DEİK/Türkiye–Birleşik Krallık İş Konseyi tarafından, Birleşik Krallık Ankara Büyükelçiliği iş birliğinde düzenlenen Türkiye–Birleşik Krallık Temiz Enerji ve Sürdürülebilir Finans Konferansı 2026, T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Ahmet Berat Çonkar, Birleşik Krallık'ın Türkiye Ticaret Elçisi Daniel Zeichner MP, DEİK Başkanı Nail Olpak, Birleşik Krallık İstanbul Başkonsolosu ve Doğu Avrupa ve Orta Asya Ticaret Komiseri David Reed MBE, DEİK/Türkiye–Birleşik Krallık İş Konseyi Başkanı Murathan Kalyoncu ve iki ülkeden 200'e yakın iş insanının katılımıyla 22 Ekim 2026 tarihinde İstanbul'da gerçekleştirildi. Konferansta, COP31 kapsamında, temiz enerji yatırımlarının geliştirilmesi, finansmana erişim ve yeni teknolojilerde ortaklık fırsatları ele alındı.
T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Ahmet Berat Çonkar, Türkiye'de ekonomik büyümeyi ve sanayinin rekabet gücünü destekleyen bir enerji dönüşümü hedeflediklerini söyledi. Türkiye'nin Avrupa, Kafkaslar ve Orta Doğu'daki elektrik piyasalarını birbirine bağlayan bir konumda bulunduğunu ve sınır ötesi projelerin enerji güvenliğini güçlendirebileceğini belirten Çonkar, "Bu durum, şebeke teknolojileri, batarya depolama, dijitalleşme ve büyük altyapı projelerinin finansmanı alanlarında Birleşik Krallık ile iş birliği fırsatları yaratıyor. Yenilenebilir enerji kaynaklarının tüm potansiyelinden yararlanabilmek için iletim ve depolama yatırımları, üretim yatırımları kadar önem taşıyor. Yatırımcılar, öngörülebilir düzenleyici çerçevelere, şeffaf ihale süreçlerine, iyi hazırlanmış projelere ve riskler ile getiriler konusunda net bir anlayışa ihtiyaç duyar. Yatırım fırsatlarını hayata geçirilebilir projelere dönüştürebilmek için hükümetlerimiz, finans kurumlarımız, proje geliştiricilerimiz ve teknoloji sağlayıcılarımız arasındaki iş birliğini güçlendirmeliyiz. Türkiye ve Birleşik Krallık, uzun vadeli sermayeyi bu yatırım fırsatlarıyla buluşturmak için iş birliği yapabilir. İngilizlerin finansal uzmanlığı, teknolojisi ve proje geliştirme yetenekleri, Türkiye'nin giderek genişleyen enerji ve altyapı yatırım portföyünü tamamlayıcı nitelikte olabilir" dedi. İki ülke arasındaki iş birliğinin yenilenebilir enerji, depolama, elektrik şebekeleri ve verimliliği, sanayinin karbonsuzlaşması, nükleer teknolojiler ile kritik madenler gibi alanlarda geliştirilebileceğini aktaran Çonkar, "Birleşik Krallık'taki yatırımcıları, finans kurumlarını ve şirketleri Türkiye'deki bu fırsatları keşfetmeye davet ediyoruz. Amacımız, her iki ülkeye de somut faydalar sağlayacak şekilde finans, teknoloji ve uzmanlığı bir araya getiren ortaklıklar kurmak" dedi.
Zeichner: "Temiz enerji ise birlikte çok daha fazlasını başarabileceğimiz alanların başında geliyor"
Birleşik Krallık'ın Türkiye Ticaret Elçisi Daniel Zeichner MP, "Birleşik Krallık ve Türkiye arasında güçlü bir ekonomik ortaklık bulunuyor. Temiz enerji ise birlikte çok daha fazlasını başarabileceğimiz alanların başında geliyor. Birleşik Krallık'ın finans, mühendislik ve teknoloji alanlarındaki uzmanlığı ile Türkiye'nin güçlü üretim altyapısı ve uluslararası müteahhitlik deneyimi hem Türkiye'de hem de üçüncü ülkelerde büyük ölçekli projeleri hayata geçirmek için önemli bir temel oluşturuyor. COP31 yaklaşırken önümüzdeki hedef net: Hedef ve taahhütlerin ötesine geçerek projelere finansman sağlamak, bu projeleri hayata geçirmek ve somut sonuçlar elde etmek" dedi.
Olpak: "Türkiye–Birleşik Krallık arasındaki ticaret hacmini 40 milyar dolara çıkarma konusunda kararlıyız"
DEİK Başkanı Nail Olpak, enerji dönüşümünün çağımızın yatırım gündemini şekillendiren en önemli süreçlerden biri olduğunu söyledi. Birleşik Krallık ve Türkiye'nin enerji alanında doğal ortaklar olduğunu belirten Olpak, "Türkiye'nin güçlü üretim altyapısı ve enerji yatırımlarına öncülük eden özel sektörü, Birleşik Krallık'ın finans, mühendislik ve proje yapılandırma uzmanlığıyla birbirini tamamlıyor. Yenilenebilir enerjiden şebeke modernizasyonuna, depolamadan hidrojene ve deniz üstü rüzgâr enerjisine uzanan iş birliği fırsatları, uzun vadeli yatırım gerektiriyor. Bu yatırımların temelinde ise sermaye ve güven yer alıyor. Türkiye'de yeşil yatırımların hızlandırılması; şirketleri, kalkınma bankalarını, ihracat kredi kuruluşlarını ve özel finans kuruluşlarını buluşturan yeni iş birliği modelleri gerektiriyor. Birleşik Krallık'ın sürdürülebilir finans uzmanlığı ile Türkiye'nin proje portföyü ve uygulama kapasitesi hem ülkemizde hem de üçüncü pazarlarda sermayeyi harekete geçirebilir. İş insanları; güvenilir ortakların, öngörülebilir kuralların ve kanıtlanmış uygulama kapasitesinin bulunduğu yerlere yatırım yapar. Türkiye, güvenilir bir ortak olduğunu kanıtladı ve bu niteliğini korumaya devam edecek. Geçtiğimiz yıl 24 milyar dolara ulaşan ikili ticaret hacmimizi 40 milyar dolara çıkarma konusunda kararlıyız. Temiz enerji ve sürdürülebilir finans, bu hedefe ulaşmamızda itici güç olacak" dedi.
Reed: "Birleşik Krallık, temiz enerji hedeflerin gerçeğe dönüşmesine şimdiden katkı sağlıyor"
Birleşik Krallık İstanbul Başkonsolosu ve Doğu Avrupa ve Orta Asya Ticaret Komiseri David Reed MBE, "Türkiye'nin temiz enerji alanında iddialı hedefleri var ve Birleşik Krallık bu hedeflerin gerçeğe dönüşmesine şimdiden katkı sağlıyor. UK Export Finance (UKEF) aracılığıyla Karapınar ve Anka güneş enerjisi santralleri de dahil olmak üzere önemli projelere destek verdik. Deniz üstü rüzgâr enerjisinden enerji depolamaya, elektrik şebekelerinin modernizasyonundan yeni teknolojilere kadar birlikte başarabileceğimiz çok daha fazla şey var. COP31'in Antalya'da düzenlenecek olması, bugüne kadar elde ettiğimiz başarıların üzerine yenilerini eklemek için önemli bir fırsat. Önceliğimiz net: Birleşik Krallık'ın uzmanlığını ve finansman gücünü Türkiye'nin enerji alanındaki hedefleriyle buluşturarak daha fazla projeyi hayata geçirmek. Türkiye'nin enerji dönüşümünde yalnızca hedefleri konuşan değil, bu hedeflerin gerçeğe dönüşmesine katkı sağlayan uzun vadeli bir ortak olmak istiyoruz" dedi.
Kalyoncu: "Uzun vadeli iş birliklerine dönüşen ortaklıkları teşvik etmek istiyoruz"
DEİK/Türkiye–Birleşik Krallık İş Konseyi Başkanı Murathan Kalyoncu, "Ülkelerimiz güçlü bir ekonomik ortaklığa sahip. Enerji ise bu ortaklığı daha da geliştirmek için önemli fırsatlar gördüğümüz alanların başında geliyor. Hem Türkiye'nin hem de Birleşik Krallık'ın bu alanda sunabileceği önemli yetkinlikler var. Daha da önemlisi, iş dünyalarımız birlikte çalışma konusunda güçlü bir istek taşıyor. COP31 yaklaşırken iş birliğimizi bir üst seviyeye taşımak için önemli bir fırsata sahibiz. Ancak enerji dönüşümü, yalnızca kamu eliyle gerçekleştirilebilecek bir süreç değil. Özel sektör; yatırımları, yenilikçi çözümleri ve geliştirdiği yeni projelerle bu süreçte kritik bir rol üstleniyor. İş Konseyimiz açısından öncelik, şirketler, yatırımcılar ve kurumlar arasında doğru bağlantıları kurmak. Görüşmelerin ötesine geçerek uzun vadeli iş birliklerine dönüşen ortaklıkları teşvik etmek istiyoruz" dedi.
Enerji dönüşümünün yatırım, teknoloji ve finansman boyutlarına odaklanan konferansta, "Vizyondan Uygulamaya: İyi Uygulama Örneklerinin Paylaşılması", "Birleşik Krallık–Türkiye Deniz Üstü Rüzgâr Enerjisi İş Birliğinin Güçlendirilmesi", "Türkiye'nin Temiz Enerji Geleceği İçin Güneş Enerjisi ve Enerji Depolamanın Yaygınlaştırılması" ve "Kaynaktan Uygulamaya: Hidrojen ve Alternatif Temiz Enerji Teknolojileri" panelleri gerçekleştirildi.
Konferansın sponsorları ise Kalyon PV ve INOGEN oldu.

