BAŞKAN'DAN

NAİL OLPAK: “GÜÇLÜ TÜRKİYE’NİN VAZGEÇİLMEZ UNSURU DEMOKRASİDİR”

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü ile ilgili bir mesaj yayımladı.

Olpak açıklamasında şunları kaydetti:

"Tam üç yıl önce, Türkiye'nin birlik ve bütünlüğüne göz dikerek, hain bir darbe girişimiyle nice insanımızı şehit eden FETÖ terör örgütü, milli iradesine bir kez daha sahip çıkan demokrasi kahramanlarımız karşısında hüsrana uğradı. Bu aziz millet, iş insanından öğrencisine, gencinden yaşlısına kadar ve her görüşten insanıyla, her bir ferdiyle tek vücut olarak demokrasiden yana olduğunu bir kez daha tüm dünyaya ispatladı. Başta Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere devletimizin dik duruşu ve demokrasi çağrısı neticesinde, her zaman olduğu gibi yine birbirimize kenetlendik, zorluğu yine birlikte göğüsledik. Türkiye tarihinin dönüm noktalarından biri olan 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü vesilesiyle tüm şehit ve gazilerimizi bir kez daha minnetle anıyoruz ve bir daha böyle günler yaşamamayı diliyor, olmaması için elimizden geldiğince çalışmamız gerektiğine inanıyoruz." dedi.

Türkiye'nin yaşadığı zor dönemleri her zaman sağduyu ve azimle atlatarak, zor süreçlerden daha da güçlenerek çıktığını belirten Olpak, "Dünyanın önemli ekonomileri arasında yer alan ülkemiz, küresel boyuttaki stratejik önemi ve cazibe merkezlerinden biri olması sebebiyle dış etkenlere de açık bir konumda. Buna bağlı olarak geçtiğimiz Ağustos ayında, ülkemizin makroekonomik göstergeleriyle bağdaşmayan dövizdeki volatilitesiyle birlikte sıkıntılı bir süreç yaşadık. Ancak bu manipülatif kur atağına rağmen, ekonomi yönetimimizin ortaya koyduğu tedbirler sonucu, süreci olabildiğince az hasarla atlatmaya çalıştığımız bir dönem yaşıyoruz. Ticaret Bakanlığımızın koordinasyonunda, ihracatta 168,1 milyar dolar ile tarihi bir rekora imza atarken, ithalattaki pozitif görünüm ile birlikte cari açığımızın azalması noktasında da önemli bir performans ortaya koyduk. İş dünyası temsilcileri olarak el birliğiyle hareket ederek, devletimiz ve milletimizden aldığımız güçle Türkiye'nin küresel ekonomi arenasındaki bayrak taşıyıcısı olmak için var gücümüzle çalıştık ve çalışmaya devam ediyoruz." şeklinde konuştu.

DEİK Başkanı Nail Olpak, "DEİK olarak Türkiye'nin "ticari diplomasi" misyonunu üstlenerek çıktığımız bu küresel yolculukta, demokrasi mücadelemizi anlatmaya ve işimizi dünyaya taşımaya devam edeceğiz. Güçlü Türkiye'nin vazgeçilmez temel unsurunun demokrasi, hukuk devleti, sosyal kültürel ve ekonomik gelişmişlik olduğunun bilinciyle, hedeflerimize ilerleyen yol haritamızda bize düşen her görevi yerine getirmek için elimizden gelenin en iyisini yapmaya devam edeceğiz." açıklamasında bulundu.

TÜRKİYE İLE ENDONEZYA İKİLİ TİCARET HACMİNİ 10 MİLYAR DOLARA TAŞIYACAK

DEİK/Türkiye-Endonezya İş Konseyi ve Endonezya Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu iş birliğiyle düzenlenen Endonezya İş Forumu, Endonezya Cumhuriyeti Ticaret Bakanı Enggartiasto Lukita, DEİK Başkanı Nail Olpak, Endonezya Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Herry Sudradjat ve DEİK/Türkiye - Endonezya İş Konseyi Başkan Yardımcısı Halil Tokel'in katılımlarıyla İstanbul'da gerçekleşti. Türkiye ve Endonezya arasındaki ticaret hacminin artırılması amacıyla düzenlenen İş Forumu'na her iki ülkenin iş dünyası temsilcileri katıldı.

Her yurtdışı seyahatinde Türkiye'ye gelmek istediğini ve Türkiye'nin kendisi için çok özel bir ülke olduğunu belirten Endonezya Cumhuriyeti Ticaret Bakanı Enggartiasto Lukita, "Türkiye çok zengin bir kültüre ve dünya çapında bir gastronomiye sahip. Önümüzdeki dönemde, Devlet Başkanımızın çizdiği perspektif ile birlikte altyapı, yatırım ve ticari düzenlemelerle Türkiye ile ticaret hacmimiz çok daha genişleyecek. Endonezya, dünya ekonomisine daha fazla entegre olarak yatırım ve ihracat tabanını daha da güçlendirmeye odaklanacak. Türkiye ile ilişkilerimizin geliştirilmesi bizim kesinlikle en baştaki önceliklerimizden biri. Herşeyden önce Endonezya ve Türkiye'nin bağlarını daha da güçlendirmelerinin birinci sebebi, biz hem tarihi hem de siyasi olarak, dostun ötesinde kardeş iki ülkeyiz. İki ülke arasındaki ticaret ve yatırımların geliştirilmesinin ikinci sebebi de biz kendi bölgelerimizde iki büyük ekonomiyiz. Bu iki ülke G-20 ve D-8  gibi platformlarda üye devletler olarak yer alıyor" dedi. Endonezya'nın dünya ekonomisinde öne çıkan, itibari olan ve  yavaş yavaş gelişen bir ekonomi olduğunu söyleyen Lukita, "Endonezya, son 20 yılda ortalama yüzde 5,2 civarında bir büyüme gösterdi.  2025 yılı itibariyle Endonezya nüfusu 300 milyona ulaşacak ve kişi başına düşen gelir 15 bin dolara çıkacak. Endonezya nüfusunun yarısı da verimli çalışma yaşlarında olacak. Diğer bir sebep ise, jeostratejik önemimiz. Türkiye, Ortadoğu ve Avrupa pazarlarına ulaşmak için önemli bir merkez. Endonezya ise, tek başına önemli bir pazar olmasının yanı sıra 600 milyonluk Asya pazarına ulaşmak için önemli bir bölgesel merkez konumda yer alıyor" dedi.

2023 yılına kadar ikili ticarette 10 milyar dolara ulaşılacak

2018 yılında Endonezya ve Türkiye arasındaki ticaret hacminin 1.8 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini ifade eden Lukita, "Endonezya'nın Türkiye'ye ana ihraç ürünleri arasında kauçuk, lif, iplik, kağıt ürünleri öne çıkıyor. Türkiye'nin Endonezya'ya ihraç ettiği ürünler olarak da başlıca petrol yağları, tütün, borat, karbonat ve halı bulunuyor. Bu iki ekonomi arasında ki potansiyeli göz önünde bulunduracak olursak, 2023 yılına kadar ikili ticaret hacmini 10 milyar dolara çıkarma yolunda bir taahhütümüz var. Belki bu amaca bu tarihten önce de ulaşabiliriz. Kapsamlı Ekonomik Ortaklık (CEPA) sözleşmesi ve ticarete başlamak için tercihi ticaret müzakerelerinin başlattık. En son Osaka'daki iki ülke lideri konuyu görüştüler ve 2020'nin 1'inci çeyreğinde mallar alanındaki ticaret müzakerelerini bitirmeleri yönünde talimat verdiler. Bu müzakerelerin bitirilmesiyle birlikte, önümüzdeki 1'inci çeyrekte ilerleme kaydedebiliriz. Bu kapsamda ikili ticaret ve iş ilişkilerimiz çok daha güçlenmiş olacak. Bugün Endonezya ekibinde birçok sektörden iş insanımız var ve kağıt, palm yağı, işlenmiş gıdalar, finansal alanlarda yatırımda bulunmak üzere burdalar" şeklinde konuştu.

Öncelikli sektörler inşaat, gıda, savunma ve enerji

Türkiye ve Endonezya'nın yüzlerce yıl öncesine dayanan dostluğunun, siyasi ilişkilerin ve ortak inanç değerlerinin yanı sıra, ekonomik alanda da güçlü bir bağı olduğunu belirten Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, "Coğrafi açıdan birbirimizden ne kadar uzak olsak da, kalplerimizin yakınlığıyla, birbirini seven iki ülkeyiz. Geçen yılın itibarıyla 270 milyon dolar ihracat yaptığımız Endonezya'dan 1,3 milyar dolar ithalat yaptık. Amacımız ise karşılıklı ticaretimizi, dengeli bir şekilde yukarı seviyelere taşımak. Bu amaçla, karşılıklı ziyaretlerimiz ve programlarımız sürüyor. Senenin başında 21-23 Ocak 2019 tarihlerinde Cakarta heyet ziyaretimizi gerçekleştirdik. DEİK Türkiye-Endonezya İş Konseyi üyelerimizin katılımı ile düzenlediğimiz ziyarette, karşı kanat kuruluşumuzla, bakanlıklarla, büyükelçilikle ve ticaret odalarıyla bir dizi toplantı düzenledik. O ziyaretin bir diğer çıktısı olarak, karşı kanat kuruluşumuz KADIN ile birlikte belirlediğimiz inşaat, gıda, savunma ve enerji sektörleri oldu. Karşı kanat kuruluşumuz ile özellikle bu sektörlerde oluşturacağımız çalışma grupları ile birikte ikili ticari ve yatırım ilişkilerimizi geliştirmek için tüm hızımızla çalışacağız. Sizlerin de bildiği üzere, Endonezya Başkanı Sayın Joko Widodo'nun gündeminde altyapı ve imalat yatırımlarını güçlendirme de bulunuyor. Türkiye-Endonezya İş Konseyimiz de, bu gündem doğrultusunda ve öncelikli olarak belirlediğimiz sektörler ile birlikte, yatırımların ve iş birliklerinin güçlendirilmesi hedefiyle faaliyetlerini sürdürmeye devam edecek." dedi.

THY, İstanbul-Bali arasında direkt uçuşlara başlayacak

İki ülke arasındaki ikili ticaret hacminin henüz yeterli seviyede olmadığını dile getiren DEİK/Türkiye-Endonezya İş Konseyi Başkan Yardımcısı Halil Tokel, "Şu anda Endonezya ile toplam ticaret potansiyelimizin oldukça uzağında olduğumuzu görüyoruz. Dolayısıyla biz de DEİK/Türkiye-Endonezya İş Konseyi olarak, iki ülke iş dünyasını bir araya getirerek, ikili iş görüşmeleri ve heyet ziyaretleri düzenleyerek, iki ülke ticaret hacmini üst seviyeye taşımak için çalışıyoruz. Endonezya

2050 yılında dünyanın en büyük 4'üncü ekonomisi olacağı öngörülüyor. Türkiye olarak, Endonezya ile ekonomi ve ticaret alanlarında pek çok ortak payda da buluşmak için adımlar atıyoruz. THY ile önümüzdeki haftadan itibaren Bali ve İstanbul arasında direkt uçuşlar başlayacak. Bu da demek oluyor ki, çok daha fazla bir araya geleceğiz. Karşılıklı ticari ilişkilerimizi yükseltebilmek için Sayın Bakana da birçok somut projemizi sunduk. Kısa süre içinde ticaret adına ihtiyaç duyduğumuz tüm gerekliliklerin yerine getirileceğine inanıyoruz" dedi.

Türk iş insanları 17 Temmuz'da Endonezya ziyaretinde bulunacak

Endonezya İş Forumu'nda olmaktan büyük mutluluk duyduğunu söyleyen Endonezya Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Herry Sudradjat, "Bugün sadece Endonezya'nın ihraç ettiği ürünler için değil, Türkiye ile olan ticaretimizi kat be kat artırmak için bir aradayız. Şuan iki ülkenin ticaret hacmi yeterli seviyelerde değil. Ticaret hacminin artması için iki ülkenin iş dünyası temsilcilerinin yeni ortaklıklar kurmasını istiyoruz. Bakanlar düzeyinde gerçekleştirilen ziyaretin konusu da tamamen ikili ticari hacminin yükseltilmesi oldu. 17 Temmuz  2019 tarihinde Türk iş insanları Endonezya'da heyet ziyaretlerini gerçekleştirecek. İkili iş birliğimizin gelişmesi için yeni formüllerin üzerinde birlikte çalışmaya devam edeceğiz" dedi.

 Endonezya İş Forumu, iki ülke iş insanları arasında gerçekleştirilen ikili iş görüşmelerinin ardından sona erdi.

BALKANLARDAKİ TÜRK GİRİŞİMCİLER DTİK TOPLANTISINDA BULUŞTU

DEİK/Dünya Türk İş Konseyi (DTİK) Balkanlar Girişimci Toplantısı, DEİK/DTİK Başkanı Nail Olpak,  T.C. Prizren Başkonsolosu Eylem Altunya, Türkiye'nin Priştine Büyükelçiliği Üçüncü Katibi Onur Tanay, T.C. Priştine Ticaret Müşaviri Onur Tekyıldız, DTİK Balkanlar Bölge Komitesi Başkanı Ömer Süsli, Türkiye-Kosova İş Konseyi Başkanı Merve Özer Yılmaz, DTİK Amerika Komitesi Başkanı Ömer Er ile başta Kosova olmak üzere dünyanın çeşitli noktalarında faaliyet gösteren Türk iş insanlarının katılımları ile 10 Temmuz 2019 tarihinde Kosova'nın başkenti Priştine'de gerçekleştirildi.

 

DEİK/DTİK Başkanı Nail Olpak, Türkiye ve Kosova arasındaki ticaret hacminin 2018 yılında 310 milyon dolar olduğunu ve Türkiye'nin Kosova'nın ithalat yaptığı ülkeler arasında 3'üncü sırada; ihracat yaptığı ülkeler arasında ise 13'üncü sırada yer aldığını söyledi. Olpak, "Doğrudan yatırımda da Türkiye, 388 milyon Euro ile 3'üncü ülke konumunda. Ancak 1'inci ve 2'inci sırada bulunan Almanya ile İsviçre rakamları içinde, diasporadan gelen miktarlar da olduğundan, aslında Türkiye doğrudan yatırımda muhtemelen 1'inci sırada" şeklinde konuştu.

 "Ticaret hacmini en hızlı şekilde yukarılara çıkaralım"

Kosova'nın genç ve eğitimli nüfusu, düşük enerji maliyeti, düşük kurumlar vergisi, bakir bir pazar olması, Türkçe konuşabilen çalışan bulunabilmesi, Türk bankalarının bölgede hizmet vermesi, lojistik avantajları, Avrupa'nın merkezine yakın olması ve bir dizi gümrük muafiyetlerinin bulunması dolayısıyla, yatırımcılar için önemli fırsatlar barındırdığına değinen Olpak, "Türkiye ile Kosova arasında 2013'te imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması da geçtiğimiz ay yürürlüğe girdi. Gelin, ülkelerimiz arasındaki ticaret hacmini, en hızlı şekilde çok daha yukarılara çıkaralım" dedi.

Olpak sözlerine şöyle devam etti: "Enflasyon rakamlarında ve faiz oranlarında önemli bir gerileme gözlemliyor ve bu gerilemenin olumlu anlamda süreceğini tahmin ediyoruz. İç talepteki daralmanın etkisiyle de olsa, cari fazla verir bir noktaya ulaştık. Daha makul büyümelere razı olacağımız bu süreçte, daha fazla odaklanacağımız bir konu da işsizlik olacak. Ve tabi, yatırımlar, ihracat, bizim ifademizle, Dış Ekonomik İlişkilerin Tümü, Ticari Diplomasi." 15 Temmuz hain darbe girişiminin yıl dönümü olduğunu hatırlatan Olpak, "Ülkemizin demokrasisine ve geleceğine kast eden FETÖ darbe girişiminin üzerinden 3 yıl geçti. Çok şükür, birlikteliğimiz hainlere fırsat vermedi" dedi.

Türkiye'nin Priştine Büyükelçiliği Üçüncü Katibi Onur Tanay, Kosova'daki Türk yatırımlarınınm 350 milyon doları aştığını belirterek, Türk firmalarının Kosova'da 10 binden fazla istihdamla Kosova'nın büyük problemlerinin başında gelen işsizlik sorununun çözülmesine katkı sağladığını söyledi.

DTİK Balkanlar Bölge Komitesi Başkanı Ömer Süsli ise, Kosova ile Türkiye arasındaki tarihi ve kültürel bağların yıllar boyu süren göçlerle oluşan akrabalık ilişkileri yanı sıra Kosova ile her zaman ticari bağlantının da olduğunu söyledi. Süsli, "Birkaç hafta önce iki ülke arasında Serbest Ticaret Anlaşmasının da imzalanmış olmasıyla Türkiye ve Kosova iş dünyası olarak daha fazla iş birliği yapacağımıza ve iş hacminin genişleyeceğine  de inanıyorum" dedi.

Açılış konuşmalarının ardından, Türkiye ile Kosova arasında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması'nın getirilerinin gündeme geldiği ve Kosova'da yatırımları bulunan Türk iş insanlarının deneyimlerinin paylaşıldığı oturumlar düzenlendi. 

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: “TÜRKİYE, JAPON YATIRIMCILARA EŞSİZ FIRSATLAR SUNUYOR”

Türk ve Japon iş dünyası, ticaret ve yatırımda yeni iş birlikleri için Tokyo'da bir araya geldi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye, Japon yatırımcılara eşsiz fırsatlar sunuyor"

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ve Japonya İş Federasyonu (KEİDANREN) ortak organizasyonuyla düzenlenen Türk ve Japon Şirketlerinin CEO Buluşma Toplantısı, Japonya'nın başkenti Tokyo'da 1 Temmuz 2019 tarihinde gerçekleştirildi. Türk ve Japon iş dünyasının önde gelen şirketlerinden 50 üst düzey yöneticinin bir araya geldiği toplantıda, T.C. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Dış İşleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, DEİK Başkanı Nail Olpak, Japonya İş Federasyonu (KEİDANREN) Japonya-Türkiye Ekonomik Komite Başkanı Kenichiro Yamanishi ve DEİK/Türkiye-Japonya İş Konseyi Başkanı Şerif Tosyalı yer aldı.

İki ülke arasındaki ticaret ve yatırım ilişkilerinin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye ve Japonya arasındaki iş birliğinin sadece ikili düzeyde değil aynı zamanda farklı coğrafyalarda da olumlu yansıması için çaba gösteriyoruz. Tabii bu arada Japonya'nın doğrudan yatırımlarına baktığımızda Çin'e olan yatırımları yaklaşık 73 milyar dolar, dünya genelinde ise 965 milyar dolar. Türkiye'ye olan yatırımına baktığımızda ise bu rakam yaklaşık 3 milyar dolar. Dolayısıyla Türkiye ile az önce ifade ettiğim diğer ülkeler arasındaki rakamlar gerçekten çok farklı. Biz bunun tekrar masaya yatırılıp, büyük bir coşkuyla daha ciddi adımların atılmasıyla birlikte bu ikili ilişkilerimizi daha iyi bir konuma taşıyalım istiyoruz. Ticaret ve yatırım ilişkilerimizin ahdi çerçevesini güçlendirmemiz gerekiyor. Ekonomik ortaklık anlaşmasını süratle tamamlayarak 2019 yılında bunu imzalamak istiyoruz. Anlaşmanın bir taraftan serbest ticaret konusundaki ortak hedefimizi diğer taraftan ekonomik gelişmişlik farklarımızı dikkate alan bir denge gözetmesini bekliyoruz. Diğer bir deyişle iki taraf için de adil sayılabilecek bir süre zarfında tam liberalizasyon geçilmesini arzu ediyoruz. 2018 yılında Japonya'ya ihracatımız yaklaşık 480 milyon dolarda kalırken ithalatımız 4 milyar doları aştı" dedi.

Erdoğan: "Uluslararası yatırımcılara daima destek olduk"

Türkiye'nin bölgesinde önemli bir üretim ve lojistik üssü olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Türkiye'nin konumu Akdeniz, Kafkaslar, Orta Asya, Avrupa ve Ortadoğu pazarlarına doğrudan ulaşım imkanı sağlıyor. Bir çok küresel yatırımcı yeni pazarlara Tük yatırımcılarla beraber girmeyi tercih ediyor. Türkiye olarak hem kendi müteşebbislerimize hem de Japon yatırımcılar başta olmak üzere uluslararası yatırımcılara daima destek olduk. Bunun yakın geçmişteki en güzel örneği de, Mitsubishi Elektrik firmasının Manisa'da kurduğu klima fabrikasıdır. Türkiye'ye yatırım yapıp da memnun kalmayan, sıkıntı ve sorunlarına çözüm bulunmayan hiçbir girişimci yoktur. Bizler uluslararası doğrudan yatırımları sadece yasal düzenlemelerle desteklemiyoruz, bilfiil kurumsal olarak da destekliyoruz. Önümüzdeki dönemde de Japon firmalarının Türkiye'deki başarı hikayelerinin daha da artmasını bekliyoruz" şeklinde konuştu.

Pekcan: "Türkiye ve Japonya'nın ticari ve ekonomik iş birliği büyük öneme sahip"

Japonların ve Türklerin uzak coğrafyalarda yaşayan ama dostluğu mesafeleri aşmış iki büyük millet olduğunu belirten Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, "Küresel ticaretteki belirsizliklerin arttığı bu dönemde, bu iki dost ülkenin ticari ve ekonomik alandaki iş birliğinin büyük öneme sahip olduğuna inanıyorum. Japonya'nın dünyada toplam dış yatırım tutarının yıllık ortalama 150 milyar dolar ve 2018'de 143 milyar dolar olduğu dikkate alındığında, ülkemizdeki Japon yatırımlarının daha yüksek olması gerektiğini düşünüyoruz.

Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği ilişkisine sahip olan Türkiye nitelikli iş gücü, eğitimli genç nüfusu ve rekabetçi pazarı ile dünyanın dört bir yanından gelen yatırımlar için Avrupa pazarına yönelik stratejik ortaklıklara ev sahipliği yapmaktadır. Japon yatırımcıları, Türkiye'nin taşıdığı büyük potansiyeli avantaja çevirmeye ve Türkiye'ye daha çok yatırım yapmaya davet ediyorum" dedi. Türkiye-Japonya STA müzakerelerinin başarıyla sonuçlandırıldığını bir an evvel duyurulmasının planlandığını belirten Pekcan, "STA'nın her iki tarafın belli esneklikler göstermesi ile tamamlanabileceğine inanıyorum. Müzakerelerin zamanlıca sonuçlandırılabilmesi için, Türk ve Japon iş insanlarının vereceği destek de son derecede önemli. Türkiye-Japonya Ekonomik Ortaklık Anlaşması'nın da iki ülke arasındaki ticaret ve yatırım ilişkilerini geliştirmek için önemli bir araç olacağına inanıyoruz. Ülkelerimiz arasında müteahhitlik alanında da büyük bir iş birliği potansiyeli mevcut. Bugün Türk ve Japon müteahhitlik firmaları üçüncü ülkelerde ortak projeleri başarıyla gerçekleştirmektedir. Özellikle Sahraaltı Afrika, Orta Asya ve Orta Doğu'da Türk ve Japon iş dünyası için önemli iş birliği potansiyeli bulunuyor. Bu doğrultuda, firmalarımız için ortak finansman mekanizmaları geliştirmeyi ve mevcut iş birliği seviyesini önümüzdeki günlerde daha ileri seviyelere taşımayı hedefliyoruz" diye konuştu.

Nail Olpak: "Japon fonlarından yararlanmak istiyoruz"

İki ülke arasındaki dış ticaret dengesinde Türkiye'nin ‘net ithalatçı' konumunda olduğunu belirten DEİK Başkanı Nail Olpak, "Japonya mevzuatının korumacılık önlemlerinin düzenlenmesi ve uyumlaştırılması, ikili ticaretimizin dengesi açısından çok önemli. Ticaret Bakanlığımızın takibinde olan, Japonya ile AB arasında uygulamaya giren STA'nın Türkiye ile de imzalanması, Türkiye'de yerleşik Japon firmaları dahil, iş dünyamızın önünü açacaktır. Türk iş insanları olarak, ortak yatırımlarda kullanmak amacıyla Japon fonlarından da yararlanmak istiyoruz. Ayrıca aramızdaki turizm bilincini artırmak ve ortak kültürümüzü derinleştirmek için yine birlikte çalışmalıyız. İki ülke arasında bir anlaşma olmadığı için Japonya'ya personel gönderiminde yaşanan problemleri de en kısa zamanda gidermemiz gerekiyor. Geçtiğimiz sene 4 yıl aradan sonra, Türkiye-Japonya İş Konseyinin Ortak Toplantısını İstanbul'da gerçekleştirmiştik. Bu yıl ise 1 Kasım'da Tokyo'daki Ortak Toplantımızda yine birlikte olacağız. 18 Haziran 2019'da İstanbul'da, Türkiye-Japonya Afrika'da İkili İşbirliği toplantımızı gerçekleştirdik ve sonuçlarının takibini yapıyoruz. 28 Ağustos 2019'da ise Yokohoma'daki ‘'Tokyo International Conference on African Development'' etkinliğinin 7'ncisinde DEİK olarak yerimizi alacağız" dedi.

 Yamanishi: "Türk ekonomisini yakından takip ediyoruz"

Japonya İş Federasyonu (KEİDANREN) Japonya-Türkiye Ekonomik Komite Başkanı Kenichiro Yamanishi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Ticaret Bakanı Pekcan'dan Japon şirketlerinden olan beklentilerini dinlemek istediklerini belirterek, "Kur hareketleri dahil olmak üzere Türk ekonomisini yakından takip ediyoruz. İki ülke arasında kapsamlı bir Ekonomik Ortaklık Anlaşması (EOA) hızlıca imzalanması istiyoruz" şeklinde konuştu.

Toplantıya Türk iş insanlarının yanı sıra, Hitachi, Mitsubishi, Komatsu, Sumitomo, Taisei, Toyo Kohan, Nippon Signal, JGC, Marubeni, Mufg Bank, Mitsui O.S.K. Lines, Sojitz, Toshiba, Toyota, Japan Tobacco ve Toyo Kohan gibi 30'dan fazla Japon şirketinin üst yöneticileri de katıldı.

NAİL OLPAK: “İSTANBUL SEÇİMİNİ YAPTI, MİLLETİN İRADESİ HAYIRLI OLSUN”

NAİL OLPAK: "İSTANBUL SEÇİMİNİ YAPTI, MİLLETİN İRADESİ HAYIRLI OLSUN"

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, yenilenen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimleri ile ilgili yazılı bir değerlendirme yaptı.

Olpak değerlendirmesinde şunları kaydetti:

"23 Haziran'da yenilenen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimiyle, demokrasimizin vazgeçilmezi olan bir seçim sürecini daha geride bıraktık, sandıklara gittik ve vatandaşlık görevimizi yerine getirdik. Yüksek katılımla ve üzücü bir olay yaşanmadan yenilenen seçimin sonuçlarının İstanbul'umuza hayırlı olmasını diliyorum. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Sayın Ekrem İmamoğlu'nu tebrik ediyor ve İstanbulumuza güzel hizmetler yapmasını temenni ediyorum.

İş dünyası olarak, önümüzdeki dönemi, genelde milletimiz, özelde ise ekonomimiz için çok önemli görüyoruz. Bu günden sonraki hedefimiz; sosyal, siyasal, ekonomik ve demokratik standartları daha da yüksek bir Türkiye için, hep birlikte çalışmaktır." 

NAİL OLPAK: “İVME FİNANSMAN PAKETİ, ÜRETİCİMİZE CAN SUYU OLACAK”

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak tarafından açıklanan İVME (İleri, Verimli, Milli Endüstri) Finansman Paketi ile ilgili yazılı bir değerlendirme yaptı.

Olpak değerlendirmesinde şunları kaydetti:

"Sayın Bakanımız Berat Albayrak tarafından açıklanan İVME (İleri, Verimli, Milli Endüstri) Finansman Paketi ile iş dünyamızın ve sanayicilerimizin, özellikle üretim altyapısının daha da güçleneceğini düşünüyoruz. Hazine ve Maliye Bakanlığımız tarafından hedef olarak belirlenen hammadde aramalları, makine imalatı ve tarım alanları için sunulan 30 milyar TL'lik finansman imkanı, üretimdeki iştahı da artıracaktır. Bu yeni destek paketi, özellikle son dönemde yatırım, istihdam ve üretim atağında etkin rol oynayacak firmalarımızın ihtiyaç duyduğu finansman açısından bir nevi can suyu olacak" dedi.

İVME Finansman Paketi'nin cari açığın azalması açısından da önemli bir rol oynayacağını belirten DEİK Başkanı Olpak, "Temel çıkış noktası olarak hem imalat sanayini hem de ihracatı destekleyecek 30 milyar TL'lik bu desteğin en doğru şekilde kullanılması gerekiyor. Uzun vadeli ve uygun ödeme koşullarına sahip bu destek sayesinde, yüksek teknolojinin üretimin tüm süreçlerine nüfuz etmesi ve katma değeri yüksek ürünlerin öne çıkmasını bekliyoruz. DEİK olarak Türk iş dünyası adına, Hazine ve Maliye Bakanlığımız ile kıymetli kamu bankalarımıza teşekkürlerimizi sunuyoruz. Ümit ediyoruz ki, orta ve uzun vadede cari açığımızın azalması, stratejik sektörlerdeki üretim atağımızın sürdürülebilirliği ve istihdamın artmasına büyük katkı sunacak" ifadelerini kullandı.

TÜRK İŞ DÜNYASI DEİK İFTARINDA BİR ARAYA GELDİ

TÜRK İŞ DÜNYASI DEİK İFTARINDA BİR ARAYA GELDİ

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) tarafından düzenlenen geleneksel iftarı, İstanbul'da gerçekleştirildi. T.C. Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ve DEİK Başkanı Nail Olpak'ın konuşmalarıyla yer aldığı iftarda, Türk iş dünyasının önde gelen isimleri ve diplomatik misyon temsilcileri bir araya geldi.

Ramazan ayının dayanışma duygusunu güçlendirmesi temennisinde bulunarak iş dünyasına seslenen Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, "Bakanlık olarak son 10 aylık dönemde pek çok yeni projeyi hayata geçirdik. Halihazırda çalışmalarını sürdürdüğümüz bir dizi yeni icraatımız da olacak. İhracatçılarımız için hayata geçirdiğimiz ‘kolaydestek.gov.tr' sitesine çok kısa zamanda olumlu geri dönüşler aldık. Karekodlu Çek Sistemi'nden sonra, şimdi de karekodlu bono ve elektronik çek ile elektronik bono uygulamasını başlatıyoruz. Bütün hazırlıklarımız tamam, en kısa zamanda devreye girecek. Şu an Eximbank kredi imkanlarından yararlanan KOBİ'lerimizin oranını yüzde 71'e çıkardık, firma sayımız 11 bin 500'e çıktı. Yıl sonu hedefimiz ise bu sayıyı 12 bin 500'e yükseltmek. 2019 hasat zamanıyla birlikte Ürün İhtisas Borsalarımız devrede olacak ve fiilen şu an çalışır vaziyette. Yakın zamanda üreticilerimiz ürünlerini buradan da satabilecekler.Gümrük kapılarımızı modernize ederek, gümrüklerde dijitalleşmeye devam ediyoruz. İhracatlarımızın kağıtsız olarak dijital ortamda yapılmasına Nisan sonu itibarıyla başladık. En kısa zamanda bu süreci tamamlayacağız. İkinci hedefimiz bunu ithalatta yaygınlaştırmak" şeklinde konuştu.

Yılın ilk 4 ayında ihracatta yüzde 3,77'lik artış

Bütün dünyada küresel ticaretin yavaşladığı bir dönemde, Türkiye'nin Nisan ayı ihrcatının yüzde 5,40 arttığını dile getiren Pekcan, "Çin'in bile ihracatının azaldığı bir dönemi yaşarken, Nisan ayında hracatımızı yüzde 5,40 artırdık. Yılın ilk 4 ayında ihracatımız, yüzde 3,77 arttı. Önümüzdeki dönemde d ihracatımızı artırmak için teknolojiye, tasarıma ve  markalaşmaya daha çok yatırım yaparak, devlet desteklerimizle sanayicilerimizin ve ihracatçılarımızın yanında olacağız. STK'larla beraber İstişare Kurulu oluşturduk ve her ay düzenli olarak toplanıyoruz. İş dünyasının tüm sıkıntılarını, sorunlarını çözme yolunda gayret sarfediyoruz ve ciddi yol aldık. Sorunların bir çoğunu çözdük. Şu ana kadar yaklaşık bin 250 STK'dan talep geldi. Bunların 600'ü diğer bakanlıklarla ilgili. STK'larımızdan gelen taleplerin diğer bakanlıklarla koordinasyonunu yürütüyor, talepleri de biz takip ediyoruz" dedi.

Olpak: "Çabamız ve amacımız Türkiye'yi güçlü geleceğe hazırlamak"

Türkiye'nin siyasi iradenin öncülüğünde iş, akademi, sanat, spor dünyasıyla hep birlikte 'bir' olarak geleceğe hazırlandığını ifade eden DEİK Başkanı Nail Olpak, "Bizler, birbirimizden ne kadar farklı olsak da, aslında bir bütünüz, 'bir'iz. Bizler, farklı ırk ve mezheplerden, bu topraklarda, yüzyıllardır bir orkestranın farklı enstrümanları gibi saygıyla ve huzurla birlikte yaşıyoruz. Hepimize yetecek denli büyük ve görkemli olan bu dünyada, kardeşçe bölüşmeyi, kalplerimizdeki zırhları eritmeliyiz ki, huzura erelim, gelecek nesillere daha adil bir dünya bırakabilelim. Çabamız ve amacımız, ülkemize, elimizden gelen maksimum katkıyı yaparak, Türkiye'yi geleceğe güçlü bir şekilde hazırlamak. Türkiye, siyasi iradenin öncülüğünde, iş, akademi, sanat, spor dünyasıyla hep birlikte, 'bir' olarak geleceğe hazırlanıyor. Bunları yaparken, her fırsatta söylüyoruz, iş dünyası pozitif istikrarı sever, iş dünyası önünü görmek ister, belirsizlikten hoşlanmaz. Huzur, güven ve istikrar bizim şiarımız. Hep birlikte iş ve ekonomi gündemimize odaklanarak, yatırım ortamımızı iyileştirecek adımları daha hızla atarak, geleceğimizi daha güzel şekillendireceğimize inanıyorum" dedi.

İftarın açılış konuşmalarının ardından DEİK Başkanı Nail Olpak, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan'a DEİK adına hediye etti ve DEİK üyeleri ile aile fotoğrafı çekildi.

TÜRKİYE İLE ROMANYA ARASINDA JETCO ANLAŞMASI İMZALANDI

TİCARET BAKANI PEKCAN: "ROMANYA BİZİM İÇİN BALKANLAR'A VE AVRUPA'YA AÇILAN BİR KAPI"

TÜRKİYE İLE ROMANYA ARASINDA JETCO ANLAŞMASI İMZALANDI

Türkiye-Romanya İş ve Yatırım Forumu, T.C. Ticaret Bakanlığı destekleriyle, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu(DEİK) organizasyonu ve DEİK/Türkiye-Romanya İş Konseyi ev sahipliğinde, iki ülkenin önde gelen 300 iş insanının katılımlarıyla İstanbul'da gerçekleştirildi.

T.C. Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Romanya İş Ortamı, Ticaret ve Girişimcilik Bakanı Ştefan Radu Oprea, DEİK Başkanı Nail Olpak, Romanya Ticaret ve Sanayi Odası Dışişleri Ofisi Müşaviri Razvan Marian Parvulescu ve DEİK/Türkiye-Romanya İş Konseyi Başkanı Ömer Süsli'nin konuşmalarıyla yer aldığı Forum'da, iki ülke arasındaki ilk Ekonomik ve Ticari Ortaklık Komisyonu(JETCO) anlaşması imzalandı.

Türkiye ile Romanya'nın dost ve stratejik ortak iki ülke olduğuna değinen T.C. Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, "1990 yılından beri karşılıklı ekonomik ve ticari ilişkilerimizi artırırken, 2011'den itibaren de Romanya ile stratejik ortaklığımız sürüyor. Romanya, 2018 yılı itibarıyla Türkiye'nin Balkanlar'da en fazla ticaret hacmine ulaştığı ülke konumunda. Romanya bizim için Balkanlar'a ve Avrupa'ya açılan bir kapı. Biz de onlar için Orta Doğu'ya, Afrika'ya ve Kafkaslar'a açılan bir kapıyız. Dolayısıyla bu ticaret hattını daima açık tutmalıyız. Cumhurbaşkanlarımızın ortak hedef olarak belirlediği 10 milyar dolarlık ticaret hacmine ulaşma yolunda, bugün imzaladığımız JETCO anlaşması da ticari ilişkilerimizin geleceği adına büyük önem taşıyor. JETCO anlaşması, iki ülke arasındaki karşılıklı yatırım ve iş ortamına yeni bir ivme katacak. Şu anda yeni bir taslak üzerinde çalışıyoruz. Sadece Romanya'da ve Türkiye'de değil, 3'üncü ülkelerde de iş dünyalarımızın iş birliği yapabilmesinin yollarını karşılıklı olarak açacağız." dedi.

Romanya'da 15 bin Türk iş insanının, 6 milyar dolar değerinde yatırımı olduğuna dikkat çeken Pekcan, "Biz de Romanyalı iş insanlarını Türkiye'yi, Orta Doğu'ya, Kafkaslar'a ve Afrika'ya açılan bir ihracat üssü olarak görerek burada yatırım JETCO yapmaya davet ediyoruz. Türkiye ile Romanya arasında iş dünyasının tüm sorunlarını, iki ülke ülkenin bakanları olarak birlikte çözmek için titizlikle çalışıyoruz. Nakliye anlamında yaşanılan problemlerimizi çözmek için de karşılıklı olarak yoğun bir çaba sarf ediyoruz. Romanya son 6 aydır AB'nin dönem başkanı. Bu doğrultuda biz de stratejik ortağımız olan Romanya'nın, AB ile olan ilişkilerimizde AB'ye tam üyelik ve Gümrük Birliği'nin güncellenmesi konusunda Türkiye'nin yanında olacağını biliyoruz. Türk Eximbank ile de Romanya'yı 3'üncü ülkelerdeki ortam yatırımlarda destek kapsamındaki ülkeler arasında ekledik. PPP şartlarının güncellenmesi konusunda da iki bakan olarak karşılıklı yeni adımlar atacağız. Romanya'da başarı hikayeleri yazan Türk iş insanlarımızı bir kez daha gönülden kutluyorum" şeklinde konuştu.

Oprea: "Romanya'da, Türk iş insanının büyük bir başarı hikayesi var"

JETCO anlaşması ile Türkiye ve Romanya arasında yeni bir dönüm noktası yaşadıklarını belirten Romanya İş Ortamı, Ticaret ve Girişimcilik Bakanı Ştefan Radu Oprea,"Bugün, iki ülke arasındaki 10 milyar euroluk ticaret hacmine ulaşma yolunda Sayın Bakan Ruhsar Pekcan ile imzaladığımız JETCO anlaşmamızla çok önemli bir adım attık. 2018 yılı itibarıyla Türkiye ile Romanya arasında 6.6 milyar dolarlık bir ticaret hacmi söz konusu. Bu rakamı da her zaman olduğu gibi yine birlikte hareket ederek, hızla yükselteceğiz. Romanya'nın en önde gelen ticari yatırımlarda Türk iş insanlarının başarı hikayelerini görüyoruz ve bundan büyük mutluluk duyuyoruz. Türk iş insanları için karlı ticaret, Avrupa'ya ulaşmak ve nitelikli istihdam açısından Romanya çok doğru bir tercih. Ayrıca PPP'de kamu-özel sektör birlikteliği açısından geleceğe daha umutla bakmamızı sağlayacak. Sağlık, altyapı, turizm, tarım ve enerji alanlarında PPP iş anlaşması kapsamında büyük projelere imza atabiliriz. Köstence'deki hastane projesinde de Türk iş insanlarını ve firmalarını aramıza görmek istiyoruz. Sayın Bakan Ruhsar Pekcan ile birlikte çalışarak, ortak akıldan hareketle aramızdaki tüm ticari zorlukları bir bir aşacağız. Türkiye ile Romanya arasında 3'üncü piyasalarda birlikte var olabilmemiz adına memorandum ile iş birliği içinde olmamız gerektiğine karar verdik. Romanya'nın kapısı daima Türkiye'ye açık olacak. Türk iş insanlarının aklına ve yatırımlarına her zaman ihtiyacımız var." dedi.

Olpak: "Köstence ile İstanbul arasında düzenlenen Ro-Ro seferlerinin yeniden başlamasını istiyoruz"

Geçtiğimiz yıl, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerinin 140'ıncı yılının kutladığını ifade ederek Türkiye ile Romanya arasındaki köklü dostluğa vurgu yapan DEİK Başkanı Nail Olpak, "Türk iş dünyası olarak, dost ülke Romanya ile önümüzdeki yıllarda ticari ilişkilerimizin artarak daha da gelişeceğine inanıyoruz. Gümrük Birliği'nin güncellenmesi Türk iş dünyasının en önemli öncelikleri arasında yer alıyor. Romanya'dan da bu süreçte yoğun bir destek bekliyoruz. Köstence ile İstanbul arasında düzenlenen Ro-Ro seferlerinin yeniden başlamasını istiyoruz. Ayrıca genel sağlık sigortasına sahip Romen vatandaşlarına da, sağlık hizmetlerinde kapılarımız sonuna kadar açık. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, Ticaret Bakanımız Ruhsar Pekcan'ın destekleriyle tüm dünya genelinde ticari diplomasi yolculuğumuzu sürdürüyoruz. Önümüzdeki dönemde de ekonomi ve ticaret alanlarında Türk iş dünyasının çatı platformu olarak, tüm coğrafyalarda iz bırakmaya devam edeceğiz." şeklinde konuştu.

"Türk iş insanları Romanya'da her yıl yeni başarılar imza atıyor"

Romanya'da 15 bin 500 Türk şirketi olduğuna dikkat çeken DEİK/Türkiye-Romanya İş Konseyi Başkanı Ömer Süsli, "Türk iş insanlarımız Romanya'da her geçen yıl yeni başarı hikayelerine imza atıyor. Bir iş insanı için yabancı bir ülkede yatırım yapmak adına en önemli husus güvenlik. Romanya iş dünyası için çok güvenilir bir ülke. Madencilik, altyapı, inşaat, turizm, tekstil ve lojistik gibi alanlarda Türk yatırımları bulunuyor. Romanya'daki Türk iş insanlarımız, AB ülkelerinin tümüne gümrük kapısı uygulaması olmadan açılarak, 550 milyonluk bir Avrupa nüfusuna ürünlerini sunabiliyor. Türkiye'nin Romanya'ya yaptığı ihracat, geçtiğimiz yıl yüzde 20'nin üzerinde bir artış göstererek en fazla artış sağlanan ülkeler arasında ilk 5'e girdi. Romanya'da şu anda 15 bin 500 Türk şirketi bulunuyor ve istihdama çok büyük bir katkı sağlıyoruz." dedi.

Türkiye-Romanya İş ve Yatırım Forumu kapsamında ‘Romanya'da İş ve Yatırım Ortamı' ile ‘Türkiye- Romanya PPP Deneyimleri ve Gelecek Dönem Projeleri' başlıklı iki ayrı panel düzenlenirken, iş insanlarının katılımıyla bir dizi B2B ikili iş görüşmeleri gerçekleştirildi.

BURKİNA FASO DEVLET BAŞKANI TÜRK İŞ DÜNYASI İLE BİR ARAYA GELDİ

Cumhurbaşkanı Kabore: "Türkiye'ye hayranlık duyuyoruz."

BURKİNA FASO DEVLET BAŞKANI TÜRK İŞ DÜNYASI İLE BİR ARAYA GELDİ

Türkiye-Burkina Faso İş Forumu, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Burkina Faso İş Konseyi ev sahipliğinde iki ülkenin önde gelen iş insanlarının katılımlarıyla İstanbul'da gerçekleştirildi. Burkina Faso Devlet Başkanı Roch Marc Christian Kabore, Burkina Faso Ticaret, Sanayi ve Zanaat Bakanı Harouna Kabore, DEİK Başkanı Nail Olpak, Burkina Faso Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Mahamadi Savadogo ve DEİK/Türkiye-Burkina Faso İş Konseyi Başkanı Ahmet Dal'ın konuşmalarıyla yer aldığı İş Forumu'nda iki ülke arasındaki yatırım fırsatları ve ticaretin geleceği konuşuldu.

Ülkeler arasında iyi bir iş birliği sağlamanın ancak birbirlerini iyi tanımakla mümkün olacağını belirten Burkina Faso Devlet Başkanı Roch Marc Christian Kabore, "Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu'na ve DEİK Başkanı Sayın Nail Olpak'a bizi bir araya getirdikleri için çok teşekkür ediyorum. İki ülke arasında iyi bir iş birliği sağlamamız ancak birbirimizi iyi tanımakla mümkün. Dolayısıyla bugün burada olmamız da Türkiye ile ilişkilerimizin devlet düzeyinde güçlendirilmesi ve ekonomik ilişkilerinin geliştirilmesi açısından çok büyük önem taşıyor. Türk firmalarını Burkina Faso'da iş ve yatırım anlamında pek çok fırsat bekliyor. Toplu konutların inşası, yeraltı zenginliklerinin ve yerel ürünlerin sanayileşmesi ve tekstil gibi bir çok alanda yeni iş ortaklıklarına imza atabiliriz. Burkina Faso, Türkiye'ye büyük bir hayranlık duyuyor. Türk iş insanları her alanda proaktif şekilde çalışıyor ve sürekli gelişiyorlar. Burkina Faso'da da özellikle pamuk alanında büyük atılımlar yapılıyor. Umarız biz de Türkiye ve Türk iş insanının geldiği noktaya ulaşacağız. Bugünkü İş Forumu kapsamında gerçekleştirilecek ikili iş görüşmelerinden en iyi şekilde istifade edeceğimizi düşünüyoruz. Burkina Faso devleti olarak ekonomi ve ticaret alanlarında, her zaman Türk iş insanlarının yanında olacağız ve desteklerimizi sürdüreceğiz. Bankacılık ve finans anlamında son derece güvenilir ve köklü bir geçmişe sahibiz. Yatırımcıların ödeme ve finansmana erişim gibi konulardaki tüm hassasiyetlerini gözeterek çalışıyoruz. Yakın dönemde Türkiye ile iş birliğimizin gelişmesi adına karşılıklı adımlar atmaya devam edeceğiz" dedi.

Olpak:"Burkina Faso yatırımcı dostu bir ülke"

Türkiye ve DEİK olarak Afrika'nın 54 ülkesinin 45'inde iş konseyleriyle faaliyetlerini sürdürdüklerini belirten DEİK Başkanı Nail Olpak, "Bir Burkina Faso atasözü, bilginin güç olduğunu söyler. Bizim için de bilgi en büyük güç. Türk iş dünyasının lokomotif platformu DEİK olarak gücümüzü Afrika ülkelerine aktararak çalışmayı sürdürüyoruz. Burkina Faso'da yatırımcı dostu bir ülke olarak karşımıza çıkıyor. Sektörler bazında değerlendirdiğimizde tarım, madencilik ve enerji başta olmak üzere pek çok alanda yatırım imkanlarının olduğunu görüyoruz. Burkina Faso, pamuk alanında da Türk tekstilcileri için bir cazibe merkezi. Ticaret açısından ele aldığımızda ise 90 milyon dolar olan karşılıklı ticaret hacmimiz, geçtiğimiz yıl 60 milyon dolar seviyesine inmiş durumda. Bu açıdan iki ülke arasındaki yetersiz ticaretten dolayı mutsuzluğumuzu söyleyebiliriz. Türkiye ve DEİK olarak Afrika'nın 54 ülkesinin 45'inde İş Konseyi olan bir organizasyon olarak, bu ticaret bizim için yeterli değil. Ancak Burkina Faso'yu imkanlar, teşvikler ve vergi avantajlarıyla birlikte değerlendirdiğimizde, orta ve uzun vadede Türk iş insanlarımız için önemli fırsatlar olduğunu görüyoruz. Karşılıklı dostluk çerçevesinde birlikte büyüyerekbirbirimiz tamamlıyoruz. Burkina Faso ile dostluğumuz uzun yıllara dayanıyor.

Bu dostluk, eş zamanlı olarak hayata geçirilen Türkiye'nin Afrika Açılımı ile daha fazla derinleşti. Bu dostluğun yansımalarını her alanda, özellikle ekonomik ilişkilerimizde de görüyoruz. Geçtiğimiz yıl gerçekleştirdiğimiz Türkiye-ECOWAS Ekonomi ve İş Forumumuz, hem Türkiye-Burkina Faso İş Konseyimizin doğması açısından, hem de ECOWAS üyesi ülkeler arasındaki ekonomik ortaklığımızı derinleştirmemiz açısından son derece önemliydi. Karşılıklı sevgi ve eşitliğe dayalı ve kazan-kazan esasıyla sürdürdüğümüz ilişkilerimize, önümüzdeki dönemde yenilerini eklemek için gayret ediyoruz" şeklinde konuştu.

Türkiye, Burkina Faso için önemli bir ticaret merkezi

Türk ve Burkina Fasolu iş insanlarının, ekonomik ve ticari ilişkilerin gelişmesi adına böyle nitelikli bir İş Forumu düzenlenmesi adına ortak bir istekte bulunduklarına değinen Burkina Faso Ticaret, Sanayi ve Zanaat Bakanı Harouna Kabore, "İki ülke arasındaki ilişkiler oldukça üst düzeyde ilerlerken Türkiye, ithalat ve ihracat açısından Burkina Faso için çok önemli bir merkez. 2017 yılı itibarıyla Türkiye'den 60 milyon doların üzerinde ithalat gerçekleştirdik. Türkiye en fazla ithalat gerçekleştirdiğimiz 9'uncu ülke konumunda. Burkina'nın ithalatının yüzde 30'unu Türkiye oluşturuyor. İşlenmemiş pamuk alanında Türk iş insanlarının yerleşik yatırımları, Burkina Faso'da büyük bir istihdam yaratıyor. Ayrıca son dönemde Burkina Faso'da KOBİ'lerin de kolayca iş yapabilmesi için yeni yapısal düzenlemeler de yapıldı. Yakında iki ülke arasında yeni bir ticaret anlaşmasına da imza atılacak. Karşılıklı kazan-kazan ilişkisi çerçevesinde hep birlikte büyüyeceğimize inanıyoruz. Bu kıymetli İş Forumu için özellikle DEİK'e teşekkürlerimi sunuyorum. Biz de yakın zamanda yatırım ofisimizle birlikte Burkina Faso'da Türk iş insanlarını ağırlayacağımız bir iş forumu planlıyoruz. THY'nin şu an Burkina Faso'ya haftada 4 uçuşu bulunuyor. Türk insanı, ülkemizi ziyaret ettikçe uçuş sayısının da artacağına eminiz. İki ülke arasındaki ticari ilişkilerin geliştirilmesi için tüm enerjimizle çalışmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu.

Burkina Faso, Türk iş insanını yatırıma çağırıyor

Türkiye'nin güçlü ekonomisi ve iş insanlarıyla dinamik bir ülke olduğuna değinen Burkina Faso Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Mahamadi Savadogo, "Son 10 yılda gerçekleştirilen yapısal reformlar ve dünyaya açık ekonomi modelimiz ile gitgide büyüyen bir ivme kazandık. Özellikle ekonomi alanında gerçekleştirdiğimiz reformlar sayesinde iş dünyasının faaliyetlerine destek olarak hem yerli hem de yabancı yatırımları koruyoruz. Burkina Faso, Türkiye ile çok dinamik ilişkilere sahip. Bu ziyaret de bunu ispatlar nitelikte. Ticaret hacmimiz 2014 yılında 50 milyon dolar seviyesinde iken 2017'de 90 milyon dolar seviyesine ulaştı. Türkiye, ithalat açısından Burkina Faso'nun 9. en büyük tedarikçisi konumunda. Bu ithalat içinde en çok inşaat ve yapı malzemeleri öne çıkıyor. İki ülke arasındaki potansiyele bakıldığında işlenmemiş pamuk ihracatı da son derece üst düzeyde sürüyor. Ülkemizin konumu Afrika'nın merkezinde. Bugün burada Türk iş insanlarına, her alandaki mevcut potansiyelimizi birinci ağızdan aktarıyoruz. Dış ticaretin teşvik edilmesi adına firmalara uluslararası arenada destek oluyoruz. 12 Haziran'da Fildişi Sahili'nde gerçekleştirilecek AFRICALLIA İş Forumu'na yüzlerce potansiyel yatırımcıyı bir araya getirecek. Bu önemli etkinlikte, Türk firmaları açısından da somut adımların atılacağına inanıyor ve Türk yatırımcıları Burkina Faso'ya yatırım yapmaya davet ediyorum" dedi.

DEİK/Türkiye-Burkina Faso İş Konseyi Başkanı Sayın Ahmet Dal ise iki ülke iş insanları için uygun yatırım ortamının yaratılması için çalıştıklarını ifade ederek, "DEİK/Türkiye-Burkina Faso İş Konseyi olarak, Türkiye ile Burkina Faso arasındaki ticaret ve yatırım ilişkilerini geliştirmek için karşı kanat kuruluşumuz olan Burkina Faso Sanayi ve Ticaret Odası iş birliği ile faaliyetlerimizi sürdürüyoruz.

2018 yılında gerçekleşen Türkiye- ECOWAS Ekonomi ve İş Forumu kapsamında kurulan iş konseyimiz iki ülke arasındaki ekonomik ilişkileri artırmak için çalışmalarını sürdürmektedir. Afrika Birliği ve T.C. Ekonomi Bakanlığı iş birliğinde DEİK organizasyonunda, 10-11 Ekim 2018 tarihleri arasında İstanbul'da Cumhurbaşkanımız Recep Tayip Erdoğan'ın teşrifleriyle, 2. Türkiye-Afrika Ekonomi ve İş Forumu gerçekleştirdik. Forumda 11 Burkina Fasolu İş insanını ağırlama imkânımız oldu. İş Konseyi olarak hedefimiz, önümüzdeki dönemde iki ülke iş insanı için uygun iş ortamı yaratarak, iki ülke arasında var olan ekonomik ve ticari ilişkileri artırmaktır" şeklinde konuştu.

Burkina Faso'da devlet ile ortak bir proje gerçekleştirerek entegre tekstil fabrikası kurduklarını belirten AYKA Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Aydeniz, "Bu yatırımla birlikte 12 bin insana iş olanağı sağlayacağız. Burkina Faso Cumhurbaşkanı ve ilgili bakanlıkların çok büyük desteğini görüyoruz. Burkina Faso yüksek kaliteli pamuk sayesinde tekstil sektöründe büyük bir potansiyel sunuyor. Türk iş insanı için Burkina Faso yeni bir cazibe merkezi" dedi.

Türkiye-Burkina Faso İş Forumu, iki ülke iş insanların katıldığı ikili iş görüşmeleri ve ülke tanıtım sunumlarının ardından sona erdi.

NAİL OLPAK: “TAKVİMLENDİRİLMİŞ REÇETE BİZE GÖRE”

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu Başkanı (DEİK) Nail Olpak, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak tarafından açıklanan Yeni Ekonomik Program Yapısal Dönüşüm Adımları ile ilgili yazılı bir değerlendirme yaptı.

Olpak değerlendirmesinde şunları kaydetti:

"31 Mart yerel seçimleri sonrası 4,5 yıllık seçimsiz zamanın, YEP çerçevesinde planlanan tüm ekonomik reformların adım adım hayata geçeceği stratejik önemi yüksek bir dönem olacağını dile getirmiştik. Nitekim Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Berat Albayrak da bu yılın sonuna kadar atılacak adımları açıkladı. Açıklanan adımlar, ülkemizin ekonomideki temel sorunlarının tespitinin doğru yapıldığını ve ülkemizin ihtiyaçlarına özel bir reçete çalışıldığını gösteriyor. Bununla birlikte, bu süreci kendi tedavilerimizi geliştireceğimiz ve daha sağlıklı ilerleyeceğimiz bir dönem olarak da değerlendirmek gerekiyor. Ayrıca, iş dünyası olarak, bu adımların yılsonuna kadar takviminin açıklanmasını önemsiyoruz.

Bu çerçevede;

Finans sektörü kapsamında; banka sermayelerin güçlendirilmesi, aktif kalitesinin artırılması, BES ve kıdem tazminatı fonunun hayata geçirilmesi, ihracat ve üretim odaklı kredi arzı, reel sektörde mali şeffaflığın artırılması ve kurumsal yönetim standartlarının yükseltilmesi,

Enflasyonla mücadele kapsamında; Tarımda Milli Birlik Projesi ile üretici ve tüketici arasında değer zincirinin sağlanması ve özellikle gıda enflasyonu ile mücadele, SERA A.Ş., küçükbaş hayvancılık, hal yasası ve gıda regülasyonu,

Bütçe disiplini kapsamında; tasarrufların devamlılığının sağlanması, sıkı maliye politikasının sürmesi,

Vergi dönüşümü kapsamında; yeni vergi mimarisiyle vergi adaleti sağlanması ve verginin tabana yayılması, kurumlar vergisinin kademeli olarak düşürülmesi ile kayıt dışıyla mücadele ve mükellef haklarının korunması.

Bu başlıklar, ülkemizin kırılganlıklarını ortadan kaldıracak ve yabancı yatırımcının da güvenini artıracak adımları oluşturuyor. Yanı sıra, yargı reformu gibi önemli başlığın da planda yer alması, bütüncül bir yaklaşımın benimsendiğinin bir göstergesi.

DEİK olarak, ülkemizin sürdürülebilir büyümesine ivme katacak bu gerçekçi adımların takvimlendirilerek hayata geçmesinde üstümüze düşen ne varsa yapacak ve ticari diplomasi faaliyetlerimizi yoğunlaştıracağız."

DEİK, TÜRKİYE SUUDİ ARABİSTAN TEKNOLOJİ HIZLANDIRMA MERKEZİ PROGRAMINI BAŞLATTI

DEİK, Yatırımcıları Girişimcilik Ekosistemine Sahip Çıkmaya Davet Etti

DEİK, TÜRKİYE SUUDİ ARABİSTAN TEKNOLOJİ HIZLANDIRMA MERKEZİ PROGRAMINI BAŞLATTI

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Suudi Arabistan İş Konseyi tarafından organize edilen Türkiye-Suudi Arabistan Teknoloji Hızlandırma Programı'nın final etkinliği, "Invest Up" ve "Startup Expo" 10 Nisan 2019 tarihinde İstanbul'da gerçekleştirildi. Etkinlikte önümüzdekidönemde tüm Ortadoğu-Körfez ve Kuzey Afrika'yı kapsayanTürkiye Suudi Arabistan Teknoloji Hızlandırma Merkezi Programı'nın başladığı açıklandı.

DEİK/ Türkiye-Suudi Arabistan İş Konseyi ev sahipliğinde gerçekleşen etkinliğe Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkan Yardımcısı Ahmet Burak Dağlıoğlu, Suudi Arabistan Ticaret Ataşesi Fawaz Bin Al Ghamidi, Malezya Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Dato Liew Sew Yee,DEİK Başkanı Nail Olpak veDEİK/ Türkiye-Suudi Arabistan İş Konseyi Başkanı Fatih Gürsoy'un yanısıra Suudi Arabistan başta olmak üzere Kuveyt, Bahreyn ve Yemen'den yatırımcılarkatıldı. 20 Startup katılımcının yatırımcı sunumlarını gerçekleştirdiği etkinlikte, ticari diplomasi ve teknoloji girişimciliği konusundaki panelin ardından 40'a yakın Startup, ''Startup Expo'' alanında B2B görüşmeler gerçekleştirdi.

"DEİK tarihinde, girişimcilik ve startup temalı ilk kapsamlı program"

Etkinliğin açılışında konuşanDEİK Başkanı Nail Olpak, bu programın altyapısı iyi çalışılmış bir süreçten geçerek bu noktaya geldiğini söyleyerek, emek verildiğine dikkat çekti. Etkinliğin aynı zamanda DEİK tarihinde girişimcilik ve startup temalı ilk kapsamlı program olduğunu belirten Olpak, "Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir. Bugünkü organizasyon niteliği itibariyle DEİK içerisinde bir ilk olarak da çok önemli. Suudi Arabistan İş Konseyimiz başta olmak üzere, programda emeği geçen herkesi tebrik ediyorum" dedi. Son 50 yılda orta gelir tuzağını aşan ülkelerin serüvenine bakıldığında, iş ortamının iyileştirilmesi, beşerî ve fiziki sermayeye yatırım yapılması gibi kalkınma reçetelerinin yanı sıra, yüksek katma değerli ihracatı odak alan çözümlerin önemli olduğunu gördüklerini ifade eden Olpak, "Türkiye'nin de ekonomik olarak kalkınması ve rekabetçiliğinin artması için, gençlere imkan verip özgür bırakmanın, inisiyatif tanımanın, yaratıcılığın fikri ve ekonomik altyapısını oluşturmanın önemi de o kadar büyük" değerlendirmesinde bulundu.

"Tüm dünyada çok önemli bir networke sahibiz"

DEİK'in kuruluşu ve faaliyetleri hakkında bilgi veren Olpak, "Tüm dünyaya yayılmış, 145 iş konseyimiz bulunuyor. Başkanlığını Sayın Fatih Gürsoy'un yürüttüğü Türkiye-Suudi Arabistan İş Konseyimiz de bunlardan biri. İki ülke arasındaki ticaret hacminin geliştirilmesinin yanı sıra taahhüt, turizm ve karşılıklı yatırım alanlarında da iş birliğinin ve ortak yatırımların artırılması, 3'üncü ülkelerde Türk-Suudi iş birliği imkanlarının değerlendirilmesi yönünde, 2003 yılından beri çalışmalarını sürdürüyor" dedi. DEİK'in tüm dünyada çok önemli bir networke ev sahipliği yaptığını vurgulayan Olpak, "Bizim için önemli olan başka bir değer de bu networke sahip olmaktır. Yeni Zelanda'dan Rusya'ya, ABD'den Japonya'ya kadar tüm dünyaya yayılmış İş Konseylerimiz ile çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Hafta sonu ABD'de TAİK-ATC Ortak Yıllık Konferansı'nın 37'inci programını gerçekleştirmek üzere New York'a gidiyoruz. DEİK olarak 3 günlük önemli bir etkinlikte bulunacağız" şeklinde konuştu.

"İlham ve cesaret veren başarı hikayelerinin yazılması için çabalıyoruz"

DEİK/ Türkiye-Suudi Arabistan İş Konseyi Başkanı Fatih Gürsoy ise, girişimciliğin tarifini yaparak "Bize göre girişimcilik bir zihniyettir, yaşam biçimidir. Bu zihniyete sahip olanlar bulundukları her ortamda statükoyu sorgular, gözlem yapar, fırsatları yakalar, dener yanılır en sonunda öğrenir, öğrendiğini içselleştirir ve değişimin kıvılcımını ateşler. Bunları yaparken kar maksimizasyonuna değil, değer maksimizasyonuna ve sürdürülebilir olmaya odaklanır. Biz daha çok girişimcinin bu zihinsel gelişime ulaşması noktasında ilham ve cesaret veren başarı hikayelerinin yazılması için çabalıyoruz" dedi.

"Türkiye, girişimcilik ekosisteminin dünyadaki Merkezlerinden biri olmaya aday"

Türkiye'nin, girişimcilik ekosisteminin de dünyadaki merkezlerinden biri olmaya aday yükselen bir güç olduğunu vurgulayan Gürsoy, "Türkiye'de girişimcilik ekosistemi, kamu kurumlarımızın, sivil toplum kuruluşlarının ve özel sektörün katkılarıyla günden güne büyüyor" dedi. İstanbul'un sadece büyük şirketlerin değil, Asya, Avrupa ve Afrika'dan girişimlerin de merkezi olarak konumlanabileceğini kaydeden Gürsoy, "Türkiye-Suudi Arabistan İş Konseyihızlandırma programımızla, girişimcilere hem ürün ve servislerini yurtdışına ihraç etme fırsatı veriyor hem de yabancı yatırımcılarla buluşturarak girişimlerin yatırım almasını sağlıyoruz. Ülkemizdeki genç girişimci potansiyelinin nicelik ve nitelik bakımından geliştirilmesi ve daha donanımlı hale getirilmesi amacıyla politikalar belirlenmesi ve girişimcilik kültürünün gençler arasında gelişmesine öncülük etmek üzere çalışmalarımız her geçen gün daha da hızlanarak devam ediyor. Biz bu programda sadece girişimcilerimize yönelik bir program tasarlamadık aynı zamanda DEİK Üyelerimizi startuplara melek yatırımcı olma noktasında ve risk sermayeleri hakkında bilgilendirdik ve ekosisteme sahip çıkmaya davet ettik. İyi girişimcilerimiz kadar iyi yatırımcılarımız da olursa ekosistemin kalkınacağına inanıyoruz. DEİK'te yaptığımız çalışmalarla ülkemizin girişimci güçlerini her boyutta desteklemeye ve onların başarı hikayelerini, Türkiye'mizin başarı hikayesine eklemeye devam ediyoruz. Çünkü̈, güçlü girişimcilik ekosisteminin, kapsayıcı büyüme, sürdürülebilir kalkınma ve inovasyon artışının yanı sıra işsizlik ve yoksulluğun azalmasına da katkıda bulunacağına inanıyoruz" ifadelerini kullandı.

Tüm Ortadoğu-Körfez ve Kuzey Afrika'yı kapsayan Türkiye Suudi Arabistan Teknoloji Hızlandırma Merkezi'nin başlatıldığını açıklayan Gürsoy, "T-MENA derken T Turkey, Technology, Trust yani güveni simgeliyor. Ülkemize güveniyoruz, teknolojimize güveniyoruz, girişimcilerimize güveniyoruz ve onları bu programla da destekleyeceğimizi buradan beyan ediyoruz, Birlikte başaralım istiyoruz" dedi.

Toplantı açılış konuşmalarının ardından Ticari Diplomasi ve Teknoloji Girişimciliği Paneli, DEİK/Türkiye-Suudi Arabistan İş Konseyi Başkan Yardımcısı Erdem Dereli moderatörlüğünde Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkan Yardımcısı Ahmet Burak Dağlıoğlu, Revo Capital Yönetici Ortağı Cenk Bayrakdar,  Direktör Moda Nisa'nın katılımları ile gerçekleşti. Ayrıca toplantıda, 20 startup sunumlarını yatırımcılara aktardı.

NAİL OLPAK: “HAYIRLI OLSUN, ŞİMDİ TÜRKİYE İÇİN DAHA ÇOK ÇALIŞMA ZAMANI”

NAİL OLPAK: "HAYIRLI OLSUN, ŞİMDİ TÜRKİYE İÇİN DAHA ÇOK ÇALIŞMA ZAMANI"

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu Başkanı Nail Olpak, bugün yapılan yerel seçimlerle ilgili yazılı bir değerlendirme yaptı.
 
Olpak değerlendirmesinde şunları kaydetti:
 
"Seçimler demokrasilerin olmazsa olmazı. Türk halkı bugün yerel yönetimleri seçmek için sandık başına gitti. Böyle günler demokrasi bayramı, ortaya çıkacak sonuç da halkımızın iradesidir ve kazanan da kaybeden de bu iradeye saygı duymalıdır. Önümüzde 4.5 yıllık kesintisiz ve seçimsiz bir dönem bizi bekliyor. Bundan sonra önemli olan; daha çok çalışmak, daha çok üretmek, istikrarlı ve dengeli bir şekilde büyümektir. 
 
Ülkemiz, 31 Mart yerel seçimlerinin ardından ekonomi alanındaki yapısal reformların da hızlanacağı bir döneme girecek. Cumhurbaşkanımızın ve ekonomi yönetimimizin ortaya koyduğu gelecek vizyonu ışığında, yapısal reformların ekonomimize ivme katmasını bekliyoruz. Böylelikle, ülkemizin dünyada yaşanan olumsuzluklardan daha az etkilenmesi ve sürdürülebilir büyümeye hız kesmeden devam edebilmesi için kırılganlıktan uzak ve daha dayanıklı bir yapıya kavuşacağını düşünüyoruz.
 
Bu vesileyle seçim sonuçlarının ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum.
TÜRKİYE, ALTYAPI YATIRIMLARI İÇİN BÜYÜK BİR POTANSİYEL SUNUYOR

"Türkiye Yatırım Etkinliği: Daha iyi bir gelecek için sürdürülebilir altyapı" konferansı DEİK Sektörel İş Konseyleri ev sahipliğinde, T.C Hazine ve Maliye Bakanlığı ve Asya Altyapı Yatırım Bankası (AIIB) iş birliği ile 29 Mart 2019 tarihinde İstanbul gerçekleştirildi.

Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Bülent Aksu, DEİK Başkanı Nail Olpak, AIIB Başkan Yardımcısı Joachim Von Amsberg'in katıldığı konferansta Asya Altyapı Yatırım Bankası (AIIB)'nin imkânları tanıtılarak başlıca enerji, ulaştırma & şehir altyapıları ve tedarik konuları ele alındı. 

"Asya Altyapı Yatırım Bankası Türkiye için değerli bir ortak"

Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Bülent Aksu, AIIB yetkilileri ile geçen haftadan beri toplantı gerçekleştirdiklerini belirterek, potansiyel projeleri ve alanları değerlendirdiklerini ve bu konferansın Türk özel sektörü için bir platform oluşturacağını söyledi. AIIB'nin 2016 yılında kurulduğunu ve uluslararası arenadaki en genç, çok taraflı yatırım bankası olduğunu hatırlatan Aksu, bankanın 93 üyesinin bulunduğunu belirtti. Üç yıl içinde bankanın, tüm büyük derecelendirme kuruluşlarından üçlü bir derecelendirme kazanarak kendini kanıtladığını dile getiren Aksu, "AIIB'in sloganı "Yalın, temiz ve yeşil". Banka kuruluşundan bugüne Türkiye için değerli bir ortak. Türkiye, bankanın sermaye payı bakımından en büyük onuncu üyesidir. Türkiye, 800 milyon dolarlık 2 projesi ile bankanın üçüncü büyük alıcısıdır. AIIB kurulduğu günden bu yana 35 projeyi onayladı ve üyelerine 7,5 milyar dolar taahhüt etti" dedi.

"Büyük enerji yatırımlarına ihtiyaç var"

Asya bölgesinde altyapı talebinin yüksek olduğunu ifade eden Aksu, "Asya Altyapı Yatırım Bankası'na göre, Asya'daki altyapı finansman boşluğu yılda yaklaşık 459 milyar dolar. Türkiye, ekonomik, sosyal ve politik özellikleri ile kendi bölgesinde bir rol model. Üç kıtanın kesiştiği noktada, Türkiye de önemli bir ulaşım koridoru. Son 16 yılda bölgesel etkisi olan birçok mega projeyi de tamamladık. Türkiye, orta vadede de önemli altyapı yatırımları için büyük bir potansiyel sunmaya devam edecek" dedi.  Enerji, ulaşım ve ihale alanlarında 3 toplantının olacağını belirten Aksu, "Büyük enerji yatırımlarına ihtiyaç var. Türkiye'de birçok temiz enerji projesi var. Türkiye, son 17 yılda mega ulaşım projelerini tamamladı. Türk özel sektörü kaliteli ve kaliteli hizmet sunma kapasitesine sahip. AIIB, bazı projeleri finanse etmeyi düşünüyor" dedi.

"Türkiye sağlam altyapıya sahip bir yatırım merkezidir"

Etkinlik vesilesiyle Asya Pasifik ülkeleri ile Türkiye'nin gelecek planları için bir yol haritası çizmeye çalışacaklarını belirten DEİK Başkanı Nail Olpak "Türkiye, Avrupa ile Asya arasında "kıtalararası köprü" görevini üstleniyor ve bundan dolayı bölgede önemli bir rol alabiliriz" dedi. 2005 yılında, "Asya Pasifik Stratejisi"nin kabul edildiğini hatırlatan Olpak, "Bu strateji ile Türkiye, bölge ülkeleri ile her düzeyde ve tüm sektörlerde ekonomik ilişkileri güçlendirmeyi hedefliyor. Türkiye sağlam altyapı, genç ve büyük iç pazar, üretken ve eğitimli işgücü, liberal ve reformist yatırım ortamı ve yeni gelişmekte olan bölgelere yakınlığı ile bir yatırım merkezidir" değerlendirmesini yaptı. Son yıllarda Türkiye'nin, özellikle altyapı yatırımlarında yeteneğini ve potansiyelini gösterdiğini ifade eden Olpak "3'üncü Havalimanı, yenilenebilir projeler, şehir hastaneleri, BTC boru hattı, Kars-Tiflis-Bakü Demiryolu gibi büyük projeler için özellikle kamu-özel ortaklık (PPP) modelleri inşa etme kabiliyetine sahibiz. Bunun Türkiye'nin çok önemli bir varlığı olduğuna ve bugün burada, bu varlığı karşılıklı yararımız için geliştireceğimize inanıyorum" dedi.

"Bölge, Türk enerji sektörü için önemli bir yatırım yeri olabilir"

Bölge için önemli olan Kuşak ve Yol projesinin herkes tarafından yakından takip edildiğini dile getiren Olpak, şunları söyledi: "Asya Altyapı Yatırım Bankası ve alternatif finans kaynakları çok değerli ve önemli. DEİK olarak, Türk özel sektörünün kurumsal kapasitesini artırmak ve şu anda yaptığımız gibi özellikle finansmandaki kurumsal ağımızı güçlendirmek için bölge ile ilişkilerimizi geliştirmek istiyoruz. Türk şirketleri, Çin dışında son yıllarda Hindistan, Vietnam, Tayland, Bangladeş, Endonezya ve Malezya ile ekonomik etkileşimini artırıyor. Güçlü inşaat ve altyapı sektörümüz bu ülkelerde yeni görevler geliştirebilir. Bölgedeki Türk enerji firmalarının ilk adımlarına da şahit olduk. Yüksek nüfus ve bölgenin büyüme potansiyeli, Türk enerji sektörü için önemli bir yatırım yeri olabilir. AIIB'in finansmanı, Türkiye'nin de dahil olduğu projelerle yaklaşık 1,4 milyar dolara ulaşıyor ve şu anda ülkede 100 milyon dolarlık bir yatırımı da değerlendiriyor. Türkiye Sanayi Kalkınma Bankası (TSKB) Sürdürülebilir Enerji ve Altyapı Kredisi, Tuz Gölü Doğalgaz Depolama Genişletme Projesi ve Trans-Anadolu Doğalgaz Boru Hattı Projesi (TANAP) Türkiye'deki AIIB projelerinin bazı önemli örnekleridir."

"AIIB, 13 ülkede 36 projeyi 7.6 milyar dolara finanse ediyor"

Asya Altyapı Yatırım Bankası (AIIB) Başkan YardımcısıJoachim Von Amsberg ise, "Altyapıya yatırım, yarının dünyasını şekillendirmenin bir yoludur, bu yüzden altyapının çok heyecan verici olduğunu düşünüyoruz" dedi. Ekonomik ve sosyal kalkınma için altyapı yatırımının çok önemli olduğunu belirten Amsberg, "Bankalar geleneksel olarak altyapı yatırımlarını kolaylaştırmak için finansman sunanlardan biri oldu" dedi. AIIB'in 2016'da kurulan 3 yıllık bir banka olduğunu hatırlatan Amsberg, bankanın 13 ülkede 36 projeyi 7.6 milyar dolara finanse ettiğini kaydetti. Türkiye'deki altyapı zorluklarının üstesinden gelmek için birlikte çalışılabileceğini vurgulayan Amsberg, "Türkiye'de çok büyük ihtiyaç ve fırsatların olduğunu gördük. Türkiye'ye yatırım yapmak ve destek olmak için buradayız. Türkiye'de enerji, ulaştırma ve şehir altyapıları ve tedarik konularında hem kamu hem de özel sektördeki projeleri gün boyunca sizinle burada ele alacağız" dedi. Türkiye'nin AIIB'nin 3'üncü büyük yatırım pazarı olduğunun aktaran Amsberg, Türkiye'deki 2 proje için 800 milyon dolara onay verildiğini söyledi.

Açılış konuşmalarının ardından Asya Altyapı Yatırım Bankası'nın Türkiye'deki faaliyetleri hakkında bilgiler paylaşıldı ve enerji, ulaştırma & şehir altyapıları ve tedarik konularında paneller gerçekleştirildi.

POLONYA İLE TİCARET HEDEFİ: 10 MİLYAR AVRO

POLONYA İLE TİCARET HEDEFİ: 10 MİLYAR AVRO

Polonya-Türkiye İş Forumu, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Polonya Cumhuriyeti Girişimcilik ve Teknoloji Bakanı Jadwiga Emilewicz, DEİK Başkanı Nail Olpak, DEİK/Türkiye Polonya İş Konseyi Başkanı Kemal Güleryüz, Polonya Ticaret Odası Jerzy Drożdż'un katılımları ile 7 Mart 2019 tarihinde Polonya'nın başkenti Varşova'da gerçekleştirildi.

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan'ın Polonya resmi ziyareti kapsamında düzenlenen Türkiye-Polonya İş Forumununun öncesinde Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ile Polonya Girişimcilik ve Teknoloji Bakanı Jadwiga Emilewicz ticari ilişkilerin geliştirilmesini amaçlayan 4. Dönem İstişare Toplantısı mutabakat zaptını imzaladı.

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Polonya ile Türkiye arasındaki ticaret hacminin 6 milyar avroya ulaştığını belirterek, "2017'de Cumhurbaşkanlarımızın altını çizdiği üzere, ilk hedefimiz, bunu 10 milyar avroya taşımak. Dengeli bir ticaret hacmimiz var. Bunu daha da ileri seviyeye götürmek için biz bir taraftan Polonya için ihracat pazarı olurken, bir tarafından da Polonya'nın en iyi tedarikçilerden birisi olmak için çalışacağız. Burada en çok iş insanlarımıza düşüyor. Biz sizin karşılaştığınız zorlukları, güçlükleri gidermek ve önünüzü açmak için buradayız" dedi.  İki ülke arasındaki ilişkilerin 600 yıllık geçmişe sahip olduğunu ve 2009'da stratejik işbirliği anlaşması imzalandığını söyleyen Pekcan, Polonya ile Türkiye arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilere çok olumlu katkıları olacağına işaret ederek, "Polonya bizim için politik, ekonomik, askeri ve kültürel açıdan iş birliği yaptığımız ve önem verdiğimiz ülkedir" ifadesini kullandı. 

"Polonyalı yatırımcıları ülkemize yatırım yapmaya davet ediyoruz"

Türkiye'de çok iyi tasarlanmış yatırımcı dostu teşviklerin olduğunu belirten Pekcan,  "Bu teşvikler talep doğrultusunda güncelleştirebilmektedir. Dolayısıyla Türkiye'nin, Avrupa'da en hızlı kar yapacakları ülke olduğunun altınız çizerek Polonyalı yatırımcıları ülkemize yatırım yapmaya davet ediyoruz" dedi. Türk müteahhitlik sektörünün, "dünyanın en büyük 250 uluslararası müteahhidi" listesinde 46 firma ile Çin'den sonra ikinci sırada yer aldığını bildiren Pekcan, Türk müteahhitlerinin, 123 ülkede toplam değeri 380 milyar dolar olan 9 bin 600'ün üzerindeki projeyi başarıyla gerçekleştirdiğini kaydetti. Türk firmalarının Polonya'da bugüne dek 3,4 milyar dolar değerinde 39 proje üstlendiğini aktaran Pekcan, önümüzdeki dönemde Polonya'da Türk müteahhitlik sektörü için büyük potansiyel bulunduğunu söyledi.

AB ile 21 yıldır ticari ve ekonomik ilişkilerin başarıyla yürütüldüğünü, AB ile Gümrük Birliği anlaşmasının  tarım, kamu alımları ve e-ticareti kapsamadığı için bugün güncellemesinin zorunluluk haline geldiğini vurgulayan Pekcan, bu konuda Polonya'dan ve iş insanlarından destek istediklerini dile getirerek, "Biz AB'den Türkiye olarak herhangi bir ayrımcılık beklemiyoruz. Sadece Türkiye'ye karşı objektif olunmasını, çifte standart uygulanmamasını ve Türkiye'nin üyeliğinin getireceği ekonomik faydanın göz ardı edilmemesini diliyoruz" dedi.

- "Türkiye bizim için büyük önem taşımaktadır"

Polonya Girişimcilik ve Teknoloji Bakanı Jadwiga Emilewicz ise, Polonya'nın Türkiye ile 600 yıldır diplomatik ilişkileri olduğunu hatırlatarak, "Türkiye bizim için büyük önem taşımaktadır" dedi. İki ülke arasındaki ticareti 10 milyar avroya çıkarmak için çalışacaklarını vurgulayan Emilewicz, Türk şirketlerinin Türkiye'den işçi getirme konusunda karşılaştıkları sorunları çözmeye çalışacaklarını söyledi. Türk firmalarının Polonya pazarında kendilerini ispatladıklarını belirten Emilewicz, "Bizim ikili ticaret hacmimizi ikiye katlayacağımıza inanıyorum. Bunun için çalışacağız" dedi.

"AB ile Gümrük Birliği anlaşmasının güncellenmesine ciddi bir ihtiyacımız var"

DEİK Başkanı Nail Olpak ise,  Avrupa Birliği (AB) ile Türkiye arasında Gümrük Birliği Antlaşması'nın imzalanmasının 24. yıl dönümünün 6 Mart tarihinde olduğunu belirterek, "Yeni nesil STA'ların imzalandığı bu süreçte Gümrük Birliği anlaşmasının güncellenmesi noktasında ciddi bir ihtiyacımız olduğunu ısrarlı bir şekilde ifade etmek isterim. Avrupalı dostlarımızdan da bize bu konuda makul şekilde yaklaşım ve destek sağlamalarını talep ediyoruz"dedi. Polonya'nın, Türkiye'nin Orta Avrupa'daki en önemli ticaret ortağı olduğunu söyleyen Olpak, Polonya'dan Türkiye'nin AB ile olan Gümrük Birliği anlaşmasının güncellenmesi için destek istediklerini vurguladı.

Olpak, aralarında binlerce kilometre mesafe bulunan Türklerin ve Polonyalıların, geçmişte aynı sınır üzerinde komşuluk yaparak dost olduklarını ifade ederek, bu dostluğun kendini ekonomik alanda da gösterdiğini söyledi. Polonya'daki Türk iş insanlarının, ülkede bir Türk bankasının kurulması ve iki ülke arasında Ekim 2017'de imzalanan Sosyal Güvenlik Anlaşması'nın yürürlüğe girmesi isteklerinin olduğunu aktaran Olpak, bu konuda Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan'dan destek istedi.

TÜRK DİASPORASI VARŞOVA’DA BULUŞTU

TÜRK DİASPORASI VARŞOVA'DA BULUŞTU

DEİK/Dünya Türk İş Konseyi (DTİK) Polonya Buluşması, T.C. Varşova Büyükelçisi Tunç Üğdül, DEİK-DTİK Başkanı Nail Olpak, DEİK/Türkiye Polonya İş Konseyi Başkanı Kemal Güleryüz, Polonya-Türkiye İş Adamları Derneği (POTİAD) Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Tuncer ve Türkiye ile Polonya iş dünyası temsilcilerinin katılımlarıyla 6 Mart 2019 tarihinde Polonya'nın başkenti Varşova'da gerçekleştirildi.

"Polonya, müteahhitlik sektörü için önemli fırsatlar sunuyor"

Türkiye'nin Varşova Büyükelçisi Tunç Üğdül, Türkiye açısından Polonya'nın hem bir NATO müttefiki hem de Orta ve Doğu Avrupa'daki kilit ortaklarından birisi olması nedeniyle son derece önemli bir ülke olduğunu dile getirdi. Polonya'nın mevcut ve potansiyel ekonomik görünümü hakkında bilgiler veren Üğdül, Polonya'nın, 1992 yılından beri AB ülkeleri arasında kesintisiz bir ekonomik büyüme içinde olduğunu ve 2004 yılından beri AB fonlarından en çok destek sağlayan ülkelerin başında geldiğini belirtti. Kişi başı milli gelirin ve genel hayat standartlarının yükselmesi sonucu, Polonya'nın ilerleyen dönemde AB fonlarından geçmişte olduğu kadar istifade edemeyeceğini söyleyen Üğdül, "AB fonlarının azalması ülkenin altyapı yatırımlarının keskin bir şekilde azalacağı anlamına gelmemektedir. Merkezi Havalimanı gibi benzer başka altyapı projelerinin de farklı finansman yöntemleriyle hayata geçirilmesi mümkün olabilecektir. Polonya'nın sermaye piyasası özellikle kayda değer bir gelişim göstermiştir. Bu çerçevede, Polonya'nın müteahhitlik sektörümüz için de önemli fırsatlar sunmaya devam edeceğine inanıyoruz" dedi.

Ticaret hacmi hedefi 10 milyar dolar

İki ülke Cumhurbaşkanları tarafından belirlenen 10 milyar dolarlık ticaret hedefine gittikçe yaklaşıldığını ifade eden Üğdül, "Bu hedefe daha hızlı bir şekilde ulaşılabilmesi için ekonomik istişareler marjında gerçekleştirilen İş Forumu gibi etkinlikler önem taşımaktadır. Polonya ile ilişkilerimizde ekonomik ve ticari iş birliğinin önemli bir rol oynamaya devam edeceği açıktır. Sivil havacılık, turizm, fuarlara karşılıklı olarak katılım, üçüncü ülkelerde ortak girişimler, yatırımlar, altyapı projeleri gibi iş birliğimizin daha da yoğunlaştırılabileceği çok sayıda alan mevcuttur. Özellikle altyapı projelerinin önümüzdeki dönemde firmalarımız için büyük fırsatlar sunduğu görülmektedir" açıklamasında bulundu.

"DTİK'i tüm dünyaya tanıtmak için hızımızı artırıyoruz"

DEİK-DTİK Başkanı Nail Olpak, "Türkiye ve Polonya arasında, geçmişi 600 yılı aşan bir dostluk var ve etkisini ekonomik anlamda da gösteriyor" dedi.DEİK ve DTİK hakkında bilgi veren Olpak, "Dışişleri Bakanlığımızın ve Ticaret Bakanlığımızın Dünya yapılanmasından esinlenerek, ki bizim yapımıza da uygun olduğunu gördüğümüz Bölge Komitelerimiz, DTİK'in ana omurgasını oluşturuyor" dedi. DTİK'in kurulduğu günden bu yana yurt dışında ülkemiz adına ekonomik alanda lobi faaliyetleri yürüterek, Türkiye'nin güçlü imajını daha da ileriye taşıdığını kaydeden Olpak, DTİK'in küresel aktör olma yolunda ilerleyen ülkemiz için çalışma ve faaliyetlerine son dönemde hız kazandırdığını söyledi. ‘'Yavaşça acele et'' Polonya atasözüne atıfta bulunan Olpak, "Diaspora konusunda farkındalık oluşturmak, DTİK'i tüm dünyaya tanıtmak ve yeni iş birlikleri oluşturmak için hızımızı yavaşça artırıyoruz" dedi.

"DTİK İletişim Platformumuz, kıtalararası iletişimi sağlıyor"

Türk diasporası ile ilgili olarak DTİK'in fonksiyon ve geleceğinin masaya yatırılarak bir strateji çalışmasının hazırlandığını vurgulayan Olpak, çalışmaya Ticaret Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, YTB, TİKA, YEE, Maarif Vakfı, Göç Vakfı gibi tüm paydaş kurumların da dâhil edildiğini ifade etti.

Devlet ve Türk diasporası arasında köprü görevini üstlenen DTİK'in vizyon ve stratejilerinin güncellendiğini kaydeden Olpak, "Çalışmamızın en önemli yöntemi, ‘'ortak akıl'' ile çok farklı görüşler ve fikirlerin de ortaya konulmasıydı. DTİK'in çatısı altında yer aldığı DEİK ile uyumlu, ama kendine has güçlü özelliklerini koruyacağı bir tanım ortaya konuldu. DTİK İletişim Platformumuz ise, Türk Diasporası arasındaki kıtalararası iletişimi sağlayan, Türk girişimcisi ve profesyonelinin iş profillerinin yer aldığı, online bir uygulamamız. Örneğin, Polonya ve Rusya'daki Türk iş insanları birbiriyle bu uygulama üzerinden eşleşiyor ve bilgi paylaşabiliyor. DTİK sorumlumuz, tüm İş Konseyi toplantılarına katılacak ve tüm iş konseylerinde DTİK gündemi de olacak, iş konseylerimizin yurt dışında yapacağı tüm toplantılarından, o ülkedeki DTİK üyelerimize bilgi verilip, davet edilecek. Böylece, o ülkede faaliyet gösteren DTİK üyelerimiz ile o ülkeyle iş yapan DEİK ülke iş konseyi üyelerimizi, sistematik bir şekilde bir arada tutacağız" dedi.

DEİK/ Türkiye Polonya İş Konseyi Başkanı Kemal Güleryüzise, Türkiye ile Polonya arasındaki ticaret hacminin son 10 yıldır dengeli şekilde arttığını ve son yılda Türkiye lehine fazla verdiğini belirterek, ülkenin Türk iş dünyasına önemli yatırım olanakları sunduğunu kaydetti. Dünya Türk İş Konseyi (DTİK)'in kurulma amacına değinen Güleryüz, ayrıca konseyin yurtdışında yaşayan Türk vatandaşların ekonomik faaliyetlerine katkı sunmak için çalışmalar yürüttüğünü, network ortamı sağladığını ve anavatan ile Türk diasporası arasında köprü görevi üstlendiğini açıkladı.

Açılış konuşmalarının ardındanPolonya-Türkiye İş Adamları Derneği (POTİAD) Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Tuncer ise, POTİAD hakkında bilgi vererek, Polonya'da yaşayan Türk iş insanlarının yaşadığı bazı sorunları aktardı.