küresel ufku olarak nitelendiriyoruz.

İşte bu düsturdan hareketle DEİK olarak stratejik bir hamle gerçekleştirerek, ufkumuzu genişleten yepyeni bir vizyon belirledik. Bu vizyondan aldığımız güç ile, uluslararası etkinliğimizi artırmaya ve dünyanın dört bir köşesinde söz sahibi bir kurum olma hedefine yönelik ayrıntılı bir yol haritası hazırladık ve bu yol haritasını hiç vakit kaybetmeden uygulamaya koyduk.

Hedefimiz, 2023 yılında dünyanın ilk 10 ekonomisi arasında yer almak.

Bu hedef için de özel sektör olarak üzerimize düşen görevi layikiyle yerine getirmeye çalışıyor, ülkemize ve iş dünyamıza yönelik yaptığımız hizmetleri daha ileri götürmeye ve yeni hedeflerle çıtamızı daha yükseğe taşımaya gayret gösteriyoruz.

Değerli DEİK ailesi;

Başlattığı atılımı geçmişin güçlü temelleri üzerine inşa eden DEİK adına, kuruma bu saygın kimliğini kazandıran tüm  paydaşlarına teşekkürü bir borç biliyor; Yönetim Kurulumuz adına sizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Ömer Cihad VARDAN

Başkan

ÖMER CİHAD VARDAN

DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLER KURULU (DEİK) YÖNETİM KURULU BAŞKANI

1962 yılında Hendek, Sakarya’da doğan Ömer Cihad Vardan, 1983 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümünden mezun oldu. 1986 yılında Yüksek Lisans çalışmalarını Amerika Ohio State Üniversitesi İmalat Mühendisliği Alanında tamamladı.

1987 yılı sonlarına kadar Ohio Eyaletinin Başkenti Columbus’ta “Engineering Research Center for Net Shape Manufacturing” adlı Araştırma Merkezinde Araştırma Mühendisi olarak çalıştı. Türkiye’ye döndükten sonra ilk olarak Kale Grup’ta Stinger Füzelerinin bazı parçalarının üretimiyle ilgili CAD/CAM proseslerinin geliştirilmesinden sorumlu İmalat Mühendisi olarak görev aldı. Bilahare UTE Holding bünyesinde McDonald Douglas’ın Unigraphics adlı CAD/CAM yazılımının satışlarını gerçekleştiren Ömer Cihad Vardan, 1991 başında halen ortağı olduğu ve Genel Müdürlüğünü sürdürdüğü Endüstriyel Amaçlı Alan ve Proses Isıtma Sistemleri konusunda faaliyet gösteren ve alanında lider konumda bulunan “Çukurova Isı Sistemleri” adlı aile firmasının kuruluşunda yer aldı.

Ömer Cihad Vardan, iş hayatının yanı sıra hâlihazırda bazı kuruluşlarda aşağıda belirtilen sıfatlarla gönüllü olarak hizmet yapmaktadır.

Bunlar;

  • Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Yüksek İstişare Heyeti Üyeliği,
  • Doğal Gaz Cihazları Sanayicileri ve İşadamları Derneği (DOSİDER) Başkanlığı,
  • ETSİÇ/FSECC Türkiye-ABD İş Konseyi Türkiye Kanadı Başkanlığı,
  • Enerji Verimliliği Derneği (ENVER) Yönetim Kurulu Üyeliği,
  • İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclis Üyeliği,
  • Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) İklimlendirme Sektör Meclisi Üyeliği,
  • Mimar ve Mühendisler Grubu (MMG) Üyeliği,
  • Makine Mühendisleri Odası (MMO) Üyeliğidir.

2008-2012 yılları arasında MÜSİAD 4. Dönem Genel Başkanı olarak görev yapan Ömer Cihad Vardan, bundan önce de MÜSİAD’da  5 yıl Genel Başkan Yardımcısı ve 4 yıl da Yönetim Kurulu Üyesi olarak toplam 13 yıl hizmet verdi. Bununla beraber 2013-2015 yılları arasında Yönetim Kurulu Başkanlığını yaptığı İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) bünyesinde 9 yıl da Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev almıştır. Ayrıca 2008-2012 yılları arasında İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) Yönetim Kurulu Üyeliği, 2010-2012 yılları arasında Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Yönetim Kurulu ve İcra Kurulu Üyeliği, 2012-2014 yılları arasında DEİK Denetim Kurulu Üyeliği ve aynı dönemde Türkiye İnsan Hakları Kurulu (TİHK) Üyeliği görevlerinde de bulundu.

Daha önce Türkiye Makine İthalatçıları Birliği Başkanlığı ve İTO Meclis Üyeliği de yapan Ömer Cihad Vardan, bulunduğu görevler süresince birçok seminer ve konferansa konuşmacı olarak katıldı ve özellikle ülkemizin kalkınmasına yönelik ekonomi, teknoloji ve sosyal alanlarda 30’a yakın raporun hazırlanmasına öncülük etti, ilgili çalışmaları yönetti ve bir kısmını da bizatihi hazırladı.

Bilhassa MÜSİAD Başkanlığı döneminde hükümet ve kamuoyuyla paylaştığı, Türkiye’nin küresel krizle baş edebilmesi ve krizden fazla yara almadan çıkabilmesine yönelik sosyoekonomik kalkınma önerilerini içeren rapor ve görüşleri ilgi uyandırdı. Birçok mecrada Türkiye’nin IMF ile imzaladığı 19. Stand-by anlaşmasının tamamlanmasının ardından bir daha anlaşma yapılmaması gerektiğini savunan Ömer Cihad Vardan, MÜSİAD Başkanlığını devretmeden önce son olarak Aralık 2011’de “Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Önerisi” ve Mart 2012’de de “Küresel Rekabet için Ar-Ge ve İnovasyon” raporlarını kamuoyuna sundu.

Aldığı teknik eğitim ve yaptığı çalışmalar çerçevesinde özel ilgi duyduğu teknoloji üretebilme hususunun ülke kalkınmasındaki önemine her zaman değinen Ömer Cihad Vardan,  Türkiye’de demokrasinin tam anlamıyla yerleşmesinin ve insanların düşüncelerini özgürce ifade edebilmelerinin ekonominin gelişmesinde en büyük etkenlerden olduğunu devamlı dile getirdi. Bu bağlamda özellikle kamuoyu ile paylaştığı “Anayasa Önerisi” raporuyla Türkiye’de yapılacak yeni Anayasa’da insan haklarının en geniş manada yer alabilmesinin gerekliliğini her platformda savundu.

Bütün bu çalışmaları ve edindiği tecrübeleri anlattığı, gençlere ışık tutan önerileri de içeren “Cihad ve MÜSİAD” adlı kitabıyla Nisan 2012’de MÜSİAD Başkanlığına veda eden Ömer Cihad Vardan evli ve 2 çocuk babasıdır, İngilizce bilmektedir.

36. TAİK-ATC ORTAK YILLIK KONFERANSI WASHINGTON D.C.'DE BAŞLADI

36. TAİK-ATC ORTAK YILLIK KONFERANSI WASHINGTON D.C.'DE BAŞLADI

TAİK-ATC Ortak Yıllık Konferansı'nın 36'ıncısı, 22 Mayıs 2017 tarihinde  Türk ve Amerikan özel sektör ve devlet temsilcilerinin katılımlarıyla başladı.

"Together Towards Tomorrow" ("Birlikte Yarınlara") ana başlığı altında, DEİK/Türkiye-ABD İş Konseyi (TAİK) ve American Turkish Council (ATC) Ortak Yıllık Konferansı'nın ilk gününe 400'ün üzerinde üst düzey Türk ve Amerikan özel sektör ve devlet temsilcisi katıldı. DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan DEİK/TAİK Başkanı Ekim Alptekin ile ATC Başkanı General Jones'in açış konuşmalarını yaptığı Konferansa, her sene olduğu gibi, iş dünyası ve hükümet yetkilikeri büyük ilgi gösterdiği. Konferansın birinci gününde, Türkiye-ABD ilişkilerindeki yeni döneme ilişkin beklentiler ele alındı.

36. ATC-TAİK Yıllık Konferansı'nın açış konuşmalarını DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan, DEİK/TAİK Başkanı Ekim Alptekin ve ATC Başkanı General Jones gerçekleştirdi. DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan, Konferansın zamanlamasına dikkat çekti ve Konferansın Türk ve Amerikalı iş dünyası temsilcilerinin birbirlerinden öğrenmek, ilişkilerini geliştirmek ve ticari işbirliğini geliştirmek adına önemli bir fırsat sunduğunu söyledi: "Savunma, enerji, güvenlik ve ikili ticaret Türkiye-ABD arasındaki yeni dönemin belirleyici faktörleri olacak. Bu çerçevede bizler iş dünyası temsilcileri olarak bu yeni dönemde üzerimize düşen görevi yerine getirmek için bir araya gelmiş bulunuyoruz. Bizlerin amacı Türk ve Amerikalı iş dünyası temsilcilerini bir araya getirerek, bu yeni döneme ilişkin yol haritasını oluşturmak" diyen Başkan Vardan, Türk iş dünyası olarak Türkiye ile ABD arasında başlayan yeni dönemi desteklemeye hazır olduklarını kaydetti.

DEİK/TAİK Başkanı Ekim Alptekin ise, Konferasın açış oturumunda yaptığı konuşmada Türkiye ile ABD arasındaki ikili ilişkilerin öneminin altını çizdi ve her ne kadar ABD Türkiye'nin en büyük ticaret ortağı olmasa da, bu Konferansın 36 yıldır devam eden tek ikili ülke konferansı olduğuna dikkat çekti. İki ülke ilişkilerinin küresel barış ve istikrar için önemli olduğunu vurgulayan Ekim Alptekin: "Türk-Amerikan ilişkilerinin küresel barış ve istikrar için çok önemli olduğu genel bir kanıdır. Barış veya istikrar olmadan ne ticaret olur, ne ekonomik gelişme" dedi.

American Turkish Council Başkanı General Jones ise konuşmasında Türkiye-ABD ilişkilerindeki gelişmeleri değerlendirilerek, stratejik ve ekonomik işbirliğini bir üst seviyeye taşımak için atılması gereken adımları sıraladı.

Türkiye-ABD ikili ekonomik ve ticari ilişkilerini geliştirmek amacıyla her yıl düzenlenen Konferansın birinci gün oturumları, savunma, inşaat ve altyapı, ticaret, siber güvenlik, finans, perakende ve üretim konularında ikili işbirliklerini ele alan panellerle devam etti.

İlgili Dökümanlar

İlgili Resimler

DEİK VE BAİN&COMPANY İŞBİRLİĞİ İLE HAZIRLANAN YURTDIŞI YATIRIM ENDEKSİ 2017 RAPORU YAYIMLANDI

DEİK VE BAİN&COMPANY İŞBİRLİĞİ İLE HAZIRLANAN YURTDIŞI YATIRIM ENDEKSİ 2017 RAPORU YAYIMLANDI

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ve Bain & Company işbirliği ile hazırlanan ‘Yurtdışı Yatırım Endeksi' raporu, düzenlenen basın toplantısı ile kamuoyuna sunuldu. Son yıllarda Türk şirketlerinin yurtdışı yatırımlara artan ilgisine dikkat çeken rapor, yatırım coğrafyalarının risk ve potansiyelini Türk yatırımcılar açısından değerlendiriyor. Önceki yıla kıyasla endekste yüksek gelirli ülkeler sınıfında ABD ve orta gelirli ülkeler sınıfında Çin liderliğini korurken; düşük gelirli ülkeler sınıfında ise Azerbaycan ilk sırada yer aldı.  Avrupa ülkeleri ise cazibesini korurken, İngiltere ve Rusya önceki seneye göre yükselişe geçti.

17 Mayıs 2017, İstanbul –Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Yurtdışı Yatırımlar İş Konseyi ve Bain & Company tarafından, Türk şirketlerine yönelik geliştirilen 2017 yılı Yurtdışı Yatırım Endeksi açıklandı. Endeks, Türk yatırımcılar açısından önem arz eden seçilmiş belli başlı kriterlere göre dünya ülkelerini derecelendiriyor. Dönemsel olarak hazırlanan endeks, yatırım yapılacak ülkenin iç dinamiklerinin yatırım önceliklerini etkilediği gerçeğinden hareketle bu yıl ülkeleri; yüksek, orta ve düşük gelirli olmak üzere 3 grupta inceliyor.

‘2017 Yurtdışı Yatırım Endeksi'ne ilişkin yaptığı açıklamada DEİK Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan, Türk şirketlerinin yurtdışında gerçekleştirdiği birleşme ve satın alma veya sıfırdan yatırımlarıyla küresel bir oyuncu olmak adına kendi kategorisinde parlayan bir yıldız konumunda olduğunu söyledi. Yurtdışı yatırımların son 15 yılda 10 kat arttığını ve artış trendinin de yükselerek sürdürdüğünü belirten DEİK Başkanı Vardan, Türk şirketlerinin önceliklerinin,  motivasyonlarını ve kaygılarını yansıtmaktan uzak olduğunu söyledi. DEİK/Yurtdışı Yatırımlar İş Konseyi'nin, endeksi tasarlarken, Türk şirketlerinin hassasiyetlerini önceliklendiren bir yaklaşım izlediğini belirten Başkan Vardan, "Çalışmalarımızı belkemiğimizi oluşturan İş Konseyi sayımız da artmış durumda. Bugün 128'i ülke bazında olmak üzere, 135 İş Konseyimizle faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Tabir-i caizse, dünyanın ayak basılmadık, temasa geçilmedik ülkesi kalsın istemiyoruz. Ayrıca bu ülkelerde sadece ürün alıp satmak yerine; nasıl ve hangi yatırımlarla iş adamlarımızın gelişmesini sağlarız diye devamlı düşünüyoruz. Yani bir yandan yeni ve ileri teknolojilerde yabancı firmaları ülkemize çekmeye çalışırken, diğer yandan da firmalarımızın yatırım yapmalarının çok uygun ve kârlı olduğunu düşündüğümüz ülkelere gitmeleri yönünde öneriler geliştirmeye çalışıyoruz" dedi. DEİK Başkanı Vardan, Yurtdışı Yatırım Endeksi'nin alanında Türkiye'de yapılan ilk ve tek çalışma olduğunu hatırlattı ve  birçok uluslararası kuruluş, danışmanlık şirketi, bankanın hazırladığı yatırım endeksi çalışmalarının Türk şirketlerinin önceliklerini,  motivasyonlarını ve kaygılarını yansıtmaktan uzak olduğunu sözlerine ekledi.

DEİK Yurtdışı Yatırımlar İş Konseyi Başkanı ve Bain & Company Şirket Ortağı Volkan Karaise rapora ilişkin değerlendirmesinde; "Bu yılki raporumuzun bulgularından da görüleceği üzere önceki yıla kıyasla küresel yatırım akışlarında hafif bir dalgalanma yaşandığı görülse de yurtdışına giden Türk yatırımlarında son yıllarda yakalanan hızın fazla altına inilmemiştir. Cılız küresel ekonomik ve ticari büyüme altında küresel yatırım akışları ise 2016 yılında % 13 düşerek yaklaşık 1,52 trilyon ABD dolarına ulaştı. Küresel birleşme ve satın almalar % 13'lük bir artış ile 831 milyar ABD dolarına ulaşarak, 2007 krizinden sonraki en yüksek düzeyine ulaşmıştır. Ne var ki yeni yatırımlar sınırlı sayıda ülkede gerçekleştirilen büyük altyapı projelerinin tetiklemesi ile bir önceki yıla göre ancak % 5 artış göstererek 810 milyar ABD Doları'na ulaştı. Bu bağlamda Türk şirketlerinin dış yatırımlarda 2016 performansını olumlu değerlendiriyorum.Endekste son dönem Türk yatırımcılarının davranışlarına paralel olarak yatırım adreslerinin seçiminde; başta Balkan ülkeleri ve komşu coğrafyalar olmak üzere, organik ticari bağı olan ülkeler ve politik ilişkilerin hareketlendiği ülkeler öne çıktı. Üretim, turizm, altyapı, enerji, gıda ve perakende ise en fazla yatırım yapılan sektörler oldu." Dış yatırım temasına yatırım yapmaya devam edeceklerini belirterek; "Kendi değer zincirinde üst basamaklara tırmanmak isteyen şirketler için dış yatırımlar elzem bir konu olmakla beraber, Türk ekonomisinin yapısal sorunlarını aşma noktasında sıçrama tahtası olabilir" dedi.

Metodolojisi DEİK Yurtdışı Yatırımlar İş Konseyi ve Bain&Company danışmanlarının katkıları ile hazırlanan endeks; dünya ülkelerini ‘iş yapma ortamı ve kalkınmışlık', ‘know-how potansiyeli', ‘iç ve komşu pazar büyüklükleri', ‘mevzuat altyapısı', ‘üretim ve hammadde maliyeti', ‘Türkiye ile ilişkiler' ana başlıkları altında belirlenen kriterler çerçevesinde değerlendiriyor. DEİK üyelerine dönük gerçekleştirilen dönemsel yatırımcı algı anketi sonuçları ile belirlenen kategoriler gelişmiş ülkelerin pek çoğunda  yüksek performans olarak karşımıza çıkıyor. Türk yatırımcılar açısından cazip az kalkınmış ülkeleri de değerlendirmeye alabilmek adına bu yıl endeks 3 kategoride hazırlanmış bulunuyor. Böylelikle gelir seviyesine göre ayrılan ülkeler arasında nispi bir sıralama yapma imkânı yakalanıyor.

 

Raporda öne çıkan bölümler:

Önceki yıla kıyasla endekste yüksek gelirli ülkeler sınıfında ABD ve orta gelirli ülkeler sınıfında Çin liderliğini korurken; düşük gelirli ülkeler sınıfında ise Azerbaycan ilk sırada yer aldı.  Avrupa ülkeleri ise cazibesini koruyor. İngiltere ve Rusya önceki seneye göre yükselişte.

Endekste yüksek gelirli ülkeler sınıfında ABD ve orta gelirli ülkeler sınıfında Çin liderliğini korurken; düşük gelirli ülkeler sınıfında ise Azerbaycan ilk sırada yer aldı. Türkiye'nin yatırım stoğunda en yüksek paya sahip olan Avrupa ülkeleri bu yıl da endekste önemli bir yer tutuyor. Endekste önceki yıla göre yükselişte olan Rusya ve İngiltere dikkat çekmekte. Brexit sonrası AB regülatif çerçevesinden ve sınırlamalarından sıyrılan İngiltere merkezli yatırımlar ve sektör oyuncuları, ölçeklerini büyütme noktasında önceki yıla kıyasla daha umutlu konumdalar.  Rusya, Türkiye'nin mevcut yatırım stoğunun en fazla yoğunlaştığı ülke olarak siyasi ilişkilerin önceki yıla kıyasla düzene girmesi ile bu sene önemli bir yer ediniyor.

Doğu Avrupa ülkeleri, yatırım adresi olarak son yıllardaki çıkışını sürdürüyor. Polonya, Macaristan, Romanya gerek Türkiye'den gerek dünyadan özellikle imalat operasyonlarına dönük önemli miktarda yatırım çekmekte. Yine genişleyen AB ekseninde Baltık ülkeleri iş yapma ortamları ve uygun coğrafi lokasyonları ile endekste önemli bir yer ediniyor.

Düşen petrol fiyatlarının en çok etkilediği bölgeler olan Orta Doğu ve Avrasya bölgeleri, DEİK'in hesaplamalarına göre,
bir önceki yıla kıyasla Türk menşeili yatırımlarda ciddi düşüş gözlemlenen bölgeler oldu. Ancak en fazla Türk yatırımını barındıran Rusya ile düzelmeye başlayan ilişkiler, yeni dönemde bu bölgenin bir önceki seneye nazaran biraz daha iyi değerlendirilmesine sebep oluyor. Endeks sonuçlarında da bir önceki yıla kıyasla Türki Cumhuriyetleri ve Rusya kendine önemli yer ediniyor.

Geçen yıla nazaran Asya-Pasifik bölgesine yatırım akışında 2 kat artış olduğu tespit edilmiştir. Ekonomi gündemimizde fazla rasyonel olmayan sebeplerle ikinci planda kalmış dünyanın bu sıcak yatırım adresi önemli fırsatları da hala barındırmakta. Ciddi bir Müslüman nüfusa da sahip bu ülkelere dönük gerek siyasi gerek ekonomik ilişkiler son bir yılda önemli mesafe katetmiş durumda. Şangay İşbirliği Örgütü Enerji Kulübü Dönem Başkanlığı, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Hindistan ve Çin ziyaretleri, kurumsal holdinglerimizin gerçekleştirdiği sıfırdan yatırımlar ve şirket satın alımları ile müteahhitlik şirketlerimizin bölgeye dönük aktif ilgisi önemli adımlar olarak nitelendiriliyor. Listeye girmeyi başaran Çin, Hindistan, Endonezya ve Malezya yatırımcıların radarına giren önemli adresler olarak karşımıza çıkıyor.

2016 yılında yurtdışında 2,8 milyar ABD Dolarlık sıfırdan yatırım ve 3,7 milyar ABD Dolarlık birleşme ve satın alma işlemi gerçekleştirildi. Üretim, lojistik, turizm ve gıda sektörlerine yatırım ön plana çıktı.

Rapora göre; bölgesel ve küresel coğrafyada öne çıkmak isteyen Türk şirketleri, 2016 yılında yurtdışında 2,8 milyar ABD Dolarlık 85 sıfırdan yatırıma imza attı. (2015 yılında 2,4 milyar ABD Doları ve 52 yatırım). Buna ek olarak, yine 2016 yılında Türk şirketleri tarafından yurtdışında 3,7 milyar ABD Dolarlık 40 birleşme ve satın alma işlemi (2015 yılında 3,5 milyar ABD Doları ve 35 işlem) gerçekleştirildi. 2016 yılı ile birlikte son 10 yılda Türk şirketleri yurtdışında toplamda 290 adet 28 milyar ABD Dolarlık birleşme ve satın alma işlemi gerçekleştirmiş oldu.

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Hakkında

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK), Türk özel sektörünün dış ticaret, uluslararası yatırımlar, hizmetler, müteahhitlik ve lojistik başta olmak üzere,  dış ekonomik ilişkilerini yürütme, bu bağlamda yurt içi ve dışı yatırım imkânlarını araştırma, Türkiye'nin ihracatını artırmaya katkı sağlama ve benzeri iş geliştirme çalışmalarını koordine etmekle görevlidir.Bu amaçla 1986 yılında kurulan DEİK, 11 Eylül 2014'de çıkarılan 6552 sayılı kanunla yeni bir yapıya kavuşmuş, daha da güçlendirilerek "Türk özel sektörünün dış ekonomik ilişkilerini yürütme" görevini tamamıyla üstlenmiştir. Mayıs 2017 tarihi itibarıyla DEİK'in 101 kurucu kuruluşu, 127'sı ülke bazlı toplam 135 iş konseyi ve bu konseyleri oluşturan 1000'nin üzerinde üye firması ve üye firmalarının da DEİK bünyesinde 2000'e yakın temsilcisi bulunmaktadır.

Bain & Company hakkında

"Bain & Company dünya iş liderlerinin sonuç almak istedikleri zaman başvurdukları yönetim danışmanlık firmasıdır. Bain müşterilerine strateji, operasyonlar, bilgi teknolojileri, organizasyon, girişim sermayesi, dijital dönüşüm ve strateji ile satın alma ve birleşmeler gibi konularda tavsiyelerde bulunur; müşterilerin kolayca yararlanabileceği pratik ve kapsamlı bilgiler sunar ve değişimi kalıcı hale getirecek yetkinlikler aktarır. Bain, başarısını müşterilerinin finansal sonuçlarına göre ölçer. Bain müşterileri borsada dört kat daha iyi performans göstermektedirler. 1973'te kurulan ve 36 ülkede 55 ofisi bulunan Bain, derin bir uzmanlığa ve her endüstriden ve sektörden şirketlerden oluşan geniş bir müşteri portföyüne sahiptir.

 

İlgili Dökümanlar

KARADENİZ EKONOMİK İŞBİRLİĞİ 25’İNCİ YILINDA TÜRKİYE’NİN EV SAHİPLİĞİNDE TOPLANDI

KARADENİZ EKONOMİK İŞBİRLİĞİ 25'İNCİ  YILINDA TÜRKİYE'NİN EV SAHİPLİĞİNDE TOPLANDI

Karadeniz Ekonomik İşbirliği İş Konseyi Forumu, T.C. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Ukrayna Başbakan Birinci Yardımcısı Stepan Kubiv, Sırbistan Başbakan Yardımcısı Rasim Ljajic, Gürcistan Ekonomi ve Sürdürülebilir KalkınmaBakan Yardımcısı Giorgi Cherkezishvili, Azerbaycan Ekonomi Bakan Yardımcısı Niyazi Safarov, DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan ve KEİ İş Konseyi Dönem Başkanı  Selçuk Akat'ın katılımları ile 11 Mayıs 2017 tarihinde İstanbul'da gerçekleştirildi.

T.C. Ekonomi BakanıNihat Zeybekci, Forum kapsamında gerçekleştirilen ‘Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü Ekonomi Bakanları 4'üncü Toplantısı' ile Üye Ülkeler arasında ticaret hacminin artırılması, ticaretin önündeki engellerin kaldırılması ve yanısıra elektronik ticaretin geliştirilmesinin yollarının tartışıldığını ve ‘Karadeniz Ekonomik İşbirliği İstanbul Deklarasyonu' üzerinde mutabık kaldıklarını açıkladı.  Zeybekci, "Liderler zirvesinde 15 gün sonra somut sonuçlar alacağımıza inanıyorum. İşbirliği Teşkilatı toplamda 340 milyon nüfusa, 2,7 trilyon ABD Doları Gayri Safi Milli Hasılaya ve 1,2 trilyon ABD Doları dış ticaret hacmine sahip. Biz Türkiye olarak bu hacime elimizden geldiğince katkı sağlamaya çalışıyoruz. Her türlü işbirliğine hazırız. Türkiye olarak Gürcistan ile Serbest Ticaret Anlaşmamızda ikinci faza geçmek istiyoruz. Moldova'ya gerçekleştirdiğimiz heyet ziyaretinde gördüğümüz üzere 2016 yılının Kasım ayında yürürlüğe giren Serbest Ticaret Anlaşması ile toplam ticaret hacmimizi 2017 yılı ilk çeyreğinde yüzde 56 artırdık. Aynı dönemde Moldova'nın Türkiye'ye ihracatı da yüzde 83 artmış. Rusya ile ticaret engellerini kaldırmak üzere çaba harcıyoruz. Bütün ilişkilerin menfaate dayalı olduğunu unutmamak gerekir. Kazan-kazan seviyesini ne kadar yüksek tutarsak işbirliği de o kadar güçlü olur. Bir ülke ile ekonomik ilişki ne kadar derin ise, iki ülke arasında siyasi gerilim o kadar az çıkar" dedi.

Sırbistan Başbakan YardımcısıRasim Ljajic, Türkiye'deki siyasi ve ekonomik gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirterek, uluslararası reformların yapılması açısından Bölge ülkeleri işbirliğinin gerekliliğini vurguladı. Ekonomik aktörlerin yanısıra siyasi aktörlerin de önümüzdeki günlerde sağduyu ile biraraya gelmelerinin öneminine dikkat çeken Ljajic, "Siyasi istikrarın sağlanması çok önemli, aksi takdirde bölgesel işbirliğinin sağlanması mümkün olamaz. Bazı bölgelerde istikrar zarar görmüş durumda, bu bölgeleri güçlendirmek zorundayız. İstikrar ve yasal güvenliğin sağlanması önem teşkil ediyor. Gümrük bariyerlerini kaldırmamız önemli. İşadamlarını birleştirmek ve bütünleştirmek çok önemli"dedi.  

DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan, Forum'un 25. yılda Türkiye'de yapılmasının önemine dikkat çekti; "Bu yılki birlikteliğin bizler için ayrı bir önemi var; zira bu sene Örgütün 25'nci yıldönümünde İş Konseyimiz ‘KEİ'nin Gelecek 25 Yılı' başlığı ile toplanıyor.  Karadeniz Ekonomik İşbirliği İş Konseyi'ndeki değişimi ve arzulanan hareketliliği ancak biz, Üye Ülkelerin ortak özverisi ve çalışmalarıyla hayata geçirebiliriz." Vardan, DEİK olarak, İş Konseyi'nin etkinliğini ve verimliliğini arttırmak amacıyla gerekli adımların atıldığını belirtti; "Üstümüze düşen görevi yerine getirdiğimizi ve gerekli adımları attığımızı düşünüyoruz ve bunun için de mutluyuz."

KEİ İş Konseyi Dönem Başkanı Selçuk Akat ise, İş Konseyi'nin statüsünde önemli değişikliklerin teklif edildiğini vurguladı ve bu değişikliklerle KEİ İş Konseyi'nin temsil kapasitesinin ve kabiliyetinin artacağını vurguladı. Başkan Akat, "İş Konseyimizin çatısı altında biraraya gelen kurumsal şirketler, ikili, üçlü ve Bölgemizin geneli için yeni projeler geliştirecek ve bu şekilde başta ulaşım ve enerji olmak üzere, Bölge'nin kalkınmasına katkı sunacaktır" dedi. 

İlgili Dökümanlar

İlgili Resimler

ASYA-PASİFİK İŞ KONSEYLERİ, BÖLGE DİPLOMATİK MİSYON TEMSİLCİLERİ İLE BİR ARAYA GELDİ

ASYA-PASİFİK İŞ KONSEYLERİ, BÖLGE DİPLOMATİK MİSYON TEMSİLCİLERİ İLE BİR ARAYA GELDİ

DEİK/Türkiye-Asya Pasifik İş Konseyleri ev sahipliğinde, 8 Mayıs 2017 tarihinde gerçekleştirilen çalışma yemeğinde, DEİK'in Bölge İş Konseyi Başkanları ve Yürütme Kurulu Üyeleri, İstanbul'da görevli Asya-Pasifik Bölgesi diplomatik misyon temsilcileri ile bir araya geldi.

19 Asya-Pasifik Bölgesi ülkesinden İstanbul'da görevli  20 diplomat ile 60'ın üzerinde Yönetim Kurulu Üyesinin katıldığı çalışma yemeğinde Asya-Pasifik Bölgesindeki gelişmeler ele alındı; iş ve yatırım fırsatları değerlendirildi. Çalışma yemeğinde ayrıca diplomatik misyon temsilcileri ve iş insanları arasında güncel gelişmeler ile ilgili görüş alışverişinde bulunuldu.

Çalışma yemeğinde bir açış konuşması gerçekleştiren DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan, DEİK'in Asya-Pasifik Bölgesindeki 19 İş Konseyi ile, Bölge ülkeleriyle ekonomik ilişkileri geliştirmeye ve güçlendirmeye çalıştığını; bu çerçevede Bölgeye ticari, ekonomik ve stratejik yatırımlar olmak üzere çok yönlü bir yaklaşım sergilediklerini söyledi. "Asya-Pasifik Bölgesi ticaret ve yatırım fırsatları, Türkiye'nin ekonomik geleceği ve belirlediği hedefler için zaruri özelliğe sahip bir bölge" diyen DEİK Başkanı Vardan, Türkiye'nin Asya-Pasifik Bölgesinde güçlü ticari, kurumsal ve savunma ilişkilerini inşa etmek üzere hızla ilerlediğini söyledi.

Çalışma yemeğinde konuşan DEİK/Türkiye-Asya Pasifik İş Konseyleri Koordinatör Başkanı, aynı zamanda DEİK/Türkiye-Çin İş Konseyi Başkanı Murat Kolbaşı ise, 2016 yılında 74.2 trilyon ABD Dolarlık büyüklük ile Asya-Pasifik ticaret rakamının, dünya ticaretinde birinci sırada yer aldığını söyledi. 2009 yılında Asya-Pasifik Bölgesinin küresel orta sınıfın yüzde 28'ine sahip olduğunu ifade eden Asya Pasifik İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Kolbaşı, 2030 yılında bu oranın yüzde 66'lara varacağını söyledi. 

İlgili Dökümanlar

İlgili Resimler

TÜRKİYE-MOLDOVA İKİLİ EKONOMİK İLİŞKİLERDE HEDEF, 1,5 MİLYAR ABD DOLARI

TÜRKİYE-MOLDOVA İKİLİ EKONOMİK İLİŞKİLERDE  HEDEF, 1,5 MİLYAR ABD DOLARI

DEİK ev sahipliğinde düzenlenen Türkiye-Moldova İş Forumu, T.C. Başbakan Binali Yıldırım, Moldova Başbakanı Pavel Filip,  T.C. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan ve DEİK/Türkiye-Moldova İş Konseyi Başkanı Sinan Bora'nın katılımları ile 6 Mayıs 2017 tarihinde Moldova'nın başkenti Kişinev'de gerçekleşti. 5-6 Mayıs 2017 tarihlerinde Başbakan Binali Yıldırım'ın Moldova ziyareti kapsamında düzenlenen Türkiye-Moldova İş Forumu'na 300'e yakın Türk ve Moldovalı iş dünyası temsilcisi katıldı.

T.C. Başbakan Binali Yıldırım, "Türkiye ile Moldova arasındaki ikili ilişkilerimizi daha da ileri taşımaya niyetli olduğumuzdan, 1990lı yıllarda varılan anlaşmaları bugün güncellemekteyiz. Bu bağlamda, ikili ticaret hacmini en kısa zamanda 1,5 milyar ABD Doları ve üstü seviyeye çıkarmaya niyetliyiz" dedi. Türkiye ile Moldova'nın diplomatik ilişkilerinin tesis edilmesinin 25'inci yılını kutlandığını hatırlatan Başbakan Yıldırım, Moldova'daki Türk yatırımlarının  ulaştığı hacmin 300 milyon ABD Doları civarında olduğunu; fakat bu rakamın iki ülke arasındaki mevcut potansiyeli yansıtmadığını söyledi. Türk yatırımcılarının özellikle Moldova'nın başkenti Kişinev ve civarında önemli projeler gerçekleştirdiğini belirten Başbakan Binali Yıldırım, başarılı yatırımların Gagavuz Bölgesinde de artarak devam etmesinin beklendiğini ve Moldova ile işbirliğinde tekstil, tarım, gıda işleme, paketleme ve depolama alanlarındaki potansiyellerin değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Başbakan Binali Yıldırım konuşmasını şöyle sürdürdü: "Türkiye olarak 2016 yılında 850 milyar ABD Doları milli gelir, 11 bin ABD Doları kişi başı gelir ile 500 milyar ABD Doları hacminde ihracat gerçekleştirmiş bulunmaktayız. 2023 yılında gayri safi yurtiçi hasılamızı 2 trilyon ABD Dolarına ulaştırmak ve kişi başı milli geliri de 25 bin ABD Dolarının üzerine çıkarak dünyanın sayılı ülkeleri arasında yerimizi almayı hedefliyoruz. Hedefleri gerçekleştirmek için ise güven ve istikrara ihtiyaç var. Dünyanın birçok ülkesi ile ekonomik alanda atılımlara imza atmaktayız. Bunları, DEİK gibi kurum ve kuruluşlar üzerinden, iş dünyamız temsilcilerini teşvik etmek için yapmaktayız. Firmalarımızın iş yapma şartlarını kolaylaştırmak, onların önünü açmak, hükümet olarak bize düşmektedir. Bugünkü gibi ziyaret ve etkinliklerin ana hedefi, iki ülke işadamlarının bir araya getirilmesi, ikili görüşmelerin sağlanmasıdır".

Moldova Başbakanı Pavel Filip ise, Forumun açış oturumunda yaptığı konuşmada Türkiye-Moldova İş Forumu'nun önemli olduğunu, hâlihazırda iki ülke ilişkilerinin memnuniyet verici ve yüksek seviyede olduğunu söyledi. 2016 yılının Kasım ayında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşmasının yürürlüğe girmesi ile sadece ticaret alanında değil, tecrübe ve bilgi paylaşımı konularında da Türkiye'nin vereceği desteğin Moldova için değerli olduğunu ifade eden Başbakan Filip,  Moldova hükümetinin dünyanın birçok ülkesinde etkili olan finansal kriz sonrasında yenilikçi çalışmalara imza attığını ve 2016'da ekonominin  yüzde 4 büyüme gösterdiğini söyledi. 2017-2018 yılları içinde büyümenin devam etmesi için çalışmaların devam edeceğini belirten Moldova Başbakanı Filip, Moldova'da özel sektörün gelişmesi için denetleme kuruluşlarının sayısını 67'den 16'ya indirdiklerini  vurguladı. Denetleme kurumlarının firmaları cezalandırıcı değil, destekleyen merciler olması gerektiğini ifade eden Başbakan Filip,  Türk iş dünyası temsilcileri ve yatırımcılarını Moldova'daki serbest ekonomik bölgelerde çalışmaya davet etti. Moldova'nın devlet şirketlerinin özelleştirmeye açılacağını ve bu süreçte Türk firmalarının yer almalarını arzu ettiğini belirten Filip,  Moldova'da ilk büyük yatırımların Türk firmaları tarafından yapıldığını söyledi.

DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan ise, Türk iş dünyası temsilcilerinin 2016 yılında yürürlüğe giren Serbest Ticaret Anlaşmasının getirdiği itici güç ile ekonomik ilişkilerin yeni bir boyuta taşınması için gayret içinde olduğunu söyledi.  Türkiye ile Moldova arasında imzalanan Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşması ile Çifte Vergilendirmeyi Önlemeye İlişkin Anlaşmanın girişimcilerin önünü açan gelişmeler olduğunu vurgulayan DEİK Başkanı Vardan, "İki ülke arasında, karşılıklı ekonomik işbirliğimizi daha fazla artıracak bir yapı artık mevcut. Şimdi temennimiz, böylesi bir yapıyla, ticaret hacmimizi önce, yarım milyar sonra da, 1 milyar ABD Doları seviyesine çıkarabilmek" dedi.

Türkiye-Moldova ikili ticareti (Ekonomi Bakanlığı-2016)

Türkiye'den Moldova'ya yapılan ihracat: 262 milyon ABD Doları

Başlıca ihracat kalemleri:  Tekstil, ilaç, hazır eşya, dokumalık ip ve turunçgil.

Türkiye'nin Moldova'dan  yaptığı  ithalat: 148 milyon ABD Doları

Başlıca ithalat kalemleri: Yağlı tohumlar, sebze, tekstil ve cam ürünleri.

Toplam dış ticaret hacmi:  410 milyon ABD Doları

Dış ticaret dengesi:  115 milyon ABD Doları

 

İlgili Dökümanlar

İlgili Resimler

ICCI 23’ÜNCÜ KEZ KAPILARINI AÇTI

ICCI 23'ÜNCÜ KEZ KAPILARINI AÇTI

23'üncü Uluslararası Enerji ve Çevre Fuarı ve Konferansı'nın açılışı (ICCI) İstanbul'da gerçekleştirildi. Enerji sektörünün Avrasya'daki en önemli buluşması olan ve bu yıl 23'üncüsü düzenlenen Uluslararası Enerji ve Çevre Fuarı ve Konferansı ICCI 2017, Enerji ve Tabii  Kaynaklar Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Ekonomi Bakanlığı ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK) desteğiyle sektörün tüm bileşenlerini bir  araya getirdi.

Fuarda, enerji sektörüne yön veren 200'e yakın firma yeni çalışmaları sergilenirken, katılımcı firmalar Türkiye'nin yanı sıra başta Ortadoğu ve Balkanlar olmak üzere çeşitli ülkelerden profesyonel ziyaretçilerle bir araya getiriyor. ICCI 2017 kapsamında düzenlenen eş zamanlı oturumlarda ise enerji sektöründe yeni teknolojik uygulamalar, yenilenebilir enerji kaynakları, yerli enerji kaynakları, enerji altyapı sistemleri, kömür teknolojileri ve nükleer enerji gibi konular ele alındı .

Konferansın açış töreninde konuşan DEİK Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan,geçtiğimiz günlerde başlatılan "milli enerji" seferberliğinin Türkiye ekonomisinin önüne yeni ufuklar açacağını söyledi. Vardan, Türkiye'nin hedeflediği ekonomik büyümeye ulaşmak, bölgesel ve küresel ağırlığını artırmak ve ulusal güvenliğini teminat altına almak için enerjide dışa bağımlılığın sona erdirilmesinin hayati önem taşıdığını vurgularken, bu seferberliğin piyasa ve tüketicilerin ihtiyacını gözetecek biçimde kaynak çeşitliliğinin artırılması, enerji güvenliğinin sağlanması ve yerlileşme odaklı oluşturulduğunu ifade etti. 

"Bizler daha güçlü ve daha müreffeh bir Türkiye, daha sağlam bir ekonomi için yürünen bu yolda kesintisiz, sürdürülebilir, güvenilir ve temiz enerjinin çok önemli bir mihenk taşı olduğunu biliyoruz" diyen DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan, bu   alanda yapılan ve yapılacak her bir çalışmanın son derece kıymetli olduğunu ve ülke ekonomisinin önüne yeni ufuklar açacağını dile getirdi. DEİK bünyesinde 2013  yılında kurulan Enerji İş Konseyi'nin Türkiye'nin en nadide firmalarının temsilcilerinden oluştuğunu anlatan Vardan: "Enerji İş Konseyimiz bir yandan ülkemize  yapılacak enerji yatırımlarında yabancı yatırımcıları çekmeye çalışırken diğer yandan ülke konseylerimizle birlikte, öncelikle Afrika kıtasında olmak üzere üçüncü  ülkelerde değişik enerji projeleri üzerinde çalışıyor. Hedefimiz Türkiye'nin enerjisini büyütürken enerjiye ulaşmakta zorlanan ülkelere de Enerji ve Tabii Kaynaklar  Bakanlığımızla birlikte yeni mekanizmalar oluşturmak suretiyle tecrübe ve imkanlarımızı paylaşarak ihtiyaç sahiplerini enerjiyle buluşturmak" dedi.

İlgili Resimler

TÜRKİYE İLE HİNDİSTAN EKONOMİK VE TİCARİ İLİŞKİLERİNDE TARİHİ BULUŞMA

TÜRKİYE İLE HİNDİSTAN EKONOMİK VE TİCARİ İLİŞKİLERİNDE TARİHİ BULUŞMA

DEİK ev sahipliğinde düzenlenen Hindistan-Türkiye İş Forumu, T.C. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hindistan Başbakanı Shri Narenrdra Modi, DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan, Hindistan Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu (FICCI) Başkanı Pankaj R Patel, Hindistan Sanayi Konfederasyonu (CII) Başkanı Shoban Kamineni'nin katılımları ile 1 Mayıs 2017 tarihinde Hindistan'ın başkenti Yeni Delhi'de gerçekleştirildi. Türkiye'den Hindistan'a 7 yıl aradan sonra cumhurbaşkanı düzeyinde yapılan ilk ziyaret kapsamında gerçekleştirilen İş Forumu'na 160'ın üzerinde Türk iş dünyası temsilcisinin yanı sıra çok sayıda Hintli iş insanı katıldı.

Forumun açış konuşmasını gerçekleştiren T.C. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hindistan ile Türkiye arasındaki ekonomik işbirliğinin derinleştirilip, çeşitlendirilmesine ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Bu çerçevede Hindistan ile Kapsamlı Ekonomik Ortaklık müzakerelerinin bir an evvel başlaması gerektiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, en son 2014 yılında toplanan Türkiye-Hindistan Karma Ekonomik Komisyonu toplantılarına devam ettirilmesi ve Hindistan ile Türkiye arasında bir Serbest Ticaret Anlaşmasının müzakerelerine başlanması gerektiğini ifade etti. İki ülke arasındaki mevcut ikili ekonomik işbirliğinde ciddi dengesizliklerin bulunduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Hindistan'ın potansiyelinin bu rakamların çok üzerinde olduğunu söyledi ve Hint yatırımcıları Türkiye'ye, Türk yatırımcıları da Hindistan'a yatırım çağrısında bulundu. "Ticaretimiz üzerindeki kur baskısını azaltmalıyız. Kendi milli paralarımızla karşılıklı ithalat-ihracat yapabiliriz" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, hem Türkiye, hem de Hindistan'ın milli para politikasını benimsemesi gerektiğini ifade etti.

Hindistan'ın dünyanın en büyük demokrasisi, ayrıca dünyanın en hızla büyüyen serbest piyasa ekonomisi olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, başta bilişim ve bilgi teknolojileri olmak üzere yüksek teknoloji içeren sektörlerde Hindistan ile geniş işbirliği fırsatı bulunduğunu söyledi ve bu alanlarda Hindistan'ın tecrübelerinden yararlanılması gerektiğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca, müteahhitlik, enerji ve turizm sektörlerinde Türkiye ile Hindistan arasındaki işbirliğinin geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.

Hindistan Başbakanı Shri Narendra Modi ise,Forumun açışında yaptığı konuşmada, Türkiye ile Hindistan'ın tarihi ilişkileri kadar, benzer ekonomik vizyona sahip iki ülke olduğunu söyledi. İkili ekonomik ve ticari ilişkilerin yıllar içerisinde arttığını ancak bunun gerçek potansiyeli yansıtmaktan uzak olduğuna dikkat çeken Başbakan Modi, dünyanın en güçlü 20 ekonomisi arasında yer alan Türkiye ve Hindistan'ın ekonomik ilişkilerini geliştirmek için daha fazla işbirliği yapması gerektiğini ifade etti. Hindistan ekonomisinin dünyanın en hızlı büyüyen ekonomilerinden biri olduğuna dikkat çeken Başbakan Modi, izledikleri bilgi-temelli ekonomik kalkınma modeli ile büyük firmalardan KOBİlere tüm sektörlerin dinamik bir şekilde dönüşüme devam ettiğini söyledi. Türk müteahhitlik sektörünün küresel başarılara imza attığını ifade eden Hindistan Başbakanı Modi, ülkenin bağımsızlığının 150'nci yılına denk gelen 2022 yılında, 50 milyon konut inşa etmek istediklerini, bu çerçevede Türk müteahhitlik sektörü ile daha fazla çalışmak istediklerini söyledi. Turizm sektöründe potansiyelin henüz keşfedilmemiş olduğuna da dikkat çeken Başbakan Modi, enerji alanında da işbirliğinin geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

Hızla büyüyen ekonomisi ve son yıllarda yakaladığı ekonomik büyüme ve kalkınma eğilimiyle Hindistan'ın, birçok ülkenin dikkatini çektiğini belirten DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan, Türkiye ile Hindistan arasındaki mevcut ticari ilişkinin potansiyeli yansıtmaktan çok uzak olduğunu ifade etti. "Gelecek adına bugünkü İş Forumundan çok umutluyuz ve bu İş Forumunu ekonomik faaliyetlerimizde bir ‘ilk adım-ilk tanışma' olarak görüyoruz" diyen DEİK Başkanı Vardan, Türk ve Hint iş dünyalarının iki ülke arasında henüz keşfedilmemiş olan ekonomik ve ticari potansiyeli gün yüzüne çıkarmak ve bunun devamını getirmekle sorumlu olduğunu söyledi.

 

Hindistan Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu (FICCI) Başkanı Pankaj R Patelise, Türkiye'nin jeostratejik konumu ile Hindistan'ın yükselen ekonomisinin iki ülkeyi ekonomik ve ticari alanda stratejik ortak kıldığını söyledi; iki ülke arasındaki ticari ve ekonomik işbirliğinin artırılması gerektiğini vurguladı.

DEİK tarafından gerçekleştirilen Türkiye-Hindistan İş Forumu sonrasında gerçekleştirilen B2B görüşmelere Türk ve Hint iş dünyası temsilcisi katılırken, başta inşaat, altyapı, enerji olmak üzere birçok sektörde faaliyet gösteren iş insanları karşılıklı görüşme fırsatını yakaladı.

Türkiye-Hindistan Ticaret Rakamları (Ekonomi Bakanlığı-2016)

Türkiye'nin Hindistan'a ihracatı: 652 milyon ABD Doları

İhraç edilen başlıca ürünler: Mermer, yağlı tohumlar, dökme demir, makine ve mekanik cihazlar aksam ve parçaları, gümüş ve altın.

Türkiye'nin Hindistan'dan ithalatı:  5,7 milyar ABD Doları

İthal edilen başlıca ürünler: Petrol yağları, karayolu taşıtları için aksam ve parçaları, sentetik ip, traktör, işlenmemiş aluminyum.

Ticaret hacmi:  6,4 milyar ABD Doları

Ticaret dengesi: Hindistan lehine 5,1 milyar ABD Doları

İlgili Dökümanlar

İlgili Resimler

6 AY İÇİNDE AFRİKA İLE İKİNCİ BÜYÜK ZİRVE

6 AY İÇİNDE AFRİKA İLE İKİNCİ BÜYÜK ZİRVE

Türkiye-Afrika Tarım Bakanları Birinci Toplantısı ve Tarım İş Forumu, T.C. Başbakanı Binali Yıldırım, Gine Devlet Başkanı ve Afrika Birliği Dönem Başkanı Prof. Alpha Condé, T.C. Tarım, Gıda ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, T.C. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Afrika Birliği Komisyonu Başkanı Moussa Faki Mahamat veDEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan'ın katılımları ile 27-28 Nisan 2017 tarihlerinde Antalya'da gerçekleştiriliyor. 54 ülkeden 2 Cumhurbaşkanı, 48 Bakan, 14 Bakan Yardımcısı, 46 uluslararası kurum temsilcisi, 184 bürokrat ve 1000'in üzerinde iş insanını buluşturan Zirve, tarım finansman modelleri, sulama teknolojileri, mevsimsel esneklik, tarım ticareti ve yatırımlar, tarım endüstrisi, kırsal kalkınma ve genç istihdamı, gıda ve beslenme temalı panellere ev sahipliği yapıyor.

T.C. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve Afrika Birliği Komisyonu (AfBK) organizasyonunda,  T.C. Ekonomi Bakanlığı, DEİK, TİM, MÜSİAD, Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği, ve THY işbirliğinde düzenlenen Zirvenin açış konuşmasını gerçekleştiren T.C. Başbakanı Binali Yıldırım, bu Zirve'nin sadece Türkiye ve Afrika için değil, dünyanın geleceği için de çok önemli olduğunu söyledi. İnsanlığın küresel sorunlara çözüm üretmekte yetersiz kaldığını ifade eden Başbakan Yıldırım, Türkiye ile Afrika ülkeleri arasındaki son on yılı aşkın süredir devam eden samimi işbirliğinin ve iletişimin dünyaya örnek olması gerektiğini ifade etti. Türkiye'nin Afrika açılımı kapsamında çok sayıda Afrika ülkesine üst düzey ziyaret gerçekleştirdiğine değinen Başbakan Binali Yıldırım, "bizim Afrika ülkeleri ile olan ilişkimiz tek taraflı değil, karşılıklıdır" dedi. Türkiye'nin Afrika'ya ilk adımı kıtaya ulaşım ve erişim imkanlarını artırmakla başladığını vurgulayan Başbakan Yıldırım, ikinci adımın Büyükelçiliklerin açılması olduğunu ifade etti ve daha fazla Büyükelçiliğin Afrika ülkelerinde çalışmaya devam edeceğini söyledi. "Bugün itibariyle Afrika ile ilişkilerimizi, tek taraflı menfaat üzerine değil, karşılıklı olarak geliştirmenin zamanı gelmiştir" diyen Başbakan Binali Yıldırım, Zirve kapsamında düzenlenen İş Forumu ve B2B görüşmelerin bu amaç için önemli bir fırsat sunduğunu da sözlerine ekledi.

Afrika Birliği'nin Dönem Başkanı, Gine'nin Devlet Başkanı Prof. Alpha Condé ise, Forumun açışında yaptığı konuşmada barındırdığı büyük potansiyele rağmen Afrika'da tarım sektörünün henüz arzu edilen seviyeye ulaşamadığını, buna bağlı olarak tarımın finansmanı, kırsal kalkınma ve tarım endüstrisi alanlarında daha fazla çabaya ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Tarımsal kalkınma için yatırımın çok önemli olduğunu hatırlatan Gine Devlet Başkanı Prof. Condé, Türiye-Afrika Ortaklığı kapsamında belirlenen 2063 Gündemi'nin yerine getirilmesi için Türkiye ile daha fazla ortaklığa ve işbirliğine ihtiyaç duyduklarını sözlerine ekledi; Türkiye-Afrika Tarım Bakanları BirinciToplantısı ve Tarım İş Forumu'nun bu işbirliğini geliştirmek için önemli bir platform olduğunu hatırlattı.

T.C. Tarım, Gıda ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik ise, Afrika'nın küresel ekonomideki payının sadece 3 olduğunu hatırlatırken, kıtanın dünya nüfusunun yüzde 15'ine ev sahiliği yaparken, dünyadaki tarıma elverişl toprakların ise yüzde 25'ine sahip olduğunu söyledi. Afrika'nın tarım alanında büyük bir potansiyele sahip olmasına rağmen, henüz bu potansiyelin doğru değerlendirilmediğine dikkat çeken Bakan Çelik, Türkiye'nin bu noktada Afrika'nın yanında bir ortak ülke olduğunu söyledi. Zirve kapsamında "Afrika sorunlarına, Afrika çözümleri bulunmaya çalışılacağını" ifade eden Tarım, Gıda ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, önümüzdeki dönemde Türkiye ile Afrika arasında tarım ve tarım ticaretinin artacağına inandığını söyledi ve Türkiye ile Afrika ülkeleri arasında tarım sektöründe daha sık görüşmelerin gerçekleştirilecceğini ifade etti. Bakan Çelik ayrıca Türkiye'nin başlattığı ‘Milli Tarım' Projesinin, Afrikalı ülkeler tarafından da örnek alınması gerektiğini vurguladı ve Türkiye olarak bu konuda Afrika ülkelerine her türlü desteği vermeye hazır olduklarını söyledi.

Zirve'nin açışında bir konuşma gerçekleştiren T.C. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ise, 2005 yılında Türkiye tarafından başlatılan Afrika açılımının artık bir ortaklık politikasına dönüştüğünü söyledi. Sadece diplomatik değil, insani yardım, eğitim, ticari ilişkilerde Afrika ile ilişkilerde yeni bir dönem yaşandığına dikkat çeken Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Türkiye'nin Afrika Birliği gibi bölgesel örgütler ile ilişkileri geliştirmekte samimi ve kararlı olduğunu söyledi.

Afrika Birliği Komisyonu Ekonomi ve Tarım Komiseri Josefa Correia Sacko ise, tarım alanında büyük bir potansiyele sahip olan kıtanın, kuraklık, sulama imkanlarının yetersizliği ve tarım alanlarının doğru kullanılmaması sebebiyle gıda güvensizliğine mahkum kaldığını söyledi. Kıtada tarım sektörünün geliştirilmesi için Afrika Birliği'nin kapsamlı politikalar belirlediğini ve uyguladığını vurgulayan Ekonomi ve Tarım Komiseri Sacko, Antalya'da gerçekleştirilen Zirve'nin, Türkiye'deki iyi örneklerin Afrika'ya transferi ve Afrika kıtası ile Türkiye arasındaki bilgi paylaşımının sağlanması açısından büyük öneme sahip bir platform olduğunu söyledi.

DEİK Başkanı  Ömer Cihad Vardan,‘Tarımda Yeni Ufuklar; Yeni Umutlar' sloganıyla Türk ve Afrika'daki ülkelerin Tarım Bakanlarını ve tarım sektöründe faaliyet gösteren yüzlerce iş dünyası temsilcisinin gerçekleşen Zirve'de bir araya geldiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 12 yıl önce Türkiye'nin Afrika Açılım Programını başlattığını hatırlatan Vardan, bu açılım sayesinde  Afrika'daki ülkelerle ilişkilerde Türkiye'nin  bambaşka bir noktaya geldiğini vurguladı.  Türkiye ile Afrika ülkeleri arasındaki ilişkilerin sadece diplomatik, kültürel ve insani yardım çerçevesinde değil; ticaret ve yatırımlar noktasında da önemli bir gelişme kaydettiğini, derinleştiğini ve çeşitlendiğini belirten Başkan Vardan, "Zirve bizim Afrika Birliği ile gerçekleştirdiğimiz ikinci büyük Zirve. 2016 yılının Kasım ayında, İstanbul'da ‘Birleş, Keşfet, Geliştir' sloganı altında, Ekonomi Bakanlığımızın ev sahipliğinde ve Zat-ı Alilerinizin teşrifleriyle gerçekleşen Türkiye-Afrika Ekonomi ve İş Forumu'nda 3.000'e yakın Türk ve Afrikalı iş insanını bir araya getirmiştik. 2 gün boyunca on binlerce ikili iş görüşmesinde, 49 Afrika ülkesinden gelen iş insanlarının, Türk muhatapları ile yeni ortaklıklara adım attığına şahit olmuştuk. Zaman içinde bu ilişkilerin gelişerek, anlamlı ticari birlikteliklere dönüştüğünün de müjdesini size vermek isterim" dedi.

Zirvenin kapsamında DEİK ve Afrika Birliği arasında imzalanacak İyi Niyet Anlaşması'nın, iki örgütü tam kurumsal hale getirdiğini ve iki kurumun "tam yetkili, tek yetkili muhatap" kıldığını vurgulayan Başkan Vardan sözlerine şöyle devam etti: "İş Konseylerimiz, son 2,5 yılda geniş katılımlı heyetlerle Afrika'da 50'den fazla ülkeyi ziyaret etti. Afrika'da ayak basmadık toprak bırakmamak için can hıraç çalışıyoruz. Ayak bastığımız her yerde alnımız ak, başımız dik".

Zirvede, DEİK ile Afrika Birliği arasında imzalanan İyi Niyet Anlaşması'nın yanısıra, DEİK ile Burundi Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu  arasında, Türkiye-Burundi İş Konseyi Kuruluş Anlaşması ve DEİK ile COMESA (Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu) arasında İşbirliği Anlaşması da imzalanacak.

 

Türkiye-Afrika İlişkileri Hakkında

 

Afrika açılımı 11. yılını tamamladı.Bu süreçte;

·         Türkiye'nin Afrika'yla ticaret hacmi 2003-2015 arasında 6 kat yükseliş gösterirken aynı süre içinde ithalatı ikiye katlandı. (Ekonomi Bakanlığı verisi)

·         2004 yılında Afrika kıtasında yalnızca 12 Büyükelçiliğimiz bulunurken, bu sayı 2016'da 39'a yükseldi.

·         Şu anda 4 Afrika ülkesi ile  (Fas,Tunus,Mısır,Morityus) Serbest Ticaret Anlaşmaları imzalanmış durumda.

·         2003'te Türkiye'nin yalnızca 6 ülkeyle Yatırımların Karşılıklı Korunması Anlaşması varken, bugün bu anlaşma 22 ülkeyle imzalanmış durumda.

·         2003 yılında 4 ülke ile geçerli olan Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması  bugün 11 ülkeyle geçerli hale geldi.

·         1970'lerden bugüne Türk müteahhitlik şirketleri tarafından Afrika'da alınan projelerin hacmi 55 milyar ABD Dolarına kadar yükselmiştir.

·        Bugün Türk Havayolları kıtadaki 32 ülkede 51 noktaya uçuş gerçekleştirmektedir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

COMESA Hakkında

 

Doğu ve Güney Afrika Ortak Pazarı COMESA, 1994'te kurulmuş, uluslararası rekabeti ve tam entegrasyonu amaçlayan 19 üyeli (Burundi, Komorlar Birliği, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Cibuti, Mısır, Eritre, Etiyopya, Kenya, Libya, Madagaskar, Malavi, Mauritius,Ruanda, Seyşeller, Sudan, Svaziland, Uganda, Zambiya ve Zimbabve) uluslararası bir örgüttür. Üye ülkelerin ticaretini kolaylaştırmak amacını taşımaktadır.

 

İlgili Dökümanlar

İlgili Resimler

İŞ DÜNYASINDAN TÜRKİYE İLE İRLANDA DOSTLUĞU

İŞ DÜNYASINDAN TÜRKİYE İLE İRLANDA DOSTLUĞU

DEİK/Türkiye-İrlanda İş Konseyi organizasyonu ve Enterprise Ireland işbirliği ile düzenlenen Türkiye Günü, T.C. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, İrlanda Dışişleri ve Ticaret Bakanı Charles Flanagan, DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan, DEİK/Türkiye-İrlanda İş Konseyi Başkanı Hakan Karaalioğlu'nun katılımları ile 25 Nisan 2017 tarihinde İrlanda'nın başkenti Dublin'de gerçekleştirildi. Türk iş dünyasından önde gelen temsilcilerin yoğun katılım gösterdiği "Türkiye Günü" etkinliği kapsamında 75 Türk ve İrlandalı iş dünyası temsilcisi bir araya gelerek, yatırım ve işbirliği fırsatlarını  değerlendirdi.

T.C. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci açış konuşmasında, en kısa zamanda Türkiye'de de bir İrlanda ülke günü etkinliği düzenlenmesini temenni ettiğini söyledi. Türkiye'nin bir köprü, merkez ülke konumunda olduğunu belirten Zeybekci,  Türkiye ile İrlanda'nın birbirinin zor günlerde dostu olduğunu ve Türkiye'nin maddi ve manevi olarak İrlanda'nın yanında  olduğunu söyledi. Ekonomi Bakanı Zeybekci, Türkiye'nin hukukun üstünlüğüne inancını hatırlattı ve bulunduğu coğrafyanın koşullarında değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Zeybekci, "Önemli bir ortamda, zenginliğin ve zengin kültürün ortasında, karşımızda problemler olacağını biliyoruz. Dostlarımızın bizi Avrupa'nın ortasında bir ülke gibi değerlendirmesi son derece yanlış olur. Türkiye'nin son 200 yıldır yolcuğu bellidir, muhasır medeniyet seviyesine ulaşmaktır. Bizi üyelik süreci rahatsız etmiyor. Bizim için önemli olan AB standartlarını tutturmak daha önemlidir, üyelik ikinci plandadır." Zeybekci ayrıca Türkiye-İrlanda ilişkilerini de değerlendirdi; "İrlanda  bizim zor zamanımızda yanımızda oldu. Asla unutmayacağız. Gümrük Birliği ile İrlanda ile işbirliğimizi servis ve teknoloji hizmetleri gibi alanlarla genişletmek istiyoruz. Bundan sonraki ilişkilerimizde İrlanda'nın desteğinin çok önemli olduğuna inanıyorum. Haziran ayına kadar Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği konusunda bir karar alınacaktır. Biz bunu 2018'in ilk yarısına kadar hayata geçirmek istiyoruz. Gümrük Birliği'nin derinleştirilmesi hem Türkiye hem Avrupa Birliği için kazançlı olacaktır." Zeybekci, 2017 yılı sonbaharında İrlandalı ve Türk şirketlerin biraraya geleceği bir organizasyonun Türkiye'de yapılmasını, yol haritası belirlenmesini önerdi ve sözlerini sürdürdü; "İrlanda dünyanın pek çok dev ekonomisinde etkili olduğunu biliyoruz. 80 milyon İrlandalı ülkesinin dışında yaşıyor. Türkiye'yi de  İslam coğrafyasında önemli bir yerde görmek gerekir. İrlandalı teknoloji firmaları ve Türk müteahhitlik şirketleri birlikte iş yapabilir. Türkiye'de sadece yenilenebilir enerjide 200 milyar ABD Doları yatırım yapılacak, 250 milyar ABD Doları ulaşımda yatırım yapılacak. Haberleşme ve savunma sanayiinde de çok sayıda yatırım fırsatı var."

İrlanda Dışişleri ve Ticaret Bakanı Charles Flanagan ise, yaptığı konuşmada, hızla gelişen küresel ticarette İrlanda markalarının önemli bir yer edindiğini ve özellikle bilgi teknolojileri alanında dünyanın en güçlü şirketlerinin İrlanda'yı tercih ettiğini söyledi. AB'nin özellikle göçmen krizinde Türkiye'nin oynadığı rolün farkında olduğunu ifade eden İrlandalı Bakan, 15 Temmuz darbe girişimin Türkiye'de demokrasinin kalbine yapılmış bir saldırı olduğunu ve İrlanda'nın bu girişime ilk tepki gösteren ülkelerden biri olduğunu hatırlattı. Nisan ayı ortasında gerçekleştirilen halk oylamasını dikkatle takip ettiklerini ifade eden İrlanda'nın Dışişleri ve Ticaret Bakanı Flanagan, Türkiye'nin AB üyelik süreci her zaman desteklediklerini ve desteklemeye devam edeceklerini sözlerine ekledi. Türkiye'nin 2023 yılında dünyanın en güçlü ilk 10 ekonomisinden biri olma hedefini desteklediklerini ifade eden İrlanda Dışişleri ve Ticaret Bakanı Charles Flanagan, ilerleyen Türkiye ve İrlanda işbirliğinden her iki tarafında karşılıklı çıkar elde edeceğini, Dublin'de gerçekleştirilen bu etkinliğin tarafların potansiyellerini ve fırsatlarını keşfetmek için önemli bir fırsat olduğunu söyledi.

DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan,Türkiye ile İrlanda'nın ticaret ve yatırımlar noktasında daha fazla ortaklık kurması gerektiğini vurguladı. DEİK Başkanı Vardan, 2014 yılında Türkiye ile İrlanda ekonomileri arasında tesis edilen Ekonomik ve Ticari Ortaklık Komitesi (JETCO) mekanizmasının daha etkin kullanılması gerektiğine dikkat çekti. Vardan, iki ülkenin ticaret hacminin 2016 yılı itibariyle 1,3 milyar Avro olduğunu, ancak bu hacmin iki eskimeyen dost ülke için yeterli olmadığını söyledi. Türkiye ile İranda arasındaki yatırım ilişkilerinin ve know-how paylaşımlarının artırılması gerektiğini belirten Başkan Vardan, İrlanda'nın  teknoloji ve inovasyonun Avrupa'daki merkezi olduğunu ve yüksek yatırımları ile ön plana çıkmış bir ülke olduğunu belirtti. Türk iş dünyası olarak Apple, Google, Facebook gibi birçok uluslarası dev şirkete ev sahipliği yapan İrlanda'nın bu alandaki uzmanlığından ve bilgisinden faydalanılması gerektiğine vurgu yapan Vardan, Türkiye'de her yıl iş hayatına katılan 750 bin gence yönelik bu alandaki işbirliğinin büyük önem taşıdığını belirtti. DEİK Başkanı Vardan, "Türkiye'nin müteahhitlik hizmetlerinde dünya çapındaki büyüklüğü ve tecrübesiyle, İrlanda'nın 25.000'e varan konut ihtiyacını rahatlıkla giderebilecek potansiyele ve kabiliyete sahip bir ülke olduğunu da bu noktada hatırlatmak lazım" dedi.

İrlanda Hakkında Kısa Bilgi:

AB'nin en genç nüfusa sahip olan ülkesi İrlanda ve Türkiye arasındaki dostane ilişkiler 16'ncı yüzyıla kadar uzanmaktadır. İki ülke bugünlerde yeni işbirliklerine hazırlanmaktadır. 2015 yılında ekonomisi %7,8 oranında büyüme gösteren İrlanda ekonomisinde inşaat, sürdürülebilir tarım ve hayvancılık, yenilenebilir enerji, ICT, finansal hizmetler, ilaç sanayi ve eğitim sektörleri öne çıkmaktadır. Teknoloji sektörüne önemli ölçüde yatırım yapan İrlanda, Apple, Google, Huawei, Facebook, Accenture, IBM, Uber, Linkedin gibi birçok uluslararası teknoloji devinin doğduğu ülke. Finansal hizmetler sektöründe; dünyadaki serbest yatırım fonlarının  yüzde 40'ından fazlası İrlanda'da işlem görüyor. 1200 civarında yabancı sermayeli firmaya ev sahipliği yapan İrlanda, 2020 yılı hedefleri kapsamında  enerji üretiminin yüzde 40'ını yenilenebilir enerjiden elde etmeyi hedefliyor ve bu hedefe ulaşmak için her yıl 2,7 milyar Avro değerinde-300 MW rüzgar enerjisi yatırımı yapması gerekiyor. Yanısıra, İrlanda'daki konut ihtiyacının karşılanması için her yıl 25.000 civarında yeni konut inşa edilmesi gündemde.

Türkiye-İrlandaTicaret Rakamları (Ekonomi Bakanlığı-2016)

Türkiye'nin İrlanda'ya ihracatı: 495 milyon ABD Doları

İhraç edilen başlıca ürünler: Otomobil, motorlu taşıt, makine ve mekanik cihazlar aksam ve parçaları, deniz taşıtları.

Türkiye'nin İrlanda'dan ithalatı: 824 milyon ABD Doları

İthal edilen başlıca ürünler: İlaç, kimya sanayi ürünleri, makine ve mekanik cihazlar aksam ve parçaları ve ortapedik  cihazlar.

Ticaret hacmi:  1,3 milyar ABD Doları

Ticaret dengesi: İrlanda lehine 329 milyon ABD Doları

İlgili Dökümanlar

İlgili Resimler

TÜRKİYE-SICA DIŞİŞLERİ BAKANLARI FORUMU DEİK RESEPSİYONU İSTANBUL’DA GERÇEKLEŞTİRİLDİ

TÜRKİYE-SICA DIŞİŞLERİ BAKANLARI FORUMU DEİK RESEPSİYONU İSTANBUL'DA GERÇEKLEŞTİRİLDİ

Türkiye-Orta Amerika Entegrasyon Sistemi (SICA) İkinci Dışişleri Bakanları Forumu, T.C. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun daveti üzerine 20-21 Nisan 2017 tarihlerinde İstanbul'da gerçekleştirildi. Forum kapsamında, DEİK/Orta Amerika ve Karayipler İş Konseyi tarafından düzenlenen Resepsiyon, T.C. Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı, Kosta Rika Dışişleri Bakanı ve SICA Dönem Başkanı Manuel González Sanz, SICA İcra Sekreteri Werner Isaac Vargas Torres, Belize Dışişleri Bakanı Wilfred Peter Elrington, El Salvador Dışişleri Bakanı Hugo Martinez Bonilla, Guatemala Dışişleri Bakanı Carlos Raul Morales Moscoso, Honduras Dışişleri ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Maria Dolores Agüero Lara, Panama Dışişleri Bakan Yardımcısı Maria Luisa Navarrro, DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan ve İş Konseyi Başkanı Aykut Eken'in katılımları ile 19 Nisan 2017 tarihinde İstanbul'da gerçekleştirildi.

T.C. Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı, Türkiye'nin dünyanın her bölgesinde barışı destekleyen bir ülke olduğunu hatırlattı ve SICA, Latin Amerika ve Karayip Devletleri Toplulukları (CELAC) üyesi ülkeleri Türkiye'de ağırlamaktan büyük mutluluk duyduğunu söyledi. Türkiye'nin, dünyanın birçok yerinde dünden bugüne var olan siyasî kriz, savaş ve çatışmaların son bulması için üzerine düşen vazifeyi her zaman hakkıyla yaptığını belirten Bakan Avcı, Türkiye'nin daima demokrasinin, hakkın ve hukukun yanında olduğunu söyledi. Kültür ve turizm alanında bölge ülkeleri ile önümüzdeki dönemde güzel projeler gerçekleştirmeyi umut ettiklerini dile getiren Bakan Avcı, tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapan Türkiye'nin, farklı tarihî, kültürel zenginlikleri ve doğal güzellikleriyle; başta deniz, kültür, inanç, kış, sağlık, termal, gastronomi olmak üzere farklı turizm çeşitlerine yönelik büyük bir turizm potansiyeli olduğunu söyledi.

DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan ise, Türkiye ile SICA Bölge ülkeleri arasında güçlü ekonomik bağlar oluşturulması için bir yol haritası çizilerek gelecekte ilişkilerin planlanması gerektiğini söyledi. DEİK'in yapısı, Türk iş dünyasındaki işleyiş ve temsil gücüne değinen Vardan, bölge ülkeleriyle ticaret ve yatırım alanında güçlü bağlar kurulacağına inandığını söyledi.

DEİK/Türkiye-Orta Amerika ve Karayipler İş Konseyi Başkanı Aykut Eken, DEİK'in İş Konseyleri aracılığıyla öncü bir rol üstlendiğini, özellikle Orta Amerika ve Karayipler gibi uzak coğrafyalarda, mesafeleri yok eden geliştirici bir faaliyet içerinde olduğunu belirtti. İş Konseyi Başkanı Eken, 2015 yılı verilerine göre SICA ülkeleriyle Türkiye arasında 410 Milyon ABD Doları ticaret hacminin yetersiz olduğunu; fakat bu rakamların hızla geliştirileceğine olan inancının tam olduğunu vurguladı.

SICA

Orta Amerika Entegrasyon Sistemi (SICA) Belize, Dominik Cumhuriyeti, El Salvador, Guatemala, Honduras, Kosta Rika, Nikaragua ve Panama olmak üzere toplam8 ülkeden oluşmaktadır. Sistem, bölgedeki siyasi kriz, savaş ve çatışma dönemleri ve diktatörlük yönetimlerinden edinilen tecrübe hesaba katılarak tasarlandı. Sistem aynı zamanda, ülkelerin iç anayasa dönüşümleri ve bölgedeki demokratik rejimlerin varlığıyla birlikte bölgeyi barış, özgürlük, demokrasi ve kalkınma alanına dönüştürmeyi amaçlamakta ve temeli insan haklarına saygıya dayanmaktadır.

CELAC

Latin Amerika ve Karayip Devletleri Toplulukları (CELAC), Latin Amerika ve Karayipler'de 33 ülkeden oluşan diyalog ve siyasi anlaşma için hükümetler arası bir mekanizmadır. Latin Amerika ve Karayipler'in siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel çeşitliliğini bölgesel entegrasyon bazında dengelemek için oluşturulmuştur. Toplamda 600 milyon kişiyi kapsamaktadır. CELAC, bölgedeki tüm ülkeler arasında sosyal kalkınma, eğitim, nükleer silahsızlanma, kültür, finans, enerji ve çevre gibi alanlarda saygın bir diyalogun derinleştirilmesine yardımcı olmuştur.