• Başkan'dan

Kıymetli Paydaşlar;

Ülkemizin sahip olduğu büyük potansiyele inanarak, Türkiye’nin dış ekonomik ilişkilerini yürütmek ve geliştirmek amacıyla 1986 yılından bu yana çalışıyoruz.

Günden güne büyüyor, her geçen gün güçleniyor ve dünyanın dört bir köşesine yayılıyoruz.

DEİK çatısı altında toplanan iş insanlarına, özgüven, vizyon ve yeni pazarlar kazandırırken, onların ülkemiz ekonomisine daha fazla katkı sağlamalarına imkan sağlıyor; dünyaya ülkemizin ekonomik başarı hikayesini, Türkiye'ye de dünyadaki iş fırsatları anlatıyoruz. 

Küreselleşmenin her geçen gün insanları, ülkeleri ve hatta kıtaları biraz daha yakınlaştırdığı; karşılıklı etkileşimin artarak, fiziki sınırların ortadan kalktığı; uluslararası sermaye hareketlerinin hızlandığı, dünya ekonomisinin yeniden şekillendiği; dış ekonomik ilişkileri salt ithalat, ihracat ve yatırımlar olarak ele almanın güçleştiği bir dönemde DEİK olarak bizler, dış ekonomik ilişkileri, ticaretin, etkinin, küresel politikaların, ülke temsilinin çok daha ötesinde ve çok daha fazlası olarak görüyoruz.

Bu çerçevede bizler dış ekonomik ilişkileri bugünkü medeniyetlerin temeli, kültürlerarası temasın müsebbibi, insanlığın gelişmesinin itici gücü olarak adlandırıyoruz.

Dolayısıyla da DEİK’i, sadece bir iş insanları kurumu değil;

Ülkemizin dünyaya açılan penceresi;

Ülkemizin değerlerinin, vizyonunun ve potansiyelinin küresel temsilcisi;

Ülkemizin küresel aktörlerle temas ettiği bağların kurucusu;

Türkiye’nin dünyayı kavrayan zihni;

Türkiye’yi dünyaya anlatan söz;

yani Türkiye’nin küresel ufku olarak nitelendiriyoruz.

İşte bu düsturdan hareketle DEİK olarak stratejik bir hamle gerçekleştirerek, ufkumuzu genişleten yepyeni bir vizyon belirledik. Bu vizyondan aldığımız güç ile, uluslararası etkinliğimizi artırmaya ve dünyanın dört bir köşesinde söz sahibi bir kurum olma hedefine yönelik ayrıntılı bir yol haritası hazırladık ve bu yol haritasını hiç vakit kaybetmeden uygulamaya koyduk.

Hedefimiz, 2023 yılında dünyanın ilk 10 ekonomisi arasında yer almak.

Bu hedef için de özel sektör olarak üzerimize düşen görevi layikiyle yerine getirmeye çalışıyor, ülkemize ve iş dünyamıza yönelik yaptığımız hizmetleri daha ileri götürmeye ve yeni hedeflerle çıtamızı daha yükseğe taşımaya gayret gösteriyoruz.

Değerli DEİK ailesi;

Başlattığı atılımı geçmişin güçlü temelleri üzerine inşa eden DEİK adına, kuruma bu saygın kimliğini kazandıran tüm  paydaşlarına teşekkürü bir borç biliyor; Yönetim Kurulumuz adına sizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Ömer Cihad VARDAN

Başkan

ÖMER CİHAD VARDAN

DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLER KURULU (DEİK) YÖNETİM KURULU BAŞKANI

1962 yılında Hendek, Sakarya’da doğan Ömer Cihad Vardan, 1983 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümünden mezun oldu. 1986 yılında Yüksek Lisans çalışmalarını Amerika Ohio State Üniversitesi İmalat Mühendisliği Alanında tamamladı.

1987 yılı sonlarına kadar Ohio Eyaletinin Başkenti Columbus’ta “Engineering Research Center for Net Shape Manufacturing” adlı Araştırma Merkezinde Araştırma Mühendisi olarak çalıştı. Türkiye’ye döndükten sonra ilk olarak Kale Grup’ta Stinger Füzelerinin bazı parçalarının üretimiyle ilgili CAD/CAM proseslerinin geliştirilmesinden sorumlu İmalat Mühendisi olarak görev aldı. Bilahare UTE Holding bünyesinde McDonald Douglas’ın Unigraphics adlı CAD/CAM yazılımının satışlarını gerçekleştiren Ömer Cihad Vardan, 1991 başında halen ortağı olduğu ve Genel Müdürlüğünü sürdürdüğü Endüstriyel Amaçlı Alan ve Proses Isıtma Sistemleri konusunda faaliyet gösteren ve alanında lider konumda bulunan “Çukurova Isı Sistemleri” adlı aile firmasının kuruluşunda yer aldı.

Ömer Cihad Vardan, iş hayatının yanı sıra hâlihazırda bazı kuruluşlarda aşağıda belirtilen sıfatlarla gönüllü olarak hizmet yapmaktadır.

Bunlar;

  • Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Yüksek İstişare Heyeti Üyeliği,
  • Doğal Gaz Cihazları Sanayicileri ve İşadamları Derneği (DOSİDER) Başkanlığı,
  • ETSİÇ/FSECC Türkiye-ABD İş Konseyi Türkiye Kanadı Başkanlığı,
  • Enerji Verimliliği Derneği (ENVER) Yönetim Kurulu Üyeliği,
  • İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclis Üyeliği,
  • Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) İklimlendirme Sektör Meclisi Üyeliği,
  • Mimar ve Mühendisler Grubu (MMG) Üyeliği,
  • Makine Mühendisleri Odası (MMO) Üyeliğidir.

2008-2012 yılları arasında MÜSİAD 4. Dönem Genel Başkanı olarak görev yapan Ömer Cihad Vardan, bundan önce de MÜSİAD’da  5 yıl Genel Başkan Yardımcısı ve 4 yıl da Yönetim Kurulu Üyesi olarak toplam 13 yıl hizmet verdi. Bununla beraber 2013-2015 yılları arasında Yönetim Kurulu Başkanlığını yaptığı İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) bünyesinde 9 yıl da Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev almıştır. Ayrıca 2008-2012 yılları arasında İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) Yönetim Kurulu Üyeliği, 2010-2012 yılları arasında Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Yönetim Kurulu ve İcra Kurulu Üyeliği, 2012-2014 yılları arasında DEİK Denetim Kurulu Üyeliği ve aynı dönemde Türkiye İnsan Hakları Kurulu (TİHK) Üyeliği görevlerinde de bulundu.

Daha önce Türkiye Makine İthalatçıları Birliği Başkanlığı ve İTO Meclis Üyeliği de yapan Ömer Cihad Vardan, bulunduğu görevler süresince birçok seminer ve konferansa konuşmacı olarak katıldı ve özellikle ülkemizin kalkınmasına yönelik ekonomi, teknoloji ve sosyal alanlarda 30’a yakın raporun hazırlanmasına öncülük etti, ilgili çalışmaları yönetti ve bir kısmını da bizatihi hazırladı.

Bilhassa MÜSİAD Başkanlığı döneminde hükümet ve kamuoyuyla paylaştığı, Türkiye’nin küresel krizle baş edebilmesi ve krizden fazla yara almadan çıkabilmesine yönelik sosyoekonomik kalkınma önerilerini içeren rapor ve görüşleri ilgi uyandırdı. Birçok mecrada Türkiye’nin IMF ile imzaladığı 19. Stand-by anlaşmasının tamamlanmasının ardından bir daha anlaşma yapılmaması gerektiğini savunan Ömer Cihad Vardan, MÜSİAD Başkanlığını devretmeden önce son olarak Aralık 2011’de “Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Önerisi” ve Mart 2012’de de “Küresel Rekabet için Ar-Ge ve İnovasyon” raporlarını kamuoyuna sundu.

Aldığı teknik eğitim ve yaptığı çalışmalar çerçevesinde özel ilgi duyduğu teknoloji üretebilme hususunun ülke kalkınmasındaki önemine her zaman değinen Ömer Cihad Vardan,  Türkiye’de demokrasinin tam anlamıyla yerleşmesinin ve insanların düşüncelerini özgürce ifade edebilmelerinin ekonominin gelişmesinde en büyük etkenlerden olduğunu devamlı dile getirdi. Bu bağlamda özellikle kamuoyu ile paylaştığı “Anayasa Önerisi” raporuyla Türkiye’de yapılacak yeni Anayasa’da insan haklarının en geniş manada yer alabilmesinin gerekliliğini her platformda savundu.

Bütün bu çalışmaları ve edindiği tecrübeleri anlattığı, gençlere ışık tutan önerileri de içeren “Cihad ve MÜSİAD” adlı kitabıyla Nisan 2012’de MÜSİAD Başkanlığına veda eden Ömer Cihad Vardan evli ve 2 çocuk babasıdır, İngilizce bilmektedir.

2016 EKONOMİK BÜYÜME DEĞERLENDİRMESİ

2016 EKONOMİK BÜYÜME DEĞERLENDİRMESİ

TÜİK tarafından açıklanan 2016 yılı büyüme rakamlarına ilişkin açıklamalarda bulunan DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan, ekonominin yılın son çeyreğinde beklentinin üzerinde büyümesini olumlu olarak değerlendirdi.

"2016 yılında Dünya genelinde küresel ticaretin daralması, ülkemizde ise yaşadığımız hain darbe girişimi dahil türlü terör olaylarının ülkemiz ekonomisine olumsuz etkilerine rağmen, kişi başı milli gelirimizin 11.000 ABD Dolar düzeyinde tutunması ve yıl genelinde GSYH'nın %2,9 büyümesini oldukça olumlu bir gelişme olarak nitelendiriyorum. Hangi ülke bunca ağır şartlar altında büyümesini sürdürebilirdi. Hamdolsun, ülkemiz bunu başarmıştır. Hiç şüphesiz bu, ülkemizin karşılaştığı sorunlara karşı, ekonomi yönetimimizin aldığı kararların, büyüme rakamlarına olan olumlu etkisini bizlere gösteriyor. İtici güç işlevini üstlenen iç talep artışının ve  son çeyrekte ivmelenmiş özel tüketim harcamalarının yanısıra yatırımların da büyüme kaydetmiş olması bizim için ayrıca çok önemlidir.

Tabii ki, bu rakamlar içinde bulunduğumuz ortam itibariyle sevindirici olmakla beraber, Türkiye'nin 2023-2053-2071 hedeflerine giden yolda olması gerekenin altındadır. Ülkemizdeki vatandaşlarımızın önümüzdeki günlerde yeni Cumhurbaşkanlığı Yönetim Sistemi hakkında vereceği karar ve bilhassa coğrafyamızda yaşanan belirsizliklerin ortadan kalktığı bir yılda daha yüksek ve arzuladığımız büyüme rakamları yakalayacağımıza olan inancımız tamdır."

İlgili Dökümanlar

ÜÇ GÜNLÜK YÜKSEKÖĞRETİM FESTİVALİ KAPILARINI AÇTI

ÜÇ GÜNLÜK YÜKSEKÖĞRETİM FESTİVALİ KAPILARINI AÇTI

Avrasya Üniversiteler Birliği'nin (EURAS) bu yıl ikincisini düzenlediği Avrasya Yükseköğretim Zirvesi (EURIE) İstanbul'da başladı. 53 ülkeden 2.000'nin üzerinde akademisyenin katıldığı ve üç gün sürecek olan Zirvede, Avrasya bölgesinin eğitim politikaları ve trendleri belirlenecek.

Avrasya bölgesinde eğitim diplomasisini geliştirmek ve eğitim politikalarını belirlemek amacıyla 2009 yılında kurulan Avrasya Üniversiteler Birliği (EURAS), birincisini 2016 yılında düzenlediği Avrasya Yükseköğretim Zirvesi'nin İkincisi, 22 Mart 2017 tarihinde İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı'nda açıldı.

"TÜRKİYE'DEN TÜM DÜNYAYA ANLAMLI BİR MESAJ"

Avrasya Yükseköğretim Zirvesi'nin açış konuşmasını yapan Avrasya Üniversiteler Birliği (EURAS) Genel Başkanı ve DEİK/Eğitim Ekonomisi İş Konseyi (EEİK) Başkanı Dr. Mustafa Aydın, "2016 yılında ilk defa düzenlediğimiz EURIE Zirvesi ile beklentilerimizin çok ötesinde bir başarıya ulaştık. Bu başarı sayesinde ‘Study in Turkey' markası, dünya çapında bilinen, tanınan ve rağbet gören bir marka haline geldi. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu'nun koordinasyonuyla gerçekleştirdiğimiz ve sektörümüzde dünyanın en büyük üçüncü eğitim zirvesi olan EURIE 2017'de, 52 ülkeden 2.000'nin üzerinde rektör, rektör yardımcısı, dekan, uluslararası ofis direktörü ve temsilcisi, akademisyen, araştırma ve doktora öğrencisini ağırlıyoruz. Fuar alanımızda 200 standımız, konferans alanımızda 33 panel ve seminerimizde dünya yükseköğretimin alanında uzman 75 konuşmacısı ile EURIE 2017, 3 gün boyunca bir eğitim festivaline ev sahipliği yapıyor. EURIE sayesinde yepyeni projeler ve işbirlikleri gelişecek. Eğitim diplomasisi açısından son derece büyük önem taşıyan bu üç günlük Zirvede, uluslararasılaşma, eğitim politikaları, öğrenci değişim programları, bölgenin eğitim stratejileri ve fırsatlar konuşulacak, ikili görüşmelerle işbirlikleri yapılacak. 15 Temmuz'da yaşanan darbe girişiminin ardından dünya kamuoyunda Türkiye aleyhine oluşturulmaya çalışılan olumsuz havaya rağmen EURIE 2017 Zirvesinin, barış, huzur ve gelecek nesillerin daha iyi yetişmesi adına Türkiye'den tüm dünyaya güzel bir mesaj olarak algılanmasını temenni ediyorum" dedi.

"TÜRKİYE EĞİTİMDE STANDARTLARI BELİRLEYEN ÜLKE OLACAK"

DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan ise, EURAS Genel Başkanı Dr. Mustafa Aydın'ın eğitimde uluslararasılaşma alanındaki heyecan ve arzusunun kendilerini motive ettiğini söyledi. EURIE 2017'nin ortaklarından bir tanesinin DEİK/Eğitim Ekonomisi İş Konseyi (EEİK) olduğuna dikkat çeken Vardan, "Değişimin önünde durulmaz. Değişim ise en çok eğitim alanında göze çarpıyor. Eğitim ise değişimi hızlandıran bir özelliğe sahip. Bizlerin bu değişim dalgasını reddetmek gibi bir lüksü yok. Fakat bizlerin değişimi yönlendirmek, onu toplumumuzun faydasına olacak şekilde kanalize etmek gibi önemli bir görevi ve sorumluluğu var. Kendi öz değerlerimizle, kültürümüzle, toplumsal dinamiklerimizle ve mevcut potansiyelimizle barışık bir değişim sürecini yönetmek durumundayız. Bunu yaparken de her düzeyde eğitimi, değişim sürecinin en önemli yerine konumlandırmalıyız. Bugün baktığımızda üniversitelerimizin tamamı uluslararası standartlara sahip. Ancak değişim sürekli devam ediyor. Standartlarda çıta sürekli yükseliyor. Bizler de bu standartları yakalamaya çalışan değil, eğitimde yeni standartları belirleyen, çıtaları yükselten bir ülke olmak istiyoruz" dedi.

DEİK Başkan Vardan, "İşte tam da bu noktada, eğitim, belki birçok konunun önüne geçiyor. Bu bağlamda, 2011 yılında kurulan DEİK/Eğitim Ekonomisi İş Konseyi, rekabetin çok fazla olduğu küresel eğitim sisteminde ülkemizin konumunu güçlendirmeyi amaçlarken, eğitime bağlı ekonominin de canlanmasını hedefliyor" dedi. 200'e yaklaşan sayısı ile Türkiye'de üniversitelerin dünya standartlarını yakaladığını ifade eden DEİK Başkanı Vardan, "değişim ve dönüşüm sürekli devam ediyor. Standartlarda çıta sürekli yükseliyor. Bizler de bu standartları yakalamaya çalışan değil, eğitimde yeni standartları belirleyen, çıtaları yükselten bir ülke olmak istiyoruz" ifadelerini kullandı.   

"TÜRKİYE'NİN YÜKSEKÖĞRETİMDE ULUSLARARASILAŞMA ALANINDA REKABET GÜCÜ ARTACAK"

Yükseköğretim Kurumu (YÖK) Başkan Vekili Prof. Dr. Hasan Mandal ise, Türkiye'de toplam 183 üniversite sayısına ulaşıldığını hatırlattı ve "Türkiye'deki 183 üniversitede toplam 7 milyondan fazla öğrenci öğrenim görüyor. Bu rakamla Türkiye, toplam öğrenci sayısında Avrasya Yükseköğrenim Alanı'nda Rusya'dan sonra ikinci sırada. Türkiye'deki üniversitelerde öğrenim gören uluslararası öğrenci sayısı ise 100.000'i geçti. Bu rakam oransal olarak düşük gibi görünse de rakamsal bazda, son zamanlarda yaşanan olumsuzluklara rağmen üniversitelerimizin başarısı olarak öne çıkıyor. Öte yandan üniversitelerimizin bölgesel bazda kalkınma stratejilerine destek vermesi amacıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Halihazırda beş ayrı üniversiteye, bölgesel kalkınmanın desteklenmesi noktasında YÖK'ten yetki devri söz konusu. Başka bölge ve üniversiteler için de çalışmalar sürüyor. Araştırma odaklı üniversiteler çalışmasına da devam ediliyor. Şu ana kadar 52 üniversitemiz bu konu hakkında başvuru yaptı. Haziran ayında süreç başlayacak" dedi.

Türkiye'de yükseköğrenim düzeyinin artırılması amacıyla Yükseköğretim Kalite Kurulu'nun kurulduğunu hatırlatan Prof. Mandal, "Yükseköğretimde uluslararasılaşma alanında stratejik işbirliği için TURQUAS projesi geliştirildi. En önemlisi de 100 öncelikli alanda 2.000 doktoralı öğrencimizin olmasını amaçlayan ‘100/2.000' projesini hayata geçirdik. Bu projeler Türkiye'nin yükseköğretimde uluslararasılaşma alanında rekabet gücünü ve farklılaşmasını artıracak. Ayrıca üniversitelerimizin özerklikleri için de yeniden şekillendirme çalışmalarına devam ediyoruz" dedi.

"HEDEFİMİZ BARIŞ VE HUZURLA KALKINMIŞ TÜRKİYE"

Milli Eğitim Bakanı Dr. İsmet Yılmaz ise açış konuşmasında son 15 yılda eğitime ayrılan bütçe artışına dikkat çekti. Bakan Yılmaz, 2001 yılında genel bütçenin yüzde 10'unu teşkil eden ve yaklaşık 11 milyar TL olan eğitim bütçesinin, 2017 yılında genel bütçenin yüzde 20'sine ve 202 milyar TL'ye ulaştığına dikkat çekti. Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, "Eğitimden önemli hiçbir konu olamaz. Eğitimi ihmal eden her şeyi ihmal eder. Örneğin bakanlık olarak derslik sayısını ve öğretmen başına düşen öğrenci sayısını daha makul seviyelere indirmek için var gücümüzle çalışıyoruz. Çünkü bizim anlayışımıza göre iki günü birbirine eşit olan ziyandadır. Yükseköğrenim konusunda ise eğitim diplomasisi kavramı çerçevesinde uluslararası eğitim kuruluşlarıyla her alanda işbirliğini yoğunlaştırmamız gerekiyor. En önemli stratejik işbirliklerini eğitim alanında geliştirmeliyiz. Biz Milli Eğitim Bakanlığı olarak geliştirilen her projeye destek vermeye ve ortak olmaya hazırız. Çünkü hayalimiz, barış ve huzur içinde kalkınmış bir Türkiye ve Avrasya'dır" şeklinde konuştu.

AVRASYA BÖLGESİNDE EĞİTİMİN TRENDLERİ BELİRLENECEK

Aralarında Amerika, Almanya, Çin gibi dünya yükseköğretimine yön veren ülkeler başta olmak üzere, Brezilya'dan İran'a, Türki Cumhuriyetlerden Balkanlara kadar 53 farklı ülkeden 2.000'im üzerinde rektör, rektör yardımcısı, akademisyen ve uluslararası eğitim sektöründen uzmanın katılacağı, 200 standın yer alacağı fuar ile eş zamanlı olarak, 75 ayrı konuşmacının yer alacağı 33 panel ve seminere ev sahipliği yapacak. Eğitim diplomasisi açısından son derece büyük önem taşıyan üç günlük Zirvede, uluslararasılaşma, eğitim politikaları, öğrenci değişim programları, bölgenin eğitim stratejileri, trendleri ve fırsatlar konuşulacak, ikili görüşmelerle işbirlikleri yapılacak.

İlgili Dökümanlar

LÜKSEMBURG İLE İŞBİRLİKLERİNDE YENİ DÖNEM HEDEF 1 MİLYAR DOLAR

LÜKSEMBURG İLE İŞBİRLİKLERİNDE YENİ DÖNEM HEDEF 1 MİLYAR DOLAR

Türkiye-Lüksemburg İş Forumu, 20 Mart 2017 tarihinde İstanbul'da gerçekleştirildi. Lüksemburg Başbakan Yardımcı ve Ekonomi Bakanı Etienne Schneider ile T.C. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin katılımlarıyla gerçekleştirilen Türkiye-Lüksemburg Üçüncü Dönem JETCO Toplantısı kapsamında düzenlenen İş Forumu'na DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan, DEİK/Türkiye-Lüksemburg İş Konseyi Başkanı Pınar Eczacıbaşı ile Türk ve Lüksemburg iş dünyası temsilcileri katıldı. İş Forumu'nda başta lojistik ve finans olmak üzere birçok sektörde, Türkiye ile Lüksemburg arasıdaki iş fırsatları ele alındı.

İş Forumu'nda konuşan Lüksemburg Başbakan Yardımcısı ve Ekonomi Bakanı Etienne Schneider, ikili ekonomik ve ticari ilişkilerin derinleştirilmesi için olumlu ve yapıcı ilişkinin önemine vurgu yaparken, her iki ülkenin finans sektöründe işbirliğini geliştirmesi gerektiğini söyledi. Her ne kadar GSYİH'sının yüzde 25'ini finans sektörü oluştursa da, Lüksemburg'un bilgi teknolojileri, çelik sanayi, yenilenebilir enerji ve otomotiv sektörlerinde de gelişiminin dikkate değer olduğunu vurgulayan Lüksemburg Başbakan Yardımcısı, güven ve istikrarın yatırım açısından önemini vurguladı. Başbakan Yardımcısı Schneider, Türkiye ile bazı AB üye ülkeleri arasında son dönemde yaşanan gerilimin, en yakın zamanda son bulacağını umduklarını ifade ederken, tüm ortaklar ve paydaşlar arasında iletişim kanallarının açık tutulması gerektiğini hatırlattı.

T.C. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekciise, iki ülke arasındaki mevcut 200 milyon ABD Dolarlık ticaret hacmine 15 yılda ulaşılabildiğini, 1 milyar ABD Dolarlık hedefe de kısa sürede ulaşılabileceğini söyledi. Ülkede bulunan toplam konut miktarının yüzde 40'ını yenilemek konusunda istekli, enerjide 200 milyar ABD Doları hacminde potansiyele sahip başka bir ülke olmadığını hatırlatan Zeybekci, iki ülke arasında lojistik ve finans konusunda işbirliklerinin artmasını beklediklerini belirtti. Lüksemburg'un Türkiye'deki en büyük beşinci doğrudan yatırımcı ülke olduğunu hatırlatan Bakan Zeybekci, Türkiye-AB ekonomik ilişkilerinde çok tarihi bir noktaya ulaşıldığını sözlerine ekledi. Gümrük Birliğinin derinleştirilmesi süreci ile Türkiye ile AB ekonomik ilişkilerinin kapsayıcılığının artacağına ve Türkiye'nin karar alma mekanizmalarında hak ettiği yeri alacağına dikkat çeken Bakan Zeybekci ayrıca, Lüksemburg Hükümeti'ne 15 Temmuz'daki net tavırları için teşekkür etti ve Türkiye'nin AB üyelik sürecine de verilen tam desteğin önemini vurguladı. Türkiye'nin 2016 yılında gösterdiği yüksek ekonomik performansa da değinen Ekonomi Bakanı, ihracatın Kasım ayından bu yana artmakta olduğunu hatırlattı.

Türkiye-Lüksemburg İş Forumu'nda konuşan DEİK Başkanı Vardan, Türkiye ile Lüksemburg arasında özellikle lojistik, finans, ekoteknoloji, yenilenebilir enerji, uzay teknolojileri, biyoteknoloji ve inovatif teknolojiler alanlarında büyük fırsatlar olduğuna inandığını söyledi. Türkiye'nin uluslararası yatırımlar ve yatırımcılar için önemli bir merkez; üçüncü ülkelerde işbirliği için de önemli bir geçiş ülkesi olduğunu hatırlatan DEİK Başkanı Vardan, "Avrupa'daki birçok ülkedeki firmalar, Afrika'daki, Ortadoğu'daki, Orta Asya'daki yatırımlarını ve operasyonlarını Türkiye üzerinden yönetiyor ve Türkiye ile ortaklık kuruyorlar" dedi ve Lüksemburg iş dünyası ile Türkiye arasında işbirliklerini artırma çağrısında bulundu.

Türkiye ile Lüksemburg arasındaki ticari ilişkilerde büyük potansiyele sahip olan lojistik ve finans sektörlerine özel bir parantez açan DEİK Başkanı Vardan, "Avrupa'nın hemen kalbinde, Batı Avrupa'nın lojistik merkezi olan Lüksemburg, bu misyonunu ancak Türkiye ile tamamlayabilecektir. Hükümetinizin bu sektörü aktif bir şekilde desteklediğini biliyoruz; bizler de Türk lojistik sektörünün gücüne inanıyor ve iki ülkenin bu alanda ortaklıklarını artırması gerektiğini düşünüyoruz" dedi. Dünya'nın en büyük üçüncü fonuna sahip ve Avrupa'da üç kredi derecelendirme kuruluşundan aynı anda en yüksek kredi notunu alan Lüksemburg ile finans konusunda işbirliği yapılması gerektiğinin de altını çizen DEİK Başkanı Vardan, Türkiye'nin özellikle İslami finansman araçlarında ve fonlarda ön plana çıkabileceğine inandığını sözlerine ekledi.

DEİK/Türkiye-Lüksemburg İş Konseyi Başkanı Pınar Eczacıbaşı konuşmasında Türkiye ile Lüksemburg arasındaki ticaret hacminin potansiyelin altında olduğu ve geliştirilmesi/ çeşitlendirilmesi gerektiğini ve üçüncü ülkelerde işbirliklerinin DEİK bünyesinde yer alan tüm İş Konseyleri olarak önem atfedilen bir konu olduğunu ifade etti. İş Konseyi'nin Türkiye'deki gayrimenkul sektörü projelerine Lüksemburg yatırım fonlarının çekilmesi yönünde çalışmalarından bahseden Eczacıbaşı, T.C. Ekonomi Bakanı Sayın Zeybekci tarafından dile getirilen 1 milyar dolar ticaret hacmi hedefi için iki ülke iş dünyasının yoğun bir çalışma içinde olması gerektiğini dile getirdi.

Türkiye-Lüksemburg Ticaret Rakamları (Ekonomi Bakanlığı-2016)

Türkiye'nin Lüksemburg'a ihracatı: 60 milyon ABD Doları

İhraç edilen başlıca ürünler: Yolcu gemileri, plastik ve mamülleri, demir-çelik, dokuma ürünleri, tekstil.

Türkiye'ninLüksemburg'dan ithalatı: 134 milyon ABD Doları

İthal edilen başlıca ürünler: Demir-çelik, plastik ve mamülleri, adi metaller, makine ve cihazlar.

Ticaret hacmi: 194 milyon ABD Doları

Ticaret dengesi: Lüksemburg lehine 75 milyon ABD Doları

İlgili Dökümanlar

İlgili Resimler

DEİK BAŞKANI ÖMER CİHAD VARDAN'IN HOLLANDA AÇIKLAMASI

DEİK BAŞKANI ÖMER CİHAD VARDAN'IN HOLLANDA AÇIKLAMASI 

DEİK BAŞKANI VARDAN:

"Hollanda'nın Kara Lekesi"

DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan, Türkiye'nin Aile ve Sosyal Yardım Bakanının Hollanda'da polis zoru ile ülke dışına çıkarılması ve Türk vatandaşlarına yapılan müdahaleyi sert bir şekilde kınadı. Vardan yaptığı açıklamada şunları ifade etti:

"Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sayın Fatma Betül Sayan Kaya'nın Hollanda'da maruz kaldığı; diplomatik kurallar, demokratik teamüller ve ahlaki normlar ile tamamen çelişen, çirkin, seviyesiz ve antidemokratik uygulamayı hiçbir şekilde kabul etmiyor, en şiddetli şekilde kınıyoruz.

Bir süreden beri, çeşitli Avrupa ülkelerinin Bakanlarımıza yönelik benzer uygulamalarını endişeyle takip ediyoruz. Ancak dün Rotterdam'da Sayın Bakanımıza, diplomatik misyonumuza, vatandaşlarımıza ve medya mensuplarımıza yönelik yaşananları ancak ve ancak 'rezalet' olarak nitelendirebiliriz. Sayın Bakanımızın, diplomatik misyonumuzun ve vatandaşlarımızın maruz kaldığı bu çirkin muamele, Dünya tarihine Hollanda'nın kara bir lekesi olarak yazılmıştır.

Bu olaylar karşısında, Sayın Bakanımızın gösterdiği cesaret ve metanetinden dolayı kendisini ayrıca tebrik ediyor, ilgili ülkelerin bu tür kararları alarak ülkelerimiz arasında lüzumsuz gerilimler oluşturmak suretiyle asırlara varan ilişkilerimizin zedelenmesine sebep olan kifayetsiz yöneticilerinden bir an önce kurtulmasını diliyoruz. Temenni ederiz ki bundan sonra süreçte akl-ı selim galip gelir; sükunet ve suhuletle meseleler müzakere edilerek, ileride telafisi zor durumlardan uzak kalınabilir."

DEİK BAŞKANI ÖMER CİHAD VARDAN - HOLLANDA AÇIKLAMASI

DEİK BAŞKANI ÖMER CİHAD VARDAN'IN HOLLANDA AÇIKLAMA

DEİK Başkanı Vardan:

"Müttefik bir ülkenin Dışişleri Bakanına yapılan uygulama kesinlikle kabul edilemez!"

DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun Hollanda ziyareti için uçuş izninin iptal edilmesinin kabul edilemez olduğunu belirterek "Avrupa üzerine inşa edildiği demokratik değerler ile çelişiyor" dedi.

DEİK Başkanı Vardan "Bir süredir bazı Avrupa ülkelerinin, Bakanlarımıza yönelik hukuk ve akıl dışı uygulamaları ile karşılaşıyoruz, bunu da Türk iş dünyası olarak anlayamıyoruz. Hele, Sayın Dışişleri Bakanımıza Hollanda'ya uçuş izni verilmemesini anlamak mümkün değil. Avrupa üzerine inşa edildiği demokratik değerler ile açıkça çelişiyor. Maalesef bunun diplomatik nezaket, hukuk, evrensel değerler ve demokratik anlayışla bağdaştırılması da imkansız.

Hollanda, sınırlarımız dışında en fazla vatandaşımızın yaşadığı üçüncü ülke. Büyük bölümü aynı zamanda Hollanda vatandaşı da olan 400.000'i aşkın Türk vatandaşı Hollanda'da yaşıyor, çalışıyor, istihdam sağlıyor ve bu ülkenin ekonomisine, refahına katkı sağlıyor. İki ülke arasındaki ilişki tam 4 asırdır devam ediyor. Maalesef bu davranış, hiçbir şekilde Türkiye ve Hollanda arasındaki köklü dostluğa yakışmamıştır. Bu insanlar yarın bizim yüzümüze nasıl bakacaklar? Yapılanı kabul etmek kesinlikle mümkün değil" dedi. 

DEİK BAŞKANI ÖMER CİHAD VARDAN- BİLD GAZETESİ AÇIKLAMASI

DEİK BAŞKANI ÖMER CİHAD VARDAN - BİLD GAZETESİ AÇIKLAMASI

Alman Bild gazetesinde Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi hakkında çıkan çirkin ifadelerle ilgili DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan bir açıklama yaptı. Vardan açıklamasında şunları ifade etti:

"İş dünyası olarak Türkiye-Almanya ilişkilerinde yaşanan gelişmeleri endişe ile izliyoruz. Alman politikacıların ve Alman medyasının Türkiye'ye dair tavrını anlamakta zorlanıyoruz. Adeta referandumu etkilemeye ve yönünü değiştirmeye yönelik olduğunu düşündüğümüz bu tavrı son derece saldırgan buluyoruz.

Özellikle Ekonomi Bakanımız Sayın Nihat Zeybekci'nin Köln'e gerçekleştirdiği ziyaretten sonra Alman Bild gazetesinde yer alan haberde çıkan ifadeleri esefle kınıyoruz. Ekonomi Bakanımız Sayın Nihat Zeybekci tarafından yapılan ziyaret amacına uygun bir şekilde gerçekleşmiştir. AB'nin kurumsal reformunda en son ve en önemli adımı olarak nitelendirebileceğimiz Lizbon Antlaşması'nın ‘Demokratik İlkelere İlişkin Hükümler' başlığı altındaki 10'uncu Maddesi, her AB vatandaşının, Birliğin demokratik yaşamına katılma hakkına sahip olduğunu açık şekilde ifade etmektedir. Bu çerçevede Almanya'da yaşayan Türk kökenli vatandaşlarımızın, anavatanları olan Türkiye'deki demokratik hayata katılımının engellenmesi, referandum öncesi bilgilendirme çalışmalarının sabote edilmesi öncelikle demokrasiyle ve demokratik ilkelerle çelişmektedir. Dolayısıyla bu demokratik hakları kullanmaya yönelik olarak çalışmalarını yapmak üzere Almanya'ya ziyarette bulunan Ekonomi Bakanımıza karşı kullanılan ifadeler son derece seviyesizdir ve asla kabul edilemez.

Türkiye Cumhuriyetine, Cumhurbaşkanımıza ve Ekonomi Bakanımıza karşı kullanılan bu seviyesiz dili şiddetle kınıyor ve ilgilileri tarafından düzeltilmesini talep ediyoruz..  Türkiye dış ticareti ve yatırım ilişkilerin gelişmesi için büyük bir gayretle çalışan sayın Ekonomi Bakanımızın her zaman yanındayız. "

 

RECCA KONFERANSLARI ÇERÇEVESİNDE İLK İŞ FORUMU İSTANBUL’DA DÜZENLENDİ

RECCA KONFERANSLARI ÇERÇEVESİNDE İLK İŞ FORUMU İSTANBUL'DA DÜZENLENDİ

Afganistan Bölgesel Ekonomik İşbirliği Konferansları (RECCA) çerçevesindeki ilk İş Forumu, 1 Mart 2017 tarihinde DEİK ve RECCA Sekreteryası ev sahipliğinde İstanbul'da düzenlendi. Afganistan İslam Cumhuriyeti Ticaret ve Sanayi Bakanı Humayoon Rasaw, T.C. Ekonomi Bakan Yardımcısı Fatih Metin, DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan ve DEİK/Türkiye-Afganistan İş Konseyi Başkanı Sadi Yalçın'ın katılımları ile T.C. Ekonomi Bakanlığı koordinasyonu ve DEİK ve RECCA Sekreteryası organizasyonu ile gerçekleştirilen Forumda, Afganistan'ın yeniden inşası kapsamında iş dünyaları olarak atılması gereken adımlar, sektörler bazında ele alındı. 

Forum kapsamında Türk ve Afgan iş dünyası temsilcilerinin geniş katılımı ile bölgesel bağlantılar, enerji ve doğal kaynaklar ve Avrasya'da kamu-özel sektör işbirliğinin konu alındığı oturumlar gerçekleştirildi.

Afganistan İslam Cumhuriyeti Ticaret ve Sanayi Bakanı Humayoon Rasaw Forumun açış konuşmasında, 1 Mart 2017 tarihinin, Türkiye-Afganistan Dostluk Anlaşması'nın 96'ncı yılı olması vesilesiyle düzenlenen İş Forumunda biraraya gelen giderek artan sayıdaki devlet ve kurumlar ile RECCA'nın enerji, ulaştırma, iletişim, ticaret ve şirketlerarası ortaklığa ulaşan bir yapı haline geldiğini belirtti. Afganistan Hükümeti'nin Orta Asya, Orta Doğu ve Çin'i birbirine bağlayacak bir merkez haline gelmek istediğini belirten Bakan Rasaw, demiryolu ve denizyolu transit geçişleri de dahil olmak üzere enerji, altyapı ve iletişimde 5 ülkeyi kapsayacak şekilde kurgulanmakta olan ve Türkiye'nin de dahil olduğu Lapis Lazuli Anlaşması'nın Kabil'de yakın zamanda imzalanmasının öngörüldüğünü açıkladı.

Afganistan'ın önemli bir ekonomik reform sürecini geride bıraktığını belirten Rasaw, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) üyeliğine de hazırlandıklarını belirtti. Rasaw, "Bölgesel gayretlerimizi güçlendirmek zorundayız. Şirketlerarası iletişimi RECCA çatısı altında güçlendirme girişimi, hem kamu hem özel sektörden destek görecektir. RECCA'nın kuruluşundan bu yana elimizde yatırım yapılacak konular var. Şimdi harekete geçme zamanıdır." dedi. Ticaret, altyapı, konnektivite, madencilik, tarım, ulaştırma, özel ekonomik bölgeler gibi alanlarda kamu-özel sektör ortaklıkları için fırsatların varlığına işaret eden Bakan Rasaw, Türkiye'nin işbirliğine büyük önem atfettiklerini vurguladı.

T.C Ekonomi Bakanı YardımcısıFatih Metin, Türkiye ile Afganistan arasındaki dostluğun yüzyıllardan beri devam ettiğini hatırlattı ve Türkiye Cumhuriyeti'nin bağımsızlığını tanıyan ilk ülkenin Afganistan olduğunu söyledi. Türkiye-Afganistan Dostluk Günü olarak kutlanan 1 Mart tarihinde bir arada olmaktan memnuniyet duyduklarını belirtti ve RECCA bağlamında yapılan ilk İş Forumu'nda bir araya gelinmesinin önemine değindi. Bakan Yardımıcısı Metin, 170'e yakın Türk ve Afgan özel sektör temsilcisinin bir araya geldiği Forum kapsamında 300'e yakın firma temsilcisinin de birebir görüşmeler gerçekleştireceklerini, ekonomik ilişkilerin gelişimi açısından bu buluşmanın çok önemli olduğunu vurguladı. Metin, "Bir ülkenin ayağa kalkabilmesi için küresel ekonomiye entegrasyonu elzemdir. Afganistan'ın güvenli ve istikrarlı bir ülke olması için 6 yıl önce ‘Afganistan için İstanbul' adlı bir hareket başlatmıştık. Şimdi de Afganistan'ın küresel ekonomiye entegrasyonunu sağlayacağız." dedi. Afganistan'ın geçtiğimiz 15 yıllık dönemde büyük bir yol katettiğini hatırlatan Metin, bu kazanımları koruyarak güzel bir gelecek inşa etmesinin yalnızca Afganistan'ın sorumluluğunda olmadığını, her bir ekonomik aktörün destek vermesi gerektiğini söyledi.

DEİK ve İntes tarafından başlatılan "İnşaat Sektöründe Afganistan'a Eğitim Projesi" kapsamında  Ekonomi Bakanlığı olarak destek verdiklerini hatırlatan Bakan Yardımcısı Metin, Türk müteahhitlerin Afganistan'da bugüne dek 6 milyar ABD Doları değerinde sanayi, tesis, köprü, yol benzeri 627 projeye imza attıklarını açıkladı ve elektrik iletim ve doğalgaz iletim projelerine de Türk firmaları olarak katkı verilmesinin istendiğini söyledi. RECCA bünyesinde şekillenen Lapis Lazuli Projesi ile Afganistan-Türkmenistan-Hazar Denizi-Azerbaycan-Türkiye koridorunun hedeflendiğini hatırlatan Metin, proje sayesinde ulaşım altyapısının güçlendirilerek 2020'ye dek ticaretin maliyetinin en az yüzde 10 azalacağını, bölgesel entegrasyon ve refah seviyesinin yükseleceğini öngördüklerini belirtti. 

DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardanise, Türk iş dünyası temsilcilerinin, daha güçlü bölgesel işbirliği ve Afganistan'ın yeniden inşa sürecinde kilit rol oynayacağını söyledi.  Sadece Türkiye olarak değil, bölge coğrafyasındaki tüm ülkelerin ve iş dünyalarının el ele vermesi gerektiğini belirten DEİK Başkanı Vardan, "Bu noktada Türkiye ve Afganistan'a komşu ülkelerin iş dünyaları olarak amacımız, Afganistan'ın yeniden inşa sürecine elimizden gelen azami katkıyı verebilmek" dedi. Forum kapsamında gerçekleştirilen paneller ve birebir görüşmeler ile Afganistan'ın inşaasında yeni bir dönemi başlatılmasının amaçlandığını vurgulayan DEİK Başkanı, "Çünkü bizler güvenin, refahın, istikrarın en önemli garantisinin ekonomik ve ticari canlılık olduğuna inanan kişileriz. Afganistan'ın bulunduğu bölgede oluşacak bir ticari-ekonomik canlanmanın, Afganistan'ın olduğu kadar, Afganistan'a komşu ve çevre ülkelerin ve nihai süreçte tüm Asya'nın menfaatine olacağını  biliyoruz" dedi.

Türkiye-Afganistan Ticaret Rakamları (Ekonomi Bakanlığı-2016)

Türkiye'nin Afganistan'a ihracatı: 146 milyon ABD Doları

İhraç edilen başlıca ürünler:Dokuma hammaddeleri, kimya sanayi ürünleri, makinalar ve mekanik cihazlar, muhtelif mamul eşya.

Türkiye'nin Afganistan'dan ithalatı: 9 milyon ABD Doları

İthal edilen başlıca ürünler: Post ve deri, kösele, canlı hayvan; hayvansal ürün, bitkisel ürün, dokumaya hammaddeleri ve mamul eşya.

Ticaret hacmi: 155 milyon ABD Doları

Ticaret dengesi: 136 milyon ABD Doları

DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLER KURULU

İlgili Dökümanlar

İlgili Resimler

TÜRKİYE İLE AZERBAYCAN TARIMDA İŞBİRLİĞİNE HAZIRLANIYOR

TÜRKİYE İLE AZERBAYCAN TARIMDA İŞBİRLİĞİNE HAZIRLANIYOR

Türkiye-Azerbaycan Tarım İş Forumu, T.C. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, Azerbaycan Cumhuriyeti Tarım Bakanı Haydar Asadov ve DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan'ın katılımları ile 23 Şubat 2017 tarihinde Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de gerçekleştirildi. 

T.C. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, açış konuşmasında tarım ve gıda güvenliğinin günümüzde giderek daha büyük önem arz etmekte olduğunu vurguladı.  Mevcut koşullarda 39 ülkede gıda, 80 ülkede ise su sıkıntısının yaşandığını belirten Bakan Çelik, 2050 yılında dünya nüfusunun 10 milyara yaklaşacağını ve 2 milyarının da açlık sıkıntısı çekeceğinin tahmin edildiğini belirtti. Tarım alanlarının geliştirilmesi ve kalkındırılmasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Bakan Çelik, tarım konusunda Türkiye'nin Avrupa ülkeleri arasında önde gelen ülke konumunda olduğunu belirtti. Bugüne kadar İran, Gürcistan, Ukrayna ve Çekya ile Tarım İş Forumlarının gerçekleştirildiğini ifade eden Çelik, forumlar çerçevesinde teknik tarım, tohumculuk, hayvancılık, meyve ve sebze yetiştiriciliği gibi konuların masaya yatırıldığını hatırlattı. Azerbaycan menşeili tarım ürünlerinin Avrupa pazarlarına Türkiye üzerinden erişiminin mümkün olabileceğini ifade eden Bakan Çelik, Türkiye ile Azerbaycan arasında tarım sektöründe işbirliğinin geliştirilmesinin gerekliliğini vurguladı.

Azerbaycan Cumhuriyeti Tarım Bakanı Haydar Asadov ise konuşmasında Azerbaycan'da tarım alanındaki faaliyetler için her türlü yasal altyapının hazır hale getirildiğini ve  işbirliği için olumlu şartların yaratıldığını söyledi. Tarım alanında uygulanan vergi muafiyetinin de işbirliğini teşvik edici bir unsuru olacağını hatırlatan Asadov, Türk firmalarının Azerbaycan'da yatırım ve ortak üretim yapmalarını istediklerini belirtti. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından son yıllarda tarım üretiminde gelişimin teşvik edilmesi için devlet tarafından sağlanacak finansmanın artırıldığını vurgulayan Asadov, 2016 yılında Türkiye'den yaklaşık 100 milyon ABD Dolarılık gıda ürünü ithal edildiğini; ancak Türkiye ile ortak üretimin de artırılmasının arzu edildiğini söyledi. Türkiye'den 30 ile 50 milyon ABD Doları değerinde tarım aletli ithal edileceğini belirten Asadov,  tohumculuk, ipek kozası ve hayvancılık alanlarındaki işbirliğinin artmasını arzu ettiklerini söyledi.

DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan, tarım alanında Türkiye'nin öncülüğünde yapılacak iki ülke işbirliğinin her iki tarafın katkısına olacağını vurguladı. DEİK Başkanı Vardan, Azerbaycan ülke ekonomisinin gelişimine katkı sunmak amacıyla öncelikli alan olarak belirlenen tarım sektöründe çalışmalarını yürüten DEİK/Türkiye-Azerbaycan İş Konseyi'nin son olarak 2016 yılı Ocak ayında düzenlediği İkinci Tarım Konferansı'nın Azerbaycanlı firmalar ve girişimciler tarafından büyük ilgi gördüğünü hatırlattı. Vardan, yeni işbirliklerine yönelik olarak yapılacak ikili iş görüşmelerinin zeminini hazırlamak üzere Azerbaycan'da 2017 yılında gerçekleştirilecek yeni bir zirve toplantısı önerisinde bulundu. İş Konseyi bünyesinde işbirliğine yönelik her türlü çalışmaya destek verileceğini belirten Vardan, küresel ticaretin gerilemesinin ve emtia fiyatlarındaki düşüşün olumsuz sonuçlarını bertaraf etmenin yolunun ticari ve ekonomik ilişkileri çeşitlendirmekten geçtiğini belirtti.

İlgili Dökümanlar

İlgili Resimler

TÜRKİYE-İTALYA İŞ FORUMUNDA, ALTYAPI, ENERJİ VE SAĞLIK SEKTÖRLERİNDE İŞBİRLİKLERİ MASAYA YATIRILDI

TÜRKİYE-İTALYA İŞ FORUMUNDA, ALTYAPI, ENERJİ VE SAĞLIK SEKTÖRLERİNDE İŞBİRLİKLERİ MASAYA YATIRILDI

DEİK ev sahipliğinde düzenlenen Türkiye-İtalya İş Forumu,T.C. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, İtalya Ekonomik Kalkınma Bakanı Carlo Calenda, DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan veDEİK/Türkiye-İtalya İş Konseyi Başkanı Burak Vardan'ın katılımları ile 22 Şubat 2017 tarihinde İstanbul'da gerçekleştirildi. Toplantıda başta altyapı, enerji ve sağlık sektörleri olmak üzere, Türk-İtalyan ekonomik ve ticari ortaklığının geliştirilebileceği alanlar, 100'ün üzerinde Türk ve İtalyan iş dünyası temsilcisinin katılımıyla masaya yatırıldı.

T.C. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci,Türk ve İtalyan Eximbankları arasında imzalanan anlaşmanın önemine vurgu yaparken, Türkiye ve İtalya arasındaki ikili ticaretinin geliştirilmesi için yeni hedeflerin belirlenmesi gerektiğini söyledi. DEİK ve karşı kanat kuruluşu Confindustria arasında oluşturulacak ortak bir platform ile Türk ve İtalyan iş dünyaları arasında işbirliği fırsatlarının değerlendirileceğini belirten Bakan Zeybekci, iki ülke arasında 18 milyar ABD Doları hacmindeki dış ticaretin, yeterli olmadığını ve bu rakamın 30 milyar ABD Doları seviyesine çıkması gerektiğini vurguladı.

Türkiye-AB Gümrük Birliği ilişkisinin güncellenmesi sonrasında, bunun AB'ye önemli katkılar  sağlayacağını ifade eden Bakan Zeybekci, ticaret için yüzde 55 ile 60 arasında bir artış yaşanacağını vurguladı. Türk ve İtalyan iş dünyalarının Gümrük Birliğinin güncellenmesinin kazanan tarafları olacağını ifade eden Ekonomi Bakanı, 2017 yılı içerisinde İtalya'da bir Türk Ticaret Merkezi açılacağının da müjdesi verdi. Birçok sektörde olduğu gibi turizm ve enerji sektörlerinde iki ekonominin birbirini tamamlar özelliğe sahip olduğunu ifade eden Bakan, özellikle enerji alanında yeni yatırımların yapılacağını sözlerine ekledi.

İtalya Ekonomik Kalkınma Bakanı Carlo Calenda, Türkiye'nin her zaman AB konusunda İtalya'ya güvenebileceğini, özellikle de Gümrük Birliğinin güncellenmesi kapsamında İtalya'nın gözlemci ve sürecin takipçisi olacağını söyledi. Yasadışı göç ile ilgili olarak Türkiye'nin çok büyük bir sorumluluğu sırtlandığını ifade eden İtalyan Bakan, Türkiye'ye gösterdiği çabadan ötürü teşekkür etti. İki ülke Exim Bankaları arasında varılan anlaşma ile yatırımlara hız kazandırılacağını belirten Bakan Calenda, yatırımcıların doğru bilgilendirilmesi ve yönlendirilmesi için gerekli çalışmaların yapılacağını ifade etti. 

İtalya Ekonomik Kalkınma Bakanı Carlo Calenda, Afrika'da ortak yatırımlar konusunda hem İtalya'nın, hem de Türkiye'nin güçlü oldukları farklı Afrika ülkelerinin bulunduğunu söyledi ve iki ülkenin Afrika'da işbirliği konusunda ortak çalışmalara hız vermesi gerektiğini söyledi. Türkiye ve İtalya'nın, sadece ekonomik ve ticari değil, farklı alanlarda çok sayıda ortak çıkarlarının bulunduğunu vurgulayan Bakan Calenda, Türkiye ve İtalya ortaklığının verimli bir doku oluşturabileceğini söyledi. 

DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan ise, ekonomik ve ticari ilişkiler açısından Türkiye ile İtalya'nın tam bir uyum ve senkronizasyon içerisinde olduğunu söyledi. Son iki yılda ülkeler arası karşılıklı ticaretin düşüş eğiliminde olduğunu vurgulayan DEİK Başkanı Vardan, Türk ve İtalyan iş dünyası temsilcilerinin bu hacmi, hızla büyütmesi gerektiğini belirtti. İtalya'nın 2017 ve 2018 yılları için Türkiye'yi ‘Hedef Ülke' olarak belirlemiş olmasının çok önemli bulduklarını ifade eden Başkan Vardan, bu çerçevede enerji, tarım, otomotiv, gıda gibi ‘geleneksel' sektörlerin yanısıra, start-up'lar, akıllı ve inovatif teknolojiler, yenilenebilir enerji gibi yüksek katma değere sahip alanlardaki fırsatların da karşılıklı olarak değerlendirileceğini söyledi. 

Türkiye'nin AB üyelik sürecinin ve Gümrük Birliğinin güncellenmesi ve derinleştirilmesinin Türkiye için çok önemli olduğunu vurgulayan DEİK Başkanı Vardan, Türkiye-AB Gümrük Birliği'nin revizyonunda müzakerelere geçilmesine çok az kaldığını hatırlatırken, müzakerelerin kısa bir süre içinde, tarafların endişelerini ve sorunlarını giderecek şekilde nihayete erdirilmesinin arzu ettiklerini söyledi.  Taşıma kotaları, sürücü vizeleri, Türk vatandaşlarına yönelik haksız vize uygulamaları gibi, kronikleşmiş sorunlara da bir an önce kalıcı çözüm bulunmasının arzu edildiğini vurgulayan Başkan Vardan, Türk ve İtalyan iş insanlarının ortak projeler ile mevcut işlerinden çok daha büyük işler yapabileceğini söyledi. 

DEİK/Türkiye-İtalya İş Konseyi Başkanı Burak Vardanise, Türkiye ve İtalya'nın sahip olduğu fırsatları iki ülkenin birlikte somut projelere dökmesi gerektiğini söyledi. İki ülke ekonomisinin tamamlayıcı özelliklerini üçüncü ülkelerde uzun vadeli ortaklıklarla güçlendirmesi gerektiğini belirten Vardan, sağlık, altyapı ve enerji sektörlerinde işbirliği yapılabileceğini vurgulayarak, "Sadece Türkiye ve İtalya'da değil, uluslararası ekonomik sistem içerisinde giderek daha etkin rol oynamaya aday Afrika'da; ambargoların kalkması sonrasında tüm dünyanın gözlerini çevirdiği İran'da; Ortadoğu'da, Orta Asya'da gerçekleştirmeliyiz" dedi.

Türkiye-İtalya Ticaret Rakamları (Ekonomi Bakanlığı-2016)

Türkiye'nin İtalya'ya ihracatı: 7,5 milyar ABD Doları

İhraç edilen başlıca ürünler:Otomobil, motorlu taşıtlar, kabuklu meyveler, kara taşıtları için aksam ve parçaları, demir-çelik.

Türkiye'nin İtalya'dan ithalatı: 10,2 milyar ABD Doları

İthal edilen başlıca ürünler:Kara taşıtları için aksam ve parçaları, petrol yağları, dizel, yarı dizel motorlar, motorlu taşıtlar.

Ticaret hacmi: 17,8 milyar ABD Doları

Ticaret dengesi: İtalya lehine 2,6 milyar ABD Doları 

İlgili Dökümanlar

İlgili Resimler

TÜRK İŞ DÜNYASI AB DÖNEM BAŞKANI MALTA’DA, HEM AB ÜYELİK SÜRECİNİ, HEM DE TÜRKİYE-MALTA EKONOMİK İŞBİRLİĞİNİ ELE ALDI

TÜRK İŞ DÜNYASI AB DÖNEM BAŞKANI MALTA'DA, HEM AB ÜYELİK SÜRECİNİ, HEM DE TÜRKİYE-MALTA EKONOMİK İŞBİRLİĞİNİ ELE ALDI

T.C. Başbakanı Binali Yıldırım'ın 16-17 Şubat 2017 tarihlerinde AB Dönem Başkanı Malta'ya gerçekleştirdiği resmi ziyaret kapsamında, DEİK/Türkiye-Malta İş Konseyi ve Malta Ticaret Sanayi ve Girişimcilik Odası işbirliğinde düzenlenen Türkiye-Malta İş Forumu,17 Şubat 2017 tarihinde Malta'nın başkenti Valletta'da  gerçekleştirildi. Forumun açış bölümüne T.C. Başbakanı Binali Yıldırım, Malta Başbakanı Joseph Muscat, T.C. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Malta Ekonomi, Yatırım ve Küçük İşletmeler Bakanı Dr. Christian Cardona, DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan, Malta Ticaret Sanayi ve Girişimcilik Odası Başkanı Anton Borg, DEİK/Türkiye-Malta İş Konseyi Başkanı Jak Eskinazi ve Türkiye-Malta İş Konseyi Eşbaşkanı Mark Bencini katıldı. Forumda, 1 Ocak 2017 tairihi itibariyle Avrupa Konseyi Dönem Başkanlığı görevini üslenen Malta ve Türkiye arasındaki potansiyel ekonomik işbirlikleri ve Türkiye'nin AB üyelik süreci ele alındı.

İş Forumunda açış konuşmasını gerçekleştiren T.C. Başbakanı Binali Yıldırım, Türkiye ile Malta arasındaki diplomatik ilişkilerin tesisinin 50'nci yılı vesilesiyle gerçekleştirilen ziyaretin, Başbakan düzeyinde Türkiye'den Malta'ya yapılan ilk ziyaret olduğunu vurguladı. Küresel ekonomik çalkantılara rağmen, Malta'nın ekonomik büyümesine hız kesmeden devam ettiğini vurgulayan Başbakan Binali Yıldırım, iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesi gerektiğini, böylece bugüne kadar kaybedilmiş fırsatların telafi edilebileceğini söyledi. Türk ve Maltalı iş dünyası temsilcilerine işbirliği çağrısında bulunan Başbakan Yıldırım, mevcut sektörlerin ötesinde yeni alanların da keşfedilmesi gerektiğini belirtti.

 

Türkiye'nin son 15 yılda önemli bir ekonomik dönüşüm geçirdiğini ifade eden Başbakan Yıldırım, küresel ekonomik kriz devam ederken, Türkiye'nin dev projeleri hayata geçirmeye devam ettiğini; bu alanda Türkiye'nin Malta ile tecrübe ve deneyim paylaşmaya her zaman hazır olduğunu ifade etti. İki ülke arasında turizm alanındaki ilişkilerin çok daha hızlı gelişebileceğini ifade eden Başbakan Binali Yıldırım ayrıca, Malta'ya Türkiye'nin AB üyeliği konusunda göstermiş olduğu kararlı duruşundan ötürü teşekkür etti ve Gümrük Birliğinin revizyonu sürecinde vermekte oldukları destekten memnuniyet duyduklarını söyledi.

 

Malta Başbakanı Joseph Muscatise yaptığı konuşmada, iki ülke arasında büyük bir ekonomik ve ticari potansiyelin bulunduğunu ve iki ülke iş dünyalarının bu potansiyeli çok daha etkin kullanmak zorunda olduğunu söyledi. Çok fazla sayıda Türk iş insanının bugün Malta'da yatırımları bulunmasından büyük mutluluk ve gurur duyduklarını ifade eden Malta Başbakanı, Türk iş insanları ile Malta Hükümeti arasında gerçek bir angajmanın bulunduğunu vurguladı. Malta'da yatırımları bulunan Türk yatırımcılarının, Malta'da ikinci bir ev bulduklarını ifade etti. Finansal hizmetler,e-ticaret ve denizcilik sektörlerinde Türkiye ile Malta arasında önemli bir gelecek gördüklerini ifade eden Başbakan Muscat, başta İngilizce dil eğitimi olmak üzere, eğitim sektöründe iki ülke arasında çok ciddi bir potansiyelin bulunduğunu vurguladı; işbirliği çağrısında bulundu. Türkiye'nin AB üyelik sürecini desteklemeye devam edeceklerini ifade eden Malta Başbakanı Muscat, Gümrük Birliğinin revizyonu müzakerelerini Malta'nın AB Dönem Başkanlığı sürecinde açmak istediklerini ifade etti.

 

T.C. Ekonomi Bakanı Nihat ZeybekciForum'un açışında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin Akdeniz coğrafyasındaki en önemli yatırımlarının Malta'da bulunduğunu söyledi. Türkiye ile AB arasındaki ilişkinin temel bileşeni olan Gümrük Birliğinin revizyonu sürecinde AB Dönem Başkanı Malta'nın öneminin bir kat daha arttığını ifade eden Bakan Zeybekci, 2014 yılı itibariyle Türkiye-AB Gümrük Birliğinin Türkiye için sürdürülebilir olmaktan uzaklaşmaya başladığını söyledi. Bu çerçevede 2015 yılında Gümrük Birliğinin revizyonu sürecine adım atıldığını belirten Ekonomi Bakanı, 2016 yılında tarafların etki analizlerini hazırladıklarını ve Malta'nın AB Konseyi Dönem Başkanlığı sürecinde, Gümrük Birliğinin revizyonu sürecini resmi olarak başlamayı ümit ettiklerini söyledi. Önümüzdeki dönemde Malta'nın elektronik ticaretin lojistik merkezlerinden biri olacağına vurgu yapan Ekonomi Bakanı Zeybekci, Türk ve Malta iş dünyalarını bu alanda ortak yatırımlar yapmaya davet etti.  

 

Malta Ekonomi, Yatırım ve Küçük İşletmeler Bakanı Dr. Christian Cardonaise, Türkiye ile Malta arasında 1967 yılında başlayan diplomatik ilişkilerinin, ekonomik alanda hızla artış gösterdiğini söyledi. AB Dönem Başkanlığı sürecinde Türkiye-AB Gümrük Birliğinin revizyonunu destekleyeceklerini ifade eden Dr. Cardona, Türkiye ve Malta'nın farklı bölgelere çıkış kapısı niteliğinde olduğunu belirtti. İki ülke arasındaki ticari ilişkilerin son yıllarda, çok farklı sektörlerde ciddi bir ivme kazandığını hatırlatan Malta Ekonomi, Yatırım ve Küçük İşletmeler Bakanı, Malta turizminde Türkiye'nin azımsanmayacak bir rolü olduğunu söyledi. Rekabet gücünün giderek arttığı küresel ekonomi düzeninde, başta denizcilik, trans-denizcilik, lojistik ve eğitim başta olmak üzere, birçok sektörde iki ülke arasında işbirliğine hız verilmesi gerektiğini vurguladı.   

 

DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan, Türk iş dünyası olarak  AB Dönem Başkanlığı sürecinde Malta'dan, Türkiye'nin AB müzakere sürecine destek beklediklerini belirtti. Malta'nın Dönem Başkanlığı sürecinde müzakerelerine başlanması beklenen Gümrük Birliği revizyon sürecinin her iki tarafın endişe ve sorunlarını giderecek şekilde hızlıca tamamlanmasını arzu ettiklerini belirten DEİK Başkanı Vardan, taşıma kotaları, sürücü vizeleri, Türk vatandaşlarına yönelik vize uygulamaları gibi, Türkiye-AB ekonomik ve ticari ilişkilerinde kronikleşmiş sorunlara kalıcı çözümler üretilmesinin zamanının geldiğini vurguladı. DEİK Başkanı Vardan ayrıca Malta'nın Dönem Başkanlığı'nda birkaç fasılda müzakerelere başlamayı ve açılmış bazı başlıklarda müzakerelerin kapatılmasını talep ettiklerini de vurguladı.

Türk iş dünyasının Malta'yı ziyaretinde amacın, Türkiye'nin AB adaylık süreci olduğu kadar, Türkiye ile Malta arasındaki ikili ticaret ve yatırımları artırmak olduğunu ifade eden DEİK Başkanı Vardan, Türk ve Maltalı yatırımcıları farklı alan ve sektörlerde yatırım yapmaya davet etti. DEİK Başkanı Vardan, Türkiye'den Malta'ya yapılan yatırımların, Malta'dan Türkiye'ye yapılan yatırımlara oranla çok daha fazla olduğunu söyledi ve daha çok Maltalı yatırımcıyı Türkiye'de görmek istediklerini belirtti.

 

Türkiye-Malta Ticaret Rakamları (Ekonomi Bakanlığı-2016)

Türkiye'nin Malta'ya ihracatı:  238 milyon ABD Doları

İhraç edilen başlıca ürünler:Mineral yakıt ve yağlar; deniz taşıtları, metaller, elektrikli- mekanik makine ve aletler, plastikler

Türkiye'nin Malta'dan ithalatı:   39 milyon ABD Doları

İthal edilen başlıca ürünler:Mineral yakıt ve yağlar, paslanmaz çelik, ilaç, tıbbi aletler

Ticaret hacmi: 277 milyon ABD Doları

Ticaret dengesi: 199 milyon ABD Doları 

İlgili Dökümanlar

İlgili Resimler