BAŞKAN'DAN

DEİK, ‘YURT DIŞI YATIRIM ENDEKSİ 2019’ RAPORUNU AÇIKLADI

DEİK, ‘Yurt Dışı Yatırım Endeksi 2019' raporunu açıkladı.

Brexit sürecine rağmen Türk yatırımcı için İngiltere cazibesini koruyor

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ve Bain & Company iş birliği ile hazırlanan "Yurt Dışı Yatırım Endeksi 2019" raporu açıklandı. Bu yıl 4.'sü yayımlanan ve Türk iş dünyasının önde gelen 500 şirketinin bakış açısıyla değerlendirmeye tabi tutan endekste bir önceki yıl olduğu gibi yüksek gelirli ülkeler kategorisinde, Türk iş dünyası için yurt dışındaki yatırımlarda en cazip ülke İngiltere olurken, orta gelirli ülkeler arasında Rusya, düşük gelirli ülkeler kategorisinde ise Azerbaycan ilk sırayı aldı. Endeksten elde edilen verilere göre, Türk yatırımcıların 2018 yılında yurt dışındaki yatırımlarının büyüklüğü ise yaklaşık 6 milyar dolara ulaştı.

DEİK/Yurt Dışı Yatırımlar İş Konseyi ile Bain&Company ortaklığıyla bu yıl 4.'sü hazırlanan ‘Yurt Dışı Yatırımlar Endeksi" raporu, Türk şirketlerinin yurt dışı yatırımlara artan ilgisini çarpıcı sonuçlarla ortaya koydu. Yurt Dışı Yatırım Endeksi, yatırım coğrafyalarının risk ve potansiyelini, Türk yatırımcılar için sektörlerden bağımsız genel bir değerlendirme ile mercek altına aldı. Endeks raporundan öne çıkan bulgularda, özellikle son yıllarda yavaşlama eğilimine giren küresel yatırım akışları göze çarparken, Türkiye'nin yurt dışı yatırımlarının yıllık para akımı ise yakın dönemde azalma eğilimindeyken, 2018 yılında artış gösterdi.

Olpak: "Türk iş dünyasının yurt dışındaki 2018 yılı yatırım miktarı 6 milyar dolara yaklaştı"

Son 20 yılda Türkiye'nin dış yatırım miktarının 10 katına yükseldiğini belirten DEİK Başkanı Nail Olpak, "Yurt Dışı Yatırım Endeksi çalışmamız diğer yabancı yatırım endekslerinden farkı; Türk şirketlerinin önceliklerini, motivasyonlarını ve kaygılarını yansıtması. Bu alt yapıyı esas alarak, şirketlerimizin yurt dışında yatırım kararı almasına yardımcı olmak için Türk şirketlerinin perspektifiyle, ülkemize has dönemsel bir endeks hazırladık. Endeksimizi hazırlarken ülkeleri, Dünya Bankası'nın gelir kategorizasyonuna göre, yüksek, orta ve düşük gelirli ülkeler olarak ayrı ayrı ele aldık. Bununla da yetinmedik, aynı zamanda raporumuz, kıta ve ülke yıllık yatırım görünümlerini de içeriyor. Bu yılki endeksimize göre, Birleşik Krallık, Brexit sürecine rağmen Türk yatırımcılar için geçen yıl olduğu gibi, hala önemli bir cazibe merkezi. Dünya ticaretinin yavaşladığı ve küresel ticaret savaşlarının yaşandığı bir dönemde, bizim uluslararası yatırımlarımızın da daralması gayet normal. Ancak buna rağmen, 2018 yılında Türk yatırımcıların yurt dışındaki yatırımlarının toplam büyüklüğünün 6 milyar dolar seviyesine yaklaştığını gözlemledik. Eskiden sermaye kaçışı olarak görülen yurt dışı yatırımlar, artık küresel ölçekte ve oyun kurucu şirketlere sahip olma yolunda ilerleyen ülkemiz açısından hayati bir önem taşıyor. Şirketlerimizin küresel pazarlarda yaptığı yatırımları Türkiye'nin uzun vadeli hedefleri doğrultusunda stratejik bir konu olarak görüyor ve destekliyoruz. Ülkemizin yapısal sorunu olan cari açığın azaltılması, know-how transferi ve arz güvenliğine katkı sağlayacak yurt dışı yatırımların teşvik edilmesi ve desteklenmesi gerektiğini düşünüyoruz." dedi.

DEİK'in Türk iş dünyası için küresel bir misyon taşıdığını ifade eden Olpak, "Cumhurbaşkanımızın 2018 genel kurulumuzda belirttiği gibi; DEİK olarak, Türk iş dünyasına yeni ufuklar açacak, yol ve istikamet çizecek stratejik çalışmalara da imza atıyoruz. Dün de "Brexit Sürecinde Türkiye: Riskler ve Fırsatlar" raporumuzu açıkladık. Raporumuzda Brexit'in Birleşik Krallık, AB ve Türkiye için siyasi ve ekonomik etkilerini detaylıca ele aldık. Endeksimizin sonuçlarına göre, yatırımcılarımız için en cazip ülke olması açısından bu çalışmamızı da çok anlamlı buluyorum.

Önümüzdeki ay, Çin'in "Kuşak ve Yol Girişimi'' ile ilgili olarak, Türkiye'nin kendisini nasıl konumlandıracağına dair, alternatif senaryoları kapsayan bir çalışmamızı Lojistik İş Konseyimiz ve Türk-Çin İş Konseyimizle birlikte kamuoyuna sunacağız. Ticaret Bakanlığımızca belirlenen hedef ülkeler; Çin, Rusya, Hindistan ve Meksika'ya daha odaklı bir şekilde yöneldik. Bu ülkelerle ekonomik ilişkilerimizi artırmak üzere, hem Pazar Rehberleri hazırlıyor, hem de paydaşlarımızla bir araya gelerek, eylem planımızı kapsamlı bir biçimde oluşturuyoruz. Aynı zamanda gittiğimiz ülkelerde gerçekleştirdiğimiz İş Forumlarının ve heyet ziyaretlerinin sonuç ve analizlerini tek tek rapor haline getiriyoruz." şeklinde konuştu.

Yurt dışı yatırımlarda öne çıkan ülkelerin 18'i Avrupa'dan

DEİK/Yurt Dışı Yatırımlar İş Konseyi Başkanı Volkan Karaise dönemsel olarak Türk yatırımları incelendiğinde Avrupa'nın Türkiye açısından gerek yatırım kaynağı gerekse yatırım adresi olmayı sürdürdüğüne değinerek, "Endekste öne çıkan yatırım ülkelerinin 18 tanesi Avrupa'da yer alıyor. Doğu Avrupa ülkelerinin yatırım adresi olarak son yıllardaki pozisyonunu koruması da dikkat çekici bir diğer bulgu. Bölge, gerek Türkiye'den gerek dünyadan özellikle imalat operasyonlarına dönük önemli miktarda yatırım çekiyor. Doğu Avrupa Bölgesi'nin, 2018 yılında gerçekleşen Türk yatırımlarının işlem bazında %32'sini kendine çektiğini görüyoruz. En önemli verilerden de biri ise; geçtiğimiz yılın birincisi İngiltere'nin, Brexit sürecine rağmen Türk yatırımcılar için halen cazibesini koruması olarak göze çarpıyor. Orta gelirli ülkelerde en tepede Rusya yer alırken, düşük gelirli ülkeler kategorisinde de en fazla yatırım yapılan ülke olarak Azerbaycan ilk sırayı alıyor. İngiltere ve Sırbistan, Türk şirketlerinin 2018 yılında tespit edilen dış yatırımlarının işlem bazında %24'nü aldı. Elde ettiğimiz verilere göre 2018 yılında Türk dış yatırımlarının %40'ı Rusya ve Portekiz'de gerçekleşti. Asya Pasifik Bölgesi de her geçen sene ağırlığını arttırıyor. Bölge, 2017 yılında toplam 4 ülke ile endekste yer bulurken, 2018 yılında 8, bu yıl ise 10 ülkeyle ön plana çıkıyor. Hükümetimizin yıl içinde açıkladığı ‘Yeniden Asya' stratejisinin, yeni dönemde iş dünyamızda da belirginleşeceği görülüyor. Afrika ülkeleri de, özellikle fırsat odaklı yaklaşımları olan Türk şirketleri için her zaman değerlendirilen bir bölge olsa da, geçtiğimiz yıl Türk yatırımcılarının Afrika'daki ticari aktivitesinin, reel yatırımlardan daha önde gittiğini gözlemledik. Yatırımcı algısı anketimizde,  Çin merkezli geliştirilen Kuşak ve Yol girişiminin etkilerini de değerlendirmeye çalıştık. Katılımcıların %50'sinden fazlası, Kuşak ve Yol projesinin henüz somut bir etkisinin olmadığı, ancak uzun vadede ise görünümü olumlu yönde etkilediği konusunda hemfikir oldular." dedi.

Türk yatırımcıların iştahı yüksek

Endeksin hazırlanmasında kullanılan yaklaşık 500 Türk şirketin katıldığı Yatırımcı Algı Anketi'nde Türk yatırımcıların, yatırım iştahının yüksek olduğu gözlemlendi. Geçtiğimiz yıl %40 seviyesinde olan yüksek yatırım iştahlı katılımcı oranı, bu sene %50 seviyesine yükseldi. Gelişmesi beklenen ülkelere yatırım yapmayı düşünen katılımcılar, en yüksek yatırım iştahına sahip grup olarak öne çıkıyor. Yatırım yapılan pazarlara olan güvene bakıldığında, bir önceki yıla göre çarpıcı değişiklikler göze çarpıyor. Geçen sene yüksek gelirli, orta ve düşük gelirli kategorilerin hepsi için %50 seviyelerinde olan güven oranı bu sene önemli ölçüde düşerek, yüksek gelirli ülkelerde %15, orta gelirli ülkelerde %13, düşük gelirli ülkelerde ise %20 olarak gerçekleşti.

UNCTAD Dünya Yatırım Raporu verilerine göre 2018 yılında dünya çapında gerçekleşen toplam doğrudan yabancı yatırım %13 azalarak 1,3 trilyon dolara geriledi. İki yıldır devam eden azalış 2018 yılında da devam etti. Özellikle ABD menşeili çok uluslu şirketlerin ilk iki çeyrekteki yurt dışı kazançlarını 2017 sonunda gerçekleşen vergi düzenlemeleri takiben ülkeye geri çekmesi küresel yatırım akımlarının azalmasında önemli rol oynadığı görülüyor.

Yatırımcıların gözdesi Asya Pasifik Bölgesi

Yabancı yatırımcıların bir numaralı adresi Asya Pasifik bölgesi, geçtiğimiz yıl çektiği yatırımları %4 oranında arttırdı. Özellikle Çin'e yönelen yatırımlar 138 milyar ABD doları ile tüm zamanların zirvesine ulaşırken, Çin haricinde Güneydoğu Asya ülkelerine toplam 150 milyar dolar yatırım yapıldı. Türk yatırımcılarının bölgedeki yatırımları ise 2017 yılında toplam işlem büyüklüğü 353 milyon doları bulurken, 2018 yılındaki yatırımların büyüklüğü yaklaşık 1.2 milyar dolara ulaştı. Malezya miktar olarak bölgede en fazla Türk yatırımı alan ülke olurken, Hindistan ise işlem bazında bölgede en fazla Türk yatırımını çeken ülke oldu.

Afrika'daki ticari aktivite, yatırımların bir adım önünde

Türk yatırımcılar tarafından Afrika ve Orta Doğu bölgesinde, 2017 yılında 17 (4'ü birleşme ve satın alma) yatırım yapılırken, 2018 yılında 9 (1 adet birleşme satınalma) yatırım yapıldı. 2017 yılında bölgeye Türk yatırımcılar tarafından yaklaşık 760 milyon dolar değerinde yatırım yapılırken 2018 yılında yapılan tahmini yatırım miktarı 655 milyon dolar olarak gözlemlendi. Yatırım aktivitesi olarak da turizm ve tekstil sektörleri ilk sıralara yerleşirken, Türk  yatırımcıların reel yatırımdan daha çok ticari faaliyetleriyle ön plana çıktığı görüldü. Burkina Faso 2018 yılında miktar olarak bölgede en fazla Türk yatırımını çeken ülke oldu.

ABD şirketlerinin performansı küresel istatistikleri etkiledi

Amerika Kıtası, genel itibariyle son yıllara göre daha Türk yatırımı çekti. ABD, 2016 ve 2017 döneminde en büyük küresel yatırımcı konumunu korusa da, 2018 yılı istatistiklerinin finansal açıdan farklı bir tablo ortaya koyduğu görüldü. ABD menşeili çok uluslu şirketlerin 2018'nin ilk iki çeyreğindeki birikmiş dış kazançlarının, 2017'nin sonunda hükümetin getirdiği vergi reformlarını takiben, büyük ölçüde ülkeye geri getirmesinden kaynaklı dış yatırımlar negatif bir görüntü sergiledi. Bu durum küresel yatırım tutarındaki azalışın da temelini oluşturmaktadır. Öte yandan ABD, 252 milyar dolar tutarında yatırımı 2018 yılında çekerek, dünyada en fazla yatırım çeken ülke özelliğini bu yıl da korudu.

Bölgede, ABD hem sıfırdan yatırımlarda hem de birleşme ve satın almalarda adetsel olarak en çok yatırım yapılan ülke olarak ilk sırada yer aldı. 2017 yılında yapılan Türk yatırımların tutarı 100 milyon dolar iken, 2018 yılında yapılan 6 Türk yatırımının toplam değeri yaklaşık 60 milyon doları buldu. Yatırım aktivitesi olarak da lojistik ve tekstil sektörleri ön plana çıktı.                 

Yurt Dışı Yatırım Endeksi 2019

Raporu indirmek için tıklayınız.

 

PEKCAN: “30 MİLYAR DOLAR TİCARET HEDEFİ İÇİN ÇALIŞMALARIMIZI SÜRDÜRÜYORUZ”

Türkiye- İran İş Forumu, T.C. Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ve Türkiye-İran KEK Eş Başkanı Fatih Dönmez, İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İdaresi Başkanı ve İran-Türkiye KEK Eş Başkanı Mahmud Vaizi, DEİK Başkanı Nail Olpak, DEİK/Türkiye-İran İş Konseyi Başkanı Ümit Kiler'in katılımları ile DEİK ev sahipliğinde 18 Eylül 2019 tarihinde Ankara'da gerçekleştirildi.

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan,  iki ülke arasındaki ilişkilerin son derece olumlu düzeyde seyrettiğini belirterek, "İran ile ilişkilerimiz yapıcı ve iş dünyasının önünü açıcı bir yön almaktadır. Her iki ülkenin hükümet yetkilileri olarak bu konuda kararlıyız. Ticaretin geliştirilmesi ve yatırımların karşılıklı olarak artırılması yönünde destekler vermeye devam edeceğiz" dedi. Pekcan, İran Cumhurbaşkanlığı Ofisi Başkanı Mahmud Vaizi ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez'in eş başkanlıklarında gerçekleştirilen 27'nci Türkiye-İran Karma Ekonomik Komisyon Toplantısı'nın çok verimli çıktıları olacağını söyledi.

"İran'da 166 Türk firması var"

İki ülke Cumhurbaşkanları tarafından hedeflenen 30 milyar dolar ticaret hacmine ulaşmak için çalışmalar yürüttüklerine işaret eden Pekcan, "İş dünyamıza ikili ticaret anlaşmalarımız ile Tercihli Ticaret Anlaşması'ndan yararlanmalarını öneriyorum. Tercihli Ticaret Anlaşması'nda Türkiye'nin 125 ihraç ürününden 68'i yasak kapsamına alındı, 3'üne de tarife kotası koruma önlemi uygulandı. Sayın Vaizi ile görüştük. İnşallah en kısa zamanda tercihli ticaret kapsamındaki ürünlerin Türkiye'den ticaretinin önü açılacak. Türkiye'den temin edebilecekleri ürünler varsa öncelik Türkiye olacak" dedi. İran'da faaliyet gösteren 166 Türk sermayeli firma bulunduğunu belirten Pekcan, bu firmaların İran'daki yatırımlarının tutarının 1,3 milyar dolar olduğunu söyledi. Türk firmalarının, yaptırımlar döneminde de tüm zorluklara rağmen faaliyetlerini devam ettirdiğini vurgulayan Pekcan, söz konusu firmaların İran'daki yatırımlarına daha fazla kolaylık gösterilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

"Özellikle ekonomide bir dönüm noktası yaşıyoruz"

İran Cumhurbaşkanlığı Ofisi Başkanı Mahmud Vaizi ise, Türkiye, Rusya ve İran arasındaki üçlü zirvenin yanında Türkiye ve İran Cumhurbaşkanları arasında verimli ve samimi bir toplantı gerçekleştiğini söyledi. İran ve Türkiye'nin Müslüman iki komşu ülke olduğuna değinen Vaizi, "Türkiye ve İran, bölgedeki ve İslami ülkeler arasındaki siyasi ve ekonomik ilişkilerde önemli rol oynayabilirler. Bölgesel iş birliğinin çekirdeğini oluşturabilirler. Bizler özellikle ekonomide bir dönüm noktası yaşıyoruz. İki ülkenin iş insanlarını ve özel sektörünü serbest ticaret anlaşmasına hazırlamaya çalışıyoruz. Bu noktaya vardığımızda işlerimizde daha kolay ilerleyebileceğiz. Her iki devletin çabası kesinlikle özel sektör ve ortak yatırımlar için yolu kolaylaştırmak. İki ülkenin ticaret odaları ve ortak komisyonları bu alanda çok ağır bir sorumluluk yüklendi. Biz ortak ekonomik komisyon çerçevesinde 1 yıllık yol haritasında özel sektörün çalışmaları için de gerekeni hazırlıyoruz" ifadelerini kullandı.

İran, ABD yaptırımlarıyla karşı karşıyayken Türkiye ile ilişkilerin devam etmesi için çaba gösterilmesi gerektiğini dile getiren Vaizi, şunları kaydetti: "ABD, İran ve Türkiye arasındaki ilişkilerle hiçbir şekilde ilgisi olmayan yaptırımları uygulayarak ilişkilerimizi etkilemek istiyor. Türkiye Cumhuriyeti'ne ve değerli Cumhurbaşkanı'na teşekkür etmek istiyorum. ABD'nin İran'a dayattığı yaptırımları her fırsatta kınadılar. Nükleer ve diğer alanlarda her zaman İran'ı desteklediler. Hiçbir şüphemiz yok, Türkiye hükümeti yaptırımları kesinlikle kabul etmiyor ve buna karşı. Diğer taraftan bazı Türk bankaları ve iş insanlarının bu konuda bazı çekinceleri var fakat biz hiçbir zaman hiçbir Türk iş insanının sıkıntı çekmesini ve baskı altında kalmasını istemiyoruz. Bu ortak komisyonda bizim için önemli olan, iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin azalmasını önlemektir."

"İki ülke arasındaki ikili ticareti artırmanın peşindeyiz"

DEİK Başkanı Nail Olpak ise, Türkiye'nin dünyada neredeyse ticaret yapmadığı ülke kalmadığını belirterek, "İran'la aramızdaki rakamlar makul ama yeterli değil. Daha fazla yatırım ve ticaret için önümüze çıkan engellerin, sadece iş dünyamızın niyet ve gayreti ile aşılamayacağını da ifade etmek isterim" dedi. Türkiye'nin kamu ve iş dünyası olarak zor zamanlarda İran'ın yanında yer aldığını anımsatan Olpak, yatırım ve ikili ticareti artırmanın peşinde olduklarını dile getirdi. İran tarafından bazı beklentileri olduğuna işaret eden Olpak, "İran'ın bin 800 ürüne ithalat yasağı getirmesi ve bu ürünlerden 68'inin Tercihli Ticaret Anlaşması kapsamında olması bizleri üzdü ve ticaret hedefimizi olumsuz etkiledi. İran'da yatırımı olan firmalarımız, oradaki fabrikalarında üretim için ithal ettikleri ham maddeleri bile döviz tahsisi yapamaması nedeniyle gümrüklerden çekemiyor ve üretimde zorlanıyor. Bu noktada İranlı makamlardan gerekli desteğin ve kolaylığın sağlanmasını bekliyoruz" dedi. Olpak, Türkiye'den İran'a ilaç ve kozmetik ihracatında yaşanan ithal tescil belgesi sorunu ile İran gümrüğünde yaşanılan işlem tıkanıklıklarının çözülmesini beklediklerini sözlerine ekledi.

Açılış konuşmalarının ardından, Türkiye Cumhuriyeti ile İran İslam Cumhuriyeti Arasında 27. Dönem KEK Toplantısı Mutabakat Zaptı ve Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı ile İran İslam Cumhuriyeti Sağlık ve Tıbbi Eğitim Bakanlığı Arasında İş Birliği Eylem Planı imzalandı.

.

NAİL OLPAK: “FAİZ İNDİRİMİ PİYASALARIN BEKLENTİSİNİ KARŞILADI”

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, Merkez Bankası'nın faiz indirim kararı ile ilgili yazılı bir değerlendirme yaptı.

Olpak değerlendirmesinde şunları kaydetti:

"Türk Lirasındaki pozitif ve istikrarlı görünüm ile birlikte enflasyon beklentilerindeki iyileşme neticesinde, piyasaların ortalama 300 baz puan faiz indirimi beklentisi bulunuyordu. Özellikle çekirdek enflasyon göstergelerindeki düşüş neticesinde, Merkez Bankası politika faizini 325 baz puan indirerek yüzde 19.75'ten yüzde 16.50'ye indirdi. Temmuz ayındaki faiz indiriminin ardından, TCMB'nin, proaktif tutumunu sürdürerek almış olduğu faiz indirimi kararının Türk özel sektörü ve finans piyasalarının beklentilerini karşıladığını görüyoruz. Para Politikası Kurulu'nun çizdiği perspektifi değerlendirdiğimizde, önümüzdeki dönemde enflasyonun gerilemesini sürdüreceğini öngörüyoruz.

Enflasyondaki düşüş süreci, ülke risk priminin gerilemesi, faiz oranlarının aşağı gelmesi ile birlikte ekonomideki dengelenme sürecinin istikrarlı bir şekilde sürdüğünü görüyoruz. Küresel para piyasalarında gevşeme sürecinin yaşanması, Türkiye açısından pozitif bir görüntü oluştururken, alınan faiz indirimi kararı ülkemizin büyüme sürecine önemli ölçüde katkı sağlayacaktır. Bu noktada, finans kuruluşlarının da TCMB'yi takip ederek piyasa faizlerini hızla aşağı çekmelerinin ve piyasanın ihtiyacı olan ucuz finansmanı özel sektöre kaynak olarak sunmasının gerekliliğine inanıyoruz.

İş dünyası olarak, Merkez Bankası'nın piyasalara güven veren ve küresel dinamiklerle örtüşen kararlarının devam edeceğini umuyoruz. Faiz maliyetlerinin de düşmesiyle birlikte, son dönemde gerileme yaşayan yatırımların tekrar artışa geçeceğine, artan yatırımlarla birlikte üretimin ve istihdamın artacağına inanıyoruz. Bununla birlikte, önümüzdeki süreci geçmiş dönemde yaşadığımız kayıpların telafi edilme zamanı ve ülkemizin güçlü büyüme performansını tekrar yakalayacağı bir dönem olarak görüyoruz."

PEKCAN: “FIRSATLARI KAZANCA ÇEVİRMENİN TAM ZAMANI”

Türkiye-Hollanda Yuvarlak Masa Toplantısı, Ticaret Bakanımız Ruhsar Pekcan, Hollanda Dış Ticaret ve Kalkınma İşbirliği Bakanı Sigrid Kaag, DEİK Başkanı Nail Olpak, DEİK/Türkiye-Hollanda İş Konseyi Başkanı Murat Özyeğin ve iki ülke iş insanlarının katılımları ile 11 Eylül 2019 tarihinde Ankara'da gerçekleştirildi.

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan konuşmasında,  "Sizlere özellikle inovasyon, teknoloji, dijitalleşme ve yapay zeka anlamında Hollandalı firmalarla iş birliği yapmanızı öneriyorum. Burada iki ülke iş insanı için çok büyük fırsatlar var. Fırsatları kazanca çevirmenin tam zamanı. Bu alanlarda ülkemizin yararına olacak çok projeler gerçekleştirebilirsiniz. Bizler de hükümet ve bakanlık olarak projelerinizin arkasındayız ve destekleyicisiyiz" dedi. Türkiye-Hollanda Ortak Ekonomik ve Ticaret Komitesi (JETCO) toplantısında bir iş birliği protokolü imzaladıklarını hatırlatan Pekcan, gelecek dönemde de JETCO toplantılarını düzenli sürdürmeye ve bu toplantılarla beraber iş forumu yapmaya karar verdiklerini söyledi.  Pekcan, bu toplantıların iş çevresine de yeni iş birliği imkânları sunduğuna işaret ederek, Gümrük Birliği'nin güncellenmesi gerektiğini ifade ederek, bunun en kısa zamanda başlaması için Hollanda'nın katkılarını son derece önemli gördüklerini söyledi. Vize konusuna da değinen Pekcan, nakliye araçları için Avrupa'da transit kotalarından dolayı ihracatın artırılamadığını, bu kotaların kaldırılması gerektiğini bildirdi.

"İki ülke ticari ilişkilerinin, iş çevrelerinin yaratacağı yatırım ortamı ve fırsatlarla bir sonraki aşamaya taşınacak"

Hollanda Dış Ticaret ve Kalkınma İşbirliği Bakanı Sigrid Kaag, "İş çevrelerinden farklı sektörler şu an burada temsil ediliyor. Gerçekten çok derin bir tecrübe; inovasyon, ekonomi, tarım ve sağlık sistemleri anlamında büyük bir vizyonla çok geniş bir temsil kabiliyeti bu masa çevresinde toplandı" dedi. Kaag, iki ülke ticari ilişkilerinin, iş çevrelerinin yaratacağı yatırım ortamı ve fırsatlarla bir sonraki aşamaya taşınacağını söyledi. Önemli iş çevrelerinin toplantıda yer aldığının altını çizen Kaag, "Çok verimli görüşmeler gerçekleştirdik. Bizim desteğimizi her zaman alacaksınız, bu anlamda bana güvenebilirsiniz ve her zaman sonuçları görmek bizim için çok heyecan verici olacak" dedi.

"Üçüncü ülkelerde ortak projeler geliştirmemiz önemli"

DEİK Başkanı Nail Olpak ise, Türkiye ile Hollanda'nın, 400 yıl öncesine dayanan ilişkilerini ticaret ve karşılıklı yatırım alanlarında sürdüren iki ülke olduğunu belirterek, aradaki ticaret hacminin artış trendinde olmasının bunun göstergesi olduğunu söyledi. İkili ticaret hacmini artırmanın yanında üçüncü ülkelerde ortak projeleri geliştirmenin de önemli olduğunu belirten Olpak, bu konuda Türkiye ile ilgili artan bir talep bulunduğunu ifade etti. Hollanda'nın birçok alanda teknolojiyi etkin şekilde kullandığına dikkati çeken Olpak, "Hollanda'nın öne çıktığı finans, lojistik, altyapı, hayvancılık ve tarım, akıllı şehir gibi sektörlerde teknolojiyi kullanma konusunda yapacağımız iş birliği, her iki ülkenin yararına olacaktır." diye konuştu.  Gümrük Birliği'nin güncellenmesi için Hollandalı makamların Türkiye'ye desteklerini beklediklerini ifade eden Olpak, "İş insanlarımız Gümrük Birliği'nden dolayı her iki ülke mallarının serbest dolaşımda olduğunu fakat bu malları taşıyacak treylerlerimize kota konulduğunu ve en önemlisi şoförlerimizin vize engeliyle karşılaştığını belirtiyorlar. İş birliğimizi artırmak için bu konuda destek bekliyoruz." dedi.

"İlişkilerimizi üst seviyeye taşımak için hedefler belirledik"

DEİK/Türkiye-Hollanda İş Konseyi Başkanı Murat Özyeğin ise, Hollanda ile ekonomik ilişkileri bir üst seviyeye taşımak adına hedefler belirlediklerini belirterek, iki ülke ekonomilerinin birçok açıdan birbirlerini tamamlayıcı özelliklere sahip olduğunu dile getirdi. İş Konseyi olarak Türkiye pazarına ilgili duyan Türk ve Hollandalı firmalara koşulsuz destek vermekten memnuniyet duyacaklarını söyleyen Özyeğin, "Girişimci ruha sahip bu iki ülke arasındaki yatırım ve ticaret hacmini çok daha ileriye götürmemek için hiçbir sebep bulunmamaktadır. Kıymetli bakanlarımızın da katılımıyla yapılan bu toplantının ilişkilerimizi daha da güçlendirmek adına önemli bir adım sağlayacağına, ayrıca ticari ve yatırım faaliyetlerimizi değerlendirebileceğimiz verimli bir platform sunacağına inanıyorum" dedi.

Hollanda Heyet Başkanı Arjen Radder ise,  Türkiye-Hollanda ilişkilerinin daha güçlü bir potansiyelle yoluna devam ettiğini belirterek, "Bugün buradaki heyet için şunu söyleyeyim ki Amsterdam'a baktığımızda borsanın 3'te 1'i şu an burada yer alıyor. Önemli bir temsiliyet düzeyinde buradayız." ifadesinde bulundu. Türkiye'nin inovasyona önem vererek sürekli gelişen, hareketli bir ülke olduğunun farkında olduklarını belirten Radder, çok farklı alanlardan işletmelerin burada yer almasının çok önemli olduğunun altını çizerek, geniş bir yelpazede, farklı alanlardan iş birliği fırsatı ortaya konuyor. Eski ve yeni şirketler var, bu önümüzdeki dönem için yeni imkanlar oluşturacaktır" dedi.

PEKCAN: “FIRSATLARI KAZANCA ÇEVİRMENİN TAM ZAMANI”

Türkiye-Hollanda Yuvarlak Masa Toplantısı, Ticaret Bakanımız Ruhsar Pekcan, Hollanda Dış Ticaret ve Kalkınma İşbirliği Bakanı Sigrid Kaag, DEİK Başkanı Nail Olpak, DEİK/Türkiye-Hollanda İş Konseyi Başkanı Murat Özyeğin ve iki ülke iş insanlarının katılımları ile 11 Eylül 2019 tarihinde Ankara'da gerçekleştirildi.

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan konuşmasında,  "Sizlere özellikle inovasyon, teknoloji, dijitalleşme ve yapay zeka anlamında Hollandalı firmalarla iş birliği yapmanızı öneriyorum. Burada iki ülke iş insanı için çok büyük fırsatlar var. Fırsatları kazanca çevirmenin tam zamanı. Bu alanlarda ülkemizin yararına olacak çok projeler gerçekleştirebilirsiniz. Bizler de hükümet ve bakanlık olarak projelerinizin arkasındayız ve destekleyicisiyiz" dedi. Türkiye-Hollanda Ortak Ekonomik ve Ticaret Komitesi (JETCO) toplantısında bir iş birliği protokolü imzaladıklarını hatırlatan Pekcan, gelecek dönemde de JETCO toplantılarını düzenli sürdürmeye ve bu toplantılarla beraber iş forumu yapmaya karar verdiklerini söyledi.  Pekcan, bu toplantıların iş çevresine de yeni iş birliği imkânları sunduğuna işaret ederek, Gümrük Birliği'nin güncellenmesi gerektiğini ifade ederek, bunun en kısa zamanda başlaması için Hollanda'nın katkılarını son derece önemli gördüklerini söyledi. Vize konusuna da değinen Pekcan, nakliye araçları için Avrupa'da transit kotalarından dolayı ihracatın artırılamadığını, bu kotaların kaldırılması gerektiğini bildirdi.

"İki ülke ticari ilişkilerinin, iş çevrelerinin yaratacağı yatırım ortamı ve fırsatlarla bir sonraki aşamaya taşınacak"

Hollanda Dış Ticaret ve Kalkınma İşbirliği Bakanı Sigrid Kaag, "İş çevrelerinden farklı sektörler şu an burada temsil ediliyor. Gerçekten çok derin bir tecrübe; inovasyon, ekonomi, tarım ve sağlık sistemleri anlamında büyük bir vizyonla çok geniş bir temsil kabiliyeti bu masa çevresinde toplandı" dedi. Kaag, iki ülke ticari ilişkilerinin, iş çevrelerinin yaratacağı yatırım ortamı ve fırsatlarla bir sonraki aşamaya taşınacağını söyledi. Önemli iş çevrelerinin toplantıda yer aldığının altını çizen Kaag, "Çok verimli görüşmeler gerçekleştirdik. Bizim desteğimizi her zaman alacaksınız, bu anlamda bana güvenebilirsiniz ve her zaman sonuçları görmek bizim için çok heyecan verici olacak" dedi.

"Üçüncü ülkelerde ortak projeler geliştirmemiz önemli"

DEİK Başkanı Nail Olpak ise, Türkiye ile Hollanda'nın, 400 yıl öncesine dayanan ilişkilerini ticaret ve karşılıklı yatırım alanlarında sürdüren iki ülke olduğunu belirterek, aradaki ticaret hacminin artış trendinde olmasının bunun göstergesi olduğunu söyledi. İkili ticaret hacmini artırmanın yanında üçüncü ülkelerde ortak projeleri geliştirmenin de önemli olduğunu belirten Olpak, bu konuda Türkiye ile ilgili artan bir talep bulunduğunu ifade etti. Hollanda'nın birçok alanda teknolojiyi etkin şekilde kullandığına dikkati çeken Olpak, "Hollanda'nın öne çıktığı finans, lojistik, altyapı, hayvancılık ve tarım, akıllı şehir gibi sektörlerde teknolojiyi kullanma konusunda yapacağımız iş birliği, her iki ülkenin yararına olacaktır." diye konuştu.  Gümrük Birliği'nin güncellenmesi için Hollandalı makamların Türkiye'ye desteklerini beklediklerini ifade eden Olpak, "İş insanlarımız Gümrük Birliği'nden dolayı her iki ülke mallarının serbest dolaşımda olduğunu fakat bu malları taşıyacak treylerlerimize kota konulduğunu ve en önemlisi şoförlerimizin vize engeliyle karşılaştığını belirtiyorlar. İş birliğimizi artırmak için bu konuda destek bekliyoruz." dedi.

"İlişkilerimizi üst seviyeye taşımak için hedefler belirledik"

DEİK/Türkiye-Hollanda İş Konseyi Başkanı Murat Özyeğin ise, Hollanda ile ekonomik ilişkileri bir üst seviyeye taşımak adına hedefler belirlediklerini belirterek, iki ülke ekonomilerinin birçok açıdan birbirlerini tamamlayıcı özelliklere sahip olduğunu dile getirdi. İş Konseyi olarak Türkiye pazarına ilgili duyan Türk ve Hollandalı firmalara koşulsuz destek vermekten memnuniyet duyacaklarını söyleyen Özyeğin, "Girişimci ruha sahip bu iki ülke arasındaki yatırım ve ticaret hacmini çok daha ileriye götürmemek için hiçbir sebep bulunmamaktadır. Kıymetli bakanlarımızın da katılımıyla yapılan bu toplantının ilişkilerimizi daha da güçlendirmek adına önemli bir adım sağlayacağına, ayrıca ticari ve yatırım faaliyetlerimizi değerlendirebileceğimiz verimli bir platform sunacağına inanıyorum" dedi.

Hollanda Heyet Başkanı Arjen Radder ise,  Türkiye-Hollanda ilişkilerinin daha güçlü bir potansiyelle yoluna devam ettiğini belirterek, "Bugün buradaki heyet için şunu söyleyeyim ki Amsterdam'a baktığımızda borsanın 3'te 1'i şu an burada yer alıyor. Önemli bir temsiliyet düzeyinde buradayız." ifadesinde bulundu. Türkiye'nin inovasyona önem vererek sürekli gelişen, hareketli bir ülke olduğunun farkında olduklarını belirten Radder, çok farklı alanlardan işletmelerin burada yer almasının çok önemli olduğunun altını çizerek, geniş bir yelpazede, farklı alanlardan iş birliği fırsatı ortaya konuyor. Eski ve yeni şirketler var, bu önümüzdeki dönem için yeni imkanlar oluşturacaktır" dedi.

WILBUR ROSS DEİK/TÜRKIYE-ABD İŞ KONSEYI (TAİK) YÜRÜTME KURULU TOPLANTISINA KATILDI

ABD Ticaret Bakanı Sayın Wilbur Ross Türkiye ziyareti kapsamında 7 Eylül 2019 Cumartesi günü Çırağan Sarayı‘nda DEİK / Türkiye-ABD İş Konseyi (TAİK) Yürütme Kurulu toplantısına katılım sağladı. TAİK tarafından Haziran ayında Boston Consulting Group (BCG) ile başlatılan, iki ülke arasındaki ticaret hedefinin 100 milyar dolara çıkartılmasını hedefleyen çalışma üzerinden, Bakan Ross ile öneriler ve olası işbirliği fırsatları paylaşıldı. Tüm konuları dikkatle dinleyen Ross; katkı sağlayıcı, iki ülke ticaret ilişkilerini geliştiren yorumlarda bulundu. Bu 4 günlük ziyaret, Sayın Ross'un konuya olan inancını gösteriyor.

DEİK Başkanı Nail Olpak  yaptığı açılış konuşmasında, ikili ilişkilerde son dönemde gündemde yer bulan konulara rağmen ticaret hacminde düşüş yerine artış yaşandığını dile getirdi. Halihazırda var olan  21 milyar dolarlık ticaret hacminin 75 milyar dolara çıkarılmasının ardından bunu da yeterli bulmayan iki liderin 100 milyar dolarlık bir hedef belirlediğini ifade etti. Bu kapsamda, DEİK olarak, TAİK ev sahipliğinde ve Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda, ilgili diğer kurumların da katılımı ile bir rapor hazırlandığını belirtti. TAİK'in söz konusu raporu ABD tarafına da ilettiğini ve kendileri tarafından dikkate alındığını vurguladı.

TAİK Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, Aralık 2018'de herkesin gündemdeki olaylara odaklandığı dönemde iki liderin konuşmasında değinilen 75 milyarlık hedefi TAİK'in ana gündemi yaptığını belirtti. Şubat 2019'da ATC Başkanı General Jones ve beraberindeki heyetin Türkiye temaslarının ardından G20 toplantıları esnasında iki liderin hedefi 100 milyar dolara çıkarttığını söyledi. Bu dönemde BCG (Boston Consulting Group) ile başlatılan rapor çalışmasının da sonuna gelindiğinin altını çizdi. Bu raporun bir başlangıç olarak farkındalık yarattığını, gelecek dönem hedefinin ise çıkan sonuçların takibi olduğunu belirtti. Yalçındağ; hazırlanan rapor neticesinde ticaret, yatırım ile algı ve tanıtım başlığı altında üç çalışma grubunun kurulacağını açıkladı. TAİK'in benimsediği ticari diplomasi misyonu doğrultusunda algı ve tanıtım çalışma grubunda yer alacağını, diğer iki çalışma grubuna da TAİK olarak destek verileceğini belirtti. 2 bakana da bu projeye gösterdikleri ilgi ve özel sektörün önünü açacak çalışmalarda kararlı olmalarından dolayı teşekkür etti.

ABD Ticaret Bakanı Türkiye Çıkarması: Yarısı Bizden Yarısı Türkiye'den

ABD Ticaret Bakanı Wilbur Ross konuşmasında, Türkiye'de bulunmaktan ve Türk iş insanları ile toplantıda olmaktan çok mutlu olduğunu dile getirerek; hazırlatılan raporu detaylı bir şekilde incelediğini belirtti. 100 milyar dolarlık ticaret hedefine iki ülkenin eşit olarak, yarı yarıya katkıda bulunması gerektiğinin altını çizdi. 1700'den fazla Amerikalı şirketin Türkiye'de faaliyet gösterdiğini ve bunun avantajlı bir başlangıç olduğunu ifade etti.

Amerika'ya giden Türk KOBİ'lerinin girişimcilik ruhuna sahip olduğunu ve KOBİ'lere yönelik çalışmalar yapılması gerektiğini vurguladı. Devletler arasındaki işbirliğinin yeterli olmadığını, özel sektörün işbirliğine ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Devletlerlerin ticaretin önündeki engelleri kaldırabileceğini ancak özel sektörün mutlaka bu inisiyatifte liderlik yapması gerektiğini belirtti. Bu projede kilit çözümün en alt noktaya inilerek, kimin neyi ve nasıl yapacağını belirlemesi olduğunu söyledi. Bundan sonraki süreçte başka bir rapora ihtiyaç olmadığını, daha hızlı ve elinin taşın altına koyacak iş insanlarına ihtiyaç olduğunu belirtti. Amerika'ya yatırım için şu an en doğru zaman olduğunun altını çizdi. Bulunduğumuz dönemde Türkiye'nin Amerikan firmaları için Çin'den daha avantajlı olduğunu vurguladı.

Toplantıya katılan yürütme kurulu üyeleri otomotiv, finans, çelik-alüminyum, telekomünikasyon, turizm, petrokimya, savunma ve hava-uzay sanayi, inşaat ve altyapı, gayrimenkul, lojistik, ilaç sanayi ve enerji alanlarında görüş ve işbirliği fırsatlarını değerlendirdi.

Kapanış konuşmasını yapan Yalçındağ, Sayın Ross'un TAİK Yönetim Kurulu'nun onur üyesi olduğunu belirtti. 25 Eylül'de New York'ta düzenlecek 100 milyar dolar ticaret hedefinin lansmanının yapılacağı gala yemeğine kendisini davet ederek, katılımlarından büyük memnuniyet duyulacağını ifade. Sayın Ross, programı uygun olduğu takdirde toplantıya katılmaktan mutluluk duyacağını belirtti.

ÇEKYA BAŞBAKANI BABİS: “ÇEKYA’DA DAHA FAZLA TÜRK ŞİRKETİ GÖRMEK İSTİYORUZ”

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ev sahipliğinde düzenlenen Türkiye-Çekya İş Forumu, Çekya Başbakanı Andrej Babis, T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Çek Cumhuriyeti Sanayi ve Ticaret Bakanı Karel Havlicek, T.C. Ticaret Bakan Yardımcısı Gonca Batur Yılmaz, DEİK Başkanı Nail Olpak, DEİK/Türkiye-Çekya İş Konseyi Başkanı Nazmi Akıman ve Çek Ticaret Odası Başkanı Vladimir Dlouhy'in katılımlarıyla 4 Eylül 2019 tarihinde İstanbul'da gerçekleştirildi.

Dün, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldiği toplantıda birçok konuyu konuşma fırsatı bulduklarını, sanayi ve teknoloji bakanlarıyla da ekonomik iş birliği konularının değerlendirildiğini dile getiren Çekya Başbakanı Andrej Babis, "Çek firmaları enerji sektöründe çok aktif ve dinamik. Bu alanda çok başarılı projelerimiz var. Madencilik, otomotiv, savunma sanayi, gıda sektörü, akıllı şehirler ve bilişimde pek çok iş fırsatı sunuyoruz. Özellikle savunma sanayinde potansiyel olduğunu da görüyorum. Türkiye, savunma sanayinde eski bir geleneğe sahip. Çekya'da bu alanda çok fazla marka çıkıyor. Savunma sanayi gibi başka birçok alanda yeni fırsat ve girişimler için cazip bir pazar sunuyoruz. Çek iş insanları ve ticaret odaları temsilcileriyle burada Türk iş insanları ile bir arada olmamız, ekonomik ve ticarat alanındaki ilişkilerimizin geleceği adına büyük önem taşıyor. Türk iş dünyası ile nitelikli ve kaliteli ortaklıklar kurmak bizim için çok önemli. Burada çok yetenekli ortaklar bulacağımızdan eminim. Önümüzdeki dönemde Çekya'da daha fazla Türk şirketi ve Türk iş insanı görmek istiyoruz." dedi.

Babis: "Türk müteahhitleri Çekya'da yatırım yapmaya çağırıyoruz"

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, 2013'te iki ülke arasında 5 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefinden bahsettiğini vurgulayan Başbakan Andrei Babis,"Sayın Erdoğan ile görüşmemizde, bu hedefe ulaşmak için elimizden geleni yapacağımızı belirttim. Şirketlerimiz de yakın gelecekte bu hedefe ulaşmak için elinden gelen  gayreti gösterecek. Çekya olarak inşaat ve müteahhitlik alanında çok daha fazla yatırım yapmak ve hızla otoyol ağımızı büyütmek istiyoruz. Türkiye'nin müteahhitlik alanında dünya çapında büyük bir potansiyeli ve yeteneği var. Ticaret bakanlarımız, Türk inşaat firmalarının Çekya'daki projelerde daha etkin şekilde yer alması için de ayrıca görüştüler. Türk firmaları için bu alanda büyük bir fırsat barındırıyoruz." şeklinde konuştu.

Varank: "İkili ticaret hacmimiz 5 katına çıktı"

İş Forumu'nda Çek yatırımcılara hitap eden T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, "Türkiye ve Çekya arasındaki ekonomik işbirliği son yıllarda önemli mesafeler katetti. Hedefimiz, Avrupa'nın 2 önemli aktörü olan ülkelerimizin çok daha verimli ve yoğun bir iş birliği içinde olmasıdır. İkili ticaret hacmimiz 2003 yılında yalnızca 633 milyon dolar seviyelerindeydi. 2018 yılı itibariyle 5 katına çıkarak 3,65 milyar dolara ulaştı.  Yine geçtiğimiz yıl Çek Cumhuriyeti'ne yaptığımız ihracat, bir önceki yıla oranla yüzde 10 artışla 1 milyar dolar sınırını ilk defa aştı. İnanıyorum ki ülkelerimizin sahip olduğu potansiyel bu rakamları çok daha yukarılara taşımaya müsait. Ülkemizde 81 Çek firmasının 623 milyon dolarlık yatırımları söz konusu. Daha sağlıklı ve kalıcı ilişkiler tesis etmek için karşılıklı yatırımları çok daha üst seviyelere çıkarmamız gerektiğine inanıyorum. Global firmaların Türkiye'deki yatırımlarıyla dünyadaki diğer yatırımlarını şöyle bir kıyasladığınızda, Türkiye'nin ne denli avantajlı bir tercih olduğunu rahatlıkla görürsünüz. Elbette bunun birden fazla sebebi var. Bunların ilki Türkiyenin stratejik konumu. Türkiye'den yapacağınız 4 saatlik bir uçuşla Avrupa'ya, Avrasya'ya, Orta Doğu'ya, Kuzey Afrika'ya. Yani 2 milyara yakın bir nüfusa ve toplamda 27 trilyon dolarlık bir pazara doğrudan ulaşabiliyorsunuz. Bir diğeri; sahip olduğumuz genç, eğitimli, dinamik ve çalışkan nüfusumuz. Yatırımcıların özgün fikirlerini ürün haline getirebileceği teknoparklar, ar-ge ve tasarım merkezlerimiz bulunuyor. Buralarda sunduğumuz destek ve vergi muafiyetleriyle, girişimcilerin fikre ve somut ürüne odaklanmasını sağlıyoruz. Kısacası Türkiye hem verimli hem dinamik hem de kazandıran bir yatırım ülkesidir. Ben bu vesileyle Çek yatırımcılarımıza sesleniyorum, gelin, Türkiye Cumhuriyeti'nin avantajlarından, sunmuş olduğu bu cömert imkânlardan sizler de istifade edin; yatırımlarınızı Türkiye'ye yapın. Emin olun, Türkiye'ye güvenip yatırım yapan hiç kimse yarı yolda kalmamış, bir zarara uğramamıştır." dedi.

Olpak:" Amacımız, karşılıklı ticaretimizi dengeli bir şekilde hak ettiğimiz seviyelere taşımak"

Türkiye'de 27 adet Çekya sermayeli şirketin faaliyet gösterdiği belirten DEİK Başkanı Nail Olpak, "Türk ve Çek iş dünyası olarak bir araya gelince yaptığımız iş birlikleriyle genişliyor ve beraber büyüyoruz. Amacımız, karşılıklı ticaretimizi dengeli bir şekilde hak ettiğimiz seviyelere taşımak. Şu anda, Türkiye'de 27 adet Çekya sermayeli şirket faaliyet gösterirken, Çekya'da 80'den fazla Türk firmasının faaliyeti bulunuyor. Ancak bu sayıyı daha yukarıya taşımamız gerekiyor. 2013'ten 2018 yılına kadar ki 5 yıllık süreçte Türkiye'nin Çekya'ya ihracatı %30 artışla 1 milyar dolar olurken, Türkiye'nin Çekya'dan ithalatı ise %1 artarak 2,7 milyar dolar seviyesine geldi. İkili ticaret hacmimiz de yaklaşık 4 milyar dolar seviyesinde. Ancak Türkiye açısında çok dengeli bir ticaret değil. Önümüzdeki dönemde yatırım ve yeni iş fırsatlarımızı artırmak için daha fazla gayret göstereceğiz. Bundan sonraki süreçte Türkiye ve Çekya arasında daha fazla iş yapmamız için önümüzü açacak ana konularımız bulunuyor. Karşılıklı yatırımlarda karşılaşılan bürokratik engellerin minimuma indirilmesini bekliyoruz. Yüksek teknoloji alanlarında yeni istihdam oluşturularak, araştırma faaliyetlerinin yoğun olduğu alanlara yönelik yatırımların artırılması da bir diğer önemli husus. Türkiye ile Çekya'nın karşılıklı olarak birbirini daha çok tanımasını ve turizm alanındaki iş birliğinin daha çok geliştirilmesini sağlamalıyız. Özellikle Gümrük Birliği'nin güncellenmesi için Çek makamların Türkiye'ye desteklerini çok önemsiyoruz. Çekya'nın ‘'Slovakya-Çekya-Almanya'' güzergâhı üzerinde, transit taşımaları en kısa sürede serbestleştirmesini veya mevcut kotanın arttırılması yönünde gerekli adımları atmasını bekliyoruz." diye konuştu.

Çekya'nın önceliği inovasyon

Çek Cumhuriyeti Sanayi ve Ticaret Bakanı Karel Havlicek ise "Bugün, Çekya'nın yeni ekonomi stratejisini ve inovasyon hamlesini Türk iş insanları ile paylaşmamız, ikili ticaret hacmimizin gelişmesi adına büyük önem taşıyor. Bizim için öncelik inovasyon. Altyapı sistemimizde bilim, teknoloji ve özellikle AR-GE için büyük yatırımlar yapıyoruz. Bu yaklaşım, bizim yeni ekonomi stratejimizin temelini oluşturuyor. Bu yeni ekonomi vizyonumuzu ,eğitim sistemimize de entegre etmek ilk önceliğimiz. Akılı ekonomi dediğimiz teknolojiye dayalı perspektifimizi de, tıpkı Türkiye gibi diğer ülkelerle de ekonomik iş birliğimizin geleceğini belirleyecek. İnovasyonu, ekonomi ile entegre edeceğiz. Geleceğin ekonomisini oluşturmaya bugünden başladık. Dolayısıyla Türkiye olan ticari ve ekonomik ilişkilerimiz de, ülke ekonomimizin geleceği adına büyük önem taşıyor. Önümüzdeki dönemde ekonomik ilişkilerimizi bir üst seviyeye taşımak için yine birlikte çalışacağız." dedi.

Türkiye ile Çekya arasındaki iş birliğinin, Cumhuriyetin ilk yıllarına dayandığını söyleyen DEİK/Türkiye-Çekya İş Konseyi Başkanı Nazmi Akıman, " Cumhuriyetimizin ilk yıllarında, önemli fabrikalarımızın birçoğu Çek mühendisler ile birlikte yapılmıştır. Bugün de, Çek dostlarımızın Türkiye'deki önemli enerji projelerine ve ileri teknoloji yatırımlarına olan ilgisi memnuniyet verici. İki ülke arasında otomotiv, savunma sanayi, mühendislik, telekomünikasyon, bilgi ve otomasyon teknolojilerinde önemli iş birliği fırsatlarımız bulunuyor. Özel sektör temsilcileri olarak bizlere büyük bir görev düşüyor. Gelecek dönemde Prag'da da bir araya gelerek, İş Konseyimiz üzerine düşen her görevi eksiksiz şekilde yerine getirecek. Yakın zamanda inşaat ve yapı malzemeleri, madencilik, tekstil, turizm, sağlık, eğitim, otomotiv, enerji, müteahhitlik, gıda ve içecek alanlarında yeni ortaklıklar öngörüyoruz. Türkiye ve Çekya arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin gelişmesi için 1991 yılından beri sürdürdüğümüz gönül köprüsünü sürdürmeye devam edeceğiz." dedi.

Forumda açılış konuşmalarının ardından "Türkiye ve Çekya arasında işbirliği imkanları ve ticari fırsatlar" başlığı altından sunumlar gerçekleştirildi.

KURBAN BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN

Kurban bayramınız mübarek olsun.

TÜRKİYE VE UKRAYNA TİCARET HACMİ HEDEFİ 10 MİLYAR DOLAR

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ev sahipliğinde düzenlenen Türkiye-Ukrayna İş Forumu, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodymyr Zelenskyy, T.C. Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, DEİK Başkanı Nail Olpak, Ukrayna Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Gennadiy Çijikov ve DEİK/Türkiye-Ukrayna İş Konseyi Başkanı Rasim Bekmezci ile iki ülkeden 250 iş insanı katılımlarıyla 8 Ağustos 2019 tarihinde İstanbul'da gerçekleştirildi. Forumda, DEİK ile Ukrayna Ticaret ve Sanayi Odası arasında iş birliği anlaşması imzalandı.

Zelenskyy: "Siz yatırım yapın, ben de sizin yatırımlarınızı koruyacağım"

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodymyr Zelenskyy, T.C. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile dün görüştüklerini belirterek, bu görüşme sırasında ikili ticaret hacmini iki katına çıkartacak, ticaret hacmi hedefinin 10 milyar dolar olarak belirlediklerini söyledi. Bu hedefin iddialı bir hedef olduğunu ve bu hedefe nasıl ulaşılacağı konusunda bilgi veren Zelenskyy, "Önerim şu; siz yatırım yapın ben de sizin yatırımlarınızı koruyacağım" dedi. Son 28 yılın Ukrayna için başarılı olmadığını; ancak söz konusu değişikleri uygulamak için bütün imkanlarının olduğunu ifade eden Zelenskyy, "5 yıl içerisinde Ukrayna'nın büyüme oranı yüzde 5, yüzde 7 civarında olacak. Sizi bizimle birlikte büyümeye davet ediyorum" dedi. Alt yapı sektörüne 20 milyar dolar yatırım yapmayı planladıklarını belirten Zelenskyy, "Savunma sanayi sektöründe değişiklik olacak, kamu-özel sektör iş birliği projeleri gerçekleştireceğiz. Sermeye, teknoloji ve tecrübelerinizle Ukrayna'ya geliniz. 40 milyar hektarlık bir pazar oluşturacağız. Bu konuda kamu-özel ortaklığını değerlendiriyoruz. Biz gerçekten birlikte çalışmak istiyoruz. İş dünyasında rakiplerimizi değil iş ortaklarımızı görmek istiyoruz" dedi. Teknoloji açısından Ukrayna'nın çok güçlü olduğunu aktaran Zelenskyy şunları söyledi: "Özellikle enerji pazarında özgür rekabeti öngören şartları oluşturacağız. Gümrük, vergi ve sınır serbestliğinde ilgili değişimlere başladık. Siz yatırım yapın ben sizi koruyacağım."

"Amacımız dengeli bir şekilde dış ticaret hacmimizi artırmak"

Türklerin ve Ukraynalıların medeniyetlerin beşiği olmuş Karadeniz'de her zaman kalıcı imzalar atmış iki millet olduğunu söyleyerek, her iki ülkenin sahip olduğu potansiyellerle birbirini tamamladığını ifade eden T.C. Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, "Önümüzdeki dönemde de ülkelerimiz arasındaki bu potansiyeli artırarak, realize edilmesini biz devletler olarak destekliyoruz. İş dünyasının önünü açacağız. Cumhurbaşkanımızın hedef gösterdiği üzere dış ticaret hacmimizi 10 milyar dolara yükseltmek ilk çıtamız. Sonra da 20 milyar dolar hedefine dengeli bir ticaret altyapısıyla ulaşmayı hedefliyoruz" dedi. Bütün dünyada ikili ticaret anlaşmalarının artık önem arz ettiğini belirten Pekcan, "Bizim Ukrayna ile görüşmelerimiz var. 2011 yılındaki beklentiler artık değişti. Dünya o kadar hızlı değişiyor ki günümüz koşullarına göre, iki ülkenin de önceliklerini dikkate alarak, sektörlerini dikkate alarak, Cumhurbaşkanımızın da talimatları doğrultusunda en kısa zamanda bu anlaşmanın imzalanmasını gerçekleştireceğiz. Amacımız iki ülkenin de yararına bir anlaşma yapmak, kazan-kazan ilkesine uygun ve dengeli bir şekilde dış ticaret hacmimizi artırmak" şeklinde konuştu.

"İş dünyasının önündeki engelleri kaldırmaya hazırız"

Pekcan, karşılıklı yatırımların artırılması için çalışmalara başladıklarını ifade ederek, Yatırımların Karşılıklı Korunması ve Teşviki Anlaşmasının güncellendiğini söyledi. Pek çok anlaşmanın yapılması, yenilenmesi ve geliştirilmesi konusunda çalışmalar yapıldığını anlatan Pekcan, "Biz iki iş dünyasının önündeki engelleri kaldırmaya hazırız" dedi. Diyalog kanallarını açık tutacaklarını belirten Pekcan, "Bu sayede iş dünyasının karşılaştığı sorunların çözümünde de aktif rol oynayacağız. Gerek Türkiye'de gerek Ukrayna'da yaptığımız iş forumları, çalıştaylar bunlara vesile olacak. İki iş dünyasını bir araya getirecek. Ayrıca Ticaret Bakanlığı olarak, Ukrayna ile gümrük sistemlerinin basitleştirilmesi ve şeffaflaştırılması konusunda iş birliği yapabiliriz" değerlendirmesini yaptı.

"STA sürecinin tamamlanmasını diliyoruz"

DEİK Başkanı Nail Olpak ise, amaçlarının ekonomik ilişkileri güçlendirmek ve karşılıklı yatırımları artırmak olduğunu belirterek, henüz istenilen seviyeye ulaşmamış olan dış ticareti geliştirmeye çalışırken, üçüncü ülkelerde ortak projeleri geliştirmenin de önemli olduğunu söyledi. Ukrayna'nın Türkiye'ye tarım, sanayi, inşaat sektörleri ve ayrıca deneyim sahibi olduğu PPP alanında, ciddi ihracat potansiyeli sunduğuna dikkat çeken Olpak, "Geçen yıl 1,5 milyar dolar ihracat yaptığımız Ukrayna'dan, 2,6 milyar dolarlık ithalat yaptık. Amacımız, karşılıklı ticaretimizi dengeli bir şekilde 10 milyar dolara taşımak" dedi. Türkiye ve Ukrayna arasında daha fazla iş yapılması için Ukrayna tarafından beklenen ve Türkiye'nin önünü açacak konulara değinen Olpak, "Ülkelerimiz arasında 2011 yılında başlayan ve günümüz şartlarında güncellenmesi gereken Serbest Ticaret Anlaşması (STA) imzalanması sürecinde büyük yol alınmış olmasına rağmen, müzakereler henüz sonuçlanmadı. En kısa zamanda her iki tarafın da menfaatine olacak şekilde tamamlanmasını diliyoruz. İki ülke arasında vize uygulamasının karşılıklı olarak kaldırılmış olması önemli, teşekkür ediyoruz. Buna ek olarak, Ukrayna'daki Türk iş insanlarına çalışma ve oturma izinlerinin verilmesinde sıkıntıların yaşanabildiği dile getiriliyor. Bu konunun da düzene girmesi, Türkiye'den kalifiye eleman getirme ihtiyacı olan firmalarımız açısından önemlidir" açıklamasını yaptı. Olpak ayrıca, gümrük işlemlerinin hızlandırılması, prosedür karmaşıklığının giderilmesi, yatırımcılar için teşviklerin artırılması, ekonomik mevzuatta yapılan değişikliklerin daha hızlı ve yaygın şekilde duyurulması, serbest bölge işletmeciliği konusunda Türk girişimcilerimize açılım sağlanması, mevzuat ve yasal düzenlemelerde yeniliklerin yapılması ve reform çalışmalarının hızlandırılması konularının Ukrayna'da iş yapan Türk şirketlerinin sıklıkla dile getirdikleri talepler olduğunu söyledi.

Ukrayna Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Gennadiy Çijikov, Türkiye'nin uzun yıllardır Ukrayna'nın en önemli ticaret ve ekonomi ortaklarından biri olduğunu söyledi. Ukrayna'da yüksek teknoloji alanlarında yatırım yapılabileceğini belirten Çijikov, "Makine üreticiliği, uçak üreticiliği, savunma sanayi, teknoloji alanlarını özellikle vurgulamak istiyoruz. Bizim ülkelerimiz arasında Serbest Ticaret Anlaşması yapılması önemli. Bölgeler arası ilişkiler de çok önemli. Ülkemizin çeşitli bölgelerinde enerji, yol, altyapı, tarım alanlarında iş birliği potansiyeli büyük. Biz üçüncü ülkelerde çalışmaya önem veriyoruz. Özellikle İran, Afganistan ve başka komşu ülkelerin çoğunda faaliyet gösterebiliriz. Türk ortaklarımızın deneyimini, devlet ve özel sektör arasındaki iş birliğini öğrenebiliriz. Yeni havalimanı bu konuda güzel bir örnek. İki ülke ilişkilerimize önem veriyoruz. Bugün burada iş birliğimizin imzalanması bu ilişkilerimize büyük katkı sunacaktır. Önümüzde büyük işler var" şeklinde konuştu.

DEİK/Türkiye-Ukrayna İş Konseyi Başkanı Rasim Bekmezci, "Ukrayna ile iş birliklerimizi her alanda geliştirmeye kararlıyız. İş Konseyimiz bu süreçte her zaman aktif rol üstlenmeye hazır" dedi. Hali hazırda çeşitli yollar ile Ukrayna'ya gelmiş 3 milyar dolar Türk yatırımının mevcut olduğunu kaydeden Bekmezci, "Ukrayna sınırları dahilinde 3'üncü en büyük yatırımcı ülke konumundayız. Günümüzde Ukrayna'da 600'den fazla kayıtlı Türk sermayeli şirket faaliyet gösteriyor. Türk inşaat firmalarımız Ukrayna'da 5 milyar dolar değerinde 200'ün üzerinde proje tamamladı" ifadelerini kullandı.Serbest Ticaret Anlaşması'nın (STA) en kısa zamanda imzalanması gerektiğini vurgulayan Bekmezci, "STA imzalanır ise karşılıklı ortak yatırımlarımız artacak, kayıt dışı ihracat ve ithalat azalacağından haksız rekabet ortadan kalkacak, sonuç olarak devletlerimizin kasasına vergi olarak dönecektir. Ayrıca, Ukrayna'da, içerisinde bürokratik engellerin minimuma indirgendiği, tüm enerji ve telekomünikasyon alt yapısının hazır olduğu, yatırım ve ticaret kurallarının kesin çizgiler ile belirlendiği Türk-Ukrayna OSB'si hayata geçirilmesini öneriyoruz" dedi.

Forumun açılış konuşmalarının ardından, DEİK ile Ukrayna Ticaret ve Sanayi Odası arasında iş birliği anlaşması,DEİK Başkanı Nail Olpak ve Ukrayna Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Gennadiy Çijikov tarafından imzalandı. İmza töreni sonrası ikili iş görüşmeleri gerçekleştirildi.

NAİL OLPAK: “TÜRKİYE’NİN MERCOSUR İLE İMZALAYACAĞI STA ÇOK DAHA ÖNEMLİ HALE GELMİŞTİR”

11'inci Büyükelçiler Konferansı kapsamında Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM)'in ev sahipliğinde, Büyükelçiler onuruna düzenlenen çalışma yemeği, Türk iş dünyası ile diplomatik misyon temsilcilerini bir araya getirdi. T.C. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, T.C. Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle'nin katılımlarıyla Ankara'da gerçekleştirilen çalışma yemeğinde, Türkiye ve iş dünyası için ticari diplomasinin taşıdığı öneme dikkat çekildi.

Çalışma yemeğinin açılış konuşmasını görüşmelerden çıkan sonuçlarla ilgili kısa bilgiler veren DEİK Başkanı Nail Olpak, Asya Pasifik ülkeleriyle ticaretin dengelenmesi gerektiğini ve MERCOSUR ülkeleri ile AB arasında imzalanan STA sebebiyle, Türkiye'nin de MERCOSUR ile imzalayacağı STA'nın çok daha önemli hale geldiğini söyledi.

DEİK'in ‘Ticari Diplomasi' misyonuyla dünyanın dört bir yanında faaliyet gösterirken, Türkiye'yi temsil eden Büyükelçiler ve Ticaret Müşavirlerinden aldığı desteğin çok değerli olduğunu belirten DEİK Başkanı Nail Olpak, "Biz büyük bir Türkiye Ailesi'yiz. Büyükelçiliklerimiz de dünyanın çeşitli yerlerindeki evlerimiz ve buluşma mekanlarımız. Nasıl, aile fertleri içinde görev dağılımı varsa, biz de üstlendiğimiz farklı görevlerle, birbirimizi tamamlıyor ve bu büyük ailenin paydaşları olarak birlik, beraberlik içinde ülkemizi temsil ediyoruz. Dünya çapındaki beşinci büyük küresel temsil ağına sahip ülkemizin, bu değerli kaynağından da ekonomik ilişkilerimizi geliştirmek için daha fazla yararlanmak en büyük arzumuz. Bu hedefle birlikte, DEİK İş Konseyi Başkanlarımız ve Büyükelçilerimiz buluşmasında bu yıl yeni bir formata geçtik. İş Konseyi Başkanlarımız ile o ülkedeki Büyükelçimiz birebir görüşmeler gerçekleştirdi ve öneri ile çalışmalarımızı bölgeler bazında konsolide ederek değerlendirdik." dedi.

Olpak: "Asya Pasifik ülkeleri ile ticaretimizi dengelememiz gerekiyor"

Türkiye'nin Afrika açılımı açısından Afrika Kıtasal Serbest Ticaret Anlaşması'nın yakından takip edilmesi gerektiğini vurgulayan Olpak, "Afrika özelinde, imzalanan Afrika Kıtasal STA'nı yakından takip etmeliyiz. Çünkü, Afrika açılımımızda ve yatırım kararlarımızda bu anlaşma çok önemli bir etken olacak. Seneye gerçekleştireceğimiz Türkiye-Afrika 3. Ortaklık Zirvesi ile eş zamanlı olarak, Ekonomi ve İş Forumumuz da yer alacak. Öte yandan Amerika kıtasındaki en büyük ticari ortağımız ABD ile ticaret hacmimizi 100 milyar dolara çıkarmamız oldukça büyük önem taşıyor. MERCOSUR ülkeleri ile AB arasında imzalanan STA sebebiyle, Türkiye'nin de MERCOSUR ile imzalayacağı STA çok daha önemli hale gelmiştir. Bölge ülkeleriyle olan ekonomik iş birliğimizi artıracak çalışmalara süratle devam etmeliyiz. Avrasya'da, Çin'in Kuşak ve Yol projesi kapsamında yoğun alt yapı yatırımları yapılıyor. Bu projenin, Orta Asya ülkeleriyle Türkiye'nin bağlarını daha kuvvetli hale getirecek şekilde sürdürülmesini sağlamalıyız. Ayrıca, bölge ülkelerine üst düzey ziyaretlerimizi sıklaştırmamız, ekonomik ilişkilerimizi geliştirmemiz adına büyük önem arz ediyor." şeklinde konuştu. Asya Pasifik ülkeleri ise dış ticaret açığımızın büyük kısmını oluşturuyor. Bu ülkelerle ticaretimizi daha dengeli hale getirmemiz için bölge ülkelerinde Türkiye'nin tanıtımına daha fazla odaklanmalıyız. Böylece hem bu ülkelere ihracatımızı artırabilir, hem de başta Çin olmak üzere bu ülkelerden ülkemize gelen yatırımları ve turist sayısını artırabiliriz." şeklinde konuştu.

Olpak: "Yılın ikinci yarısında büyümenin güçleneceğini öngörüyoruz"

Olpak, "Büyümemizin önündeki engellerin yavaş yavaş ortadan kalktığı, Dış Ticaret dengemizin iyileştiği bir dönemdeyiz. Özellikle ihracatçılarımıza teşekkür ediyoruz. Yılın ikinci yarısında, enflasyonun daha da düşmesi ve daha iyi bir istihdam oranıyla, büyümenin güçleneceğini öngörüyoruz. Hem küresel faizler, hem de ülkemizdeki faizlerin düşmesiyle birlikte yatırım yapabilme şartlarımızın daha uygun hale gelmesini bekliyoruz. Tasarruflarımızı da arttırarak, kaynaklarımızı, büyümeyi destekleyecek ve sanayimizi güçlendirecek alanlara kaydırmalıyız. Önümüzdeki seçimsiz 4 yıllık süreç büyük fırsat. Atılacak kararlı adımlar ve reformlarla birlikte, daha çok ve nitelikli üretmek ve istikrarlı büyümek için, iş dünyası olarak daha çok çalışmaya devam edeceğiz." dedi.

DEİK iş insanı gözüyle dünyayı mercek altına alıyor

Türk özel sektörünün dış dünyaya açılan penceresi DEİK'in hinterlandının tüm dünyayı kapsadığını söyleyen Olpak, "DEİK çatısı altındaki Ülke İş Konseylerimiz, yabancı ülkelerde uygulanan teşvik sistemlerini, yatırımcıların önünü açan uygulamaları veya Bilim-Teknoloji-Yenilikçilik alanındaki sistematiği bir iş insanı gözüyle değerlendirerek, ülkemiz için örnek olacak somut uygulamaları derlemeye başladı.Bir ilk niteliğindeki bu çalışmamız tamamlandığında, sonuçları ilk olarak Ticaret Bakanlığımız ve sonra da ilgili mercilerle paylaşacağız." dedi.

Brexit için özel olarak çalışılıyor

DEİK'in, Türk iş dünyası için güncel içerikli ve özel çalışmalara imza attığını belirten Nail Olpak, "Brexit kapsamında ‘Türkiye - Birleşik Krallık - AB İlişkilerinde Siyasi ve Ekonomik Riskler ve Fırsatlar' konusunu özel olarak çalışıyoruz ve sona yaklaştık. Siyasi anlamda yaşanan gerilimlerden bağımsız olarak, ABD ile aramızdaki ticaret hacminin 100 milyar dolara çıkarılması hedefi ise bir başka önemli başlığımız. Tüm paydaşları bir araya getirdiğimiz bu çalışmayı, Ticaret Bakanlığımızın koordinasyonunda sürdürüyoruz. 70 civarında ekonomiyi doğrudan etkileyecek olan Çin'in ‘Kuşak ve Yol Girişimi'ni de fırsatları ve tehditleriyle birlikte irdeleyen çalışmamızı Ticaret Bakanımıza sunduk, kamuoyuyla da paylaşacağız. 3. ülkelerde ortak projeler geliştirmek üzere Fransa, Macaristan, İngiltere, Almanya ve Japonya'nın yetkilileri ve TMB ile birlikte seri görüşmeler yapıyoruz. Ticaret Bakanlığımızca belirlenen hedef ülkeler; Çin, Rusya, Hindistan ve Meksika ile ilgili de Pazar Rehberleri hazırlıyoruz." diye ifade etti.

TÜRKİYE İLE PARAGUAY TİCARETTE ORTAK HEDEFLER İÇİN İLK ADIMI ATTI

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ev sahipliğinde düzenlenen Türkiye-Paraguay İş Forumu, T.C. Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Paraguay Sanayi ve Ticaret Bakanı Liz Cramer, DEİK Başkanı Nail Olpak ile DEİK/Türkiye-Orta Amerika ve Karayipler İş Konseyi Başkanı Oğuz Satıcı ile iki ülke iş insanlarının katılımlarıyla İstanbul'da gerçekleşti.

Türkiye ile Paraguay'ın, ticari ve ekonomik ilişkilerini çok daha üst seviyelere taşıyabilecek bir potansiyele sahip olduğunu belirten T.C. Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, "Coğrafi olarak birbirimize uzak olsak da aslında Paraguay ile aramızda ekonomik iş birliği açısından çok önemli fırsatlar bulunuyor. 2018 yılı Aralık ayında Sayın Cumhurbaşkanımız ile Paraguay'ı ziyaretimiz sırasında görüştüğüm Paraguaylı mevkidaşım Sayın Liz Cramer ile ortak hedeflerimiz olduğunu ve ilişkilerimize aynı perspektiften baktığımızı gördük. Bugün de bu ortak hedef doğrultusunda ilk adımları atıyor, yeni tohumları ekiyoruz. Artık yeni ortaklıklar kurmanın ve karşılıklı fırsatları hızla somut projelere dönüştürecek adımlar atmanın zamanı. Türkiye, bir parçası olduğumuz Avrupa coğrafyasının, kültürünü paylaştığımız Orta Asya, Balkanlar ve Kafkasya ile yanı başımızdaki Ortadoğu'nun en dinamik ve önümüzdeki yıllarda da en hızla büyüyecek ülkesi. Paraguay'da Latin Amerika'nın merkezinde. Benzer kültürlerimiz var ve bu da bizi yakınlaştırıyor. Kültürel birlikteliklerimizi ticari alana da yansıtacağımızı düşünüyorum. Biz, küresel pazarların tümünde başarılı olmak istiyoruz. Paraguay'daki Büyükelçiliğimiz de 2018 yılında faal hale geldi." dedi.

Pekcan: "İş dünyamızdan ürün yelpazesinin çeşitlendirilmesini istiyoruz"

Son dönemde küresel ticaret savaşlarıyla birlikte bazı ticaret kapıların kapanmasına rağmen Türkiye ile Paraguay'ın karşılıklı olarak iş dünyalarına yeni kapılar açtığını vurgulayan Pekcan, "Karşılıklı iş ve yatırım imkânlarının tanıtıldığı organizasyonların artarak devam etmesini sağlayacağız. Bu yöndeki gelecek bir diğer adım ise Türkiye-Paraguay İş Konseyi'nin kurulması ve faal hale getirilmesidir.2018 yılında ikili ticaret hacmimizin 39 milyon doları ihracat, 107 milyon doları ise ithalatımız oluşturdu. Ticaretimizin istikrarlı ve sürdürülebilir bir şekilde büyümediğini ve yıllar itibarıyla hem ihracat hem ithalatta dalgalanmalar olduğunu görüyoruz. Demir-çelik ve soya fasulyesi ticaretimizin %80'inini oluşturmaktadır.  Dolayısıyla, iş dünyamızdan ürün yelpazesinin çeşitlendirilmesini istiyoruz. Bunun için iş insanlarımızı bir araya getirecek olan iş forumları, ticaret heyetleri ve fuarlar gibi araçları yoğun olarak kullanmalıyız." diye konuştu.

Cramer: "Türk yatırımcıları Paraguay'da görmek istiyoruz"

Paraguay'ın ülke ekonomisindeki son durumu ve Türk iş insanları için sunduğu ticaret fırsatlarını özel bir sunumla aktaran Paraguay Sanayi ve Ticaret Bakanı Liz Cramer, "270 milyondan fazla insanın yaşadığı MERCOSUR ülkelerinden oluşan geniş bir coğrafyaya ulaşmak için Türkiye'nin her zaman ortağıyız ve en kıymetli müttefiklerinden biriyiz. Paraguay olarak, Güney Amerika'nın merkezindeyiz ve Brezilya ile Arjantin gibi bölgenin en güçlü iki ülkesine komşuyuz. Bu ülkelerle sınırlarımız çok geniş ve özellikle de üretken bölgeler. 7 milyondan fazla nüfusa sahip ve demokratik rejimle yönetilen seçkin bir ülkeyiz. Enflasyon konusunda ise çok istikrarlıyız. Bölgenin en istikrarlı ülkeleri arasında yer alıyoruz. Paraguay, makroekonomik açıdan ve GSMH büyüme oranlarıyla tüm dünyada örnek gösterilen bir ülke. Paraguay, yabancı yatırımcılar için fırsatlarla dolu bir Pazar. Türkiye'ye debu fırsatları ve avantajları sunabiliriz. Bu yüzden doğrudan yabancı yatırım yıllık olarak artmaya devam etti. İlk yatırımlar ABD'den gelmişti, ardından Brezilya'dan, İspanya'dan gelmeye başladı. Yine Teknoloji alanında da yapılan yatırımlar var.  Özellikle telefon ve iletişim sektöründe bunun böyle olduğunu görüyoruz. Aynı zamanda Paraguay üzerinde Latin Amerika pazarlarına satış yapma imkânı da var. Farklı ürünlerinizi orada sunabilirsiniz. Belki Paraguay bir geçiş platformu olarak da görülebilir. Umut ediyoruz ki önümüzdeki yıllarda bu doğrudan yatırımcı ülkeler arasında Türkiye'yi de göreceğiz." dedi.

Olpak: "En kısa zamanda Türkiye-Paraguay İş Konseyimizi kurmayı hedefliyoruz"

Yakın dönemde Asuncion'da Türk diplomatik temsilciliğinin, Ankara'da ise Paraguay diplomatik temsilciliğinin açılmasıyla birlikte, ticari ve diplomatik ilişkilerin geleceğinin olumlu yönde etkileneceğini dile getiren DEİK Başkanı Nail Olpak, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan,  beraberinde Ticaret Bakanımızın da olduğu bir heyetle, geçen yıl Aralık ayında Paraguay'a resmi ve ilk olması açısından tarihi değerde bir ziyaret gerçekleştirmişti. Biz de Türkiye-Amerika İş Konseyleri olarak, 3 Mayıs'ta Paraguay Dışişleri Bakanı Luis Alberto Castiglioni'nin ziyareti vesilesiyle, Paraguay'da İş ve Yatırım Fırsatları Toplantımızı düzenledik. Toplantıda, DEİK ile "Paraguayan Industrial Union(UİP)" arasında imzalanan mutabakat anlaşması, programın önemli bir sonucu oldu. Türk iş dünyası olarak hedefimiz; ticaretimizi, iş birliklerimizi ve karşılıklı yatırımlarımızı artırmak. Geçen yıl 40 milyon dolar ihracat yaptığımız Paraguay'dan, 107 milyon dolarlık ithalat yaptık. Amacımız, karşılıklı ticaretimizi, dengeli bir şekilde ve hak ettiğimiz seviyelere taşımak. Son resmi temaslarda görüşülen ve ticaretin önündeki engellerin kaldırılmasına yönelik anlaşmaların bir an önce imzalanması öncelikli talebimiz. Ülkemiz ile Paraguay arasındaki yatırım ilişkilerinin geliştirilmesi için uygun yasal altyapının tesis edilmesi amacıyla hazırlanan Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşması 2018 yılı Ocak ayında Paraguay tarafına iletildi. İş dünyası olarak, gerçekleşen müzakerelerin sonucunda en kısa zamanda imzalanmasını bekliyoruz. Türkiye ile Güney Amerika Ortak Pazarı arasında bir STA imzalanması, ekonomik ilişkilerimizi daha ileriye taşımak için önemli bir adım olacaktır. Bu noktada, Ticaret Bakanlığımızın MERCOSUR ülkeleri ile blok olarak STA müzakereleri başlatma kararı alması, sevindirici bir gelişmedir. En yakın zamanda tamamına ermesini diliyoruz. Ayrıca en kısa zamanda Türkiye-Paraguay İş Konseyimizin kurulmasını hedefliyoruz." dedi.

Satıcı: "Paraguay ile ticaretimizi geliştirmek için daha çok çaba sarf edeceğiz"

MERCOSUR üyesi olan Paraguay'ın, sadece kendi nüfusu olan 7 milyon kişiye değil, yaklaşık 270 milyon nüfusluk bir pazara erişim imkanı sunduğunu söyleyen DEİK/Türkiye-Orta Amerika ve Karayipler İş Konseyi Başkanı Oğuz Satıcı, "IMF'nin 2019 yılı tahminlerine göre Paraguay, 42 milyar 352  milyon dolar gayri safi yurtiçi hasıla, 5 bin 921 dolar kişi başına düşen milli gelir ve %3.49'luk ekonomik büyüme oranına sahip. Paraguay'da sanayiye dayalı katma değerli üretimin ve doğrudan yabancı yatırımın hızla artış gösterdiğini görmekteyiz. 2017 ve 2018 yıllarında Paraguay, Latin Amerika'daki en yüksek ekonomik büyümeyi gerçekleştirmiş bir ülke olarak vergi, maliyetler ve teşvikler açısından sunduğu avantajlar ile makroekonomik disiplin açısından yabancı iş dünyasına güvenilir bir yatırım ortamı sunuyor.Türkiye ve Paraguay arasında da özellikle tarım, gıda, enerji ve inşaat sektörlerinde önemli bir iş birliği potansiyeli bulunuyor. Bu çerçevede, ikili ticaret hacmimizin 150 milyon dolar civarında olduğunu göz önünde bulundurarak, iki ülke iş dünyası temsilcileri olarak daha çok çaba sarf etmemiz gerektiğini düşünüyoruz. Ticareti geliştirmek üzere Türkiye ve MERCOSUR ülkeleri arasında imzalanması için görüşülen ticaret anlaşmalarını da çok olumlu bir gelişme olarak görüyoruz." şeklinde konuştu.

Forumun açılış konuşmalarının ardından, hediye takdimi ve aile fotoğrafı çekildi.

NAİL OLPAK: “FİNANSAL MALİYETLERİN DÜŞÜŞÜ ENFLASYONDAKİ DÜŞÜŞLE UYUMLU HALE GELMİŞTİR”

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, Merkez Bankası'nın faiz indirim kararı ile ilgili yazılı bir değerlendirme yaptı.


Olpak değerlendirmesinde şunları kaydetti:
"Enflasyonda devam eden iyileşme finans maliyetlerinin de aşağıya doğru çekilmesini gerektiriyordu. Dış dengedeki ve küresel risk iştahındaki iyileşme bu gerekliliği daha da uygun hale getirmiştir. Merkez Bankası Para Politikası Kurulu'nun bugün politika faizinde yaptığı 425 baz puan indirimle faiz oranını 19.75'e indirmesi olumlu gidişata uygun bir yaklaşım olmuştur. Faiz oranının psikolojik sınır olan 20'nin altına çekilmesini ayrıca önemli buluyoruz.

Önümüzdeki dönemde cari açıktaki azalma,  enflasyondaki düşüş ve finansal koşullardaki iyileşme ile ekonomideki kademeli toparlanmanın devam edeceği öngörüsü, iş dünyasının güveninin perçinlenmesi açısından büyük önem taşıyor. İş dünyası olarak, finans sektörünün de bu kararla uyumlu aksiyon almasını ve Merkez Bankası'nın önümüzdeki dönemde piyasa şartlarına uygun adımlarının devam etmesini bekliyoruz.  Kararı olumlu karşılıyor ve küresel piyasalardan da faiz indirim sinyalleri olacağını öngörüyoruz."

TÜRKİYE İLE ENDONEZYA İKİLİ TİCARET HACMİNİ 10 MİLYAR DOLARA TAŞIYACAK

DEİK/Türkiye-Endonezya İş Konseyi ve Endonezya Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu iş birliğiyle düzenlenen Endonezya İş Forumu, Endonezya Cumhuriyeti Ticaret Bakanı Enggartiasto Lukita, DEİK Başkanı Nail Olpak, Endonezya Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Herry Sudradjat ve DEİK/Türkiye - Endonezya İş Konseyi Başkan Yardımcısı Halil Tokel'in katılımlarıyla İstanbul'da gerçekleşti. Türkiye ve Endonezya arasındaki ticaret hacminin artırılması amacıyla düzenlenen İş Forumu'na her iki ülkenin iş dünyası temsilcileri katıldı.

Her yurtdışı seyahatinde Türkiye'ye gelmek istediğini ve Türkiye'nin kendisi için çok özel bir ülke olduğunu belirten Endonezya Cumhuriyeti Ticaret Bakanı Enggartiasto Lukita, "Türkiye çok zengin bir kültüre ve dünya çapında bir gastronomiye sahip. Önümüzdeki dönemde, Devlet Başkanımızın çizdiği perspektif ile birlikte altyapı, yatırım ve ticari düzenlemelerle Türkiye ile ticaret hacmimiz çok daha genişleyecek. Endonezya, dünya ekonomisine daha fazla entegre olarak yatırım ve ihracat tabanını daha da güçlendirmeye odaklanacak. Türkiye ile ilişkilerimizin geliştirilmesi bizim kesinlikle en baştaki önceliklerimizden biri. Herşeyden önce Endonezya ve Türkiye'nin bağlarını daha da güçlendirmelerinin birinci sebebi, biz hem tarihi hem de siyasi olarak, dostun ötesinde kardeş iki ülkeyiz. İki ülke arasındaki ticaret ve yatırımların geliştirilmesinin ikinci sebebi de biz kendi bölgelerimizde iki büyük ekonomiyiz. Bu iki ülke G-20 ve D-8  gibi platformlarda üye devletler olarak yer alıyor" dedi. Endonezya'nın dünya ekonomisinde öne çıkan, itibari olan ve  yavaş yavaş gelişen bir ekonomi olduğunu söyleyen Lukita, "Endonezya, son 20 yılda ortalama yüzde 5,2 civarında bir büyüme gösterdi.  2025 yılı itibariyle Endonezya nüfusu 300 milyona ulaşacak ve kişi başına düşen gelir 15 bin dolara çıkacak. Endonezya nüfusunun yarısı da verimli çalışma yaşlarında olacak. Diğer bir sebep ise, jeostratejik önemimiz. Türkiye, Ortadoğu ve Avrupa pazarlarına ulaşmak için önemli bir merkez. Endonezya ise, tek başına önemli bir pazar olmasının yanı sıra 600 milyonluk Asya pazarına ulaşmak için önemli bir bölgesel merkez konumda yer alıyor" dedi.

2023 yılına kadar ikili ticarette 10 milyar dolara ulaşılacak

2018 yılında Endonezya ve Türkiye arasındaki ticaret hacminin 1.8 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini ifade eden Lukita, "Endonezya'nın Türkiye'ye ana ihraç ürünleri arasında kauçuk, lif, iplik, kağıt ürünleri öne çıkıyor. Türkiye'nin Endonezya'ya ihraç ettiği ürünler olarak da başlıca petrol yağları, tütün, borat, karbonat ve halı bulunuyor. Bu iki ekonomi arasında ki potansiyeli göz önünde bulunduracak olursak, 2023 yılına kadar ikili ticaret hacmini 10 milyar dolara çıkarma yolunda bir taahhütümüz var. Belki bu amaca bu tarihten önce de ulaşabiliriz. Kapsamlı Ekonomik Ortaklık (CEPA) sözleşmesi ve ticarete başlamak için tercihi ticaret müzakerelerinin başlattık. En son Osaka'daki iki ülke lideri konuyu görüştüler ve 2020'nin 1'inci çeyreğinde mallar alanındaki ticaret müzakerelerini bitirmeleri yönünde talimat verdiler. Bu müzakerelerin bitirilmesiyle birlikte, önümüzdeki 1'inci çeyrekte ilerleme kaydedebiliriz. Bu kapsamda ikili ticaret ve iş ilişkilerimiz çok daha güçlenmiş olacak. Bugün Endonezya ekibinde birçok sektörden iş insanımız var ve kağıt, palm yağı, işlenmiş gıdalar, finansal alanlarda yatırımda bulunmak üzere burdalar" şeklinde konuştu.

Öncelikli sektörler inşaat, gıda, savunma ve enerji

Türkiye ve Endonezya'nın yüzlerce yıl öncesine dayanan dostluğunun, siyasi ilişkilerin ve ortak inanç değerlerinin yanı sıra, ekonomik alanda da güçlü bir bağı olduğunu belirten Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, "Coğrafi açıdan birbirimizden ne kadar uzak olsak da, kalplerimizin yakınlığıyla, birbirini seven iki ülkeyiz. Geçen yılın itibarıyla 270 milyon dolar ihracat yaptığımız Endonezya'dan 1,3 milyar dolar ithalat yaptık. Amacımız ise karşılıklı ticaretimizi, dengeli bir şekilde yukarı seviyelere taşımak. Bu amaçla, karşılıklı ziyaretlerimiz ve programlarımız sürüyor. Senenin başında 21-23 Ocak 2019 tarihlerinde Cakarta heyet ziyaretimizi gerçekleştirdik. DEİK Türkiye-Endonezya İş Konseyi üyelerimizin katılımı ile düzenlediğimiz ziyarette, karşı kanat kuruluşumuzla, bakanlıklarla, büyükelçilikle ve ticaret odalarıyla bir dizi toplantı düzenledik. O ziyaretin bir diğer çıktısı olarak, karşı kanat kuruluşumuz KADIN ile birlikte belirlediğimiz inşaat, gıda, savunma ve enerji sektörleri oldu. Karşı kanat kuruluşumuz ile özellikle bu sektörlerde oluşturacağımız çalışma grupları ile birikte ikili ticari ve yatırım ilişkilerimizi geliştirmek için tüm hızımızla çalışacağız. Sizlerin de bildiği üzere, Endonezya Başkanı Sayın Joko Widodo'nun gündeminde altyapı ve imalat yatırımlarını güçlendirme de bulunuyor. Türkiye-Endonezya İş Konseyimiz de, bu gündem doğrultusunda ve öncelikli olarak belirlediğimiz sektörler ile birlikte, yatırımların ve iş birliklerinin güçlendirilmesi hedefiyle faaliyetlerini sürdürmeye devam edecek." dedi.

THY, İstanbul-Bali arasında direkt uçuşlara başlayacak

İki ülke arasındaki ikili ticaret hacminin henüz yeterli seviyede olmadığını dile getiren DEİK/Türkiye-Endonezya İş Konseyi Başkan Yardımcısı Halil Tokel, "Şu anda Endonezya ile toplam ticaret potansiyelimizin oldukça uzağında olduğumuzu görüyoruz. Dolayısıyla biz de DEİK/Türkiye-Endonezya İş Konseyi olarak, iki ülke iş dünyasını bir araya getirerek, ikili iş görüşmeleri ve heyet ziyaretleri düzenleyerek, iki ülke ticaret hacmini üst seviyeye taşımak için çalışıyoruz. Endonezya

2050 yılında dünyanın en büyük 4'üncü ekonomisi olacağı öngörülüyor. Türkiye olarak, Endonezya ile ekonomi ve ticaret alanlarında pek çok ortak payda da buluşmak için adımlar atıyoruz. THY ile önümüzdeki haftadan itibaren Bali ve İstanbul arasında direkt uçuşlar başlayacak. Bu da demek oluyor ki, çok daha fazla bir araya geleceğiz. Karşılıklı ticari ilişkilerimizi yükseltebilmek için Sayın Bakana da birçok somut projemizi sunduk. Kısa süre içinde ticaret adına ihtiyaç duyduğumuz tüm gerekliliklerin yerine getirileceğine inanıyoruz" dedi.

Türk iş insanları 17 Temmuz'da Endonezya ziyaretinde bulunacak

Endonezya İş Forumu'nda olmaktan büyük mutluluk duyduğunu söyleyen Endonezya Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Herry Sudradjat, "Bugün sadece Endonezya'nın ihraç ettiği ürünler için değil, Türkiye ile olan ticaretimizi kat be kat artırmak için bir aradayız. Şuan iki ülkenin ticaret hacmi yeterli seviyelerde değil. Ticaret hacminin artması için iki ülkenin iş dünyası temsilcilerinin yeni ortaklıklar kurmasını istiyoruz. Bakanlar düzeyinde gerçekleştirilen ziyaretin konusu da tamamen ikili ticari hacminin yükseltilmesi oldu. 17 Temmuz  2019 tarihinde Türk iş insanları Endonezya'da heyet ziyaretlerini gerçekleştirecek. İkili iş birliğimizin gelişmesi için yeni formüllerin üzerinde birlikte çalışmaya devam edeceğiz" dedi.

 Endonezya İş Forumu, iki ülke iş insanları arasında gerçekleştirilen ikili iş görüşmelerinin ardından sona erdi.

NAİL OLPAK: “GÜÇLÜ TÜRKİYE’NİN VAZGEÇİLMEZ UNSURU DEMOKRASİDİR”

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü ile ilgili bir mesaj yayımladı.

Olpak açıklamasında şunları kaydetti:

"Tam üç yıl önce, Türkiye'nin birlik ve bütünlüğüne göz dikerek, hain bir darbe girişimiyle nice insanımızı şehit eden FETÖ terör örgütü, milli iradesine bir kez daha sahip çıkan demokrasi kahramanlarımız karşısında hüsrana uğradı. Bu aziz millet, iş insanından öğrencisine, gencinden yaşlısına kadar ve her görüşten insanıyla, her bir ferdiyle tek vücut olarak demokrasiden yana olduğunu bir kez daha tüm dünyaya ispatladı. Başta Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere devletimizin dik duruşu ve demokrasi çağrısı neticesinde, her zaman olduğu gibi yine birbirimize kenetlendik, zorluğu yine birlikte göğüsledik. Türkiye tarihinin dönüm noktalarından biri olan 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü vesilesiyle tüm şehit ve gazilerimizi bir kez daha minnetle anıyoruz ve bir daha böyle günler yaşamamayı diliyor, olmaması için elimizden geldiğince çalışmamız gerektiğine inanıyoruz." dedi.

Türkiye'nin yaşadığı zor dönemleri her zaman sağduyu ve azimle atlatarak, zor süreçlerden daha da güçlenerek çıktığını belirten Olpak, "Dünyanın önemli ekonomileri arasında yer alan ülkemiz, küresel boyuttaki stratejik önemi ve cazibe merkezlerinden biri olması sebebiyle dış etkenlere de açık bir konumda. Buna bağlı olarak geçtiğimiz Ağustos ayında, ülkemizin makroekonomik göstergeleriyle bağdaşmayan dövizdeki volatilitesiyle birlikte sıkıntılı bir süreç yaşadık. Ancak bu manipülatif kur atağına rağmen, ekonomi yönetimimizin ortaya koyduğu tedbirler sonucu, süreci olabildiğince az hasarla atlatmaya çalıştığımız bir dönem yaşıyoruz. Ticaret Bakanlığımızın koordinasyonunda, ihracatta 168,1 milyar dolar ile tarihi bir rekora imza atarken, ithalattaki pozitif görünüm ile birlikte cari açığımızın azalması noktasında da önemli bir performans ortaya koyduk. İş dünyası temsilcileri olarak el birliğiyle hareket ederek, devletimiz ve milletimizden aldığımız güçle Türkiye'nin küresel ekonomi arenasındaki bayrak taşıyıcısı olmak için var gücümüzle çalıştık ve çalışmaya devam ediyoruz." şeklinde konuştu.

DEİK Başkanı Nail Olpak, "DEİK olarak Türkiye'nin "ticari diplomasi" misyonunu üstlenerek çıktığımız bu küresel yolculukta, demokrasi mücadelemizi anlatmaya ve işimizi dünyaya taşımaya devam edeceğiz. Güçlü Türkiye'nin vazgeçilmez temel unsurunun demokrasi, hukuk devleti, sosyal kültürel ve ekonomik gelişmişlik olduğunun bilinciyle, hedeflerimize ilerleyen yol haritamızda bize düşen her görevi yerine getirmek için elimizden gelenin en iyisini yapmaya devam edeceğiz." açıklamasında bulundu.

BALKANLARDAKİ TÜRK GİRİŞİMCİLER DTİK TOPLANTISINDA BULUŞTU

DEİK/Dünya Türk İş Konseyi (DTİK) Balkanlar Girişimci Toplantısı, DEİK/DTİK Başkanı Nail Olpak,  T.C. Prizren Başkonsolosu Eylem Altunya, Türkiye'nin Priştine Büyükelçiliği Üçüncü Katibi Onur Tanay, T.C. Priştine Ticaret Müşaviri Onur Tekyıldız, DTİK Balkanlar Bölge Komitesi Başkanı Ömer Süsli, Türkiye-Kosova İş Konseyi Başkanı Merve Özer Yılmaz, DTİK Amerika Komitesi Başkanı Ömer Er ile başta Kosova olmak üzere dünyanın çeşitli noktalarında faaliyet gösteren Türk iş insanlarının katılımları ile 10 Temmuz 2019 tarihinde Kosova'nın başkenti Priştine'de gerçekleştirildi.

 

DEİK/DTİK Başkanı Nail Olpak, Türkiye ve Kosova arasındaki ticaret hacminin 2018 yılında 310 milyon dolar olduğunu ve Türkiye'nin Kosova'nın ithalat yaptığı ülkeler arasında 3'üncü sırada; ihracat yaptığı ülkeler arasında ise 13'üncü sırada yer aldığını söyledi. Olpak, "Doğrudan yatırımda da Türkiye, 388 milyon Euro ile 3'üncü ülke konumunda. Ancak 1'inci ve 2'inci sırada bulunan Almanya ile İsviçre rakamları içinde, diasporadan gelen miktarlar da olduğundan, aslında Türkiye doğrudan yatırımda muhtemelen 1'inci sırada" şeklinde konuştu.

 "Ticaret hacmini en hızlı şekilde yukarılara çıkaralım"

Kosova'nın genç ve eğitimli nüfusu, düşük enerji maliyeti, düşük kurumlar vergisi, bakir bir pazar olması, Türkçe konuşabilen çalışan bulunabilmesi, Türk bankalarının bölgede hizmet vermesi, lojistik avantajları, Avrupa'nın merkezine yakın olması ve bir dizi gümrük muafiyetlerinin bulunması dolayısıyla, yatırımcılar için önemli fırsatlar barındırdığına değinen Olpak, "Türkiye ile Kosova arasında 2013'te imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması da geçtiğimiz ay yürürlüğe girdi. Gelin, ülkelerimiz arasındaki ticaret hacmini, en hızlı şekilde çok daha yukarılara çıkaralım" dedi.

Olpak sözlerine şöyle devam etti: "Enflasyon rakamlarında ve faiz oranlarında önemli bir gerileme gözlemliyor ve bu gerilemenin olumlu anlamda süreceğini tahmin ediyoruz. İç talepteki daralmanın etkisiyle de olsa, cari fazla verir bir noktaya ulaştık. Daha makul büyümelere razı olacağımız bu süreçte, daha fazla odaklanacağımız bir konu da işsizlik olacak. Ve tabi, yatırımlar, ihracat, bizim ifademizle, Dış Ekonomik İlişkilerin Tümü, Ticari Diplomasi." 15 Temmuz hain darbe girişiminin yıl dönümü olduğunu hatırlatan Olpak, "Ülkemizin demokrasisine ve geleceğine kast eden FETÖ darbe girişiminin üzerinden 3 yıl geçti. Çok şükür, birlikteliğimiz hainlere fırsat vermedi" dedi.

Türkiye'nin Priştine Büyükelçiliği Üçüncü Katibi Onur Tanay, Kosova'daki Türk yatırımlarınınm 350 milyon doları aştığını belirterek, Türk firmalarının Kosova'da 10 binden fazla istihdamla Kosova'nın büyük problemlerinin başında gelen işsizlik sorununun çözülmesine katkı sağladığını söyledi.

DTİK Balkanlar Bölge Komitesi Başkanı Ömer Süsli ise, Kosova ile Türkiye arasındaki tarihi ve kültürel bağların yıllar boyu süren göçlerle oluşan akrabalık ilişkileri yanı sıra Kosova ile her zaman ticari bağlantının da olduğunu söyledi. Süsli, "Birkaç hafta önce iki ülke arasında Serbest Ticaret Anlaşmasının da imzalanmış olmasıyla Türkiye ve Kosova iş dünyası olarak daha fazla iş birliği yapacağımıza ve iş hacminin genişleyeceğine  de inanıyorum" dedi.

Açılış konuşmalarının ardından, Türkiye ile Kosova arasında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması'nın getirilerinin gündeme geldiği ve Kosova'da yatırımları bulunan Türk iş insanlarının deneyimlerinin paylaşıldığı oturumlar düzenlendi.